Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1832
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 10787
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 756
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2053 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (154) | Dış Politika (2274) | Ekonomi (234) | Eğitim (91) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (63) | Adalet (71) | Milli Kültür (522) | Gençlik (27) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (844) | Tarım (147) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (19) | Din (1052) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (13) | Milli Güvenlik (623) | Türk Dünyası (888) | Şiir (77) | Sağlık (185) | Diğer (3429) |

Görüş bildirebileceğiniz Milli Kültür konuları
Milli kültürümüzü nasıl geliştirebiliriz? (14)
Toplum giderek dejenere mi oluyor? (9)
Milli Kültür ile ilgili diğer konular (499)


Milli Kültür - Milli Kültür ile ilgili diğer konular konusu hakkında görüşler
Mustafa Mete İSLAMOĞLU - (Ziyaretci) 20.07.2015 20:14:35

RİZE ve ARDEŞEN TARİHÇESİ



Mustafa Mete İSLÂMOĞLU
YAZIYOR
RİZE ve ARDEŞEN
TARİHÇESİ
(1)
BAŞLARKEN: Bu yazı Rize`nin medar-ı iftiharı doğduğu memleketi bir rivayete göre isminde yaşatan ve onun adı ile yaşayan dava adamı politikacı-yazar Sayın Rıza MÜFTÜOĞLU`nun şahsında tüm vatanperver; milli ve manevi dünyamıza bağlı, hizmet etmiş ve eden bu ülkenin insanlarına izafeten, Rize`nin bilinmeyen yönlerini hatırlatmak adına hazırlanmıştır. Türkiye`nin Karadeniz bölgesinde, Milli ve manevi yapısı zengin olan illerimizden birisi ve en önemlisi Rize`dir. Özellikle Türkiye hergün Rize ile güna başlamakta fakat bunun farkın olmamaktadır.
NEDEN RİZE?
Türkiye içi ve dışında yaşayan insanlar ve ecnebi milletler dahil her sabah bu yöremizin ürünü ile güne başlarlar. Gün içinde yine Rize ile hayata devam ederler fakat Rize pek akla gelmez: zaman zaman kısmen çayın iyisi kötüsü tartışılırken adı hatırlanır. Peki Rize nasıl bir yer hiç düşündünüz mü?
RİZE ADI ve TARİHÇESİ..
Rize, Anadolu`nun kuzeydoğusunda Kaçkar Dağları ile Karadeniz arasında oldukça sarp bir arazide kurulan Rize`nin tarihi hakkında yeterli bilgilere sahip değiliz. Rize yöresinde yaşayan ilk kavim bitişken dilli, Asyanik kavimleridir. Bölgenin adının ilk defa yazılı bir kaynakta geçmesi M.Ö. 8 yüzyılda olmuştur. Bir bölgede Tarih Çağı`nın başlaması, ilk defa o bölgenin bir yazılı kaynakta anılması ile olur. Bu yüzden, Çoruh boyları ve Rize bölgesi tarihte ilk olarak, Urartulu II.Sardur`un, M.Ö.765 yılında Kars`ın kuzeyindeki, Çıldır Gölü`nün güneyinde yer alan Taşköprü Köyü üstündeki kayalıkta kazdırdığı çivi yazılı kitabede, `Kulki/Kulkha` olarak geçmiş, sonraki Yunan kaynaklarında da `Kolk-Koldit`lerden bahsedilmiştir. Bu çivi yazılı kitabe, bölge adının yazılı olarak ilk defa bir yerde geçtiği kaynaktır.

Büyük İskender`in, Pers kralı III. Darius`u yenilgiye uğratması ile elde ettiği Anadolu hakimiyeti M.Ö. 323 senesine kadar sürmüştür. İskender`in ölümünden sonra komutanları ile satraplar arasındaki çıkar ve egemenlik savaşlarında bağımsızlığını ilan eden Mitridates Kitistes, Karadeniz kıyısında Sinop dolaylarına doğru genişleyen Pontos Krallığı`nı kurdu. Pontos Kralı Farnakes M.Ö. 180`de Rize`yi işgal ederek krallığın topraklarına kattı. Rize yöresi daha sonra M.S. 10 yılında Roma İmparatorluğu`nun egemenliğine girmiştir. Roma`nın ikiye ayrılmasından sonra Rize ve çevresi Bizans topraklarının içerisinde kalmıştır.

Gürcü Kralı III. George (1156-1184) ve Kraliçe Thamara (1184-1212) dönemlerinde Gürcü Ordusunda yüksek mevkiler alan Kumanlar daha sonra Ortodoks Hıristiyanlığı kabul etmiş ve bu devletin Müslüman Türklerle olan sınır bölgelerine yerleşmişlerdi. Bugün Rize`nin İkizdere İlçesinin dağ köylerinde yaşayan Kumbasarlar bu dönem Gürcü ordusunda Başkumandanlık yapan ve yaşlanınca Kraliçe Thamara tarafından bir oyunla görevinden alınmak istendiği için malikane olarak verilen bölgeden ayrılıp Rize Dağlarına çekilen Kumbasar ailesine mensupturlar.

