Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1785
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8029
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 233
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 752
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1999 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (137) | Dış Politika (1479) | Ekonomi (178) | Eğitim (69) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (37) | Adalet (64) | Milli Kültür (252) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (576) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (848) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (404) | Türk Dünyası (689) | Şiir (45) | Sağlık (99) | Diğer (2895) |

Görüş bildirebileceğiniz Anayasal Düzen konuları
Üniter ve Laik devlet yapımız sasılıyor mu ? (14)
Yeni Anayasa çalışmalarının hedefi sizce nedir? (21)
Demokratik yapımız demokratik mi? Neler yapılmalıdır? (7)
Anayasa hakkında diğer konular (95)


Anayasal Düzen - Yeni Anayasa çalışmalarının hedefi sizce nedir? konusu hakkında görüşler
Mustafa Nevruz SINACI - (Ziyaretci) 3.4.2010 22:36:03

SİVİL ANAYASA PARANOYASI

SİVİL ANAYASA PARANOYASI
Mustafa Nevruz SINACI
27 Mayıs isyanı ve başkaldırısının ardında yatan esas neden: 1924 Anayasasına karşı beslenen içten öfke, derin kin, amansız direnç, dışlanma korkusu ve acımasız kin`dir&8230;
Bu nedenle malum ve menfur kalkışma kanlı, kirli ve kinli oldu!..
Kin ``insan hakları, adalet ahlâkı, hukuk ve demokrasiye´´ karşıdır.
37 yıl memleketin huzur, sükun, güven ve istikrarla sürdürülen yönetimi çok hain bir kırılmayla sekteye uğratıldı. Cumhuriyet tarihinin ilk ve en kanlı darbesi ``ilk hedef´´ olarak; Cumhuriyet`in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve Kurucu Meclisin Anayasasını ilgayı, yok etmeyi seçti. Peki neden? Neydi 1924 Anayasası? Niçin böyle büyük bir öfkeye hedef oldu?
Bakalım: ``20 Nisan 1924`te yürürlüğe giren 1924 Anayasası bazı önemli değişiklikle (6 İlke`nin eklenmesi, devletin dininin İslam olduğuna dair ibarenin kaldırılması ve kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi gibi) 1961`e (27 Mayıs 1960) dek yürürlükte kalmıştır. 01 Ekim 1945`te içeriği (manâ ve muhtevası) değiştirilmeden, dili Türkçeleştirilerek yeniden kabul edilmiş olup; 1960 kalkışmasının ardından ilga ile yürürlükten kaldırılmıştır.
ANALİZ: TBMM`nin 1921 tarihli ilk anayasası sadece 3 yıl yürürlükte kalabildi.
Kısa sürede gelişmelerin gerisinde kalmıştı, önemli eksiklikleri vardı, yetersizdi.
Cumhuriyetin ilânı ile birlikte Gazi Mareşal Mustafa Kemal`in önerileri ve Kurucu Meclis`in tasvip etmesiyle ``Bütünüyle bir yeni anayasa hazırlıklarına girişildi.´´ Bütün unsur ve kesimlerin görüşü alındı. Dünya anayasaları ve anayasa yerine kaim (manga carta vs) bilgi ve belgeler incelendi. Büyük bir inceleme, araştırma, karşılaştırma, değerlendirme ve ``milli miyar´´, binlerce yıllık birikim ve gelenekler ölçeğinde, 1924 yılı başında taslak tamamlandı.
Cumhuriyet döneminin anayasası, 20 Nisan 1924`te TBMM`de büyük bir çoğunlukla kabul edildi. Yeni anayasa, cumhuriyet rejimi içinde güçler birliği esasına dayandırıldı. 105 maddeden oluşmuştu. 1924 Anayasası, Türk siyasî yaşamının gelişmesinde önemli rol oynadı.
Siyasî partilerin kurulmasına ve dolayısıyla demokrasiye açıktı. Klasik hak ve özgürlüklere yer veriyordu. Ayrıca, ekonomik ve sosyal haklara ilişkin ayrıntılar Anayasa`da bulunmuyor, buna mukabil, egemenliğin sadece TBMM tarafından kullanılması bağlamında TBMM`nin güvencesi altına alınıyordu.
Millet iradesinin, devlet idaresindeki mutlak hâkimiyet ve tartışılmaz üstünlüğü, tıpkı 1921 Anayasasında olduğu gibi sarsılmaz bir durumdaydı. Yasaların, Anayasaya aykırılığını önleyecek ve denetleyecek mekanizma; Türk Milleti adına TBMM idi.
1928, 1934 ve 1937 yıllarında yapılan değişikliklerle 1924 Anayasası`na başka bazı temel ilkeler getirildi. 10 Nisan 1928 değişikliği ile devlete, bütünüyle bu günkü uygulama, anlam ve kavramı dışında ``bütün dindarlar, dinler, cemaat ve din çevrelerini´´ rahatlatan laik bir karakter verdi. 05 Aralık 1934 tarihli değişiklikle, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tam olarak tanındı. 5 Şubat 1937 değişikliği ise, devletin "cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, laik ve inkılâpçı" nitelikleri belirlendi.
BAZI NİTELİKLER VE ÖZELLİKLER:
Kanunu Esasiye 20 Nisan 1924 tarih ve 491 sayılı yasayla kabul edildi.
1924 Anayasası, Kurtuluş Savaşı ve 1921 Anayasasının temel ilkelerini benimser ve kuruluş azmi, irade ve heyecanını sürdürür; Milli devlet ve milli egemenlik yine temel ilkedir. Kuvvetler birliği sistemi, esas olarak devam eder; ancak yürütme organına daha net bir kişilik kazandırılır. Şartlar yürütmeye, eskisine oranla daha geniş bir serbestlik alanı verilmesini gerekli kılmıştır. 1924 Anayasası, 1876 Kanûn-u Esasîsi`ni ve 1921 Teşkilât-ı Esasîye Kanunu`nu açıkça yürürlükten kaldırır (madde 104). Böylece, 1921 Teşkilât-ı Esasîye Kanunu döneminde yaşanan ``ikili anayasa düzen´´ sonlandırılmıştır. Anayasanın üstünlüğü ilkesi, 1924 Teşkilât-ı Esasîye Kanunu`nun 103`üncü maddesinde açıkça ilân edilmiş olmakla ``Teşkilât-ı Esasîye Kanunu`nun hiçbir maddesi, hiçbir sebep ve bahane ile ihmal ve tatil olunamaz´´ hükmü; 1924 anayasasının ne denli müstakar ve kavi/sağlam olduğunun ispatıdır.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.