Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1777
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 7929
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 233
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 752
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1998 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (136) | Dış Politika (1445) | Ekonomi (173) | Eğitim (69) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (37) | Adalet (64) | Milli Kültür (246) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (555) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (846) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (398) | Türk Dünyası (683) | Şiir (45) | Sağlık (98) | Diğer (2877) |

Görüş bildirebileceğiniz Dış Politika konuları
Irak`ın kuzeyinde yapılan sınır ötesi harekat ne olmalıdır? (4)
Barzani mi daha tehlikeli PKK mı? (14)
Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (141)
ABD ve İsrail ile ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (167)
Türk Dünyasıyla ilişkilerimiz yeterli mi ?hedef ne olmalıdır? (5)
Beşli Shangay örgütü ile ilişki kurmalı mıyız? (43)
Dış politika ile ilgili diğer konular (1071)


Dış Politika - Dış politika ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Ömer ÖZKAYA - (Ziyaretci) 6.2.2019 21:35:19

Her şey aslına rücu eder mi?

Her şey aslına rücu eder mi?
İngiltere`nin Brexit süreci, AB`nin misyonunu ifa ettiği gerçeğini teyit etmektedir. İngiltere gibi 50`den fazla açık sömürgeye sahip bir ülkenin bir anda ana bileşenleri İskoçya, Galler ve İrlanda`yı kaybetmekle yüz yüze gelmesi, Brexit sürecinin ana faktörünü oluşturmaktadır.
AB`nin mimarları, süreç ilerledikçe Avrupa`yı atomize edecek yasal altyapı ve prosedürleri birer birer realize ederek Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile nihai AB yapılanmasının ana hedefini de belirlemiş oldular. ``Birlik içinde çokluk´´ olarak ortaya çıkan bu ana hedef, Batı dünyasının şekillenmesinde önceki evreleri yeniden mimarize etmektedir.
Böyle bir sürecin sosyolojik, kültürel, ekonomik ve siyasal etaplarının geriye doğru işleyerek prenslikler dönemine benzer bir yerelleşmeyi tedrici olarak sağlayacağı beklentisi büyüktü. Fakat süreç öncelikle İngiltere ve İspanya`yı ufalamak gibi tedrici beklentiyi aşan bir ``hız´´a ulaşınca İngiltere, AB`den ayrılmasını gerekçelendirmekte zorlanmadı. Avrupa dış dünyaya uyguladığı böl, parçala ve yut stratejisinin bir anda gayet yasal olarak ve kendi isteği ve desteği ile Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı bağlamında ``kendisini yiyeceğini `` yani minimize edeceğini bizzat görmüş oldu.
Önümüzdeki tekno-kültürel süreçler ve güncellenmiş mistisizm çağı ile tarihin yeniden yorumu ve lansmanı, AB`nin ``birlik içinde çokluk´´ hedefini realize edecek tedrici süreçleri hazırlayacaktır. Aslında AB`yi tasarlayan beyinin hareket noktası, ``her şey aslına rücu eder´´ şeklinde ifade edilen çok da bilindik bir küresel gerçeğe dayanmaktadır. Bu motto, gerçekten de tarihsel derinliğe sahip bir ``sihir´´e sahiptir.
``Herşey aslına nasıl rücu eder´´ diye tarihe bakıp cevap arayanların karşısına şüphesiz strateji bilimi ve ``insan´´ denen malum varlığın zaafları çıkmaktadır.
Tarihi bilinmesi ve okunması gerektiği gibi bilir ve okursanız, tarih bir bireyi, bir topluluğu ve bir milleti küresel liderlik tahtına taşır. Bu ilme sahip olanlar bugün, ``her şey aslına rücu eder´´ mottosuna, beyin ameliyatı yapan cerrah titizliği ile ruh üflemeye çalışmaktadırlar.
İngiltere`nin geçtiği Brexit sürecinin AB`nin diğer ülkeleri için de geçerli olup olmaması için öncelikle ``Doğu´´nun yontulması ve yeni bir şekle kavuşturulması kaçınılmazdır. Doğu istenen biçime kavuşturulunca AB`nin ``birlik içinde çokluk´´ olarak tasarlanan ``hedefi´´, realize olacak yaşam alanını bulmuş olur. Yani çığ bir defa yuvarlanmıştır.
İspanya, İtalya, Fransa, Yunanistan, Almanya ve sair ülkeler AB`den çıksalar da çıkmasalar da AB misyonunu ifa etmektedir. Böylesi bir jeopolitik geleceği tasarlayanların bu ana hedefi inşa edecek kültürel alt yapıları ve zihniyet dönüşümlerini sağlayacak etapları planlamamış olmaları düşünülemez. Ki çığ zaten kendi yolunu kendi açar. Yeter ki başlangıcı iyi hesap edilsin.
Bu bağlamda ``herkes kendi kazdığı kuyuya düşer´´ atasözü bir başka tarihsel gerçeği işaret etmektedir: Herkes ürettiği zihniyetin ürünlerini bir müddet sonra sofrasında bulur.
İşte tam bu noktada ilim ve bilim devreye girer. İnsan üretimi tüm kültürel ``ürünler´´ birer silaha dönüşür. Allah`ın çalışana verdiği gerçeği burada bir kez daha açığa çıkar. Ve ``çalışma nasıl olursa Allah onu karşılıksız bırakmaz´´ sorusunun cevabını bilip bilmemeniz sonucu belirler.
Çıkacağınız yol, araç ve gereçleri belirler.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.