Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1687
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 6887
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 234
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 796 Bilgi Makalesi ve toplam 1976 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (123) | Dış Politika (1094) | Ekonomi (134) | Eğitim (56) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (32) | Adalet (61) | Milli Kültür (194) | Gençlik (22) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (480) | Tarım (136) | Sanayi (11) | Serbest Meslek Mensupları (4) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (754) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (331) | Türk Dünyası (591) | Şiir (41) | Sağlık (76) | Diğer (2667) |

Görüş bildirebileceğiniz Türk Dünyası konuları
Türk Dünyası (591)


Türk Dünyası - Türk Dünyası konusu hakkında görüşler
Prof. Ata ATUN - (Ziyaretci) 07.08.2017 22:41:46

Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli

Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli

Mağusa Lefkoşa yolu üzerindeki bir köyün ilkokulunda yaşananlar ibretlik boyutlarda.
Öğretmenlerimize kim öğretiyor bu bilgileri, kim veriyor bu ``Çocuklarımızın beyinlerini yıkama stratejisini´´ gerçekten artık merak etmeye başladım.

2002 yılında, Annan Planı öncesinde Rumlardan yediğimiz sayısını unuttuğum bir kazıkla ``Yakın Tarihimiz ile Soykırım yılları ve Kurtuluş Mücadelemiz´´ öğretim müfredatın çıkarılırken, Rumlar tarihlerinin tek bir kelimesini bile müfredatlarından çıkarmamıştı. Sonucunda, Rum tarafında ülkelerini seven, kendilerini yüzde yüz Helen (Yunanlı) addeden nesiller yetişirken, bizde de uzun vadede sonucunun alınacağı bir strateji ile KKTC`ye inanmayan, Türkiye düşmanlığını marifet sayan ve kendilerini Türk saymayan nesiller yetişmeye başlatılmıştı.

KKTC devletinden maaş alan ve çocuklarımızın kafalarına KKTC aleyhine gerçek olmayan bilgileri sokan eğitim sistemi ve elemanları gözden geçirilmelidir. Çocuklarımızı, kendi ideolojileri doğrultusunda ders saatinde zehirleyen kişiler de bu ülkenin eğitim sisteminde yer almamalıdır. İsteyen, meraklı olan, hodri meydan, çıksın siyaset meydanına ve aday olsun. Kazanırsa, kazanabilirse Meclise girer, kürsüden de ne isterse mertçe söyler. Gizli gizli dört duvar arkasında, öğrencilerin öğrenim hakkını suiistimal ederek kendilerine verilen görevi ihmal edip, müfredat dışına çıkarak çocuklarımızı kendi fikirleri doğrultusunda zehirleyen kişiler eğitim sistemimizden ayıklanmalıdır.

Hangi dersin içeriğinde "ben Rum tarafına geçtim. Orası çok güzel ve gelişmiş. Buradaki gibi çöpler yok. Yolları çok geniş. Ülkemiz birleştiğinde tüm kapılar açılacak, bizim burası da orası gibi olacak ama bunun için Rumlara toprak vermemiz gerekiyor. Onların toprağını aldık, hem onların nüfusu bizden çok" bilgisi var sorarım. Sınıftaki minicik çocuklarımızın beyinlerini bu tür yalan ve safsata ile zehirlemeye kimin hakkı var onu daha çok merak ediyorum.

1950-1974 yılları arasında yaşadığımız soykırımdan bahsetmeyen, Türklere, içinde çocuk sütü ve maması dahil 38 farklı malın satışını yasaklayan Rumlardan bahsetmeyen, günümüzde yaşadığımız ambargoların 1963 yılında Rumlar tarafından başlatıldığını ve o günden beridir de ambargolar altında yaşadığımızı söylemeyen bazı kişiler, Rumları ve Rum tarafını övmeyi ve cazip göstermeyi marifet sayıyorlar. Belli ki bu yönde eğitilmişler, öğretilmişler, maddi menfaate bağlanmışlar ve çocuklarımızı da açıkça zehirliyorlar.

