Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1832
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 10787
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 756
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2053 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (154) | Dış Politika (2274) | Ekonomi (234) | Eğitim (91) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (63) | Adalet (71) | Milli Kültür (522) | Gençlik (27) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (844) | Tarım (147) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (19) | Din (1052) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (13) | Milli Güvenlik (623) | Türk Dünyası (888) | Şiir (77) | Sağlık (185) | Diğer (3429) |

Görüş bildirebileceğiniz Milli Kültür konuları
Milli kültürümüzü nasıl geliştirebiliriz? (14)
Toplum giderek dejenere mi oluyor? (9)
Milli Kültür ile ilgili diğer konular (499)


Milli Kültür - Milli Kültür ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Mustafa Mete İSLAMOĞLU - (Ziyaretci) 21.07.2015 17:26:12

MİMAR SİNAN`IN DÜNYA`YA İBRET SIRLARI


Mustafa Mete İSLAMOĞLU
YAZIYOR
MİMAR SİNAN`IN
DÜNYA`YA İBRET SIRLARI
Bu yazıda; Kayseri`nin dünyaca tanınan ismi ve iftihar ettiği bir evladının ibretlik deha`sı anlatılmakta. Bundan alınacak çok büyük ibret ve gösterilen yol geleceğin mimarisine ışık değil projektör tutmaktadır. Lütfen bu yazıda anlatılan ilmi ve mimari teknikleri dikkatle okuyunuz.
1. Olay: Birkaç yıl önce, Süleymaniye Camii`nin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşılmış. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış. Caminin tüm taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşınmış. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyormuş. Hemen Türkiye`nin en yetkin mühendis ve mimarlarından oluşan bir heyet oluşturulmuş. Ortaya bir sürü fikir atılmış. Her kafadan bir ses çıkmış ama sonuç alınamamış. Tartışmalar sürerken caminin içinde büyük bir karmaşa sürüyormuş. Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyormuş.
Bu adamlardan biri ortalarda dolanırken, kazara, gizli bir bölme bulmuş. Bölmede, üzerinde eski yazı olan bir not varmış ,Uzmanlara inceletilen kağıdın orijinal olduğu belgelenmiş. Bu kağıt parçası bizzat Mimar Sinan`ın imzasını taşıyan bir mektupmuş. Mektupta yazılanlar günümüz Türkçe`sine tercüme ettirilince ortaya söyle bir metin çıkmış. "Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştirileceğini bilmiyorsunuz." Koca Sinan, kademe kademe, kilit taşının nasıl değiştirileceğini anlatıyormuş.
Bu oyuk içinde yer alan bir şişe ve şişe içindeki notta söyle bir şey yazıyormuş: " Her kim bu tas eskidiğinde yenisiyle değiştirmek isterse eski taşın yerine takılacak. Yeni kilit taşının iki tarafından yağlı iple taşı bir taraftan sokup öteki taraftan çeksin ve sonra ipin dışarıda kalan kısımlarını kessin". Heyet Sinan`ın söylediklerini aynen yapmış. Süleymaniye camisi böylelikle kurtarılmış. Bu mektup, şu an Topkapı Sarayı`nda saklanıyormuş.
2. Olay: 1950-60 arası bir tarihte inşaat mühendisi, mimar ve jeofizikçilerden oluşan bir Japon heyeti Türkiye`ye gelmiş. Heyet İmar ve iskan Bakanlığı`ndan izin alarak ülkemizdeki tarihi yapıları incelemeye başlamış. Ayasofya`yı, Yerebatan Sarnıcı`nı filan gezdikten sonra sıra Sinan`ın kalfalık eseri Süleymaniye Camisi`yle Sinan`ın öğrencisi Mimar Davut Ağa`nın eseri Sultanahmet Camisi`ne gelmiş. Japonlar bu camiler üzerinde günlerce inceleme yapmışlar.
