Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1831
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 10714
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 755
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2053 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (154) | Dış Politika (2257) | Ekonomi (232) | Eğitim (90) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (63) | Adalet (71) | Milli Kültür (514) | Gençlik (27) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (823) | Tarım (146) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (19) | Din (1045) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (13) | Milli Güvenlik (619) | Türk Dünyası (887) | Şiir (75) | Sağlık (185) | Diğer (3420) |

Görüş bildirebileceğiniz Siyasi Partiler ve Siyasetciler konuları
Siyasetçiler nasıl olmalıdır? (41)
Siyasi Partilerimiz nasıl olmalıdır? (27)
Siyasi partiler ve siyasetçiler ile ilgil diğer konular (755)


Siyasi Partiler ve Siyasetciler - Siyasi partiler ve siyasetçiler ile ilgil diğer konular konusu hakkında görüşler
Mustafa Mete İSLAMOĞLU - (Ziyaretci) 1.09.2015 21:46:52

HAYVAN TERBİYESİ Mİ? ÖLÜM CEZASI MI? DEVLET İDARESİ Mİ?


Mustafa Mete İSLÂMOĞLU
YAZIYOR
HAYVAN TERBİYESİ Mİ?
ÖLÜM CEZASI MI?
DEVLET İDARESİ Mİ?


BAŞLARKEN: Bilinmeyen yönleri ve gerçek ruhu ile Siyaset Nedir? Politika Ne demektir? Siyasetçi kimdir? Bu önemli yazıda ``Siyaset´´in bu güne kadar bilinmeyen ve dile gelmeyen geçek yüzü anlatılmaktadır. `` klasik ifade ile güya devlet yönetimi olarak biliriz. Aslında hiçte öyle değil. Bu yanlış ve aldatıcı bilgidir. Siyaset, Arapça kökenli fakat; insan değil At eğitimi, At talimi demektir. Osmanlı devletinde ``siyaset sözü"ceza ve özellikle "ölüm cezası" anlamında kullanılmaktaydı.
Yunanlılar siyaseti, polise veya devlete ait etkinlikler biçiminde olarakta tanımlar.

Siyaset, belli bir toplumda çatışma halinde olan çıkarların uzlaştırılması faaliyetidir. Siyaset Bilimi geçmişte dar anlamda devlet ve iktidar kavramları üzerine araştırmalar yapmaktayken günümüzde, siyasal kararların tahlili, sosyal grupların karar ve etki ilişkilerindeki rolü, siyasal katılma, sosyal yapı ve iktidar ilişkisi, siyasal değişme ve gelişme gibi konuları da ihtiva ettiği (güya) bilinir..
``İŞTE SİYASETİN GİZLENEN YÜZÜ´´
Çalışma alanları ve karşılaştırmalı Siyaset
bizlere bir yönetme sanatı veya (güya) bilimidir, yani siyaset bilimidir diye kitaplarada böyle yazdırdilar. Okurken aldatılmaya başlandık. Böyle bir bilim ve öğreti yoktur. Ama bizimkiler onyda var ettiler. Zira bunu resmileştirmek için ``siyasal bilimler´´ adıyla okullar dahi yaptılar. Yani aldatmayı bilimselleştirdiler.
1-Hükümet/devlet ilişkisinde, tüm icraatları etkileme, değiştirme ve yönlendirmede şahsi menfaatlerini ön planda tutma işidir.DOĞRU
2-Devlet yönetimini vasındaki menfaat paylaşımını eya kontrolü ele geçirme ve elde tutma bilgisi veya sanatıdır. DOĞRU
3- Bireyler ve gruplar arasında güç ve liderlikle ilgili olan menfaat ve çıkar rekabetidir. DOĞRU
4-Bir takım maharetler hünerler ve ihanetlerle dürüst ve ahlaki olmayan şekilde uygulamalarla karakterize edilen etkinliklerdir. DOĞRU
5-Bir toplumda yaşayan insanlar arasındaki ilişkiler karmaşasında şahsi ailevi ve yakınları kalkındırma oyunlarının toplamıdır. DOĞRU
6-Yaşanılan zaman veya gelecek için kararlar almak ve uygulamak için koşullar ve verilerin ışığında alternatifler arasından seçilen eylem veya eylemleri ortaya koymak, belirlenen yöntem veya biçimlerde makam ve mevki hevesiyie devletin kasasından kişisel zenginlik sağlamaktır. DOĞRU
7-Özellikle bir devlet organının uygulanabilir icraat ve genel amaçlarını ana hatlarıyla kendi kişisel çıkarları için yüksek düzeyli planlardır. DOĞRU.
SİYASETÇİ KİMDİR?
Karşısındakinin duygularını okşayarak çıkar sağlayan (kimse), siyasetçidir. Bunun başka bir izahı yoktur.
``SİYASET ve SİYASETÇİNİN düşnür ve ünlülerce tanımı´´
Siyaset; doğru hayaller üzerine söylenen, yalanlardan oluşur. (Algemon Sydney)
Politikanın girdiği yere, iki yüzlülük de girer. (William Pitt)
Politikanın girdiği yere iki yüzlülükte girer. (R.N.Evrimer).
Siyaset hainlerin dürüst gözüktüğü sahnedir. (R. Kntr).
Siyasetçiyi antipatik kılan şey üstüne dökülen takvim yapraklarıdır.(Montesguieu)
Politikanın sizi götürdüğü yere gitmeyin, patika olmayan yerde yürüyün.
Partiler gemideki yolculara benzerler, eğer gemiyi devirecek olurlarsa hepsi de yok olacaklardır.
Siyasetle ahlak-ı ayıranlar ikisindende birşey anlamamışlar demektir. (John Morley)
Siyaset, başkalarına sezdirmeden değişme sanatıdır.(Andre Malraux)
Siyasetçi bir cambazdır. Dengesini, söylediklerinin tersini yaparak bulur.(Maurice Belles)
Bir Siyasetçi gelecek seçimi, bir devlet adamı gelecek kuşağı düşünür.(James F. Clarke)
Bazı ahlaksız siyasetçiler hapishaneye, bazılarıda meclise girer ikiside aynı şey((James F. Clarke) ve daha yüzlercesi siyasetin vesiyasetçinin iç yüzünü bilinmeyenlerini böyle dile getirmiştir. Bana göre ise siyaset ihanetti


