Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1831
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 10714
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 755
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2053 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (154) | Dış Politika (2257) | Ekonomi (232) | Eğitim (90) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (63) | Adalet (71) | Milli Kültür (514) | Gençlik (27) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (823) | Tarım (146) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (19) | Din (1045) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (13) | Milli Güvenlik (619) | Türk Dünyası (887) | Şiir (75) | Sağlık (185) | Diğer (3420) |

Görüş bildirebileceğiniz Milli Kültür konuları
Milli kültürümüzü nasıl geliştirebiliriz? (14)
Toplum giderek dejenere mi oluyor? (9)
Milli Kültür ile ilgili diğer konular (491)


Milli Kültür - Milli Kültür ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Halit KANAK - (Ziyaretci) 4.11.2023 20:05:32

Karaçay Türklerinin sürgün edilmesi (2 Kasım 1943)

Karaçay Türklerinin sürgün edilmesi (2 Kasım 1943)
04 Kasım 2023



Halit Kanak İletişim:


Türk’ün tarihi kan, gözyaşı ve sürgünlerle doludur ve yüzlerce örneği vardır. Her zaman söylediğimiz gibi yeryüzünde soykırıma uğramış bir millet varsa o da Türk Milleti’dir diye. Bunlardan biri de maalesef Karaçay Türklerinin 2 Kasım 1943 tarihindeki sürgünüdür.

1942 yılı sonunda Sovyetlere yenilen Alman Ordusu askerlerini Kafkasya’dan çeker çekmez 15 Ocak 1943’te Kızılordu, Karaçay’a tank, top ve uçaklarla büyük bir saldırı başlattı. Güyâ Karaçay’ı Alman işbirliği yaptığı gerekçesiyle cezalandırıyorlardı. Hâlbuki Almanlara direnemeyerek kaçan kendileriydi. Sonra bu topraklarda Rusların ne işi vardı. Kendileri de Almanlar gibi işgâlci değiller miydi? Hiç değilse Almanlar bölgede yaşayanlara din hürriyetini tanımış, cami ve medreselerin açılmasına karışmamış, kolhozları kaldırarak herkesin kendi toprağını işlemesine imkân tanımıştı.

İşte; Almanların verdiği bu imkânları kullandı diye önce Karaçaylılar, sonra da Malkarlılar, tabî ki Kırım Türkleri ve Ahıskalılar Sovyetlerin hışmına uğrayarak bir yıl içerisinde sürgüne gönderildiler. Ortak özellikleri Türk ve Müslüman olmalarıydı.

Aylarca bombardımana tâbi tutulan Karaçay Köyleri yerle bir edildikten sonra bile bölgeye hâkim olamayan Komünist Rejim çareyi bölge halkını sürgüne göndermekte bulmuştu. 12 Ekim 1943’te aldığı kararı 20 gün sonra uygulamaya koydu. Takvim yaprakları 2 Kasım 1943 tarihini gösterdiğinde yaptıkları silahlı baskınla köylerde tek tek evlere girmek sûretiyle halkı boşaltarak kışın ortasında hayvan vagonlarına doldurdular.

Soğuk vagonlarda kışın ağır geçtiği Sibirya’ya doğru aç-susuz yola koyulduklarında sayıları ilk etapta 69.267’yi bulmuştu. Daha sonra bunlara askerde bulunan erkekler de ilâve edilmişti. Sürgün sonrası bölgede önemli değişiklikler yapan Sovyetler, nasıl olsa bir daha gelemeyecekler diye Karaçay Köylerinin isimlerini dâhi değiştirerek tamamen tarihten silmek istedi.

Zâten nüfusun yarısı bu sürgünde hayatını kaybetmişti. Ancak vatan toprağı sevgisi ağır basan Karaçay Türkleri Stalin’in ölümünden sonra toparlanarak 1957 yılından itibaren köylerine göç etmeye, yerleşmeye başladılar.

Bu dönüşe sebep Kruşçev’in Sovyet topraklarında sürgün edilen Türklerden âdeta özür dilediği konuşması olmuştu. Sibirya bölgeleri ile Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın ücra köşelerine atılan Karaçaylılar, Kruşçev’in 1956 yılında Komünist Partisi 20. Kongresinde yaptığı konuşmasında Rusya topraklarından yaşayan Türklerin Stalin tarafından haksız yere sürüldüklerini belirterek Karaçaylıların da sürgüne uğrayanlardan birisi olduğunu söyleyerek topraklarına geri dönmelerini sağlayacağını söylemesinden sonra geri dönüş başladı.


Ancak; 1939 yılında yaklaşık 80 bin kişi olan nüfusları, 1959 yılına gelindiğinde yine 80 bin civarındaydı. Yâni sürgün yıllarında nüfuslarının yine yaklaşık yarısını kaybetmişlerdi. Bütün bunlara rağmen döndükleri yurtlarında hayatlarına devam etmek istediler. Fakat bu kez de vatan hâinliği suçlamasıyla kendi özerk bölgelerinde hiçbir idâri kadrolarda görev vermedikleri gibi, devlet kadrolarını da Karaçay Türklerine kapattılar, iş vermediler.

Bu durum Sovyetlerin dağılma süreci olan 1989 yılına kadar böyle devam etti. 14 Kasım 1989 tarihinde itiraf geldi. Bu tarihte Karaçay Türklerine yapılan haksızlık kabûl edildi. Böylece üzerlerindeki iftiralardan kurtulmuş oldular. Ancak yine de mahsun ve mazlûm coğrafyaların insanı olarak yaşayan Karaçay Türklerini mutlu ve mesud yaşayacağı günlerde görmek istiyoruz…



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.