Bu dönemlerde bir tekstil ve ticaret merkezi olarak tanımlanan Rize aynı zamanda Trabzon`daki Rum Krallığına bağlı bir kaza merkezi (Bandon) idi. Merkezi, Pazar olan Rize`nin doğusundaki topraklar ise imparatorluğun sınırları içinde ayrı bir idari birimdi. 1458`de Uzun Hasan`ın, Atabeklerin eli ile yönetilen Çoruh havzasına girip İspir Bölgesini devletin sınırları içine katmasından sonra Hemşin Bölgesi de Akkoyunlular`a tabi olmuştu. Fakat sahildeki Rize kasabası ve Pazar`a kadar olan topraklar Trabzon Krallığına aitti. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet bizzat gelerek Trabzon`u fethettiği zaman sahilde Çoruh Nehrine kadar olan topraklar, Hemşin dahil, Osmanlı Devleti hakimiyetine girdi.

Fetihten önce bu bölgede bulunan Trabzon Rum Krallığı, Megrel Dadyanı, Kartli Kralı ve Çoruh Atabeği kendi aralarında bir Hıristiyan ittifakı yaparak Osmanlı`nın rakibi Akkoyunlu`ları da hami olarak bu ittifaka dahil etmişlerdi. Bu ittifak Papa`nın gayretiyle organize edilecek bir haçlı seferi ve kendilerine destek sağlayacak, Osmanlı`ya rakip diğer Türkmen Beyleri ile Osmanlı`ya saldırıp ortadan kaldırmayı planlıyordu. Bu tertibin farkında olan Fatih 1461`de bizzat sefere çıkarak ittifakın beyni olan Trabzon Krallığını ortadan kaldırdı.

Fatih Sultan Mehmet, Komninoslu bir anadan doğan ve Komninoslardan evli olup, Turabozan Tekfurluğunun müttefiki olan Akkoyunlu Padişahı Uzun Hasan`a rağmen, 1461 yazında ordusuyla gelince, son Takvur savaşsız teslim oldu. Daha önce şehirdeki Rumların çoğu ve çevredeki Rum köylülerinin bir kısmı, Kırım`a göçüp, orada yerleştiklerinden, 1475`te Kırım liman şehirleri Venedik ve Cenevizlilerden alınıp, ilk tahrir yapılırken, bunların "Turabuzoniyan" diye yazıldığı görülüyor. Aynı 1461 yılında, doğuda Çoruh ağzına kadarki yerler ve arada Rize`de savaşsız fethedilerek, bütün buralar, yeni kurulan "Turabozan Sancağı"na bağlandı. Şehir ve kasabalara gönüllü ve sürgün olarak Çorum, Amasya, Tokat ve Samsun bölgelerinden Türkler getirtilerek vergilerden muaf olarak 1464 yılına kadar yerleştirildi.

İkinci Fatih çağı iskanı, 1466 da Konya/Karaman fethedildikten sonra, şehir ve kasaba halkının çoğu İstanbul`a, diğer kısmı da Turabozan Sancağındaki köylülere ve Rumeli`ye yerleştirildi. Turabozan Sancağı`na yerleştirilenler çoğunlukla Rize Kazası`na yerleştirilmiştir. Bu yüzden, her iki iskan sırasında gelen Müslüman Türkler, buralardaki İslami yaşayışları sonucunda Kıpçaklı ve yerli halkın Müslüman olmalarına sebep olmuşlardır. Osmanlı vergi defterlerinde, kimlerin Müslüman olduğu işaret edilmiştir.

1486 yılında, yani Fetih`ten 25 yıl sonra tutulan ilk Turabozan Sancağı Tahrir Tapu Defteri`nde, şimdiki Rize bölgesi:
o RİZE,
o ATİNA (Hemşin nahiyeleri dahil),
o LAZLUK (Ardeşen, Vitçe/Fındıklı, Arhavi, Hopa dahil) üç kaza halinde Turabzon`a bağlı gösteriliyor.

Trabzon ve Rize`de ki (Hemşin) "Bornak" adlı köy ve yayla da, Akkoyunlu`ların vezirler çıkaran boyundan olup, buralara iskan edilen koldan kalmadır.

Yavuz Sultan Selim, Çaldıran sonrası, Doğu ve Güneydoğu Anadolu`yu fethetmiş, Maraş Bölgesinde Dulkadiroğulları Beyliğini de ortadan kaldırmıştı. Bu beyliğe mensup birçok aileyi sürgünle Trabzon Sancağına gönderirken, bunlar Trabzon`un doğusunda yer alan nahiyelere yerleştirilmiş, önemli bir bölümü de Rize bölgesinde iskan ettirilmiştir. Günümüzde Rize bölgesinde birçok aile dedelerinin geldikleri yerin ismini, aile ismi olarak aldığı için bu isimlerin incelenmesi bize Yavuz Sultan Selim`in valilik ve saltanatı döneminde Rize`ye yerleşen ailelerin geldikleri coğrafya hakkında fikir verir.

1640 yılında Gönye Kalesi`ne görevli giden Evliya Çelebi Rize`den kısa olarak bahseder: Trabzon`a bağlı, deniz kıyısında, bahçeli, güzel bir yerdir, der. Rize tarihinin önemli olaylarından biri de Rize Ayanı, Batum Kalesi muhafızı Tuzcuoğlu Memiş Ağa`nın isyanı ve öldürülmesi olayıdır. (1814-1817) Rize`nin 19 yy`da bir kaza merkezi olduğunu görüyoruz. 3 Mart 1878 yılında imzalanan Berlin Antlaşması`yla Lazistan Sancağı merkezi olan Batum Rusya`ya bırakılınca, Rize sancak merkezi oldu. Hicri 1322, Miladi 1904 tarihli Trabzon Salnamesi`nde Rize ile ilgili özetle şu bilgiler yer alır: `` Lazistan Sancağı`nın merkezidir.´´