Japonlar bu camiler üzerinde günlerce inceleme yapmışlar. Her geçen gün şaşkınlıkları daha da artıyormuş. Çünkü Japonlar daha ilk incelemede camilerin gevsek bir zemin üzerine inşa edildiğini anlamışlar. Ama bunca yıl, bu camilerde bir çatlak dahi olmamasına akil sır erdirememişler. Bunun üzerine Türkiye programının gerisini tamamen iptal edip, bu iki cami üzerine yoğunlaşmışlar. Araştırmalarının sonucunda herhangi bir sarsıntı sırasında bu iki caminin sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak yıkılmaktan kurtulabildiği ortaya çıkmış. Minareleri incelediklerinde ise dumurlara ikiye katlanmış.
Minarelerin çok daha gelişmiş bir raylı sistem mekanizması üzerine oturtulduğunu ve her yöne yaklaşık 5 derece yatabildiğini görmüşler. Daha derin araştırma yapmak için Edirne`ye, Sinan`ın ustalık eseri Selimiye Camisi`ne gitmişler. Oradaki olağanüstü sistemleri görünce iyice dumur olmuşlar.
Selimiye`nin tüm sırlarını aylarını harcayarak çözmüşler. Japonya`ya döndüklerinde ise Sinan`ın sırlarını uygulamaya sokarak şehirlerini Sinan`ın kullandığı sistemlerle kurup muazzam gökdelenler dikmişler. Yani su an gelişmiş ülkelerin gökdelen yapımında kullanıldıkları çoğu sistem, yüzyıllar önce Sinan`ın geliştirdiği mekanizmalarmış.
3. Olay : Birgün Selimiye Camii`ne girenler,kubbenin altında bir Japon`un ayaklarını kıbleye doğru uzatmış sırtüstü yattığını görmüşler.Tabii hemen Japon`u, "Burası kutsal bir yer. Bu şekilde yatmak bizim inançlarımıza göre saygısızlıktır. Lütfen oturun veya ayakta durun" diyerek uyarmışlar.Ancak, Japon trans vaziyetteymiş, gözlerini kubbeden ayırmadan söyle sayıklıyormuş; "Bu imkansız. Ben yılların mühendisiyim. Bu kubbe var olamaz. Hayal görüyorum&8230;.. Bu kubbenin orada o şekilde durması fizik ve matematik kurallarına aykırı. Bu imkansız, orada hiçbir şey yok, orada hiçbir şey yok."
4. Olay: Selimiye camisisinin zemini gevsek toprakmış.Bu nedenle minarelerinin yakın zamanda yıkılacağı fark edilmiş.Uluslar arası bir grup bilim adamı toplanmışlar. Nasıl kurtarırız bu tarihi minareleri diye kafa kafaya vermişler. Sonuçta en son teknoloji olan metal kelepçelerle minarelerin temellerini sabitlemenin en iyi çözüm olduğuna karar vermişler. Minarelerin temellerini açınca, koymayı düşündükleri kelepçelerin aynısıyla karsılaşmışlar. Mimar Sinan bilmem kaç yüzyıl önce ayni şeyi düşünmüş meğerse....?
5. Olay: Mimar Sinan`ın Selimiye Camii`nin kubbesini o genişliğe oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana işleminden farklı besinci. bir işlem yaratarak çözdüğü söylenir. Ayrıca minarelerin şerefelerine çıkanların yolda birbirlerini görmemeleri ise büyük bir bir dehanın urunudur. Almanlar ayni sistemi meclislerinin önündeki dev kürede kullanmışlar. Mimar Sinan bu sistemi 2 metre çapındaki minarelere yüzyıllar önce monte edebilecek bir dehadır.Almanların dehası ise, o çirkin metal yığınına Selimiye`den fazla turist çekebilmelerindedir.
``Türk Milleti tarihte bu oluşumların acılarını görmüş ve çözüm yollarını bulmakta güçlük çekmemiştir. Bundan sonra da çekmeyecektir.´´ ``Bu Kudret Damarların da Akan Asıl Kanda Mevcuttur.´´
K.ATATÜRK
Sonuç: 1800 lü yıllarda Mimar Sinan bu buluşları yapmış ve depreme dayanıklı ve ayrodinamik minareler yapmış biz ise bir ev veya araba bile yapamıyorsak düşünelim.
`` Hep geçmişimizle övünmeyelim, övünecek çok şeyimiz var geçmişimizde onları bilelim övünelim ama bizde uyanalım, onlara layık torunlar olalım,bunu sade düşüncelerde bırakmayalım, faal olalım, Avrupa`ya ,Avrupalıya imrenmek yerine kendi kimliğimizi bulalım ve kendimiz olalım.o zaman o ecdadımızın yakaladığı başarıyı yakalarız&8230;"
``bu yazıdan tüm mimarların ve MİMAR SİNAN`IN eserlerini görenlerin ibret alması gerekir. ``NUR İÇİNDE YAT SİNAN´´ sana İslam alemi ve dünya minnet borçludur.
Selam ve dua ile
20-TEMMUZ-2015
ALANYA


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.