Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1799
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8252
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 233
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 752
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2001 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (137) | Dış Politika (1548) | Ekonomi (184) | Eğitim (71) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (43) | Adalet (64) | Milli Kültür (261) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (595) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (863) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (433) | Türk Dünyası (709) | Şiir (47) | Sağlık (101) | Diğer (2939) |

Görüş bildirebileceğiniz Dış Politika konuları
Irak`ın kuzeyinde yapılan sınır ötesi harekat ne olmalıdır? (4)
Barzani mi daha tehlikeli PKK mı? (14)
Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (144)
ABD ve İsrail ile ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (183)
Türk Dünyasıyla ilişkilerimiz yeterli mi ?hedef ne olmalıdır? (5)
Beşli Shangay örgütü ile ilişki kurmalı mıyız? (47)
Dış politika ile ilgili diğer konular (1151)


Dış Politika - Dış politika ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Ömer ÖZKAYA - (Ziyaretci) 9.9.2019 17:31:03

Ezoterik manipülasyon

Ezoterik manipülasyon
Pazartesi, 9 Eylül, 2019


Ömer Özkaya



Mitolojide Güneş tanrısı, kâhinlerin tanrısı ve dünyada sonsuza dek olup bitecek her şeyi bildiği yazılan Apollon, dünyaya dönmüş olsaydı herhalde kendisine sorulacak ilk soru, ``İngiltere`de, ABD ve Ortadoğu`da neler oluyor, kehanetlerin Tanrısı Apollo?´´ sorusu olacaktır.

Brexit kararı sebebi ile İngiltere ikiye bölünmüş durumdadır. AB`den çıkmalı mı, yoksa kalmalı mı? Gerçekten de İngiltere gibi tarihi olan bir devlet için olağanüstü bir soru ve sorundur bu.

Çünkü Brexit kararının sonuçları tüm dünyayı etkileyecek kadar önemlidir. Özellikle AB masası için. Dünyanın geleceği ile ilgili kararların alınacağı masada mutlaka AB olacaktır. İngiltere`de olacaktır. AB`nin içindeki İngiltere mi masada daha etkin, etkili ve vizyoner olacaktır, yoksa AB dışındaki İngiltere mi?

Şüphesiz bu sorunun cevabı simülasyon bazlı bir çok analiz ile bulunmaya çalışılmaktadır. Tam da kehanetlerin tanrısı Apollon`un ortaya çıkması gereken bir noktada durmaktadır İngiltere ve bileşenleri.

Brexit sonrası İngiltere`nin AB içindeki vekilleri tartışmasına hiç girmeden oluşacak tablo, İngilteresiz bir AB`nin ağırlığı konusunu da es geçerek İngiltere ve bileşenleri ile ABD ve bileşenleri gibi Batı bazlı iki kutup oluşacaksa, Avustralya`nın Apollo körfezi gelecekte olacaklar konusunda yeterli veriyi sağlar mı?

Şüphesiz Trump gibi, Boris Johnson gibi, Macron ve Kanada başbakanı gibi "alışılmamış" liderlerin icray-ı siyaset eyledikleri bir dünyada "alışılmamış" ekonomik, siyasal, diplomatik, finansal ve sair makro değişimlerin hızla yaklaşıyor olması, "alışılmış" bir durum olarak belirme doğallığı taşımaktadır.

G-7`lerdeki lider profilleri analiz edildiğinde Yalta Konferansı gibi kesin matematiksel bir uluslararası ilişkiler planlaması çıkması nerede ise tümüyle olanaksız görülmektedir. Bunun istenen bir tablo olduğu konusunda bir kuşku da duyulmamaktadır. İşte böyle durumlarda ezoterik manipülasyonlar ve kehanet tanrısı Apollo devreye her zaman davetsiz girerler.

Bolca jeopolitik ve stratejik manipülasyonların yapıldığı bir süreçte finansal enstrümanlar ve rezerv paralar stratejilerinin parasal devrimlere gebe olduğu bir süreçte doğal olarak ezoterik manipülasyonlar, dalga dalga gelecektir.

Bu bağlamda mitostratejiler ve mitotarih gerekli verileri tedarik noktasında zaten hazırdır. Sorun ise mitolojinin ne dediğinin pek de net bir şekilde ortada olmayışıdır.

Son dönemde mitolojik yayınların yeniden ivme kazanmış olması ``büyüklere masallar´´ bağlamında ele alınıp küçümseniyorsa, enformasyon ve gelecek tasavvurları konusunda sorun var demektir.

``Mitolojik tüm materyaller defalarca elden geçirilmiş ve sihirli bir kapı, bir çıkış bulunamamıştır´´ akademik dünyaya göre.