1914 yılında Osmanlı devletinin I. Dünya Savaşı`na girmesiyle doğu cephesinde başlayan çatışmalarda, 16 kasım 1914`te Hopa Hudut Taburu ile Ali Rıza Bey`in milis kuvvetleri Borçka üzerine yürüdüler. Türk ordusu ve gönüllü milisler büyük başarılar sağladılar, ancak Rusların sürekli, sahil yerleşimlerini bombalamaları, ünlü Midilli ve Yavuz gemilerinin saf dışı kalması, yardım gelmeyişi üzerine kuvvetlerimiz 19 Şubat 1916`da Fırtına Deresine kadar çekildi. 8 Mart 1916 tarihinde, Ruslar Rize`yi işgal ettiler. Savaş yıllarında söylenen bir Rize türküsünde şöyle denmektedir:
Urusun gemileri
Siyah bayrak açayi
Midilliyi görünce
Bulut alti kaçayi
Böylece Rize için esaret yılları başladı. Rize halkı için bu kara günler 2 Mart 1918 &8216;e kadar sürdü. Ruslar çekildikten sonra silahlı Rum çeteleri ortaya çıkmaya başladı. Bölgede bir Rum&8211;Pontus Devleti kurmak için çalışmalar yapılıyordu. Bu gelişmelere karşı Trabzon`da bütün Doğu Karadeniz Bölgesini içine alan ``Trabzon Muhafaza-i Hukuku Milliye Cemiyeti´´ kuruldu. Bu cemiyetin Rize şubesi açıldı. 23 temmuz 1919 da toplanan, Erzurum Kongresine bu şube adına Hemşinli Necati Efendi, Abaza Hakkı Efendi katıldı. 8 aralık 1922 tarihinde Şark Cephesi Kumandanı Kazım Karabekir Paşanın Rize`ye gelmesiyle Rum çetelerine karşı yapılacak mücadele planlandı.

Rizeliler Kuva-i Milliye`ye yazılarak İstiklal Savaşı`na katılmışlardır.

İstiklal Savaşı kazanılıp Türkiye Cumhuriyeti kurulunca, Rize bir ara Artvin ile birleştirilerek Çoruh vilayeti adını aldı. Daha sonra 20 Nisan 1924`te tek başına Rize Vilayeti oldu. Ulu önder Atatürk 17 Eylül 1924 tarihinde Rize`ye gelmiş ve resmi ziyaretlerden sonra Mataracı Mehmet Efendi`nin evinde misafir edilmiştir. Kaldığı bu ev bu gün Atatürk Evi Müzesi olarak ziyarete açıktır. Cumhuriyet döneminde Rize`nin kalkınması için değişik teşebbüsler yapılmıştır. Bunlardan birisi de Osmanlı Hükümeti zamanında bir yabancı firmaya yaptırılan Rize-İspir-Erzurum karayolu projesidir. Bu yolun yapımı için halk uzun yıllar gönüllü olarak çalışmıştır. Vali A.Ekrem ENGÜR zamanında (1930-1935) çalışmaya yeni giden gruplar törenle vilayetin önünden hareket ediyorlardı. 1937 yılından sonra çay üretimine geçilmesiyle yöre insanının ekonomik kazancı artmıştır. Rize çayı çok özel bir usulle yetiştirilmekte ve dünyaca bilinmekte olduğu söylenmektedir.

ARDEŞEN
Ardeşen`in yerlileri olan Lazların bu yerleşim yerine miladi 1.yüzyıllarda ilk anayurtları olan Kafkasya`dan bu günkü Gürcistan`ın Karadeniz kıyılarından gelip bu yöreye yerleştikleri anlaşılıyor. O zamanlar bu günkü ilçenin kurulduğu alanda yoğun bir yerleşim yoktu ve Ardeşen bir köy konumunda idi, Bu bölgenin ilk yerleşimcileri bu günkü ilçe merkezinden ziyade köylere yerleşmeyi tercih etmişlerdir.

İlçenin adının aslının Art`aşeni olduğu ve hangi anlama geldiği konusunda dil uzmanlarınca tam bir görüş birliği olmamakla birlikte Lazca olma ihtimali yüksektir. Halk arasında Yavuz Sultan Selim Trabzon Sancak Beyi iken, Osmanlı tahtına sahip çıkmak ister ve bu amacı gerçekleştirmek için Kepa Sancak Beyi olan oğlunun yardımına gerek duyar. Yardım almak için sahil boyu bölgeden geçerken Fırtına Deresinde ağaç parçalarını görür. Bölge tamamen boş, Bataklık ve çalılıktır.

Çevresindekiler, Kendisine bölgede kimsenin yaşamadığını söylediğinde;
Yavuz Sultan Selim deredeki ağaç parçalarını göstererek ´´ Bu belde tenha değil, bakın dere yonga taşıyor. Bu yörenin ardı şendir´´ yani yüksek kesimlerde yerleşim birimleri olduğunu ifade eder. Ardışen sözcüğü zamanla halk dilinde Ardeşen olarak yerleşir şeklindeki rivayetlerin Osmanlı kaynaklarında bir karşılığı yoktur zaten ilçenin ismi bölgenin Osmanlı idaresine girmesinden çok önce de vardı.

Ardeşen yaklaşık yüzyıl Kolhida Devleti`ne bağlı olarak varlığını devam ettirmiş daha sonra milattan sonra 2.yüzyılda kurulan lazika devletine bağlanmıştır.Bu devletin 7.yüzyılda tarih sahnesinden çekilmesi sonunda Ardeşen önce Abhazyalıların daha sonrada Gürcülerin denetimine girmiştir. 1204 yılında bu günkü Pazar`dan Batum`a kadar uzanan bir çeşit özerk bir yönetim kurulmuş(Laz Theması),Ardeşen`de bu özerk yönetimin içinde yer almıştır.