Siyaset güncel sözlükte: Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış diye açıklanmakta ve burda da bütün kapılar kapatılarak delilleştirilmiştir. kökenbilimsel ( ne demekde) sözlükte: Arapça siy&257;sa s&257;sa&8201; seyislik, at bakıcılığı, demektir. Yani buna göre insanlar hayvan yerine konmaktadır. Bu hayvan bakıcılığına oy veren insanları bağlayıcı olması için işe devlet yönetme, yönetimi ifadesi kullanılmaktadır. Politika güncel sözlükte 1. Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü diye tanımlanarak sözlüklerle bile aldatma yollarıyla vatandaşa söz hakkı bırakılmamıştır. .
SİYESETİN SAKLANAN YÜZÜ:
Davranış biçimi, düşünce yapısı ile Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanarak çeşitli yollarla işini yürütme sanatıdır. Bizim millet olarak inandığımız anlayış hizmet etme aracı idi. Fakat hep yanlış ezberlediğimizden yıllardır bu anlayışla aldatılmamız kronikleşti. Umarım bu yazıyı okuyanların akılları bizda olsa başlarına gelir.
SİYASETİN DOĞUŞ ve ALGILANIŞI
Siyaset sözcüğü 14. yüzyıldan sonra kullanılmaya başlandi.. Eş anlamlısı olan politika sözcüğü ise 20. Yüzyıl başlarında yaygınlaştı. ``siyaset´´ Genel ifadeyle, insanları yurttaşlık düzeyinde etkilemektir, denilebilir. Eski Yunan`daki ilk demokrasilerden beri anlam genişlemesine uğramıştır. Hükümet uygulamalarını yürütmek, bir topluluğun kontrol ve ikna edilmesi ya da herhangi bir konuda uzlaşma ve yürütme çabaları anlamına gelebilmektedir. Sözcük Antik Yunan`da kullanılsa da modern zamanlara dek dünyada bir anlam ifade etmiyordu. Mutlak monarşiler hüküm sürmekteydi. Politika denen, halkı etkileme, idare etme çalışması krallıklar altında pek görülmezdi. Yunan ve Roma devletlerinde kısmen görülmüş ardından ancak yakın çağda Avrupa`nın mutlaki monarşileri sarsıldığında ortaya çıkmıştır. Bunları tarih adıyla hep çarpıtarak anlattılar ve okuyarak aldattılar.
Önceleri bir kral anlayışı vardı ve zamanla sarsılmıştı. Eskiden tanrı olarak görülen krallar Fransız Devrimi gibi isyan hareketleri ile dünya çapında tepki almaktaydılar. Dünya birbirinden haberdar oluyor, kültür birikimi, her ne kadar krallar istemese de, insanlara özgürlüğü salık veriyordu. Bunun üzerine insanları ikna ve kontrol çabaları doğdu. Demokrasiye doğru uzun ve acılı süreçler yaşandı. Halk iradesi yönetimde belirmeye başladığından beri politika anahtar öge oldu. İnsanlar kendilerinin temsil edildiğini sanarak bazı ahlaksızlığını gizleyen kimselere güvendiler. Haklarını vekaleten politikacılara teslim ettiler.
Bazen politikacılar gerçekten de halkı temsil etmiştir. Ancak demokrasinin çağdaş toplumda çok yeni bir olgu olduğunu ve binlerce yıllık iktidar algısını unutmamak gerekir. Dünyada demokrasinin çoğunluğa ulaşması ancak 2. Dünya Savaşı sonrasıdır. Bu zamana dek politikacılar büyük güçler arasındaki elçilerdi. Dünya için en fazla 50 yıllık bir demokrasi geleneğinden söz edilebilir. Dolayısıyla da bir o kadar meşru politika tarihi söz konusudur. Unutmamak gerekir ki ``kapital´´ yani büyük sermaye, zenginlik, binlerce yıldır insanlara hükmetmektedir. Devlet de böyle bir hükmün aracıdır.
