Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1832
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 10788
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 756
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2053 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (154) | Dış Politika (2275) | Ekonomi (234) | Eğitim (91) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (63) | Adalet (71) | Milli Kültür (522) | Gençlik (27) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (844) | Tarım (147) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (19) | Din (1052) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (13) | Milli Güvenlik (623) | Türk Dünyası (888) | Şiir (77) | Sağlık (185) | Diğer (3429) |

Görüş bildirebileceğiniz Türk Dünyası konuları
Türk Dünyası (888)


Türk Dünyası - Türk Dünyası konusu hakkında görüşler
Roza KURBAN - (Ziyaretci) 17.12.2017 16:56:28

AHMET TEMİR ve İZLERİ..(2)

Milliyetperver gazetecimiz Ruşaniya Altay`ın ``Sıla Özlemi ile Geçen Bir Ömür´´ başlıklı yazısı Asırlar Avazı (Gasırlar Avazı) Dergisi`nin 2007 yılının 2.sayısında yayımlanmıştır. Söz konusu yazı, aslında Tataristan`daki televizyon kanalı için Ahmet Temir ile ilgili bir belgesel çekimi projesinin senaryosu olarak kaleme alınmıştır. Belgesel çeşitli nedenlerden dolayı çekilememiştir. Altay belgesel projesinin yarı yolda kalmasına üzüldüğünü dile getirmiş ve şöyle demiştir: ``Hemşehrimizin vefatının 4. yılında, onu saygı ile anarak, söz konusu projenin senaryosunu bu yazıda kaydetmeyi uygun buldum.´´ (Altay 2007: 118). Altay`ın yazısı Ahmet Temir`in çocukluk yılları ile başlamış, ``Vatandan Sonsuza Dek Ayrılma´´, ``Merhaba, Türkiye´´, ``60 Yıl Almanya`da´´, ``İlkbaharlardan.. Sonbaharlara, Sonbaharlardan.. Ebediyete´´ başlıkları altında toplanmış bölümlerle devam etmiştir. Ahmet Temir`in hayatı, eserleri ve çalışmaları ile ilgili detayların bulunduğu bu yazısında Ruşaniya Altay, değerlere sahip çıkılmadığı konusundaki fikirlerini de paylaşmıştır: ``Halkımızda çok güzel, derin anlam barındıran bir deyim vardır: Esenlerin &8211; değerini, ölenlerin mezarını bil. Ancak zannedersem millet olarak biz buna sadık kalamadık. Yazgımızın maruz kaldığı totaliter rejimi bunun önemli sebeplerinden birisi diyebiliriz.´´ (Altay 2007: 118).

Ahmet Temir`in adı, Tataristan`da Türkiye ile ilgili yazılan kitaplarda satır aralarında, paragraflarda çıkıyor karşımıza. Prof. Dr. Hatıyp Miñnegulov da toplantılar için sıkça Türkiye`ye gelenlerdendir. Edebiyat profesörü olan Miñnegulov`un incelemelerinin büyük çoğunluğunun Gayaz İshakıy ile ilgili olduğunu söylemek gerek. Türkiye`deki Kazan Tatarları ile ilgili yazılarının içinde ``Tatar-Türk Manevi İlişkileri Kontekstinde `Kazan` Dergisi´´ başlıklı yazı bulunmaktadır. Yazıda, 1970-1980 yılları arasında Türkiye`de yayımlanan dergiden söz edilmiştir. Bilindiği üzere Ahmet Temir, Kazan Dergisi`nin yayımlandığı süre içerisinde derginin redaksiyon kurulu üyesi olmakla kalmamış aynı zamanda yazılarıyla da katkıda bulunmuştur. Söz konusu yazıda satır aralarında Ahmet Temir`den ``millettaşımız, muhacir Tatar yazar´´ şeklinde söz edilmiştir. Miñnegulov, Kazan Dergisi`nin önemini şu sözlerle dile getirmiştir: ``Özetle, `Kazan` sırf Tatarların manevi hayatını değil, Türk-Tatar bağlantılarını pekiştirmekte, iki millet arasındaki anlaşmayı sağlamakta da önemli katkılarda bulunan bir mecmuadır.´´ (Miñnegulov 2010: 190). Ayrıca Ahmet Temir`in adı ``Tatar Kaderinde İstanbul´´ başlıklı yazıda da ``bilim adamı´´, ``tanınmış Tatarlar´´ diye nitelendirdiği isimler arasında geçmektedir.

