Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1811
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8388
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (138) | Dış Politika (1590) | Ekonomi (185) | Eğitim (73) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (44) | Adalet (64) | Milli Kültür (271) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (607) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (869) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (456) | Türk Dünyası (718) | Şiir (47) | Sağlık (104) | Diğer (2965) |

Görüş bildirebileceğiniz Basın ve Televizyon konuları
Televizyonların yayınları nasıl olmalıdır? (2)
Basının durumu nedir?Nasıl olmalıdır? (5)
Basın ve Televizyon ile ilgili diğer konular (6)


Basın ve Televizyon - Basın ve Televizyon ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Mustafa Mete İSLAMOĞLU - (Ziyaretci) 21.12.2014 15:12:08

GAZETECİLİK, GAZATA `CILIK` OLDU

Mustafa Mete İSLAMOĞLU
YAZIYOR

GAZETECİLİK`
GAZATA ``CILIK´´ OLDU
Eski tabirle ``MEVKUTE´´ yeni ifadeyle ``GAZETE´´ işi habercilik işi iken reklam, ilan, aldatma aracı nifak, fitne, toplum düşmanlığı ve akla hayale gelmeyen matbuat yoluyla yapılan ihanetlere vesile edilmektedir.. Her mesleğin suyu çıktı. Ama gazeteciliğin suyu yerlere akıyor artık. Toplum ahlakında insanlar dejenere oldukça bütün meslek dallarıda dejenere olma yolunda hızla ilerliyor. Birçok işi yapmak için ne diploma ne yeterlilik gerekiyor .
Bir zamanlar; aman aman gazetecimi yok deyin. Gelmedi-toplantıda veye sudan bahanelerle atlatmeye çalışın, dedirtirlerdi. gazeteci gelince yok dedirten, arazi olan, randevularından kaçan siyasetçiler iş adamları bürokratlar vardı.
Genç bir gazeteciyken ``Yeni Sabah´´ adına kapısını çaldıklarımdan br çoğu ile bunları yaşadım. İnsanlara yardım dağıtarak para ve umutlar vererek seçimleri kazanların Türkiyesinde günümüze kadar sürüklenen bu milletin kaderi ile nasıl oynandığını bizzat gördüm. Yani onlar vermeye bizde almaya alıştık. Kıssadan hisse, sadaka siyasetinde kültürümüz, aydınlık yarınlarımız, milletçe yeniden dirilişimizin bütün hayallerini çaldılar. Öz değerlerimizle oynanmaya başlandı.
Kapkara günlerden bu günlere gelene kadar, yılların yorduğu, bir millet ruhunun; Hüzün dolu içinde kendi döngüsünü kıramamış ve siyasete yenik düşürülen bir ülkenin, karartılan bahtı, bizim kaderimiz değildir.´´Kader ilahidir´´ fakat bu oyunların tümü beşeridir. Bu ülkenin aziz insanlarına acıyorum. Basına yapılanlar zulmün ötesinde bir yaptırımdır. 44 yıllık bir gazeteci olarak bu şerefli mesliğimin bu günkü getirildiği nokta çok üzücüdür.
Gazete kimliği ve künyesi taşıyan matbuatın çarşaf çarşaf sayfa doldurarak reklam aracı olarak kullanılması, pornografik resimler yayınlanması, çıplaklığın ve kadının kullanılarak (güya) satış adına gazeteciliğin ayaklar altına alınması gazetecilik değildir. Edep ve adabın, haya duygularının çiğnenmesi bu şerefli mesleğin çiğnenmesdir. Bunların oluşu yılların gazetecisi olarak... Hayatın anlamlarına anlamlar yükleyerek. Yalnızlığımı daha`da yalnızlaştırdı sadece. Dost görünen sahte sevgilere yıllardır lanet okuyorum. Ve işte bizi bizden çalanların hayasız hayatlarında sadece bahtlarımızla oynandı. Bu bahtın içinde neler yoktu ki;
Hür basının olmadığı yerde Hürriyetten söz etmenin abesliğini milletçe bilmek zorundayız. Bir ülkede basın ve gazetecilik o ülke halkının dili, gözü ve kulağıdır. Bir ülkenin her sahada seyrine yön veren basındır. Basın susarsa milletler susar.