``Zaten mitoloji de gerçek olmayan anlatılarla dolu bir alandır.´´ Bu görüş ve anlayış, ciddi destekler de bulmaktadır ne yazık ki.

Bir de gerçekten mitolojinin sanatkârları, bilgeleri ve pirleri vardır ki bunlar olacaklar konusunda hiç de cimri davranmamış, sembollerle, kıssalarla, masallarla, türkülerle, şarkılarla, bireylerle, toplumsal olaylarla, sanatla, edebiyatla, siyasetle ve hatta magazinle dünü, bugünü ve geleceği anlatmışlardır.

Bu süreçte ironik olan da mitolojik materyaller açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Hindistan`ın Ay`a gönderdiği uzay aracının hedefe 2 km kala işlevsiz kalmasıdır.

Mitolojiyi ve kehanetleri küçümsememek gerektiği konusunda bir algı yerleşmesini engelleyecek çevreler baskın olsa da ilkel insanın ürettiği mitolojik materyallerin hiç de ilkellerin vizyonu aklı ve birikimi ile örtüşmediği ortadadır.

Ezoterik manipülasyon; mitolojinin yani kadim bilgilerin, kadim zamanların, kadim bilimlerin yok sayıldığı ve erkânsız tanrılaşma eylemlerinin tavan yaptığı zaman dilimlerinde devreye girer. Bu olgunun bir de dinler tarihi kısmı var ki o bölüm de mitolojik materyallerden bağımsız değildir. Bu sebeple ezoterik okullar ve ezoterik bilimler, hep stratejik olagelmiştir.

ABD, İngiltere, Çin, AB ve Rusya, Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya, İsrail gibi ülkelerin yapıp ettikleri; emperyalizmin hegemonya savaşları, petrol ve enerji bazlı savaşlar, ticaret savaşları gibi başlıklar altında aşırı bir indirgenmeye tabi tutulmaktadır.

Ortadoğu ve bağlamı coğrafyaya yönelik kadim ilgi ve yönelimin kutsal kaynakları ve dayanakları açık olmakla birlikte örtüktür de.

Kehanet tanrısı Apollon dile gelseydi ne derdi diye bir soru anlamını çoktan yitirmiş midir?

Mitolojik tarih bu sorunun cevabını hem çok açık şekilde doğal olarak hem de semboller yoluyla çok net anlatmaktadır. Böylesi açık kaynakların manipülasyonlara tabi tutularak okunması da gerçeği hep gölgelemektedir.

Ademoğlu`nun görmemek, bilmemek ve duymamak konusundaki ısrarı, dünyevi çilesini attırmaktan başka bir işe yaramamaktadır.

Yeni Zelanda`da Şili`de veya Alaska`da Ademoğlu`na tutulacak bir mercek, Asya`da, Amerika`da, Avrupa`da ve dünyada olacak olayları da aydınlatacak içeriğe sahiptir.

Gerçekten de Brexit gibi çok önemli bir karar konusunda bu olaydan birinci derecede etkilenecek ülkelerin yeterince analiz ve inceleme yapmaması, ABD -Çin ticaret savaşları için de aynı duyarsızlığın devrede olması, ezoterik manipülasyonun işlemde olduğunun bir göstergesi olarak okunabilir.

Tam da bu bağlamda Arapların siyasetleri, küresel belirleyicilik vasfı kazanmaktadır. Eldeki finansal birikim ve bugüne kadar çalıştırılan çeşitli stratejiler, Batı`nın ve dünyanın istikrarına katkı yapmıştır. Bundan sonrası için de Arapların finansal, entelektüel ve sair elitlerinin tutumları, küresel barış için stratejik olacaktır.

Çin`in, Japonya`nın ve Kore`nin tüm ekonomik, siyasal ve teknolojik vizyonları öncelikle ABD`nin küresel analizleri ile korele olabildiği ölçüde dünya stabil olabilecektir.

Kadim tarihsel döngüler bilimi ve stratejisi, Ademoğlu için hep kılavuz olagelmiştir.

Kaderimizi belirleyecek olan, içimizdeki hangi yazılımı çalıştırdığımızdır.

Cennet`ten kovulan Ademoğlu`nun Cennet özlemi içinde yanıp kavrulması ve cenneti bu dünyada inşa etme çabası, evvel ve ahir konusundaki bilgisizliği ile boyutlanmakta ve Tanrı`ya direnme, ezoterik manipülasyonları zorunlu kılmaktadır.

Kutsal kitabımız ve kitaplar konusundaki cehaletimizin Apollon metaforundaki nükteyi es geçmemizin bir maliyeti olacaksa işimiz zor demektir.

İngiltere`nin Brexit sorunu ile ABD`nin Çin sorunu, küresel bir devrimin ve oluşumun ayak izleri gibidir.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.