Yukarıda Ahmet Temir ile ilgili yazılan makalelerin bazılarını inceledik. 2012 yılında doğumunun 100. yılında ``Ahmet Temir: Dönüş´´ kitabı Kazan`da yayımlanmıştır. Böylelikle Ahmet Temir, vatanına ve milletine kısmen de olsa dönmüştür. 1992 yılında Ankara`da Türk Kültürü Araştırmaları tarafından yayımlanan ``Ahmet Temir`in kendi kaleminden hayatı ve eserleri´´ Rusçaya çevrilip söz konusu kitabın içinde yer almıştır. Ahmet Temir`in Türkiye`ye kaçışı ile son bulan bu kitap Ahmet Temir`i tanımak, anlamak ve incelemek için yeterli değildir. Ancak burada önemli olan şu ki, bu bir başlangıçtır, devamının da gelmesini temenni ediyoruz. Yukarıda gördüğümüz üzere, Tataristan`da Ahmet Temir ile ilgili bir tane kitap, Ahat Ahunov ve Ruşaniya Altay`ın makaleleri ve Tatar aydınlarınca kaleme alınan Türkiye konulu yazılarda TKAE, Türk Kültürü ve Kazan Dergisi`nden söz edilirken yazılan paragraflar ve satırlar..91 yıllık ömür ve yüzlerce bilimsel çalışmanın bu denli kısa tutulması kabul edilir bir durum değildir.

Ahmet Temir çocukluğundan itibaren gerçek bir milliyetçi olmuş, yıllar sonra Rusların çektirdiklerini, Türk-Tatar Dünyası`nı şöyle anlatmıştır: ``İlk gittiğim Rus okulunda çok eziyet çektim. Tatar diye çok tahrik ederler, sıradan itip düşürürlerdi. Üstelik dertleşecek kimse de yoktu, sınıfta Tatar olarak yalnızdım..Fakat bütün bunlara rağmen biz yine de bir `Türk-Tatar` idik. Okullardaki komünist propaganda, dersler ve kurslardaki telkinlere rağmen koyu bir milliyetçi idik. Kim olduğumuzu, niçin böyle olduğumuzu biliyorduk. Resmî okullar dışında Tatar dünyasının kendi görüşü, kendi kültürü ve şuuru vardı. Devletin Ruslaştırma ve Hıristiyanlaştırma politikasına karşı başarı ile mücadele ediyorduk. (Temir 2011: 48-49). İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur, derler. Bu sözler Ahmet Temir için de geçerlidir. Ahmet Temir`e daha çocukluk yıllarında aldığı aile terbiyesiyle aşılanan milliyetçilik, millet sevgisi onun hayatının ilkelerinden birisi olmuştur. Temir Türkiye`ye gelişinin maksat ve sebeplerini açıklarken şunları sıralamıştır: ``Esaret diyarından kurtulup, bir insan gibi en tabii hakkımız olan hürriyete kavuşarak Türk kültürü alanında ilmî ihtisas yapmak, elimizden geldiği kadar Türkiye`nin ve Türklüğün yaşaması ve güçlenmesi için gerekli hizmetlerde bulunmak, işte bunlar Türkiye`ye gelişimizin esas maksat ve sebeplerini teşkil ediyordu.´´ (Temir 2011: 55). Temir maksadına ulaşmıştır. İster bilimsel çalışmalarında, ister gündelik hayatta her daim Kazan Tatarlarını ilk planda tutmuş ve elinden geldiği kadar millettaşlarının eğitimine katkıda bulunmaya gayret göstermiştir. Temir, vatanından ayrılmak zorunda kalsa da milletinden asla kopmamış, milletine bağlı kalmıştır. Kazan Tatar dili, edebiyatı, tarihi ve medeniyetini tanıtmak için birçok yazılar yazan, kitaplar yayımlayan, toplantılarda sunumlar yapan Ahmet Temir, Kazan Tatar Derneklerinin faaliyetlerine katılmaya çalışmıştır. Kazan Tatarları arasında gizli bir dayanışma olduğu da bir gerçektir. Örneğin Ahmet Temir Türkiye`ye geldiğinde Yusuf Akçura`nın desteği ve yardımıyla sorunsuz bir şekilde Trabzon Muallim Mektebi`ne kaydını yaptırmıştır. Almanya`da Prof. Dr. Reşit Rahmeti Arat`ın (1900-1964), Türkiye`de Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürü Dr. Hamit Zübeyr Koşay`ın (1897-1984) yardımlarını da Ahmet Temir elbette unutmamıştır. İleriki yıllarda, bilhassa İkinci Dünya Savaşı yıllarında kendisi de Tatar-Başkurt gençlerinin hayatta kalması ve eğitim alması ile ilgili çalışmalarda bulunmuştur. Azatlık Radyosu Tatar-Başkurt Redaksiyonu`nun (1953-1989) kurucusu ve başkanı olan millettaşımız Garif Soltan (1923-2011) 2011 yılında Ahmet Temir`i Mezarı başında anma törenine gönderdiği mesajda şu satılar vardı: ``Ahmet Temir, birçok Türk-Tatar gencinin eğitim alması için büyük çaba harcadı. Ben de onlardan birisiyim. O beni 1942 yılının Ağustos ayında esirler kampından çıkardı. Doktor Temir, Tatar milletinin geleceğini düşünen, Tatarlar için tasalanan birisiydi.´´ (Kurban 2011:9).