``POLİTİKANIN BİLİNMEYEN SURATI´´
Politika da en fazla ``halkı oyalayanlar´´ anlamına gelir. Zira siyasetçilik: bir meslek falan değildir. Gülerek söylenen inandırıcı yalanların harman olduğu ve insanların derinden aldatıldığı bir yoldur. Bir anlamda rütbe ya da ele geçirilen bir pozisyondur. Halbuki halkı temsil edenlerin mevki ya da mal kaygısı olmamalıdır. Bu, insanlığı, yani kendini ilgilendiren bir meseledir. Bireyi yücelten bir siyasetçilik, temsil amacına aykırıdır. Bugünkü anlamda siyaset ancak bir paravandır. Kişilerin şahsını tatmin ettiği bir araçtır. Gerçek bir politikada- devlet yönetiminde- halkın temsili önemlidir. Kişilik artık orada bitmiştir. Halbuki günümüzde politikacılar isim, mevki şan, şöhret için yola çıkmaktadır.
İçimizde yalnızca halkı temsil etmek ve hiçbir beklenti olmadan yok olmak isteyenler vardır. Bir kişi olacağına binler olmak isteyen fedakar insanlar mevcuttur. Bunlar şu an yazarlık, sanatçılık, eğitimcilik ya da işsizlik yapıp önemsiz insanlar olmaya çalışıyorlar. Önemli olmak kötü düzende kötü olmak anlamına geldiğinden insanın güzel tarafları hiçbir şey olmaya çalışır. İçimizde başbakan, cumhurbaşkanı olacak iyi insanlar yok mudur? Elbette vardır. Binlercesi her gün gördüğümüz insanlar arasındadır. Ancak politika algısı değişmedikçe yerlerine ulaşmayacaktır. Öncelikle politikacı denen dolandırıcı takımının maskesinin düşmesi gerekir. Politikacıların güç peşindeki simsarlar olduğunu gören halk, olması gerekeni fark edecektir. Aramızda hiçbir şey olmaya çalışan insanlar o zaman bizi temsil edebilir. Elinde sadece hayatı olan ve milyonlarcasına hayatını verebilen kimseler yönetimde yer alabilir. Böylelikle onlar birkaç kişilik ailede var olmayacaklardır, onlar milyonlarca çocuğa sahiptir. İki çocuğun değil, bir milletin babaları olacaklardır. Politika böyle olmalıdır.
Siyaset nedir, Siyasetçi kimdir? Sorusuna birlikte cevap arayalım.
Ülkemizde siyaset işini yapanların çoğunluğunun siyasetteki davranışları, duruşları nasıl vukuu buluyor?
Sokaktaki vatandaşımız siyasete nasıl bakıyor? Siyasetten ve siyasetçiden ne bekliyor? İnsanlar siyasete neden girmek istiyorlar? Tersten bakalım, İnsanlar siyasetten neden kaçıyorlar?
Önceden şunu söyleyeyim; burada ifade edeceğim görüşlerin siyasetin ve her siyasetle uğraşan için de bir genelleme olamayacağını, bunların aksine güzelliklerin de var olduğunu baştan belirtmek istiyorum.
Siyaset, en genel anlamıyla, bir arada toplum olarak yaşayabilmemiz için ileri sürülen fikirlerin girişilen eylemlerin toplamıdır. İnsan doğada birey halinde değil de topluluklar halinde sosyal varlıklar olarak yaşadığından ve bu yaşam tarzının yönetilme gerekliliğinden dolayı siyaset vardır.