``GAZETECİLİĞİN ÖKSÜZ DOĞUŞU´´
İlk gazeteler baskı makinesinin keşfinden sonra 16`ncı Yüzyılın ikinci yarısında yayınlanmaya başlandı. Daha önceleri eskiçağ insanları haber ve bilgileri kaydetmek ve yaymak için çok basit araçlar kullanırlardı.
Eski Mısır`lılar ve daha sonraları Babil`liler zamanında önemli olayları günü gününe kaydeden devlet kâtipleri vardı.
M.S. 1500 yıllarında Çin`liler İmparatorluk Günlüğü adıyla el yazması resi bir gazete çıkardılar. Roma`lılar da, kanunları, senato kararlarını, mahkeme duruşmalarını ve önemli olayları halka bildirmek amacıyla gazete tipinde bazı resmi yayınlarda bulunmuşlardı.
Batı Roma İmparatorluğu`nun yıkılmasından 15`nci Yüzyıla kadar uzun bir süre gazeteciliğin adı sanı unutuldu. 15`nci Yüzyılda Avrupa`da yavaş yavaş bir Haber Endüstrisi meydana gelmeye başladı. Bu haberler devlet görevlilerinin kendi çevrelerinde topladıkları bilgilerden, tüccarlarla, hacılarla, askerlerle yapılan konuşmalardan meydana geliyordu. Bu haberlerin kâtipleri tarafından birçok kopyası çıkartılarak abone olanlara ve halka satılıyordu. Gazeteciğiliğin ataları olan bu yayınlar Venedik`te, o çağın Venedk parası olan 1 gazetta karşılığında satılıyordu. İşte bundan sonradır ki haber yayan basılı şeylere gazete adı verilmeye başlandı.
1465 yılına doğru makine basması ilk gazetelerin ortaya çıktığı görülür. Dört veya sekiz sayfa olan bu gazeteler dini, siyasi veya önemli başka olayları ele alıyor, ama daha çok bunları bu gazeteler gelişi güzel bir dille işliyorlardı. Oçağda bu gazeteler özel ufaklar tarafından dağıtılırdı. Bu yüzden halk kendilerine Posta adını taktı. Ancak bunlar düzgün aralıklarla yayınlanamıyordu.
1626`da Londra`da The Weekly News adoyla ilk İngiliz haftalık gazetesi çıkmaya başladı.
Fransa`da kralın özel hekimi ve tarihçi olan Theophraste Renaudot 1631 yılında Gazette de France adıyla ilk fransız fazetesini çıkardı.
17`nci ve 18`nci Yüzyıllarda haftalık gazeteler bütün Avrupa ve Amerika`ta yayıldı. Artık gazetecilik başlıbaşına bir meslek durumunu almıştı. İlk günlük gazete 1704 yılında Londra`da yayınlanmaya başlandı: Daily Courant(Günlük Posta) . Ünlü times gazetesi ise 1788 yılında kuruldu.
Fransız ihtilâli, modern gazeteciliğin de doğmasına yol açtı. Krallık yönetiminin devrilmesiyle düzenli ve çabuk haber yetiştirme çığırı da açılmıştı. Gazeteler o çağa kadar kaçınılmış olan bir konuyu ele almaktan çekinmiyorlardı: bu, politikaydı. Siyasi gazetecilik bütün halk sınıflarında gazete okuma hevesinin hızla yayılmasını sağladı.
1805 yılında da İngiltere`de yine Courrier ( Posta ) adıyla ilk akşam gazetesi çıkmaya başladı.
Gazete baskısı tekniği de bunlara paralel olarak gelişiyordu. Times gazetesi 1814`te buharlı makineler kullanmaya başladı. 1846`da Amerika`da rotatif makinesi yapıldı.
Türkiye`de Yayınlanan İlk Türkçe Gazeteler
Türkiye`de yayınlanan ilk Türkçe gazete 11 Kasım 1831`de Padişah Mahmut II`nin emriyle çıkarılmaya başlanan Takvim`i Vekayi dir. Bu gazetede haberlerden ayrı olarak makaleler, çeviriler de yayınlanıyordu.
1 Ağustos 1840`ta İstanbul`da yayınlanmaya başlananikinci Türkçe gazeteyi William Churchill adında bir İngiliz çıkarıyordu.
Özel teşebbüs olarak Türk`ler tarafından ilk Türkçe gazete ise ilk sayısı 21 Ekim 1860`ta çıkan Tercüman-ı Ahval idi. Bu gazeteyi Şinasi ve Agâh Efendiler yönetiyordu. Daha sonraları 27 Haziran 1862de Tasvir-i Efkâr yayınlanmaya başlandı.


