Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1799
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8252
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 233
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 752
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2001 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (137) | Dış Politika (1548) | Ekonomi (184) | Eğitim (71) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (43) | Adalet (64) | Milli Kültür (261) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (595) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (863) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (433) | Türk Dünyası (709) | Şiir (47) | Sağlık (101) | Diğer (2939) |

Görüş bildirebileceğiniz Milli Kültür konuları
Milli kültürümüzü nasıl geliştirebiliriz? (15)
Toplum giderek dejenere mi oluyor? (8)
Milli Kültür ile ilgili diğer konular (238)


Milli Kültür - Milli kültürümüzü nasıl geliştirebiliriz? konusu hakkında görüşler
Yalçın KOÇAK - (Ziyaretci) 12.1.2015 11:11:34

OSMANLICA-TÜRKÇE-UYDURMACA..

OSMANLICA-TÜRKÇE-UYDURMACA..



Sol görüşlüdür diye okumadığımız 1961 de vefat eden Peyami Safa`nın Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca adlı yaprakları sararmış bir eseri ellerimin arasındaydı; çevirdiğim sayfalarında sanki bugün yazılmış kadar taze bilgiler ve benzer olaylar vardı, yer Cağaloğlu yeni yılın 6 Ocak günü Yenici sahaf dükkanıydı, dışarıda kar yağıyor ve soğuk rüzgar yalazı gibi insanın yüzünü yalıyordu. Fakat bu kitap sanki bugün yeni matbaadan çıkmış gibi sımsıcaktı, ellerim ısınmıştı okuduğum satırları beynime nakşediyordum, adeta kalbimin dilime söylemek emrini verdiği ama dağarcık yetersizliğinden dilimin lâl olduğu konuları eşsiz Türkçesiyle ve bir şairin nesir dizgisiyle ruhuma nakşediyordu Peyami Safa ; ``Dil ve Vatan aynı şeydir. Vatanınıza silahlı bir güç girse savaşırsınız, peki ya dilinizdeki yabancı kelimeler, sokuntular?´´

İşte bize kaybettirilen bir savaşımızın acı faturasını gösteriyordu bu satırlar; Devrimcilik adına. kraldan fazla kralcılık yapan şarlatanların, sabetayların, perunilerin , Gürbüz çocukların, Mustafa Kemal`in yapmak istediğinden ne kadar uzaklara, kel alaka Fikir çoraklıklarına bizi sürüklediğini bu eserde görüyoruz.

Dil bahçemizi, yapma çiçeklerden temizleyelim.

Ne güzel bir ifade; ne güzel bir ideal hakkını helal et Peyami Safa, aynı helalliği; Obskürantizmi, karanlıkçılığı, bilmesinlerciliği öğrendiğim Cemil Meriç rahmetliden de diledim. Sizi bizlere tanıttırmayanlara lanet olsun.

Tasvir-i efkar 1941 `` Kitapçılarımız Osmanlıcadan Türkçeye bir tercüme devri açabilirler. Osmanlıcanın ve Arap harflerinin öldürdüğü kitapları bugünün Türkçesi ve Latin harfleri dirilttiği gün, edebiyat tarihinin bile iyice tasviye edemediği kıymetlerin iyisini, kötüsünden ayıran ihtişamlı ve güzel bir edebi mahşer önünde bulunacağız.´´

Kütüphanelerimizdeki ve Arşivlerimizdeki yazılı vesikaları, kitapları v.s mikro filme almak için milyon dolarlık dövizlerle yabancı teknolojiye destek sağlamış oluyoruz. Oysa çeviri eser sayfası şu kadar kuruş der satın alırsak hem eski Türkçe diriltilir hem de dilimize binlerce öz kelime zenginlik olarak iade edilir, hem de yüzlerce uzman yetiştirilmiş olur, eski Türkçe elif- ba`da değerini bulmuş olur.

Rahmetli Ninem; Kuranı Arapça okurdu ama yazdığı yazıya Arapça alfabe demez eski Türkçe derdi, hadi çıkın işin içinden bakalım.

Evet; Arapça hurufat ile harf sayısının daha fazla olduğu bir Alfabeden bahsediyoruz. Mevla ömür versin Kazım Mirşan hoca gözümüzü açtı Ön Türk tarihi Yenisey yazıtları, Sölgentaş mağarası tamgaları, Urfadaki Göbeklitepe ve 15 bin yıllık Türk alfabesi. Bu tarih batının bize dikte ettirdiği, ezberlettiği dolmalara benzemiyor, ezberler bozuluyor. Ey kardeşler; Ne diyordu Gazi Paşa bizi bırakmayın, Antakya`yı Fransızda koymayın diye ağlayan kızçaya -Kırk asırlık Türk yurdunu ben nasıl bırakırım. Bunun birde devamı var İzmirde Yunanı denize dökünce - Truva`nın intikamını aldık. Şu iki sözden ne anladığınıza bağlı çok sonuç çıkar, zaten bu satırlarda herkese değil, anlayana!

Gagavuzlarla konuşmaktan utanıyorum; Adamlar dilimdeki anlamadığı kelimeleri sorduğu zaman yüzüm kızarıyor hepsi sokuntu sözcükler ya Fransızcadan ya Acem ya Arap dilinden. Dil uzmanlarımız ecdadın nal izlerinin hilal istikametini takip etmeliydiler. Edebiyatçılarımız görüyoruz, hocalarımız kendileri bir şey olamadıkları için hep geçmiş uluları anlatırlar, dilimize bir kelime kazandıramamış edebiyatçının, ömrü bir gün olan kelebekten ne farkı var.

Dil ölmüşse, o kavim, o millet, o ulus; ne dersen de, ölmüştür.

Peyami Safa`nın dediği gibi diyorum `` Bu ölüleri diriltebiliriz.´´ Dilimizi diriltmeliyiz.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.