Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1748
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 7694
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 234
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 756
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1994 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (134) | Dış Politika (1356) | Ekonomi (168) | Eğitim (67) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (35) | Adalet (63) | Milli Kültür (239) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (531) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (832) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (380) | Türk Dünyası (666) | Şiir (45) | Sağlık (94) | Diğer (2827) |

Görüş bildirebileceğiniz Dış Politika konuları
Irak`ın kuzeyinde yapılan sınır ötesi harekat ne olmalıdır? (4)
Barzani mi daha tehlikeli PKK mı? (14)
Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (133)
ABD ve İsrail ile ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (149)
Türk Dünyasıyla ilişkilerimiz yeterli mi ?hedef ne olmalıdır? (5)
Beşli Shangay örgütü ile ilişki kurmalı mıyız? (41)
Dış politika ile ilgili diğer konular (1010)


Dış Politika - Dış politika ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Prof. Ata ATUN - (Ziyaretci) 10.3.2018 00:13:27

Suudi Arabistan kulvar değişiyor

Suudi Arabistan kulvar değişiyor

Suudi Arabistan Prensi Muhammed bin Salman, Türkiye`yi neredeyse bir yüzyıl önce Osmanlı İmparatorluğu`nun çöktüğü zaman ortadan kalkmış olan İslami Hilafet`i geri getirmek için çaba sarf etmekle suçlamaya başladı. Belli ki Türkiye, Suudi Arabistan`ın Arap dünyasındaki liderliğini sallamaya başlamış.

Suudi Arabistan yönetiminde güçlü bir yeri olan Prens Muhammed bin Salman, Mısır Al-Sorok gazetesine verdiği demeçte, İran`a verip veriştirdi, arkasından da, Türkiye`yi İran`ın yanında İslami örgütlerin de içinde bulunduğu ``şer üçgeni´´nde yer almakla ve bu şer üçgenine destek vermekle suçladı. Salman`a göre şer üçgeninin bir köşesinde İran, bir köşesinde İslami Örgütler, diğer köşesinde de Türkiye bulunmakta.

Bu yorumlar, Suudi Arabistan`ın diğer bazı Körfez ülkeleri ile olan çatışmasında Türkiye`nin kendi yanında değil, Katar`ın yanında yer alması nedeni Suudi Arabistan`ın Türkiye`den duyduğu endişeyi ve derin şüpheyi yansıtıyor.

Türkiye`nin, geçtiğimiz bir kaç ay içinde Suudi Arabistan`ın Ortadoğu`daki büyük rakibi olan İran`la birlikte, Kuzey Suriye`deki savaşları azaltmak için çalışması, İranlı ve Türk askeri yetkililerin geçtiğimiz yıl resmi olarak görüşmeleri ve birbirlerine yaptıkları ziyaretler, Suudi Arabistan`ın ve ağabeyi ABD`yi pek hoşnut etmemiş anlaşılan.

ABD`nin bölgedeki en büyük düş kırıklığı, 1952 yılından sonra Orta Doğu`yu İngilizlerden devr aldıktan sonra Orta Doğu`da kurduğu ve 21ci yüzyılın başına kadar sürdürdüğü ``Yat Arap, Kalk Arap´´ sistemine Türkiye`nin çomak sokmuş olması. Türkiye`yi son 60 yıldır, kendinin köle bir eyaleti olarak yönetmesinin son bulması, ABD`nin bölgedeki stratejilerini değiştirmiş durumda.

Strateji değişikliğinin başında Suudi Arabistan`ın başına ABD hayranı ve kölesi bir kişiyi getirmek ve Orta Doğu`yu Suudi Arabistan liderliğinde ve önderliğinde yönetmek var. Bu nedenle de Suudi Arabistan`da büyük bir tasfiye operasyonu gerçekleştirildi son bir yıl içinde.

Prens, geçen yıldan bu yana yurtdışına yaptığı ilk seferinde Kahire`yi ziyaret etti ve Suudi tahtının halefi olarak Mısır gazetelerinin yöneticileriyle önemli bir toplantı yaptı. Bu özel toplantıda Şer üçgeni tanımlamasının yanında Katar uyuşmazlığının 60 yıl önce Küba`ya uygulanan ABD ambargosuyla süreceğini söylemesi, gelecekte nelerin yaşanacağının habercisi.
Suudi Arabistan`ın, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Bahreyn ile birlikte geçtiğimiz Haziran ayında Katar ile diplomatik ve ticari ilişkileri kesmesi, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatçısı olan ve dünyanın en büyük ABD askeri üssüne ev sahipliği yapan Katar`a hava ve deniz yollarını kapatması, Suudi Arabistan ile Katar`ın yakında kanlı bıçaklı olacağının habercisi.

Suudi Arabistan`ın dış politikasındaki bir başka değişiklikte İsrail ile olan ilişkilerinde.
Suudi Arabistan yönetiminin, daha doğrusu Prens Salman`ın verdiği tarihi olan ve Arap dünyasında köşe taşı olacak bir kararla 1948 yılından beri diplomatik ilişkileri sürdürmediği İsrail`e bazı koşullarda hava sahasını açması. Bundan sonra İsrail`den kalkan ve İsrail`e gidecek uçaklar Suudi Arabistan hava sahasını kullanabilecek. Şimdilik bu uygulama gizli tutuluyor ve İsrail yetkilileri ile Suudi yetkililer güya ``haberimiz yok´´ diyorlar ama uygulama başladı bile.

Suudi Arabistan`ın İsrail`in bile ancak fark ettiği bu kararı, Riyad ve Tel Aviv`in İran`ın daha geniş bölgedeki nüfuzu konusunda endişe duyduğunu ve Ortadoğu`daki iki ana müttefik, Suudi Arabistan ve İsrail arasındaki ikili ilişkilerde bir iyileşme olduğunu işaret ediyor.

Belli ki Trump yönetimi, İkinci Dünya savaşından sonrasında kurduğu dengelerin değişmesi sonrasında elinden kaçırmak üzere olduğu Orta Doğu`ya son bir gayretle müdahale ediyor. Sonrası ise belli ki tufan olacak&8230;.


Prof. Dr. Ata ATUN
KKTC III. Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı
e-mail: ata.atun@atun.com veya ata.atun@gmail.com
http://www.ataatun.org
Facebook: AtaAtun1




Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.