Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1832
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 10194
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 756
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2053 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (154) | Dış Politika (2285) | Ekonomi (234) | Eğitim (91) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (63) | Adalet (71) | Milli Kültür (423) | Gençlik (27) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (848) | Tarım (147) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (19) | Din (542) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (13) | Milli Güvenlik (623) | Türk Dünyası (889) | Şiir (77) | Sağlık (185) | Diğer (3429) |

Görüş bildirebileceğiniz Milli Güvenlik konuları
Milli Güvenlik (623)


Milli Güvenlik - Milli Güvenlik konusu hakkında görüşler
Mehmet KOÇAK - (Ziyaretci) 27.05.2021 14:13:01

açılan yeni cephenin hedefleri

Mafya üzerinden açılan yeni cephenin hedefleri

Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ı ve onun öncülük ettiği hükümete karşı başlatılan karşı operasyonlara en son olarak bir suç örgütünün elebaşı olan Sedat Peker’in mesnetsiz iddialarla dolu videoları ile hız verildiğine şahit oluyoruz.

Şimdi Sn. Erdoğan ve onun öncülük ettiği hükümetin çok daha farklı ve çok daha güçlü dış destekli yeni bir operasyonla karşı karşıya olduğu dikkat çekmektedir.

Bu gelişmeler ve devam ettirilen operasyonlar, bundan sonra da genişletilerek devam ettirileceğini göstermektedir.

Amaç Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’ı yıpratmak, Türkiye’nin terörle mücadelesine gölge düşürmek amacıyla İçişleri Bakanımız Sn. Süleyman Soylu’yu suç örgütlerinin kirli ve karanlık ilişkiler içinde göstermektir.

Dış destekli ve içteki işbirlikçilerinden sahiplendiği bu operasyon ve kampanyalar, ABD Başkanı Joe Biden’ın “Başkan seçilirsem Erdoğan’ı muhalefeti destekleyerek devireceğim” şeklinde ifade ettiği o küstahça planın bir parçası ve devamı olduğunu hatırlatmak isterim.

Maalesef ki, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve yönetim kadrosu. Joe Biden’ın Türkiye karşıtı ve Başkan Sn. Erdoğan’ı hedef alan politikalara çanak tutmaktadır.

Dünkü grup toplantısında Sn. Erdoğan’ıağır şekilde hakarete varan suçlamaları, küçümseyen ifadeler kullanması, erken seçim konusundaki ısrarı ve de kendisinin yeni hükümet için göreve hazır olduğunu ilan etmesiyle aslında Kılıçdaroğlu, Joe Biden’a “muhalefeti destekleyerek Erdoğan’ı devirme” projesi için ben emrindeyim” mesajını vermiş oldu.



Başlatılan karşı operasyonların hedef ve amaçları konusundaki değerlendirmeden sonra karşı operasyonun sonuncusu olan Mafya bağlantılı suçlama ve iddialara dönelim.

Cumhuriyet döneminin en başarılı İçişleri Bakanı olan Sn. Soylu aynı siyasi muhalefet çevreleri tarafından tahdit ve şantajlarına maruz kalmış ve önergelerle defalarca istifaya zorlanmıştır.

ABD daha önce Türkiye’ye karşı yaptırımlar çerçevesinde Sn. Soylu’yu hedef almıştı. Yine AB’nin yanında PKK/YPG, DHKP-C, FETÖ gibi terör örgütlerinin onu neden hedef aldıklarını sanırım izaha bile gerek yok.

Uyuşturucu ve terörle mücadelede Türkiye’nin elde ettiği başarılar ve devlet otoritesinin hakim kılınmasında hiç şüphesiz onun rolü ve payı inkar edilemez.

Hem dış mihraklar ve onların işbirlikçisi ülke içindeki bazı siyasi çevreler her zaman onun aleyhinde olmuşlardı.

Hükümet aleyhinde siyasileri yönlendiren o güç odakları şimdi bir mafya başı olan Sedat Peker’i kullanmaktadır.

Ömründe karşılaşmadığı ve hiçbir ilişkisinin bulunmadığını ifade eden İçişleri Bakanımız Sn. Soylu, iddiaların araştırılması için Cumhuriyet savcılarını göreve çağırmış olması onurlu bir davranıştır.

Sn. Soylu’nun savcıları göreve davet etmesine rağmen mafya çete başının ispatlanmamış iddialarını doğru gibi kabul ederek hükümet aleyhinde açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan ve İçişleri Bakanımız Sn. Soylu’yu hedef alan seviyesiz açıklamaları tek kelimeyle siyasi ahlak yoksulluğudur.

Yanlışları elbette eleştirilmeli ve suç işleyen kim olursa olsun cezasını bulmalıdır.

Ancak mahkemeye intikal eden olaylar konusunda yargı kararları beklenmeden pervasız açıklamalarda bulunmak hem siyasi ahlakla bağdaşmaz hem de hukuken bir suçtur.

Unutulmasın ki: Dış güçlerin saldırı ve karşı politikalarına karşı milli konularda hükümete destek olmak milli bir görevdir.

Şimdi, iktidar-muhalefet dayanışmasıyla bir yandan ülkeyi suç örgütlerinden temizlemek diğer yandan ise dış güçlerin bu olaylar üzerinden “büyük bir kriz” beklentisi boşa çıkarılma zamanıdır.

Şimdi, siyasi ihtirasları bir kenara iterek milli ve yerli politikaları seslendirme ve bir ortak tavır ortaya koyarak oyunları bozma zamanıdır.

Kılıçdaroğlu başta olmak üzere siyasi muhalefet bu uyarıları dikkate alarak gereğini yapmalıdır.

Çünkü hedef; Türk hükümeti üzerinden Türk devletidir!


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.