İlçenin Osmanlı devletinin denetimine girmesi ile ilgili Fatih Sultan Mehmet`in 1461` de Trabzon Rum devletini ortadan kaldırmasıyla Osmanlı devletine katıldığı şeklindeki bilgi yanlıştır. Ardeşen bu zamanda zaten Trabzon Rum devletine bağlı değildi ve Fatih Sultan Mehmet bu günkü Pazar`a kadar olan ve Trabzon Rum Devleti sınırları içerisinde yer alan yerleri Osmanlı sınırlarına katmıştır. Osmanlı tarihi kaynaklarında yer aldığı şekilde Ardeşen 1514` te Yavuz Sultan Selim`in Çaldıran Savaşı sonrasında Sinan Paşa tarafından Osmanlı hakimiyetine girmiştir.

Ardeşen 1916 yılında Ruslar tarafından işgal edilmiş ve 1918 yılında ise kurtulmuştur. 10 Mart İlçenin Kurtuluş Günü olarak kutlanır.

Osmanlı Devleti`nde Lazistan sancağında (eyaletinde)yer alan Ardeşen ,29 Ekim 1923`te Rize iline bağlanmış, önceleri Pazar ilçesinin bucak merkezi ,Mart 1953 tarihinde de İlçe olmuştur.

1. Bölüm sonu
2. Bölüm şive ve deyimlerini mutlaka okuyunuz.

Kaynak: Rizenin tarihçesi.
SELAM VE DUA İLE
19Temmuz-2015
Alanya
ŞİVESİ ve DEYİMLERİ
Abril nisan
abula abla
aclanmak acıkmak
açanki ne zamanki
ada kesmek balık tutmak amacıyla dere yatağının değiştirilmesi
afalamak kazmak,eşelemek
afkurmak havlamak
ağan işte
ağansağa beklenmedik bir durumla karşılaşıldığını ifade eden deyim
ağırlık gelin için alınan takı ve diğer eşyalar
ağu zehir
alaf yeşil bitkilerden oluşan hayvan yemi
alay düğün günü gelini damadın evine getiren davetliler topluluğu
alemedi iplik çilelerinin,masura veya bobin halinde sarmada kullanılan kesik koni formlu, araç
alıp geçmek alay etmek
anamı sattıda durdu herhangi bir durum karşısında şaşkınlığı belirtmede kullanılan ifade
ander istenmeyen ,olumsuz olarak görülen fena,kötü
ander kalmak kötürüm olmak
apuskal acil
ar etmek utanmak
ara kesmek söz kesmek
arabika bir çeşit koyu renkli kabak
armonika müzik aleti akordiyon
aşağı vurmak düşmek
aşet değirmene su ulaştıran kanal,savak
aşhana mutfak
ateşluk eski evlerde ateşin yakıldığı bölüm
atiçi olgunlaşmamış hıyar
avanak zavallı
avara boş,işsiz
avli avlu
ayan havanın berrak, güzel olması
aykırı yatay,yan taraf
aykırılanmak yan tarafa doğru gitmek
aynali ineklere verilen adlardan bir tanesi
balika tatlı;bayan adı
ballilobiya soya fasulyesi
başluk başlık
başukari bayır yukarı .yokuş,yukarıya doğru
batman omuzda taşınan büyükçe su kabı
bayyışağa bayır aşağı,iniş,aşağıya doğru
becit acil,ivedi
bel torağı işlemekte kullanılan çatal formlu tarım aracı
belkim belki
bet çirkin
beyinmek büyümek
bileman birazcık,azıcık
binam yavrum,evladım anlamında sevgi ifadesi
boğalmak bunalmak
boğanmak susamak
boğun bu gün
bole böyle
buldur geçen sene
bulme oda
burgi matkap
buzaklık inek rahmi
cağ örgü işinde kullanılan şiş
canzoşi mezar içine mevtanın üzerini örtmede kullanılan tahta
cazi yırtıcı.parçalayıcı;mücadele azmi yüksek ,çalışkan kadın
celep kavurma yapmak için satın alınan inek
cibgir haşarı, yaramaz çocuk
ciniviz zeki,hareketli çocuk
ciris etmek canı yanmak ,acı çekmek
cuman umut
çafi tırmık
çafilamak tırmalamak
çafladi ince ağaç ,tahta kıymığına verilen ad
çağana yengeç
çağra ip eğirmekte ,bıçak bilemekte kullanılan tertibat ,düzenek
çağra çevirmek hileli işler yapmak
çağraya sarılmak başı dertte olmak
çağudi çözümü zor,karışık
çağumi salkım
çakal yağmuru güneşli havada kısa süren yağmur
çakçaka öğütülecek tahıl tanelerini hazneden değirmen taşına ileten ahşap oluk,yolluk
çali ağaçların kesilmiş ince dalları;bodur ağaç topluluğu
çalimi kilden oluşan çamur
Çambi mısır koçanı yapraklarının örgü haline getirilmesi
çamçaka geveze
çamet tatlı sitem ( " Allah iyiliğini versin " gibi )
çami saç örgüsü
çanzaşi az miktarda
çapli dizi
çapula eski.yırtık ayakkabı;pabuç
çarık tabaklanmamış ham deriden yapılmış bir cins ayakkabı
çarkana lavabo
çaşot elçi,aracı kadın
çaşutluk etmek fesatlık etmek (Uygurca)
çatara uygunsuz,yaramaz kişi
çatmak yolda bir kimse ile karşılaşmak,rastlaşmak
çaynik demlik
çebre çiftlik gübresi,hayvan dışkısı