Siyaset doğası gereği karşılıklı çıkarların çatıştığı bir ortamdır. Farklılık ve çok sesliliğin olmadığı yerde siyasetten bahsedilemez.
Çok sesliliğin olması demek ortada ``demokrasi´´ nin olduğu anlamına gelmez. Bir diktatörün olduğu yerde de siyaset vardır ona muhalif olanlar kendi aralarında da olsa siyasal eylem planlarına girişebilirler ve fikir yürütebilirler.
Siyasetin olmadığı nokta tam tahakküm ilişkilerinin mutlak olduğu yerde geçerlidir. Tarihte böyle dönemler bire bir asla yaşanmamıştır, ama kimi tarihsel dönemlerde bu mutlak güce (totaliter güce) yakınlaşma olmuştur. Nazi Almanyası bu dönemlerden biri olarak gösterilebilir.
VE... ``TÜRKİYE`DE SİYASET´´
Bizim Ülkemizde siyasete daha net bir tanım getirirsek, siyaseti yöneten ve yönetilen ilişkileri, yani iktidar ilişkileri olarak ele aldığımızda. ``SİYASET= REZALET ve İHANETTİR´´ bizde siyasete pejoratif bir tanım biçilir. Özellikle siyaset gençleri etkisi altına alan bir öcü olarak karşımıza çıktı. Bu sorumsuz sınırsız, ahlaksız, hayasız, vicdansız, ``SIZ OĞLU SIZ´´ larla. Siyaset bizim halkımızca kötü kabul edilmiştir! Çünkü siyasi hayatımızın çalkantılı yılları gerçekten de halkımız üzerinde olumlu bir etki bırakmamıştır. Siyaset bu ülke insanını yoksulluğa yolsuzluğa hatta açlığa mahkûm etmiştir. İnsanımız siyaseti hep sağ ile solun çatışması olarak beynine yazdı.
Bugün bile ülkemizin insanlarına siyasetin ne olduğu sorulduğunda cevap hazırdır: ``Kötülük, çatışma, yorucu bir yaşam perdesi.`` Siyasetin ülkemizde ahlakına uygun tanım bulmaması bizim önümüzde bir engel midir? Siyasetin tanımına göre siyaset inşa eden toplumlarda siyaset ne derece sağlıklıdır? İşte bu soruların çıkış noktası olarak ülkemizde siyasetin daha da sağlıklı bir biçimde algılanması sağlanmalıdır. Zira ülkemiz insanları siyaseti kirli bir kelime olarak görmekten ileri gidemeyecektir.
TÜRKİYEDE SİYASETÇİ NASIL TANINIR?
Bizde İyi Siyasetçi olmanın dört şartı vardır.
Birinci koşul: Lidere yalakalık konusunda sınır tanımamaktır. Alçak namussuz hainde olsa. Lideriniz dünyanın en namuslu, en akıllı, en dürüst ve en başarılı kişisidir. Başında bulunduğu ve sizin de mensup olduğunuz partiyi ülkedeki 1.parti konumundan, Meclis dışında kalacak düzeye bile düşürmüş olsa, bu, onun başarılarına karşı iç ve dış düşmanların ihanetleri sonunda ortaya çıkmış olan, yani, iç ve dış konjektörün ürettiği bir sonuçtur. Sakın bu konuda liderinize toz kondurmayın. Onu eleştirenleri geri zekâlılıkla ve hainlikle suçlayın. Yönetimde bulunduğu sırada yolsuzluk yaparken suçüstü bile yakalanmış olsa, bunu ona karşı düzenlenmiş olan bir komploya bağlayın. Asla namusu ve dürüstlüğü konusunda kimseye ödün vermeyin. Olmalıdır. Şu rezilliğe bakın...