Niye okullarımızda Din dersi, bu konuda uzman olan İlahiyat Fakültesi mezunu kişiler tarafından verilmiyor da çocuklarımızı zehirlemeyi kendilerine işar edinmiş bazı kişiler tarafından veriliyor bunu da anlamıyorum. Din dersinde kendi dinimiz olan İslam ile ilgili içerikli ve doğru bilgiler vermek yerine "Hazreti´´ kelimesini kullanmadan ``İsa Peygamber bu, Muhammed bu, diğer peygamberler de bunlar. Ama ben hiçbirine inanmıyorum. Allaha da inanmıyorum, ben ateistim" diyen bir kişi, dua bilmeyen, hayatında hiç camiye gitmemiş, namaz kılmayı bilmeyen, Fatiha süresini bile söyleyemeyen bir kişi, nasıl olur da dinle ilgili bilgi verir anlamak mümkün değil.

Anlayamadıklarımın yanında çok iyi anladıklarım da var; Mesela, İlahiyat Kolejine niçin karşı olunduğunu, niye yaz döneminde Kuran Kurslarının verilmesine karşı çıkıldığını, niye üniversitelerimizin Öğretim Öncesi ve İlkokul Öğretmenliği bölümlerinin açılmasına cansiperane bir şekilde karşı konulduğunu, niye Atatürk Öğretmen Akademisinin Lefke Avrupa Üniversitesi ile ortak eğitime başlamasına karşı çıkıldığını şimdi çok daha iyi anlıyorum. Yıllardır genç beyinlerin içine zehir akıtma, Türklükten uzaklaştırma, farklı bir kimlik kazandırma ve milli şuuru yok etmek uygulamalarının son bulmasını istemedikleri için canla başla karşı çıkıyorlar, önce 1987 yılında içeriği ve amacı değiştirilen, sonra da 15 Temmuz 1996 tarihinde tadil edilen bir yasanın arkasına sığınarak.



Aklıma Lord George Nathaniel Curzon geldi. Avrupa Devletleri adına 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Anlaşmasının altına imza koyan İngiliz siyasetçi. Lozan Anlaşması imzalandıktan sonra İngiltere`ye geri dönen İngiliz Delegasyonu Başkanı Lord Curzon`a Avam Kamarasında, Temsilciler Meclisi üyeleri tarafından Türkiye ile anlaşma imzalayarak Türkiye Cumhuriyeti`nin fiilen tanınmasının kapısını açtığı için sözlü olarak saldırılmış, fena halde aşağılanmış ve yerden yere vurulmuştu. Temsilciler Meclisinin tüm üyelerini aşağılayıcı konuşmalarını sabırla dinleyen Lord Curzon, konuşmalar bittikten sonra kürsüye çıkmış ve ``Asıl bundan sonraki Türkler bir daha eski şan ve şöhretlerine kavuşmayacaktır. Zira biz onları maneviyat ve ruh cephelerinde söndürmüş bulunuyoruz´´ şeklinde cevap vermişti.

Şimdi aynı oyun bizde oynanıyor. Evlatlarımız, gencecik beyinlerimiz, din düşmanlığı ile doldurulmakta, Milli şuurumuz ve Türklük benliği yok edilmekte ve KKTC ile Türkiye aleyhtarı bir nesil yetiştirilmesine çalışılmaktadır.

Anayasamız acilen değiştirilmeli ve bu tür KKTC`ye inanmayan, Rumları şirin gösterip Anavatan Türkiye düşmanlığı yapan, çocuklarımızı dinimizden uzaklaştırmak için elden geleni ardına koymayan, Rum tarafından, AB`den ve ABD`den dernekler kanalı ile menfaat sağlayan tüm kamu görevlilerinin işine son verilebilmesinin önü açılmalıdır. Zira, biz Kıbrıslı Türkleri yok edişe götürmenin zemini ustaca hazırlanmakta.

Prof. Dr. Ata ATUN
e-mail: ata.atun@atun.com veya ata.atun@gmail.com
http://www.ataatun.org
Facebook: AtaAtun1
http://www.twitter.com/ataatun



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.