çefo çimli toprak parçası ,topak
çeğel çakıl
çeğle bit
çeleb iplik çilesi
çeli mısır bitkisinin hasat sonrası kesilen gövdesinin yapraksız bölümü
çemane vurmak önemsememek.
çember baş bağlamada kullanılan bir çeşit örtü .yazma
çenef hela ,wc
çerez Kiraz
çerezayı haziran
çeşan kadınların başlarına örttükleri, birbirine paralel geniş çizgilerden oluşan özel dokuma
çıkma kız ve erkek taraflının birbirilerine gönderdikleri hediye
çıpa bebek göbeği kordonu,arı iğnesi
çırpıntı odun ve çalıların kaldırılmasının ardından kalan süprüntü
çıtari horoz ibiği
çiçi yara
çiçili solucan
çifte tavan arası
çiğa karga benzeri bir kuş
çiğe bir cins ibikli kuş
çikli çember
çilağani kavurma
çilamburi ateş böceği
çimidi beyin;ceviz ezmesi
çimla göz çapağı
çindi ikindi
çiniya tavuk dışkısı
çirağta yağda kızartılarak yapılan bir çeşit hamur tatlısı ;lokma
çiriya güneşte veya fırında kurutulmuş karayemiş
çiriz etmek canı yanmak ,acı çekmek
çisenti ince yağmur
çişe havadaki nemin sabah saatleri bitki örtüsü üzerinde yoğuşması ile oluşan ıslaklık
çişon ağaçları saran sarmaşık türü
çitari horoz ibiği
çiten yaprakların sırtta taşınmasında kullanılan büyükçe sepet
çivit meyve çekirdeği
çiya yanmakta olan ateşten çıkan kıvılcım
çoğne güneş almayan mahal
çuban çıban
çuğni kokmak yanık kokmak
çumur mısır ekmeği,yumurta ve tereyağı ile yapılan bir çeşit yemek
çupi ince,kısa ve küçük dal parçası ,çubuk
çük çocuk dilinde pipi
çülek tereyağı muhafazasında kullanılan ve elle taşınabilen büyüklükteki ahşap kap
çüme pekmeze daldırıılarak kurutulmuş,fındık,ceviz gibi kuruyemiş dizimi
çüpbaş koca kafalı
çürük ayı temmuz
da anlamı güçlendirmek için kullanılan ek
dalda yağmurdan sığınılan saçak altı ve benzer konumlu yer
dandaniça daldan dala atlayan bir küçük kuş cinsi,mecazi anlamda sözünde durmayan dönek
dardar etmek dır dır etmek
darlanmak canı sıkılmak
davli kütüklerin,uzunlukları 1m den az olmamak üzere baltayla parçalanmış şekli
deremen değirmen
dimari ham meyve
diren yaba
div dev
dizluk uzun erkek donu
doğdi kalın odun parçası
dolama bir çeşit çıban
dolaylık kadınların belden aşağı doladıkları özel dokumadan peştamal
dondarci düğün evinde yemeği yöneten kişi
duğunçi düğün alayı
duvrani yayık
düzenci gelini hazırlayan gün görmüş bilge kadın
ebi öbür,öteki,diğer
ebirini ötekini
ecinli cinli,perili
eğpin çiftlik gübresi
eğratluk imece
eğrelti hayvanların altına serilen bir cins ot
elcan yabancı
elişmek sataşmak
elmağti çarık içine yerleştirilen özel takviye tabanlık
entari fistan,elbise
esçemi iskemle
eserli perili,cinli
eşkin filiz,sürgün
etekluk etek
evlak arazi üzerindeki küçük su kanalı,ark
eyicene iyicene,dikkatlice
falamidi çeyiz sandığı içindeki özel bölüm, çekmece
fanela kollu atlet
farfatara kelebek
favli bir tür siyah üzüm
felan bir çeşit küfür sözcüğü
felemidi iplik sarma tertibatının,çapı küçük olan çarkı
felenk deniz taşıtlarını ,karadan denize indirmede ve çekmede kullanılan kızak elamanı
feli kabak dilimi
feretiko el tezgahlarında dokunmuş keten bez (Rize bezi)
fermene sutyen
fırahti kalın kestane tahtası
filesi hamsili köfte,hamsi köftesi
fitras yeni ,taze ;mısır filizi
fitruka kestanenin toprak içinde filizlenmesi mecazi anlamda gösterişli genç kız
flanbur ıhlamur
foli toprakta oyun oynamak için açılmış ufak çukur
fuçuni saçta kepeklenme
fufudi sivilce
fufuka canı tatlı
furnesi,furnika kavrulmuş mısırın öğütülmesi ile elde edilen un
furtuna fırtına
fuska (likapa) böğürtlen
fuşçi fuyis etmek taze hayvan gübresi
kaçmak
gaganis
tavuk gıdaklaması
gerdel Hayvanların su ve sulu yiyecekleri içmelerinde kullanılan ahşaptan yapılmış büyükçe kap
geyme yastık kılıfı
gogana şeytan uçurtması
golf pantul paçadan dize kadar dar,üstü bol pantolon
gunni kovan
güçükayı şubat
ğağali olgunlaşmamış ceviz
ğalatçi çok iri taneli dolu şeklindeki yağış
ğaloti balgam
ğamis kişilerin birbirine dargın olma hali
ğamlağus taze mısırın kömür ateşinde pişirilmiş şekli ,mısır kebabı
ğanca kene
