Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1768
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 7799
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 234
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 756
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1995 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (135) | Dış Politika (1396) | Ekonomi (169) | Eğitim (68) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (36) | Adalet (64) | Milli Kültür (243) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (543) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (841) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (384) | Türk Dünyası (679) | Şiir (45) | Sağlık (95) | Diğer (2844) |

Görüş bildirebileceğiniz Dış Politika konuları
Irak`ın kuzeyinde yapılan sınır ötesi harekat ne olmalıdır? (4)
Barzani mi daha tehlikeli PKK mı? (14)
Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (140)
ABD ve İsrail ile ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (153)
Türk Dünyasıyla ilişkilerimiz yeterli mi ?hedef ne olmalıdır? (5)
Beşli Shangay örgütü ile ilişki kurmalı mıyız? (41)
Dış politika ile ilgili diğer konular (1039)


Dış Politika - Dış politika ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Ömer ÖZKAYA - (Ziyaretci) 9.8.2018 19:42:30

Çoklu krizler, çoklu sonuçlar

Çoklu krizler, çoklu sonuçlar
Dünyada kriz olmayan ülkeleri saysak acaba kaç tanedir? Şu anda ekonomik, siyasal, sosyal, etnik, dini, ticari, finansal, mali vs. sorunlar yaşamayan ülke var mıdır? Dünya uzun bir süredir çoklu krizler yaşayan durum arz ediyor.
ABD, AB, Çin, Japonya, Rusya, İran, Hindistan, Pakistan, Mısır, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, BAE, Irak ve İsrail de çoklu krizler ve çoklu sorunlar yaşıyor. Hatta İskandinav ülkeleri bile bu sarmalın içinde.
TV`lerde ABD ile yaşanan krizler bağlamında yapılan yorumlara bakınca şaşırtıcı bir tutumla karşılaşıyoruz: Sanki Türkiye tek taraflı krizler yaşıyor. ``Yaşanılan tüm soruların sebebi Türkiye ve yönetici elittir´´ şeklinde bir hüküm, sorunları tüm boyutları ile kavramaktan çok uzaktır ve bir başka tuzaktır. Yönetici elitin yaşanılan çoklu sorunlar ve krizlerde payının olmadığı iddiası da bir başka tuzaktır. Yanlışları, hataları belli oranlarda herkese dağıtmak mümkündür. Fakat işimiz bu olmadığı gibi böyle bir çabanın gereği de yoktur.
Her iç sorun bir dış sorundan kaynaklanır, içerideki tutumlar, sorunun boyutlarını azaltır veya çoğaltır. Çoğu zaman da iç tutumlar sorunun boyutlarının alacağı yelpazeyi hiç etkilemez. Çünkü çoklu dış sorunlar vardır, tespiti küresel bir yasadır.
Bugün bölgemizin ve kürenin yaşadığı sorunların temelinde G-7 ülkeleri veya G-8`ler vardır. Çoğu devletlerin boyutunu çoktan aşmış küresel şirketler vardır, bunların sorunları dünyayı, geri kalan ülkelerin sorunları G-7 veya 8`leri etkilemektedir. ABD, AB, Çin, Rusya ve petrol üreticisi ülkelerin çoklu sorunlarını ve bu sorunların küresel etkilerini göz ardı ederek dünyanın yaşadığı ve yaşayacağı çoklu ve çok katmanlı sorunlara doğru teşhis koyamayız. Şüphesiz iç politikada yaşanan çoklu sorunları ve sonuçlarını partisel ve sair kazançlara dönüştürme çabaları olacaktır. Fakat bu çabaların, sorunu yine tüm boyut ve çoklu sebepleri ile görmeyi engellememesi gerekir.
İran`ın, İsrail`in, ABD`nin veya diğer ülkelerin yaşadığı sorunlar da çoklu yapıdadır. Bu, içerideki sorumluluk ve yanlışları iptal etmez, fakat, dış etkenlerle birlikte Türkiye`nin yönetim mekanizmasına eş zamanlı, orantısız ve yanlış bilgi ve tespitlere dayalı hamlelerin ortağı olursak sorunlarımızı daha da yoğunlaştırmış oluruz ki bunu isteyen iç ve dış aktörlerin varlığı da bilinen bir başka olgudur. Dünyanın yaşadığı çoklu ve çok katmanlı krizlerin kaynağı ve sebepleri tartışılmamakta ya da yanlış tartışılmaktadır. Türkiye`nin bu çoklu krizlerden yine çok katmanlı etkilenmesi için her şey yapılmaktadır ve yapılacaktır. Devletlerin istihbarat örgütleri ve dış politika aparatları bunun için vardır.
ABD, AB, Çin, Rusya, Japonya, İngiltere, Fransa, Almanya gibi devletler ve artık devletleri aşan ebatları ile dev şirketler, yani yeni bir tür devlet olan şirket devletler, çoklu sorunlar ve krizler ile çoklu fırsatlar ve çok boyutlu kazançları yönetme sorunları yaşamaktadır. Ve sorunlar giderek ağırlaşmakta ve tüm boyutları ile kavranılamamaktadır. Hatta kavranılmak istenmemektedir. Çünkü kavramanın maliyetlerini ve sorumluluklarını yüklenmek istememektedirler. Çünkü maliyetler ve sorumluluklar da aynen yaşanan sorunlar ve krizler gibi çoklu boyutlara sahiptir.
Teknolojik gelişmişlik, ekonomik refah, güçlü devlet ve şirket olmak çoğu zaman olgun bir akıl ve kavramayı da içermez. Ticari ve teknolojik akıl, insanlık ve toplum olgusunun tümünü temsil etmez. İnsan denen bütünü sadece ticari, ekonomik, finansal, siyasi ve toplumsalımsı ve dinselimsi parçalar ile algılayamaz ve tüm boyutları ile kavrayamayız. Sonuç olarak ülkemizin çoklu krizleri ve sorunları, küresel bir olgunun çok canlı ve kuvvetli dalgalarının Türkiye`yi de vurmasının sonuçlarıdır. Tüm dünya çoklu krizler ve sorunlar sarmalındadır ve bu sürecin sonuçları da sebepleri gibi çok köklü, çok boyutlu ve çok katmanlı olacaktır.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.