Özel girişimce çıkarılan ilk gazete Terciiman-i Ahval`dir. 1860`ta Şinasi ve Agah Efendi yönetiminde yayımlandı. Tercuman-i Ahval`in yayına başlamasından iki yıl sonra smanlı yönetiminde yenileşmeyi savunan Yeni smanlılar hareketinin önderlerinden Şinasi Tasvir-i Efkar gazetesini çıkardı. Gazetenin yayımını daha sonraları Namık Kemal ve Recaizade Ekrem sürdürdü. 1867`de Ali Suavi yönetimi sert bir biçimde eleştiren Muhbir gazetesini yayımladı. Ali Suavi`nin yönetimin baskısı sonucu Avrupa`ya gitmesinden sonra Muhbir gazetesi Londra`da yayımlanmaya başladı ve yurtdışında Türkçe yayımlanan ilk gazete oldu. Bu dönemde smanlı topraklarında yabancı dilde çok sayıda gazete basılıyordu. Ayrıca yalnız gocuklar için 1869`da Mumeyyiz adlı bir gazete yayımlanmaya başlamıştı.

II. Abdulhamid`in baskıcı yönetimi döneminde (1876-190 basına uygulanan sıkı sansür yüzünden gazetelerin sayısında azalma oldu. II. Meşrutiyet`le (190 birlikte gazetecilik büyük ö1çüde canlandı. 1908-09 yıllarında ülkede yayımlanan günlük gazetelerin sayısı 200`u aştı. Ama İttihat ve Terakki`nin yönetime el koydugu 1913`ten sonra uyguladığı baskılar yüzünden gazete sayısı yeniden hızla düştü. Kurtuluş Savaşı öncesi ve savaş döneminde İstanbul`da çıkan gazeteler ikiye ayrıldı. Peyam-i Sabah Alemdar Istanbul gazeteleri padişahı desteklerken Akşam Vakit Yeni gün İleri ise Ankara hükümetinin yanında yer aldi. Mustafa Kemal bu dönemde ilk olarak Sivas`ta İrade-i Milliye gazetesinin çıkarılmasına ön ayak oldu. Bu gazete daha sonra yayımımnı Ankara`da Hakimiyet-i Milliye adıyla sürdürdü.