ğapalamak karıştırmak
ğapsi hamsi balığı
ğapsikoli hamsili ekmek
ğarçi sırık ; herek
ğarğali etmek özellikle henüz olgunlaşmamış cevizi yeşil olan kabuğundan ayıklama işlemi
ğarğaris bağırma,çağırma
ğark kanal
ğaşlak olgunluğa ulaşmamış kişilik
ğaşlanmak aşırı derecede sıcak sıvılar vasıtasıyla meydana gelen yanıklar ;haşlanma
ğaşli sıvı ve içeceklerin aşırı derecede sıcak olması hali
ğatyaluk çöplük
ğavli havlu
ğayat hol,sofa ;odaların açıldığı salon
ğayın çok şiddetli
ğeleke topluluk,toplantı
ğelepi kabağın çekirdeklerinin bulunduğu bölüm
ğep hap
ğerem avlu veya bahçe kapısı
ğezep beddua (bela ,azap)
ğıği çocuk dilinde kötü,pis şey
ğıncili diş eti,damak
ğırz insan gücüyle gerçekleştirilen kazı,hafriyat işi
ğışir olmak değerini yitirecek kadar bollaşmak, enflasyona uğrama
ğızan cimri
ğızar biçki makinesi büyük testere
ğiliça ince,çelimsiz,gelişmemiş,olgunlaşmamış mısır
ğiliya yumuşak.gevşek,kaygan madde
ğirli hile,iyi olmayan
ğoğoli çöp,toz
ğoğolis karma karışık,dolanmış ip
ğoğori baykuş
ğoğovis etmek çömelerek oturma
ğoli kuru toprak parçası,topak
ğopeççi ağzı açık derince kap, kurutulmuş su kabağı
ğopi mısır koçanını saran yapraklar
ğorğorina bir tür küçük kuş
ğorko kaya balığı
ğosti kor
ğoşeti kuru mısır yaprağı
ğotka un,şeker,pirinç,vb gıdaların kaplara doldurulup, boşaltılmasında kullanılan kürek
ğov acele,hemen (bi ğov citta cel)
ğovini almak hevessini almak ,arzusunu gidermek
ğoy üvey
ğuçe huysuzluk
ğuçelenmek huysuzluk etme,öfkelenme,kızma
ğumra kan çıbanı ,şiş
ğutili yavrum,evladım anlamında sevgi ifadesi
ğutimi gırtlak,boğaz
ğutipis yolma ,koparma
habole böyle
habu bu
habura burası
hacika göğsü kırmızı benekli, bir cins küçük kuş
haçan nezaman,niçin
haçanki mademki (Uygurca)
hane hani,nerede,neredesin
haşimdi şimdi
havai başı boş
havu şu (kişi)
hemayile çeşitli amaçlarla zincirle boyna takılan üçgen veya dörtgen şeklindeki takı
hemence bir çeşit bez çanta
hermuk nemli toprak
heseğten sahiden
ikamak yıkamak
ilan yılan
ipranmak yırtılmak,eskimek
ipratmak yırtmak
istavrit eylül
işmar kişiler arasında baş,kaş,göz ve el ile işaretleşme
ka yakınlık ve sevgiyi vurgulama amacıyla kelimelerin sonuna getirilen ek (dayıka gibi)
kadani hediye ,bağış
kadani almak çare olmak
kadi tereyağı muhafazasında kullanılan büyük ahşap kap
kaful dikenlik
kakaçi koyun pisliği
kaleççi boncuk
kalef oyuncak ev
kaleka inek
kalemidi iplik yapımında kullanılan bir tür alet
kalobiya bir cins kuş
kambi filiz
kanci meyve dilimi
kandela musluk,tıpa
kapara bir çeşit raptiye
kapoçi vücutta darbe ezilme sonucunda su toplama ,şişme
karakış aralık
karakoncola haydut ,eşkıya
karamiş karayemiş,
karnali ekmek muhafazası için kullanılan ve tavana asılan sepet /kap
kartuli baca kurumu
karyağana çok sayıda yumurtanın kızgın tereyağında pişirilmesi ile yapılan bir tür omlet
kasarlama ham keten bezinin beyazlatma ve yumuşatma işlemi
kastaniça bir çeşit beyaz kabak
katatori kapı eşiği
katçan işkembe
kavara yellenme
kavrunti taze fasulye veya turşusunun kavrulması ile yapılan bir çeşit yemek.
kaybana istenmeyen ,olumsuz olarak görülen şey
kaytaz şaşı
kehle bit
kerip garip
ketan örümcek ağı
kevi sağlam,dayanıklı
kevret yatak
kılavlamak aleti ince bilemek
kırılıp budanmak bir iş uğruna aşırı derce de yorulurcasına emek vermek
kız çekmek kız kaçırma
kikili harmanın ayıklanması esnasında nadiren rastlanan kırmızı taneli mısır koçanı
kiti yavaş.yavaş.yavaşça vurmak
kiviçi atmaca
koçan çay alım yeri cüzdanı
koçça siğil
koğlidi sümüklü böcek
kokordi fare pisliği
koletçevra kertenkele
koleti dairesel formlu bir peynir,pide çeşidi
koliva kaynatılarak pişirilen mısır
koma uçurum,yar
komar yapraklarını dökmeyen sert dokulu,bir tür bodur ağaç
komri küçük iskemle
komsilama şikayet etme
kongoşi zayıf.sıska bacak derilerinden yapılan çarık tarzlı kaba ayakkabı
konişuk mukavele,sözleşme anlamında ; konuşulan şey
konişuk konuşulan şey ,sözleşme
konsol Rize yöresinde genellikle ceviz ağacından yapılan bir çeşit mobilya
