Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1825
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 9206
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 755
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2021 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (142) | Dış Politika (1796) | Ekonomi (203) | Eğitim (80) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (50) | Adalet (70) | Milli Kültür (330) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (666) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (15) | Din (957) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (519) | Türk Dünyası (776) | Şiir (57) | Sağlık (160) | Diğer (3141) |

Görüş bildirebileceğiniz Tarım konuları
Ülkemizde tarımın durumu nedir ve nasıl olmalıdır? (57)
Tarım ile ilgili diğer konular (80)


Tarım - Ülkemizde tarımın durumu nedir ve nasıl olmalıdır? konusu hakkında görüşler
Çapar KANAT - (Ziyaretci) 10.7.2011 13:15:44

61.HÜKÜMET PROGRAMINDA SÜT VE ET

61. Hükümet Programı`nı TBMM`de okuyan Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın hayvancılık sektörü için en önemli gördüğümüz husus süte müdahale mekanizmaları oluşturulacağını söylemesiydi ve yüreklere su serpti. Hayvancılık çevreleri, çiğ süt-damızlık üreticileri umarız ki hayal kırıklığına uğramaz!

Tarımda hedefleri dile getiren Sayın Başbakan; Türkiye`de 5.8 milyon insanın geçimini tarımdan sağladığına dikkat çeken Başbakan Erdoğan, tarım ve hayvancılık alanında belirlenen bazı hedefleri ise, ``Önümüzdeki dönemde su kaynağı sorunu yaşanan alanlardaki rehabilitasyona ihtiyaç duyulan sulama tesislerinin modernizasyonunu gerçekleştireceğiz. Sulamada tasarruf sağlayacak ve toprağı koruyacak modern teknolojilerin kullanımına verdiğimiz desteği arttırarak devam ettireceğiz. Su kaynaklarının etkin kullanımı ve korunması için bütüncül su kaynakları yönetimi modelini gerçekleştireceğiz. Arazilerin miras yoluyla bölünmesinin önüne geçmek amacıyla başlattığımız yasal ve yapısal değişiklikleri sonlandıracağız. 450 bin hektardan 3 milyon hektarın üzerinde çıkardığımız parçalı arazilerin toplulaştırılmasına devam edeceğiz. Et ve süt başta olmak üzere tarım ürünlerinde fiyat dalgalanmalarının olumsuz etkisinin ortadan kaldırılması ve ürün arzı ile çiftçi gelirlerinde istikrar sağlanmasına yönelik piyasa düzenleme mekanizmaları oluşturacağız. Yeni Hal Yasası uygulamaya konarak sebze ve meyve ticaretinde tarladan sofraya izlenebilirliği sağlayacak, toptancı halleri ile Pazar yerlerini modern bir altyapıya kavuşturacağız´´ şeklinde sıraladı.

&8216;` Et ve süt başta olmak üzere tarım ürünlerinde fiyat dalgalanmalarının olumsuz etkisinin ortadan kaldırılması ve ürün arzı ile çiftçi gelirlerinde istikrar sağlanmasına yönelik piyasa düzenleme mekanizmaları oluşturacağız.`` İfadesinde Ulusal Süt Konseyi`nin piyasa düzenleme işlevini yerine getiremediğinin artık en üst düzeyde siyasilerimiz ce de anlaşılmış olduğunu görmekteyiz. Bilhassa et ve sütte piyasa düzenleme mekanizmalarının çerçevesinin kanunla düzenlenmesinin uygun olacağı kanaatindeyiz. Düzenlenecek kanun tasarısında Rekabet Kanunu ile de ilişkilendirilip et ve çiğ sütte rekabet kanuna aykırı iş ve işlemlerin para cezası (ekonomik suçlar) kapsamından çıkarılarak &8216;` ağır ceza ve yüz kızartıcı suçlar `` kapsamına alınmalıdır.

Tarım ürünlerinden tahıllarda Toprak Mahsülleri ofisi, fındıkta fıskobirlik veya TMO, pamukta Çukobirlik, Tarişbirlik gibi birliklere kimi zaman piyasa düzenleyiciliği görevleri yüklenebilirken çiğ süt piyasa düzenleyiciliğinde Süt Endüstrisi Kurumunun kapatılması, etde de Et Balık Kurumu`nun kadük hale getirilmesinden bu yana kaos vardır.

Süt ve Süt Ürünleri Dünya`da ekmekten sonra ikinci stratejik bir ürün kabul edilmektedir. Şimdiki çocukların, gençlerin, hepimizin ve gelecek nesillerin sağlıklı birey olabilmelerinde süt ve süt ürünleri, et ile beslenmenin büyük önemi vardır. Ülkemizde ekmek tüketimi oldukça yüksek iken et tüketimi gelişmiş ülkeler sıralamasının oldukça altındadır!

SEK` kapatıldığından bu yana çiğ süt satın alım piyasası, serbest rekabet koşullarında değil özel sektörün mafyavari fiyat indirimleri ile piyasa mekanizması oluşmuştur. İşte bu fiyat mekanizması çiğ süt satın alımlarında oldukça düşük tutulurken tüketicilere sunulan nihai süt ve süt ürünleri ise alabildiğince pahalı satılması sonucunda tüketicilerin gıdaya erişebilirlikleri engellenmiştir. Şu günlerde 32-40-52 kuruşlardan çiğ süt satın alınma vahşiliğindeki &8216;` ucuzluk`` ambalajlı süt ve süt ürünlerine yansımamaktadır.