Ahmet Temir`i anlamak da anlatmak da kolay değildir. Temir`i anlamak için vatandan ayrılmış olmak gerek, vatan toprakları dışında dünyaya gelenler Temir`in yaşadıklarını anlayamaz. Ahmet Temir`i anlatmak için ise kelimelerin özenle seçilmesi gerek. Erbar Kerimullin`in ``Türkiye`ye gitti´´, Azat Ahunov`un ``özgürlüğü seçti´´ şeklindeki tabirleri gerçekleri yansıtmamaktadır. Temir`in eğitimini devam ettirmek için Türkiye`ye kaçması bir tercih değil mecburiyettir. Onun için konuşma ve yazılarımızda sözlerimize dikkat etmeliyiz.

Ahmet Temir`e bir Kazan Tatarı, bir bilim insanı olarak hak ettiği önem ve değer verildi mi? Bence, hayır. Ünlü Tatar bilgini ve yazar Rizaeddin Fehreddin (1858-1936), ``Yazar ve âlimleri olmayan millet bahtsız; tanınmış kişilerini unutan millet yaşamaz, edebiyatı olmayan millet ruhsuzdur. Onun için milletimizin ünlü şahıslarını tanıtmalıyız"´´ demiştir. (Abzalova-Salmanova 2012: 144) Ahmet Temir`in adını yaşatmak Kazan Tatarlarının önemli görevlerinden birisidir. Mutlu olmak, milleti yaşatmak ve milli şuurumuzu korumak için elimizden geleni yapmaya gayret göstermeliyiz. Ahmet Temir`in adını yaşatmak ve geleceğe taşımak için neler yapılmalı veya yapılabilir:
1. Ahmet Temir`in belgeseli çekilmeli;
2. Ahmet Temir`in yayımlanmamış eserleri yayına hazırlanmalı ve baskıya verilmeli; Temir ile yazılan makaleler, anılar toplanıp kitap haline getirilmeli;
3. Üniversitelerde Ahmet Temir`in hayatı ve eserleri yüksek lisans ve doktora tezi konusu yapılmalı;
4. Ahmet Temir`in adını taşıyan bir dernek oluşturulmalı;
5. Ankara Üniversitesi DTCF, TKAE başta olmak üzere üniversitelerde toplantılar düzenlenmeli;
6. Türkiye`de Ahmet Temir`in adı sokağa, vatanı Tataristan`da okula verilmeli;
7. ``Ahmet Temir Ödülü´´ tesis edilmeli;
8. Ahmet Temir`in yaşadığı ev müze yapılmalıdır;

Ahmet Temir bilim dünyasında derin iz bırakan bir isim olmasının yanı sıra Tatar milletinin vefakâr evladıdır. Kazan Tatarları olarak Ahmet Temir`e vefa borcumuz vardır. Temir`in bıraktığı izlerin kumsaldaki izler gibi kaybolmaması için Kazan Tatarları başta olmak üzere tüm ilgililerin ellerinden geleni yapmasını temenni ediyorum.
Yapanda-yalanda ezlerem kalır,
Üzem kitsem de süzlerem kalır.
(Bozkırda-vadide izlerim kalır,
Kendim gitsem de sözlerim kalır.)

Kaynakça:

1. Abzalova-Salmanova, Roza, Axmet Timer: Vozvraşçeniye (Ahmet Temir: Dönüş), Kazan 2012.
2. Altay, Ruşaniya, Cirsep Ütken Gomer (Sıla Özlemi ile Geçen Bir Ömür), Gasırlar Avazı Dergisi, Kazan, 2007, sayı: 2, s: 118-122.
3. Kerimullin, Ebrar, Yazmış, Yazmış.. (Kader, Kader..), Kazan 1996.
4. Kurban, Roza, Biz İdil`den, Ural`dan , İstanbul 2014.
5. Kurban, Roza, Prof.Dr. Ahmet Temir`in Vatanına ve Milletine Dönüşü, Önce Vatan Gazetesi, İstanbul, 19.04.12 sayısı, s: 8.
6. Kurban, Roza, Prof. Dr. Ahmet Temir Ankara`da Anıldı, Önce Vatan Gazetesi, İstanbul, 24.04.11 sayısı, s: 9.
7. Miñnegulov, Hatıyp, Gasırlar Arasında Uylanular (Asırlar Arasında Düşünceler), Kazan 2010.
8. Tahirov, İndus, Beysezlek Baskıçları (Bağımsızlığın Basamakları), Kazan 1994.
9. Temir, Ahmet, Vatanım Türkiye: Rusya-Almanya-Türkiye Üçgeninde Memleket Sevgisi ve Hasretle Şekillenmiş Bir Hayat Hikâyesi, Ankara 2011.



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.