kopali mısır tanelerini döverek,koçanlarından ayıklamada kullanılan kalınca sopa
kopça düğme
kopeli evlilik dışı çocuk, mecazi anlamda sevimli çocuk
koppa şimşir.gürgen ağacından yapılmış kepçe
korbakor hortlak, sevilmeyen kişiler için beddua amaçlı söylenen söz
korkata mısır kırması
korkozan korkak
koruk sulak,otlak
kosi kuluçkaya yatan anaç tavuk
kot özellikle mısır için kullanılan hacimsel tahıl ölçeği ( 5kg)
kot kafa ahmak,aptal
kotça el parmaklarında oluşan bir çeşit siğil
koti kara lahana bitkisinin gövde kısmının özü
kotori kalın kaka
kovermek bırakmak (ya kover beni)
kuci kucaklama,boyuna sarılma
kudika köpek yavrusu
kuka iplik yumağı
kukari meyve toplama esnasında uzak dalları yakına çekmede kullanılan ağaç çengel
kukili bir çeşit başlık
kuku meyve
kukuçi meyve,tohum
kukula yün örme başlık
kukuli meyveleri toplamada kullanılan, çok uzun sapı ve kumaştan kesesi olan gereç
kukuta çay tohumu
kuli iskemle
kuma aynı erkekle evli kadınların birbirine göre konumu
kumbi tomurcuk,genç kız
kumili tepeleme dolu olma hali,yığın
kumişi kestanenin dikenli dış kabuğu
kunci kenevir bitkisinin liflerinden arındıktan sonra geride kalan kurumuş sap bölümü
kupas eğri veya ters yüzey üzerinde durma
kupli asma kilit
kuplika hıçkırık,hıçkırığa tutulma
kupsi taze fasulyenin ayıklanması esnasında çıkarılan bölümleri
kurut topaklar halinde kurutulmuş yoğurt
kuşane altı düz tencere
kuşluk sabah ile öğlen saatleri arasındaki zaman aralığı
kutali dal veya tahtadan yapılmış,mikser işlevli gereç
kutalis oyunda her iki tarafa da yardım eden kişi (yunanca)
kutavi köpek yavrusu
kutis
kutuni taneleri döküldükten sonra mısır koçanın kalan bölümü
kuvari ham incir ,makat
kuyiçça elde taşınabilen küçük saplı sepet
kuyis korku,dehşet içinde haykırma
kuzi şimşir.gürgen ağacından yapılmış kaşık
lağmi çeşitli yeşillikleri pişirip hayvanlara verilen yiyecek
lağmi kafa aptal
lağo mezgit balığı
lağus mısır
lala aptal
langona bir tür zehirsiz yılan
lapara sözüne güvenilmeyen
lapaza deniz sahilerindeki ,büyükçe yassı taş
leğre sini veya benzeri sofra altlığı
lenger yayvan ,kenarları geniş bakır sahan
likapa ormanda yetişen siyah ince taneli yemiş
limas ılıman
livar havuz
liver ateşli silah ,tabanca
livor kuytu yerlerde yetişen bir tür kokulu bitki
lobiya fasulye
lobut saf,aptal
loğa içtten içe yanma
lohti içine ekmek doğranmış bir çeşit lahana yemeği
longoz su içinde kalan alan
mabeyin misafir kabul edilen oturma odası,yan oda
mağanat iğreti olma hali,dayanıklı olmama
maksum bebek
malahtara
maluğ meşale
tıkalı olan yerleri açmada kullanılan çubuk
mamalika bir çeşit hamur yemeği
mamuli diken meyvesi
manca kazan yemekleri veya çorba
manela manivela işlevini gören kalınca sopa
mangana dibek taşı tokmağı
maran yazları yaylalarda ve mezrada ikamet edilen,tek katlı ahşap yığma ev
maraz ruhsal hastalık
marko erkek kedi
maroslanma yaşlanma, tazeliğini yitirme,buruşma
maskara gülünç olan
masti dişi kedi
meğereme meğer
mespabuç kız evinden getirilen hediye ve eşyalar için düğün öncesi düzenlenen tören
metika çelik çomak çubuğu
mikoni açıkta yakılan ateşin yüksek alevi
mile misket
minci çökelek,lor
mişka
miya ısırgan ince bir sinek çeşidi
moli vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişlikler, pişen yemekte oluşan topaklar
momoli böceklere verilen genel ad
mozika kısır inek
muğ çivi
muğlama mısır unu.peynir ve tereyağı ile yapılan bir tür yemek
munciri dudak
murmuris karnından kendi kendine konuşma ,fiskos etme
muşi hayvan tırnağı
mutika alil,özürlü
nağmisa yeni gelin
nalim takunya
nanuris ninni
nayla tahılları rutubet ve farelerden koruyan,sütunlar üzerindeki büyük kiler,ambar
nazara inisiyatif kullanmada aczi yet gösteren kişi
oğtovi ekim
oğuragelmek ineklerin çiftleşme isteği
ola ulan
ovalı genelde çalışmak için komşu illerden (Erzurum,vb) kişiler için kullanılır.
paçariş engel
paçi küçük kız
paçka 10 adet kibrit kutusunu ihtiva eden ambalaj
pafuli patlamış mısır,güzel tombul kız
