Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1794
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8171
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 233
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 752
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2000 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (137) | Dış Politika (1522) | Ekonomi (181) | Eğitim (70) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (38) | Adalet (64) | Milli Kültür (255) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (593) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (858) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (424) | Türk Dünyası (698) | Şiir (47) | Sağlık (100) | Diğer (2927) |

Görüş bildirebileceğiniz Siyasi Partiler ve Siyasetciler konuları
Siyasetçiler nasıl olmalıdır? (42)
Siyasi Partilerimiz nasıl olmalıdır? (26)
Siyasi partiler ve siyasetçiler ile ilgil diğer konular (525)


Siyasi Partiler ve Siyasetciler - Siyasi partiler ve siyasetçiler ile ilgil diğer konular konusu hakkında görüşler
Mehmet KOÇAK - (Ziyaretci) 8.12.2018 11:11:01

Kılıçdaroğlu`nu davet eden, o vakıf ve o kişiler&8230;


Kılıçdaroğlu`nu davet eden, o vakıf ve o kişiler&8230;


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), ülkemiz seçim sath-ı mâili sürecine girdiği bir dönemde HDP eski eş başkanı Selahattin Demirtaş ile alakalı olarak içişlerimize ve bağımsız Türk yargısına müdahale eder şekilde bir karar almıştı. Türk hükümeti bu kararın hukuki değil siyasi olduğunu belirterek yok hükmünde olduğunu ilan etmişti.
Bu karara alkış tutan ise HDP dışında sadece ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu olmuştu. Bu karar tartışılırken bu sefer karara alkış tutan sayın Kılıçdaroğlu, bir Alman vakfı ve çeşitli partilerden oldukları halde &8216;Türkiye karşıtı eylem ve söylemleriyle bilinen` bir grup milletvekili tarafından Almanya`ya davet edildi.
Ülkemizin bütünlüğü ve milletimizin birliğine kasteden bu çevrelerle yakınlığı bilinen ve onların politikalarına çanak tutan Kılıçdaroğlu, Alman vakıf siyasilerinin buözel davetine icabet etmiştir.
Davet sebebini anlamak için öncelikle, zamanlama bakımından olduğu kadar bu vakıf ve davet edenlerin kimler olduklarını ve Türkiye ile münasebetlerine bir bakalım.
Ben, 35 yıl NATO merkezi ve AB`nin başkenti kabul edilen Brüksel ve Avrupa Parlamentosu`nun (AP) bulunduğu Strazburg başta olmak üzere Avrupa başkentlerindeki siyasi kulislerde mesleğini icra eden bir gazeteci olarak bulundum.
Davet eden Friedrich Ebert Vakfı`dır. Kılıçdaroğlu`nu davet eden bu vakıf ve buluştuğu sözüm ona Sosyal Demokrat siyasiler ve milletvekillerini de yakinen tanır ve bilirim.
Şimdiye kadarki faaliyetlerinde, Türkiye`de demokratikleşme, teröre karşı mücadele ve Türkiye`nin kalkınması ile AB`ye tam üyelik gibi önemli konularda Türkiye`ye ve Türk milletine destek mahiyetinde hiçbir faaliyetine rastlamadım. Veya bu kişiler ve bu vakıfın, Almanya`daki Türk Toplumunu hedef alan ırkçı saldırılar ve Türk-İslam karşıtı eylemler ile karalama kampanyalarını kınayan bir açıklamalarına da şahit olmadım.
Ancak bu vakıf ve farklı partilerden milletvekili, sivil toplum örgütü mensubu ile gazeteci bozuntularından oluşan o kişiler, her alanda kalkınmış ve sorunlarını çözen, küresel ve bölgesel düzeyde sözü dinlenen itibarlı güçlü bir Türkiye istemeyen açıklamaları ve aleyhteki faaliyetlerinden haberdarım.
Beni şaşırtan o dış güç odakların faaliyetleri değildir. Zira onlar ve onların faaliyetleri tarih boyu devam etti, ediyor.
Beni meraklandıran bu vakıf ve farklı görüşlerine rağmen Türkiye düşmanlığını ortak görüş olarak benimseyen bu çevrelerin CHP gibi ana muhalefet partisini davet etmiş olmalarıdır.
Beni üzen ve düşündüren bir diğer husus ise ülkemiz yönetiminin meşru sahibi olmayı hedefleyen ana muhalefet partisi CHP`nin genel başkanı Kılıçdaroğlu`nun bu şer güçlerinin öncüleriyle bir araya gelmesidir.
Bütün bunların yanında, görüşme ve buluşmaların büyük bir kısmının basına kapalı yapılmış olması düşündürücüdür.
Çünkü bu kişiler, kısa bir zaman önce PKK`nın aranan teröristleriyle PKK terör örgütünü temsil eden sembollerin yer aldığı paçavralarla Avrupa Parlamentosu`nda gösteri yapan Türk düşmanlarıdır.
Yine bu örgütlü ihanet yapının mensupları olan milletvekilleri olarak, ``PKK, terör örgütü değil, Kürt halkının kurtuluşu için savaş veren bir örgüttür´´, ``mensupları terörist değil, kurtuluş örgütünün militanları ve savaşçılarıdır´´ bildirisine imza koyanlardır.
Her fırsatta, PKK terör örgütünün AB terör listesinden çıkarılması için siyasi faaliyet gösteren bu kişiler faklı partilerden milletvekili seçilmiş olmalarına rağmen &8216;Türkiye karşıtı` çeşitli vakıf ve örgütün mensuplarıdır.
O hadsizleri biliyor ve tanıyorum, benim merak ettiğim onlarla buluşan Kılıçdaroğlu`nun kime hizmet ettiğidir.
Şunu herkes bilsin ki; dışarından rotası belirlenen hiçbir siyasi harekete ve siyasi lidere bu millet bu ülkeyi teslim etmedi etmez.
&8230;. Ve unutulmasın ki; gizli ve karanlık ilişkiler peşinde olanlar değil, milletiyle hemhal olanlar takdir görmüştür ve de görmektedir.
GERÇEK CHP`LİLER PARTİLERİNE SAHİP ÇIKMALI
Türkiye tarafından arandığı halde uşaklığını yaptıkları ülkeleri sığınma limanı olarak seçen bölücü hainlerin ülkemiz aleyhinde sürdürdükleri faaliyetleri, CHP lideri Kılıçdaroğlu ve heyeti ile buluşan o vakıf ve o milletvekilleri tarafından desteklenmektedir.
M. Kemal Paşa`nın partisi ve ilk genel başkanı olduğu CHP`nin temsilcisi Kılıçdaroğlu`nun bu şer ittifakı mensuplarıyla buluşup poz vermesi hem utançtır hem de milletimize, ülkemize yapılabilecek en büyük ihanettir.
Eğer, ülkemizi ve milletimizi tehdit eden bölücü ihanet vakıfları ve bölücü ihanete destek veren kişilerle bir araya gelmekten çekinmiyor ise, benim de o kişiye ve heyetine ``tasman ve tasmanız kimin elinde?´´ sonra hakkım vardır.
Açık ifade ediyorum: Bunlar asla Mustafa Kemal`in değil, bölücü ihaneti destekleyen dış mahfili şer güçlerinin askerleridir.
O ve onlar Atatürk`ün partisini temsil edemedi, edemiyor.
Gerçek CHP`liler bu ihaneti gömeli ve partilerine sahip çıkmalıdır.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.