Çiğ Sütte piyasa mekanizması oluşturulurken ambalajlı süt ve süt ürünlerinin market raflarındaki fiyatlarında da piyasa mekanizması ihmal edilmemelidir. Liberalleşen Dünya ve ülkemizde ekmek fiyatlarının kontrolü, onun hammaddesi olan buğdayın TMO vasıtası ile piyasa oluşturulup terbiye edilmesinin yanı sıra ekmeğin de belediyeler vasıtası ile &8216;` narh &8216;` landırılması nasıl ki garip karşılanmıyor ise bebeklerin, çocukların, gelecek nesillerin beslenmelerini gerçekleştirmek için süt ve süt ürünlerinde de niçin &8216;` narh &8216;` olmasın?

Süte müdahale aracı olacağı iki yıl önce beklenen ve bu şekilde topluma takdim edilen Ulusal Süt Konseyi çiğ süt alım fiyatlarına müdahale şöyle dursun bilakis yanlış teşvikli süt tozu politikaları ile çiğ süt fiyatlarının şimdilerde dibe vurmasına katkı sağlamıştır. Bunun nedeni Ulusal Süt Konseyi`nin kuruluş şeklinin yapısından ve yönetime süt sanayicileri temsilcilerinin bir şekilde hakim olması ve yönetmesidir. Bir bakıma kuzu kurda teslim edilmiştir.

Sayın Başbakan`ın bahsettiği süte, ete müstakbel müdahale mekanizmaları üreticiye fiyat istikrarı sağlamak, üreticilerin, çiftçilerin gelirlerini artırmak için mi yoksa havanda su dövmek için mi kurulacak göreceğiz.!

Süte müdahale mekanizması, özelleştirilen SEK (Süt Endüstrisi Kurumu) gibi çiğ sütü direkt olarak satın alacak, işleyecek, hem üreticiyi hem de tüketiciyi kollayacak yapıda oluşmaz ise süt sanayicilerinin hayvancılığın köküne incir ağacı dikmelerine müsaade edilmiş olacaktır.

Teşvikli süt tozu politikaları ile süt sanayicilerine süt tozu ürettirerek çiğ süt fiyatlarında istikrar sağlanamadığı 2009, 2010, 2011 teşvikli süt tozu üretimi politikalarının uygulanmasında görülmüştür.Ambalajlı ürünün hammaddesi olan çiğ sütü ambalajlı hale getirmek için hammaddeyi ucuza temin duygusu ile teşvikli süt tozu üretimi ile aynı hammaddenin pahalanmasını kendi eliyle sağlamasını beklemek ya saflık ya iş bilemezlik ya da kamu kaynaklarını çürçar etmek demektir. Somut vermek gerekirse Konya Ereğli` bir süt tozu fabrikası var ve bu fabrikanın bağlı olduğu şirketin Konya Merkez`de de bir ambalajlı süt ve süt ürünleri fabrikası var. Ambalajlı süt ve süt ürünleri fabrikasının ana hammaddesi çiğ süt. Konya`nın Ereğli ilçesindeki süt tozu fabrikasının da ana hammaddesi çiğ süt ve bu fabrikaya teşvikli süt tozu üretim lisansı veriliyor. Yani bu bölgede çiğ sütü şu fiyattan (referans fiyat) topla çiğ sütün bölgedeki satın alım fiyatını yükselt! Aynı firmanın Konya Merkez`deki fabrikasının toplayacağı hammadde (çiğ süt ) fiyatının da yükseleceği gerçeği görmezden geliniyor ve aynı bölgede süt tozuna teşvik verilmesine rağmen çiğ sütün fiyatı yükselmiyor. Devletin bu kadar enayi yerine konulmadığı görülmemiştir!

Konya`da durum bu iken Çukurova`da da durum aynı. Diğer bölgelerde de aynı. Ülkede süt tozu teşviği lisansı verilen 10 süt tozu fabrikasının da aynı zamanda ambalajlı süt ürünleri fabrikası var. Ambalajlı süt ve süt ürünü de üreten fabrika sahipleri kendi süt tozu fabrikası ile çiğ süte fiyatı yükseltirler mi? Kurda deniliyor ki al kuzuyu besle, doyur! Mantıksızlık. Ekonomi bilmemek mi yoksa süt sanayicilerinin ülkenin gıda politikalarına hakimiyeti mi? Çiğ süt ile ilgili her şeyi onların belirlemesinin egemenliği mi? Gıdanın egemenliği millet de mi yoksa süt sanayicilerinde mi?

Peki böylesine hikmet garabeti çelişki niçin? Süt tozu teşviğinin tebliğini yazan, süt tozu teşviğini uygulamalarını yapan ilgili genel müdür Konya`lı! Ve bahse konu süt tozu fabrikası sahibine akraba oluşu da işin bir başka yönünü oluşturuyor. Akrabalık olmasa da değişecek çok şey de olmayacaktı. Akrabalık, dost-ahbap çavuş ilişkisi süt tozu tebliğinin amir hükümlerinin göre ihracat yapıldıktan sonra ödeme şartı olmasına rağmen bu şart çöp kutusuna atılıyor.

2009 yılı Nisan ayından beri süt tozu teşviki ile çiğ süt fiyatlarında istikrar sağlanacağı umuduna Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği inandırılmış vaziyette! Süt sanayicileri 2009 yılında bürokrasiyi inandırdı. Tarım Bürokrasisi de TSÜMB`ni inandırdı. Aslında buna inandırdı değil aldattı desek daha doğru mu olacak?

&8216;`Çiftçi gelirlerinde istikrar sağlanmasına yönelik piyasa düzenleme mekanizmaları`` nı oluşturacak kanunu, yönetmeliği bakalım üreticiler mi yoksa süt sanayicilerimi yazacak göreceğiz. Üreticiler lehine yazılacağına ümit etmek istiyoruz!



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.