pali çit yapımında yere çakılan elman,kazık
palsa ot ve benzeri hayvan yiyeceklerini saklandığı barınak,dam
paluze muhallebi
pambuk pamuk
panti hayvan yemliği
papara
papur vapur
parakami
pardi erkek çakal
pasmanika patlamış mısır
patçi yassı,düz
pati kedi,köpek ayağı;küçük tahta mezar tahtası
patiçi uzun ve yassı taze fasulye
patos yassı ,dümdüz
patuli kar yağış şekli
peçibaş saçı dökülmüş veya kel kişiler için kullanılır.
pepeçura üzüm şırası ve mısır ununun birlikte pişirilmesi ile yapılan bir tür tatlı
perçem saç,kakül
peşçir havlu
peşe kaçmak kızın erkeğe kaçması
peşuk beşik
petçare çit
pif kokmak kötü kokmak
pifoli fol,folluk
pileçi ekmek pişirilen keramik kap
pili,pili çocukların banyo yapmasına verilen ad
pisik kedi
pita kısa
pitemi uzun,yarım metrelik uzunluk ölçüsü
podosi nayla direklerine konulan ağaç tekerlek
pormo erken hasat edilen ürün
portağala yeni doğum yapmış ineğin ilk sütü ile yapılan tatlı
posmonika mısır patlağı ,popcorn
pulama un karıştırılarak yapılan hayvan yemeği
puli civciv,yavru kuş
pumburi ısırgan iri.kara sinek
purtili eskimiş,yırtık giysi veya bez parçaları
rağna örümcek
roka mısırın kabuğu soyulmamış koçan hali
rokopi mısır tarlasında ekim sonrası yapılan seyreltme işlemi
sağan bakır tabak
sal hastaların omuzda taşınmasında kullanılan bir çeşit sedye
sayta kemençe yayı ,bir çeşit testere
sebi bebek
sepet baş düşünmeden konuşan kişi
sığna yara izi
sığran ısırgan otu
sifoni su fıskiyesi ,nozul
sipar azman istavrit balığı
sumari geç hasat edilen ürün
sumuş baş ve işaret parmaklarını açılımının oluşturduğu mesafe ,uzunluk
suser kilit
sutli sütlaç
şamata gürültü
şarabaz içinde üzümlerin ezilerek sularının çıkarılıp toplandığı büyükçe havuz
şarambul evin arka cephesine açılan kapısı
şarambula ateş böceği
şarba eşarp
şavata boyun atkısı
şepidi yaban arısı
şıriz etmek ıslık çalmak
şimaliko yağış sonrası oluşan sel suları
şipidik dış mekanlarda ayağa giyilen ,terlik benzeri
şorse sulak otlak
şufer şöfer
tağra özel formlu küçük balta
taka küçük yelkenli
tami küçük bodur ağaç biçimi
taraba tahta perde
tatuli ayak
tavali taze fasulye kavruntusu
tavara insan üzerine çöken ,uykulu hal ,ağırlık ;beceriksiz adam
tavli besili,şişman
temeçi kaburga kemiği
temele evin inşaatı esnasında ocaklık bölümüne yerleştirilen büyükçe blok taş
temre kepek
tentene dantel
tepes kupas tepe taklak
terek raf
tereteli toplanan üzümleri ağaçtan yere indirmede kullanılan,ince uzun sepet
termaşe bir çeşit sitem sözcüğü ,yaramaz
terme yara
teşik yün eğirmede kullanılan bir tür gereç
tırmata ekmek kırıntısı
tiçen diken
timiya nadir bulunan
tirona bir tür kuş
toğli yeni doğmuş erkek sığır
toli topraktaki küçük delikler,çukurlar
toliya düşmek tuzağa düşmek
tolo civciv çıkmayan yumurta
tomari yemeği yapılan geniş yapraklı yabani bitki
tomoni otların,kurutma ve saklanması amacıyla,bir sırık etrafına oluşturdukları yığın
tuçez akıl yoksunu
ula yöreye özgü sesleniş şekli
usti dönmek başı dönmek
uşak erkek çocuk,delikanlı
uya oya
uyma gitmek bir kızın delikanlıya kaçması
uzumayı kasım
varakula balyoz
vika koruma
vu şaşırma ifadesi
yaba ya bak (bak ne oldu
yalağuz yalnız
yaldatmak aldatmak
yane ne sandın?
yangaz yaramaz,haylaz
yansilamak taklit etmek ,alay etmek
yaşik mandalina,portakal gibi meyvelerin nakliyesi esnasında kullanılan tahta ambalaj
yaşmak kenarları süslü baş örtüsü
yegi başlık
yeni yetme genç delikanlı
yeni yetme genç,delikanlı
yeniyıl ocak
yenlik hafif
yesir esir
yırmak ırmak
yuki uyku
yuklamak uyumak
yukli hamile kadın
zatiberi zaten eskiden beri
zibarmak şımarmak
zibartmak fena halde dövmek
zimbilaçi diken filizi
zipka bir tür pantolon
zivori salyangoz ve benzeri deniz hayvanlarının kabukları
zoli kemiğin içindeki ilik
zotozot inadım inat
zutra nadir,az bulunan ;nazlı çocuk.
zuzuli sulak yerlerdeki sarmaşık türü bitki
Kaynak: Rizenin tarihçesi.
SELAM VE DUA İLE
19-Temmuz-2015
Alanya



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.