Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1832
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 10198
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 756
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2053 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (154) | Dış Politika (2287) | Ekonomi (234) | Eğitim (91) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (63) | Adalet (71) | Milli Kültür (423) | Gençlik (27) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (848) | Tarım (147) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (19) | Din (542) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (13) | Milli Güvenlik (624) | Türk Dünyası (889) | Şiir (77) | Sağlık (185) | Diğer (3430) |

Görüş bildirebileceğiniz Dış Politika konuları
Irak`ın kuzeyinde yapılan sınır ötesi harekat ne olmalıdır? (5)
Barzani mi daha tehlikeli PKK mı? (15)
Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (198)
ABD ve İsrail ile ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? (279)
Türk Dünyasıyla ilişkilerimiz yeterli mi ?hedef ne olmalıdır? (5)
Beşli Shangay örgütü ile ilişki kurmalı mıyız? (110)
Dış politika ile ilgili diğer konular (1675)


Dış Politika - Dış politika ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Ahmet Kılıçaslan AYTAR - (Ziyaretci) 18.03.2012 12:39:21

UFUKSUZLUKLA SONA DOĞRU

UFUKSUZLUKLA SONA DOĞRU


Ekonomik ve siyasi etki gücü tartışılan ABD Siyonizmi zengin kaynakları ve önemli jeopolitikleriyle İslam ülkelerinde,Suriye`de ve İran`da rejim değişiklikleri üzerinden kayıplarını tazmin etmek mecburiyetindedir.
Ne ki Almanya, Rusya ve Çin dolara dayalı ekonomi sisteminin yerine geçecek yeni bir ekonomi sistemiyle küresel güç olmak hedefinde her gün mevzi kazanmaktadır...




ABD Siyonizmine, ne İran nükleer tesisleri ve askeri alt yapısını ne de rejimini devirmek için Suriye`yi kısıtlı şekilde vurmak kâfi gelmiyor.
Çünkü İran`a kısıtlı müdahalenin nükleer programı ancak bir süre gerileteceği,Suriye`ye herhangi bir müdahalenin ise onun İsrail`e karşı kışkırtılacağı anlamına geliyor.
Çok geniş kapsamlı saldırının ise en azından bölgesel bir felâkete yol açması riski bulunuyor.



O nedenle-şimdilik,bu ülkeleri ve çevresindekileri etnik ve mezhepsel temelde çözmek ve onları istikrarsızlığa sürükleme süreci işliyor.
Türkiye, dünyaya sadece CIA ve MOSSAD gözüyle bakan ve naylon Tanrılarının düzenini tesis edip köşe dönmek iştihasında Gülen Cemaati ve AKP iktidarı vasıtasıyla bu sürece piyon olarak katılmaktadır-fakat, Atatürkçü ideolojik karakter yok edilir,yerine totaliter islamcı-liberal kanun devleti ikame edilirken de tel tel ayrışmaktadır.
Halbuki arka planda çok kutuplu dünyaya doğru hidrokarbon ekonomisinden gelişen muazzam bir çekişme sürüyor.




İran petrolünü satın alan ve bunu İran Merkez Bankası aracılığı ile ödeyen herhangi bir ülke ya da şirkete ekonomik yaptırımlar uygulanması kararı yürüyor.
AB Konseyi kararını desteklemek üzere SWIFT,Avrupa`da yaptırımlara tabi İran finans kurumlarının iletişim hizmetlerini durdurma kararı alıyor!



SWIFT(Society for Worldwide Internet Financial Telecommunication) bankalar arasında uluslararası çapta elektronik fon transferi sağlamaktadır.
Durdurma kararı ardından 40`ın üzerinde İran bankası ve finans kurumunun döviz transferleri yapması imkanı kalmıyor,petrol ihracaatı zorlanıyor, petrol fiyatlarının artması bekleniyor.
SWIFT kararından sonra İran`ın müşterileri Çin ve Hindistan`ın petrol bedelini altın ile ödemesi gerekiyor!



Altın!Almanya`ya küresel güç olmak yolunda büyük ufuklar vaadediyor.
Çünkü Avrupa Birliği ve Euro alanında ülkelerin para politikasını yöneten Avrupa Merkez Bankasına(ECB) rağmen Almanya, ulus devlet kimliğini titizlikle koruyor.
Merkez Bankasındaki (Bundesbank) 3750 ton altınıyla dünyanın ABD`den sonra (8965 ton) ikinci büyük rezervine sahiptir -işte,şimdi bu fırsatı kullanıyor.



SWIFT kararıyla petrol fiyatlarının artacağı,rezerv paraların değer yitireceği ve altın fiyatlarının yükseleceği hesaplanıyor.
O nedenle altın zengini Almanya`nın eli küresel ihracaatta güçlü rakiplerine karşı kuvvet kazanıyor.
Sadece Almanya değil, İtalya Banca d`Italia`da dünyanın en güçlü altın rezervine sahip üçüncü ülkedir (2750 ton),kazanmasının yolu açılıyor!
180 tonluk altın rezerviyle Türkiye`nin esamesi dahi okunmuyor...
Hidrokarbon fiyatları yükselince Rusya ve İran`a da kazancın ve gücün kapısı açılıyor.


Öte yanda ABD Siyonizminin 15 trilyon doları aşan borçları,sınırsız emisyonu üstelik petrol ticaretinin dolarla yapılması ve dolara talebin oluşturduğu monopol durum nedeniyle mütemadiyen ihtiyacı malları diğer ülkelerden ucuza almasıyla oluşturduğu haksız rekabet,
Dolar yerine ortak dünya dövizi kullanmak ya da altın standardına geri dönüş ya da IMF nin aktarma haklarının uluslararası döviz haline getirilmesi ya da bir diğer para biriminin daha küreselleşmesi alternatiflerinden birinin realize edilmesinde de sonuca yaklaşılmaktadır.



Brezilya,Rusya,Hindistan,Çin ve Güney Afrika Cumhuriyetinden oluşan BRICS grubu,29 Mart`ta YeniDelhi`de birbirleriyle ticarette dolar kullanımının azaltılması,yerine ulusal paralarının ikame edilmesini onaylamak üzere toplanıyor.
Teminen ilgili ülkeler arasında ham madde ve mamul piyasalarındaki ticarette ve kredi işlemlerinde kısmen de olsa ulusal paraların kullanılmasına başlanılmıştır.
Bir yanda dolar ve euro pazarlarlarıyla yapılan ihracaatın yönü Afrika ve Asya Pasifik bölgesine çevrilirken öte yanda yakın bir gelecekte ortak bir parada konsensus sağlamak üzere Rus Rublesi ile Çin Yuan`ının konvertibl edilmesine çalışılıyor.



Altın rezervleri,zengin kaynakları ve yeni bir para birimi ile ticaret imkanlarıyla Almanya,Rusya,Çin,Hindistan,Brezilya ve İran yeni güçler olarak dünya sahnesine çıkıyor.
Yakın geleceğin bu dünya dengesinde, gelişmelere yalnızca CIA ve MOSSAD gözüyle bakan ve karşılığında naylon Tanrılarının düzenini tesis edip köşe dönmek iştihasıyla piyon görevinde Gülen Cemaati ve AKP iktidarı,2 Nisan`da İstanbul`u,"Suriye`nin Dostları"toplantısına açmayı hazırlanıyor.
Sevsinler sizin Suriye Dostluğunuzu!
Eh,öyleyse;milletçe kıyakçılığın sonunun ayakçılık olduğunu anlamamız gerekiyor.




18.3.2012


Ahmet Kılıçaslan AYTAR
ahmetkilicaslanaytar@gmail.com


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.