Cumhuriyet döneminde yeni çıkanların yanı sıra eski gazetelerin birçogu da varlığını sürdürdü. 1924`te Yunus Nadi tarafindan kurulan Cumhuriyet gazetesi günümüzde de yayımlanıyor ve Cumhuriyet tarihinin en uzun süreden beri yayımlanan gazetesi olma özelliğini taşıyor. 1935`te ülkede 38`i günlük olmak üzere 116 gazete basılıyordu. Cumhuriyet döneminde çocuklar için ilk kez 1938`de (Çocuk Gazetesi çıkarıldı. Ama bu gazete uzun ömu-ürlü olmadı ve beşinci sayıdan sonra kapandı.
1946`da çok partili siyasal yaşama geçişle birlikte basında da bir canlanma görüldü. Ne var ki Demokrat Parti dönemi (1950-60) basın için yeni kısıtlamalarının getirildiği gazetecilere sert cezaların uygulandıgı yıllar oldu. 1960 sonrasında gazeteler gelişen demokratik yaşamın vazgeçilmez bir ögesi olma yolunda önemli adımlar attı. Ama basın özgürlüğü askeri müdahaleler dönemlerinde çeşitli kısıntılara uğradı.

1970`lerde gazetecilik alanında önemli teknik gelişmeler görüldü. Ülke çapında yayınlanan birçok gazete renkli ofset basıma geçti. Renkli resimli magazin ekleri veren gazeteler yaygınlaşti. Özellikle 1980 sonrasinda "boyalı basın" da denen bulvar gazetelerinin tirajında büyük artışlar görüldü. Gene bu yıllarda Türk basınında tekelleşmeye doğru bir gidiş başlandı. Bugün günlük basının yüzde 85`i iki büyük sermaye grubunun elinde bulunmaktadır. Türkiye`de günlük basının tiraji yaklaşık 3 milyondur. Günümüzde Türkiye`de yayımlanan yüksek tirajlı günlük gazeteler şunlardır: Hürriyet Posta Sabah Günaydın Bugün Milliyet Radikal Zaman Türkiye Cumhurivet Tercüman. Ayrıca İzmir`de yayımlanan Yeni Asir da 40 binin üzerindeki tirajiyla kentin ve ülkemizin en büyük yerel gazetesidir.

İlk Türk gazetelerinin yayımlandıgı 19. yüzyılda gazetecilik daha çok yazarların edebiyatçıların devlet adamlarının sürdürdügü işti. Gazeteciler bu meslegi bir egitimden geçerek degil usta-çırak ilişkisi içinde öğrerlerdi. Bu durum Cumhuriyet döneminde ilk gazetecilik okulunun açıldıgı 1948`e kadar sürdü. 1948`de lise düzeyinde açılan ilk özel gazetecilik okulunu 1950`de İstanbul Üniversitesi`nde kurulan Gazetecilik Enstitüsü izledi. Daha sonra 1965`te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi`ne baglı Basın-Yayın Yüksekokulu kuruldu. Bunlardan başka İzmir İstanbul ve Ankara`da özel gazetecilik yüksekokulları da açıldı. Ne var ki 1971`de özel yüksekokullarının devletleştirilmesiyle bu okullar egitim alanrndan çekildiler. Bugün Istanbul Ankara Ege ve Marmara Üniversitelerine baglı basın ve yayın yüksekokullarında gazetecilik egitimi yapılmaktadır. Bende yıllar önce bu öğrenimi yaptım. Ve gazeteciliğe öyle başlamıştım.
Şimdilerde: ``GAZETECİLİK´´ GAZATA-CILIK OLDU´´ Bana göre dünyanın en şerefli mesleği olan gazeteciğin bu günlere itile kakıla gelişini ve hiç bir devlet desteğinin yeterli olmadığını, hatta destek yerine köstek olunduğunu üzülerek söylemeliyim. Yasama yürütme ve yargı dan sonra basın 4. Kuvvet tir. Basın kuvvetler ayrılığı prensibine bağlı olunmadığından, günümüz Türkiye`sinde siyasi iktidarların egemenliğine boyun büktürülmektedir. Bu olay basının hür ve demokratik mücadelesine ve iradesine vurulan bir kelepçedir .
``BASIN HÜR`DÜR SUSTURULURSA O ÜLKE BÜYÜK YARA ALIR ve KANGREN OLUR AYNI ŞİMDİKİ GİBİ´´
Mustafa Mete İSLAMOĞLU
19-12-2014




Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.