Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1829
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 9745
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 755
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2037 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (149) | Dış Politika (1922) | Ekonomi (224) | Eğitim (86) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (59) | Adalet (71) | Milli Kültür (405) | Gençlik (25) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (725) | Tarım (139) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (16) | Din (981) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (569) | Türk Dünyası (820) | Şiir (61) | Sağlık (174) | Diğer (3234) |

Görüş bildirebileceğiniz Siyasi Partiler ve Siyasetciler konuları
Siyasetçiler nasıl olmalıdır? (42)
Siyasi Partilerimiz nasıl olmalıdır? (27)
Siyasi partiler ve siyasetçiler ile ilgil diğer konular (656)


Siyasi Partiler ve Siyasetciler - Siyasi partiler ve siyasetçiler ile ilgil diğer konular konusu hakkında görüşler
Mustafa Mete İSLAMOĞLU - (Ziyaretci) 7.03.2014 11:25:47

SATILIK İKTİDAR

Mustafa Mete İSLAMOĞLU
_________ YAZIYOR ______
SATILIK İKTİDAR
İĞRENÇ MUHALEFET
Türkiye sancılı, Ortadoğu sancılı, Dünya sancılı! Peki ama neden? İnsanlık, inanca bağlı iktidarı; bütün ortaçağ boyunca yaşadı. İktidar; din adamlarıyla ittifak eden toprak sahiplerinin elindeydi.
Köleliğe mahkûm edilen köylüler için yöneticiye itaat, Tanrı`ya itaat etmenin önkoşuluydu.
Avrupa feodalitesindeki toprak sahipliği, krala ya da imparatora kadar giden bir asilzadelik hiyerarşisi ile belirlenirken, Osmanlı`da mülk, sultana sadakat gösterenlerin elindeydi.
Gerek Hıristiyan Avrupa`da gerek Müslüman Osmanlı`da, gerek Budist Hindistan ve Çin`de iktidarın halka benimsetilmesinin ana yöntemi din, mezhep, yani inançtı.
BU BÖLÜMÜ DİKKATLE GEÇİNİZ!
Din, inanç işin içine girince, din adamları, ruhban sınıfı da iktidara ortak oluyordu. İktidardaki din adamı-toprak ağası ilişkisi çok karmaşık bir nitelikteydi.
Avrupa`da kralları, imparatorları aforoz edip yalın ayak huzuruna getirten papalar, papaları dinlemeyip kendi kiliselerini kuran krallar da oldu.

Osmanlı`da da kimi zaman padişahlar şeyhülislamı idam ettirmiş, kimi zaman da şeyhülislamlar padişahı tahttan indirmiştir.
İslam dünyasının demokrasiye geçişindeki yapısal engeller doğru bilinmelidir.
Çağdaş demokrasilerle Ortadoğu demokrasisinin farkı; para ve iktidar ilişkisi farkıdır.
Batı`da iktidar parayla satın alınır. Ortadoğu`da iktidar para kazanmak için kullanılır.
Demokrasinin temel sorunu; iktidar yoluyla zenginleşme, yeni zengin yaratma, adam kayırma ve yolsuzluk yapmanın meşru kabul edilmesidir.
Modernleşme ve küreselleşme süreçlerinin etkileri; demokratikleşme sorunlarının çözümüne yardımcı olamamaktadır.
Kimi zaman tam tersine sonuçlar verir.
Egemenlik kurma gücü; yeni metotlarla büyük ölçüde artmıştır. Otoriter yönetim felsefesi; otoriter ideolojilerle güçlendirilmiş ve keskinleştirilmiştir.
Otoriter ideolojiler; bir yandan liderlerin ve yöneticilerin yaptıklarına meşruiyet kazandırırken, öte yandan halkı fanatize eder.
Çıkarcı ideoloji; ben ve öteki ayrıştırması ile kural tanımazlığı esas alır. Gözlemler ve saptamaları herkes yapar. Ama bunları, ne derece doğru, ne ölçüde tutarlı görür, ne kapsamda benimser? Karşılaşılan sorunların temelinde inancın; ne kadar etkili olduğu anlaşılmalıdır.
İnsanlar sıkışınca; işi, alay etme, ciddiye almama ile sulandırma yolunu seçerler.Bir yanda sahip olunan inanç, düşünceye atfettiğimiz kutsal değerler, öte yanda mülkiyet hırsı, çevre ile yarış, sahiplenme dürtüsü, cinsel güdüler ile şekillenen yaşam!Tarih buyunca her insan her toplum değişim ve dönüşüm sancılarını her zaman çekmiştir.
Eğitim, sağlık, güvenlik, beslenme, açlık, sefalet ve çevre sorunları, terör, ideolojik ve çıkar amaçlı savaşlar, sömürüye bağlı geri kalmışlık ve haksızlıklar bu sancıların sonucudur.
Belli kimliklerin sosyal bir olgu olarak ayrıştırıcı özelliklerini değil, bunların tanımlayıcı ve gerçekliklerin birleştirici özelliğini esas alarak bu sorunlar çözülebilir.
Bu sorunların şiddete, baskıya, kalıcı kin ve nefrete dönüşmesi birlikte engellenebilir. Siyasetçiler, aydınlar, akademisyenler, gazeteciler; çıkarcı siyasetin gerilimlerine alet olmayı reddederek sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel, dini sorunların çözümüne katkı sağlamalıdır.
Aydınlanmaya kapalı çıkarcı kişiye, ne söylersen tesir edemezsin. Dogmatik inanç ve düşünce ve yaşam bakışı ile biat algısı ile sorgulamayan, aydınlanamayan, insan olduğunun farkına vardırılmayan cahilleştirilen insanlar aydınlatılmalıdırlar.
Kindar insan, insan olma yüceliğine erememiş varlıktır.
BİR İNSAN KÖTÜLÜK DÜŞÜNMEYE BAŞLADIĞI ZAMAN ,
ÖNCE KENDİNE KÖTÜLÜK ETMEYE BAŞLAR.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.