Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1681
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 6781
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 234
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 754
Toplam 796 Bilgi Makalesi ve toplam 1975 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (123) | Dış Politika (1048) | Ekonomi (132) | Eğitim (55) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (32) | Adalet (61) | Milli Kültür (193) | Gençlik (22) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (474) | Tarım (136) | Sanayi (11) | Serbest Meslek Mensupları (4) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (749) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (327) | Türk Dünyası (572) | Şiir (41) | Sağlık (73) | Diğer (2648) |

Görüş bildirebileceğiniz Dış Politika konuları
Irak`ın kuzeyinde yapılan sınır ötesi harekat ne olmalıdır? (3)
Barzani mi daha tehlikeli PKK mı? (6)
Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (102)
ABD ve İsrail ile ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (94)
Türk Dünyasıyla ilişkilerimiz yeterli mi ?hedef ne olmalıdır? (5)
Beşli Shangay örgütü ile ilişki kurmalı mıyız? (36)
Dış politika ile ilgili diğer konular (802)


Dış Politika - ABD ve İsrail ile ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? konusu hakkında görüşler
Mehmet KOÇAK - (Ziyaretci) 17.06.2017 19:33:43

..Ve Katar haraca mecbur edildi

Mehmet Koçak


..Ve Katar haraca mecbur edildi
17 Haziran 2017 Cumartesi 07:12
ABD, saldırı ve işgallerle sürdürdüğü sömürü politikalarına şantaj ve tehditlerle devam ediyor. 
Bir önceki ``Kriz bahane: ABD Körfezde haraç topluyor´´ üst başlıklı yazımda &8216;Körfez Krizi`nin asıl sebebinin para olduğunu yazmıştım.
&8230;.Ve yazımda ``Eğer Katar, Suudiler gibi korkulara kapılıp haracın kılıfı olan milyarlarca silah alımını yapar ise kriz falan kalmaz´´ iddiasında bulunmuştum.
Yazımın devamında ise ``Katar, yakında iki yoldan birini tercih etmek zorunda kalacak. Çünkü başka şansı yok. Ya teslim olup bir kılıf uydurup haraç vermeye başlayacak, ya da işgal veya hanedan içi bir darbeye boyun eğecek´´ şeklinde görüş belirtmiştim.
Ve zaman beni haklı çıkarttı. 
Çünkü, ABD ile Katar arasındaki anlaşmadan 3 gün önce bunları yazmıştım.
Katar Savunma Bakanı yaptığı açıklamayla ABD ile F-15 savaş uçağı alımı konusunda anlaştıklarını duyurdu.
ABD Başkanı Trump, terörist örgütlere destek vermekle suçladığı Katar ile ticaret kılıflı haraç için masaya oturdu.
Katar, istenen haracın bir kısmını ödemeyi kabul etti ve haraca bir de ticaret kılıfı uyduruldu.
ABD`den &8216;12 milyar dolara` F-15 savaş uçakları alacak. 
Bu haracın ilk taksiti.
Bundan sonra farklı kılıflar altında bu haraç devam edecek. 
Başkan Trump`a göre konu para ve ABD`nin sömürü politikasının kabulü söz konusu olduğunda gerisi teferruattır.
Bütün dünya Katar`a yönelik suçlamaların yalan ve iftira olduğuna bir kere daha şahit oldu.
Yine tüm dünya; Körfez Krizi`nin asıl sebebinin şantaj ve tehditlerle Katar`a diz çökertmek sonra da haraca bağlamak olduğu gerçeğine şahit oldu. 
İŞBİRLİKÇİLER REZİL OLDU
ABD Savunma Bakanı Jim Mattis ve Katar Savunma Bakanı Halid bin Muhammed el-Atiye tarafından imzalanan silah ticareti (haracı) anlaşması sonrası bir ortak tatbikat yapılması konusunda da anlaştıklarını duyurdular. 
Çıkarlar, krizi geride bıraktı.
Düşmanlık bitti ve dostluk başladı.
İki Amerikan savaş gemisi ise, tatbikat için Doha`ya ulaştı. 
Dünyanın en küçük ülkelerinden biri olan Katar bunlara mecbur kaldı. 
Ama şu işbirlikçi diktatörlerin uşaklığına ne demeli.
Katar`la ekonomik ve tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini ilan eden ABD`nin kuklaları Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır anında sus pus oldular.
``Biz abluka uygulamadık, anlaşmaya ve görüşmeye açığız´´ diyerek &8216;U` dönüşü yaptılar.
ABD`nin talimatlarıyla Katar`a abluka uygulayan bu kukla ülkelerin bu tavırla ne derece dönek ve teslimiyetçi oldukları bir kere daha görülmüştür.
Birilerinin emriyle kendi soyuna ihanet etmek, ikiyüzlülük, ahlak ve insani değerlerden yoksunluk ile köleliğin kendisidir. 
Bu işbirlikçi ülkeler, haysiyet, şeref ve itibarlarını kaybettiler.
Bunlar, tutarsızlıkları ve ilkesizlikleri ile hâlâ millet ve devlet olamadıklarını gösteriyor.
Bedevi kültürünün etkisinden kurtulamayan bu ülkeler hâlâ aşiret ve kabile anlayışıyla yönetiliyorlar. 
TÜRKİYE`NİN İTİBARI VE GÜVENİRLİĞİ PEKİŞTİ
Türkiye net ve açık olarak bahaneler üzerinden yalan, yanlış ve iftiralarla Katar`a abluka uygulanmasına karşı çıkmıştı. 
İç muhalefet ve işbirlikçi ülkeler Türkiye`yi eleştirirken Türkiye onurlu duruşunu değiştirmedi. 
Katar ile daha önce varılan anlaşma TBMM`de öne alınarak onaylanması gerçekten büyük bir cesaret ve vefa örneği olmuştur. 
Türkiye bu ilkeli duruşuyla baskılara boyun eğmeyeceğini ilan ederek izzetini korumuştur. 
Kukla yönetimler kaybederken Türkiye kazanan oldu ve itibarı ile güvenirliğini pekiştirmiş oldu.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.