Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1828
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 9575
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 755
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2036 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (148) | Dış Politika (1880) | Ekonomi (214) | Eğitim (83) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (57) | Adalet (71) | Milli Kültür (388) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (707) | Tarım (139) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (16) | Din (973) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (553) | Türk Dünyası (801) | Şiir (60) | Sağlık (169) | Diğer (3208) |

Görüş bildirebileceğiniz Diğer konuları
Görüş bildirmek istediğiniz diğer konular (3208)


Diğer - Görüş bildirmek istediğiniz diğer konular konusu hakkında görüşler
Prof. Dr. Salih Şimşek - (Ziyaretci) 27.07.2021 12:31:08

PİR-İ FÂNİ AKSAKALLARDAN

PİR-İ FÂNİ AKSAKALLARDAN

Prof. Dr. Salih Şimşek



İnsan sarrafı bir AKSAKAL şöyle bir tespitte bulunmuş: İnsanlar, doğuştan ‘insan’ olarak doğarlar ve öyle olurlar ama bazıları ölünceye kadar, hiçbir zaman ‘adam’ olamaz.

Sosyal olayları dikkatle takip eden bir AKSAKAL şöyle mırıldanmış: Keşke bizdeki solcular, `gerçek solcu` ve sosyal demokratlar da `gerçek sosyal demokrat’ olsalardı…

Psikolog bir AKSAKAL, uzun uzun düşündükten sonra şöyle demiş: Ne acı… Bir zamanlar tanıdığım pek çok kişi, kendilerini ‘Tanrı’ sanıyorlardı... Şimdi herkesin üzerine bastığı ‘paspas’ bile değiller...

Sosyal hayatta iyi bir gözlemci olan bir AKSAKAL şöyle demiş Hani diyorum; Sevmediğin, hatta nefret ettiğin birileri de, bozuk saat misali, bir gün güzel bir söz söyleyebilir, bir tespitte bulunabilir…

Gariban ve Fakir bir AKSAKAL şöyle bir tespitte bulunmuş: Nankörlük para ile değil ki... Para ve servet, çok kişinin dünyasını değiştirip, kudurtuyor. Kudurmaktansa, ‘fakir kalmak’ daha iyi… Ben bilmem de… Kim bilir belki de doğru söylemiştir.

‘Yaratılmışı sevin Yaratan’dan ötürü’ diyen birilerine, bir zamanlar sinirli bir AKSAKAL şöyle cevap vermiş: Hayır efendim hayır... Sevemem, mümkün değil sevmem... Yaratan’ına küfreden her kim olursa olsun, onu sevemem. O türleri başkaları sevsin.

Sosyolog bir AKSAKAL demiş ki: Toplumumuzda belli bir kesim vardır ki; bu zümre için kendilerinin dışında hiçbir iyi ve güzel yoktur. Yapılan hiçbir iş veya eylem faydalı değildir, yanlıştır. Tek doğru olan kendileridir. Kargadan başka kuş tanımazlar.

Akademisyen bir AKSAKAL diyor ki: Neymiş efendim neymiş? Akademisyen bir adam ‘politik’ yazı yazıp `yandaş` olamazmış. Onun böyle bir hakkı yokmuş ama hiç bir vasfı olmayan, eğitimi bulunmaya bir sıradan vatandaşımız bu tür haklara sahipmiş... Yazarsa da `yandaş` olmazmış. Bilmiyorum ne olur? Sevsinler seni olur mu?

Unvansız bir AKSAKAL demiş ki; Hayır, hayır... Boş yere zamanınızı kaybetmeyin. Müzmin, hastalıklı ve kronik muhalifleri hiç bir zaman ikna edemezsiniz. Onların inandıkları `Doğru`nun `Yanlış` olduğunu katiyen anlatamazsınız. Onlar, `benim dediğim dedik, çaldığım düdük` derler ve başka bir şey demeden öteler âlemine, `ışıklı âlem`e göç ederler.



Ekonomist ve sosyolog bir AKSAKAL, yarım asır süren araştırmaları sonucunda şu gerçeğe ulaşmış: Türkiye’de 1071 yılından beri ne kadar kalıcı eser meydana getirildiyse, güzel iş veya eylemler yapılmışsa, bunlar sadece ve sadece, Karaoğlan lakaplı, dürüst (!) siyasetçi Bülent Ecevit tarafından yapılmıştır. Var mı buna itirazı olan? Bir itiraz edin de göreyim sizin ne kadar ‘yandaş’ olduğunuzu…

İktisatçı bir AKSAKAL’dan bir tespit: Ülkelerin iktisadi hayatları aynen insan hayatı gibidir. Nasıl ki insan doğumundan ölümüne kadar çok çeşitli hastalıklar geçirebilir, komaya girebilirler. Tedavi edilip çok iyi olabilirler, moralleri çok iyi veya çok kötü olabilir. Ülkelerin de iktisadi hayatı böyledir. Burada da monotonluk yoktur. Ülke ekonomisinin çok canlı, talebin yüksek, üretimin yüksek olduğu, dönemler olduğu gibi, talebin kısıldığı, üretim seviyesinin düştüğü, işsizliğin arttığı ve durgunluğun hâkim olduğu zaman dilimleri olabilir. Bu durum tüm ülkeler için de geçerlidir. Demek istiyorum ki; olup bitenler ‘iktisat bilimi’ açısından gayet normal bir durumdur.




Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.