Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1825
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 9206
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 755
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2021 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (142) | Dış Politika (1796) | Ekonomi (203) | Eğitim (80) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (50) | Adalet (70) | Milli Kültür (330) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (666) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (15) | Din (957) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (519) | Türk Dünyası (776) | Şiir (57) | Sağlık (160) | Diğer (3141) |

Görüş bildirebileceğiniz Diğer konuları
Görüş bildirmek istediğiniz diğer konular (3141)


Diğer - Görüş bildirmek istediğiniz diğer konular konusu hakkında görüşler
Ömür ÇELİKDÖNMEZ - (Ziyaretci) 20.2.2021 11:18:33

Hulusi Paşa’nın yanında olanları görelim?

Önce konum belirlemesi yapalım. Kimin nerede, kiminle olduğundan bana ne? Temel felsefem, başkasının yanlışının benim doğrum olmadığıdır. Başkasının doğrusu da benim yanlışım olamaz, olmamalı. Bu nedenle bireyin kiminle nerede olduğu, durduğu önemli. O halde kendi varlığının bilincine ermiş insan, doğru ve yanlışın, dış etkenlerden soyutlanmış, içsel dinamiklerle örüntülü nesnel mevcudiyetine yönelmeli. Neden mi? Çünkü doğru, özünde doğrudur, yanlış özünde yanlıştır. Millet devlet esastır… Cihanşümul Kadim Türk Devletinin varoluş felsefesinin, "Devlet-i ebed Müddet” kavramları üzerine inşa edildiği yadsınamaz. Bu zaviyeden bakıldığında Türk tarihinin bir bütün olduğu görülmez mi? Devlet-i Ebed-Müddet; süregelen sonsuza kadar sürecek devlettir. Sonsuzluğa akan, yüzlerce yıl yaşatılması gereken devlettir. Yol-yöntem belli, insanı yaşat ki, devlet de yaşasın! Devlet, ehliyet/liyakat ve adalet üzre ayakta durur. Kimin yanında olmalı? Gara/Gare operasyonunun başarısızlıkla sonlandırılması, kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Her geçen gün sözde, operasyonun bilinmeyenlerini veya operasyonun ne kadar zor şartlarda gerçekleştirildiğini anlatmak bahanesi ile düzenlenen TV programlarında, yeni bir ayrıntı ortaya çıkıyor. Her detay, şişedeki cini çıkarıyor. Pandoranın kutusu açıldı bir kere. Her cenahtan her türlü bilgi, yorum, analiz ortalığa saçılıyor. Bu konjonktürde, sorumluluk sahibi herkesin payına düşeni alması kaçınılmaz. Men dakka dukka... Devlet geleneğimiz başarıyı ödüllendirir, başarısızlığı cezalandırır. Ortası pek nadirdir. Mesela Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Viyana yenilgisinin bedelini, Padişahın gönderdiği cellatlara kafasını uzatarak ödemişti. Gara`da şehit düşen askerlerimiz vatan borcunu canları ile ödediler. Ateş düştüğü yeri yaktı. Televizyon kanallarında, bir siyasi partinin il kongreleri kadar yer bulamadılar. Pandemi kısıtlamalarına rağmen kongre salonlarının `Lebâleb` yani ağzına kadar dolması ile övünen siyasiler, “şehitler tepesi boş değil, ne mutlu onlara” demekle yetindiler. Oysa şehitlerin kanları ve canları ile ödedikleri bedelin sorumluluğunu üstlenmesi gerekenler, işi pişkinliğe vuruyor, ona-buna taş atıyor. Bu zamanda, kimse şah değil, padişah değil. Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilmeyenler elbet “gelen ağam, giden paşam” demeyecektir. Bizlerden beklenen, milli şairimiz bir Mehmet Akif duruşudur: “Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.” Sosyal medyada, operasyonun ikinci dereceden sorumlusu Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar`ı desteklemek amaçlı paylaşımlar yapılıyor. -Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, TBMM`de Gara operasyonunu anlattı- Bazı kurumların, sosyal medyadaki köşe taşları, "paşam yanındayız" mesajı veriyorlar. Anlamış değilim. Metehan’ın, “Islık çalan ok” hikayesini bilenler, bugün bu okun Hulusi Paşa’nın üstüne düştüğünü de biliyordur. Devlet, kimsenin şahsi ihtirası ile kaim değildir. “Bu vatan, toprağın kara bağrında Sıra dağlar gibi duranlarındır. Bir tarih boyunca onun uğrunda, Kendini tarihe verenlerindir.”

OKU, YORUMLA ve PAYLAŞ == dikGAZETE.comhttps://www.dikgazete.com/hulusi-pasanin-yaninda-olanlari-gorelim-makale,3336.html

dikGAZETE.com


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.