İkinci koşul: Soyut bir seçmen dalkavukluğudur. Seçmen, aynen müşteri gibi her zaman haklıdır, bunu asla unutmayın. Zaman zaman ``Benim memurum işini bilir,´´ ya da ``Ben Müslüman`ın zengin olanını severim,´´ gibi ifadelerle onlara yol gösterin. Yalnız, bunu yaparken soyut düzeyde kalmaya ve somut olarak kimseyle ilişki kurmamaya dikkat edin, sakın en büyük payı almadan, kimseye yararınız dokunmasın.

Üçüncü koşul: Somut çıkarları, size bu çıkarları sağlayanlarla paylaşmaktır. Sakın aç gözlü olmayın. Rüşvet ve yolsuzluk kazançlarınızı tek başınıza cebinize atmaya kalkışmayın. Bu avantaları hem sizin bunları kazanmanıza göz yuman, hatta sizi bunları kazanacak düzeye getiren üstlerinizle, hem de bu tezgâhları kurmanıza yardımcı olan yandaşlarınızla paylaşın. Unutmayın, bütün yolsuzluklar, paylaşma aşamasındaki anlaşmazlıklardan dolayı dışarı sızar.

Dördüncü koşul: Sorun çözmek yerine, sorun üretmektir. Aslında bu son koşul başarılı bir politikacı olmanın en önemli öğesidir. Esas başarı, sorun çözmekle görevli olan politikacıların, sorun çözer gibi görünüp sorun üretebilmeleridir.
Halk, yani, seçmen kızsa da bunun bir önemi yoktur. Çünkü sizin bir dahaki seçimlerde seçilip seçilemeyeceğinize seçmen değil, lideriniz karar verecektir. `` bu milletin iradesine yapılan büyük bir alçaklıktır. Millet iradesini hiçe saymaktır. Utanmadan da demokrasiden şnsan haklarından bahsederler.
SORUYORUM?
Bunun neresi halkın seçimi? Neresi demokrasi? Neresi sosyal hukuk sistemi? Neresi adalet anlayışı? Neresi Müslüman inanışı? Neresi laik luik sistem? Neresi hür irade seçimi? Neresi özgürlükçülük? Neresi vizdan ve Allah inancı? Neresi vatan millet sevdas? Neresi milliyetçilik? Neresinde tarihine ecdadına geleceğine saygı. Gerisini siz doldurun...
Bunların hepsi katıksız aldatmacalarlarla dolu fırsatı ganimet bilme oyunlarıdır...
NAMDAR: Rahmi KARATAY bir şiirinde
FIRSATI İYİ KOLLA,OLMA SAKIN DANGALAK,
YE, İÇ, KEYFİNE BAK, GÜLEREK, OYNAYARAK;
SONRA SENİ ALMAZLAR, HİÇ BİR YERE ÇİĞ DİYE
GEÇTİ BOR`UN PAZAR, SÜR EŞŞEĞİ NİĞDE`YE
Demekteydi. Bunlarda fırsatı iyi kollamak için vatana hizmet millete müreffeh hayat verme vaatleriyle birbirlerini yemektedirler. Yalan küllen yalan işin özü kendi menfaatlerinin mücadelsidir. Olan hep vatandaşa ve Vatan-a olmaktan öteye gitmemektedir. Dürüst, temiz, ALLAH`ından korkan kulundan haya edenlerin artık sesi çıkmaz oldu.
İşte günümzdeki
``SİYASET ve SİYASETÇİNİN ÖZÜ BUNLARDIR. Önümüze bir sandık daha koyacaklar ve aynı terane dilencilikleri başlayacak. Oy dilenecekler bu sefer dilenenleri kovmasını bilmezsen onlar seni fırsat ellerine geçer geçmez kovacaklar. İstersen uyumaya devam et TÜRKİYE
01-Eylül-2015
ALANYA
Kaynak: .M. Mete İslamoğlu.(Türk ve İslam alemine ihanetler) S.211-213-2007 Erdemli.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.