Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8391
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (138) | Dış Politika (1592) | Ekonomi (185) | Eğitim (73) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (44) | Adalet (64) | Milli Kültür (271) | Gençlik (23) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (607) | Tarım (137) | Sanayi (12) | Serbest Meslek Mensupları (5) | Meslek Kuruluşları (2) | Basın ve Televizyon (13) | Din (869) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (53) | Bilim ve Teknoloji (12) | Milli Güvenlik (456) | Türk Dünyası (718) | Şiir (47) | Sağlık (105) | Diğer (2965) |

Görüş bildirebileceğiniz Türk Dünyası konuları
Türk Dünyası (718)


Türk Dünyası - Türk Dünyası konusu hakkında görüşler
Dr. Shurubu Kayhan - (Ziyaretci) 30.11.2019 16:03:56

Türk Boylarında Kamçı - ( Kırbaç )

Türk Boylarında Kamçı - ( Kırbaç )
"Grup Yönetici" turkiyeli.024@gmail.com: Nov 29 08:49AM +0300

Kamçı (kırbaç) Türk halklarının hayat biçimi ve medeniyetinin önemli bir
parçası olup, göçebe Türk boylarının yaşamında her zaman yer almıştır.
Gerçek Türk yiğidini atsız ve kamçısız düşünmek mümkün değildir. Kamçı
göçebe halklarının sadece atlarını yönlendirmek için kullandıkları alet
olmamış, aynı zamanda birçok gelenek ve görenekleri de içinde
barındırmıştır. Kamçı atadan oğula miras olarak da bırakılır. Erkeklere
kamçı hediye edilmesi onlara verilen değeri ve gücü de gösterir. Çadırlarda
her zaman evin kutu olarak baş köşede asılı durur. Kamçı hakiki deriden
elde edilir ve sapı ağaç, boynuz ve kemikten yapılıp demir parçalarla
sabitlendirilir. Bu durumda da kamçı gerçek bir silaha dönüşmüş olur.



Kamçı Türk boylarında kutsal sayılıp erkekliğin ve savaşçı kimliğin simgesi
olarak da bilinir. Diğer yandan kamçı Şamanların (Kamların) da nitelikli
aletlerinden sayılır. Bu durumda da ister istemez akla Kam kelimesi ile
kamçı kelimesinin benzerliği gelir. Kamçı göçebe hayat yaşayan her erkeğin
yanında bir kemer, bir bıçak kadar önemli alet olarak taşınılır.



Kamçıyı Türkler bindikleri atı yönlendirmek için kullanmamışlar. Çünkü
bozkırlarda büyüyen erkek çocukları daha 3-4 yaşlarında iken at binmeyi
öğrendikleri için kamçı kullanmalarına gerek kalmamıştır. Kamçı ne ata ne
yere ne çadıra ne kadına ne de çocuğa vurulmuştur. Kırgız ve Kazakların
geleneksel Kız Kuumay (at üstünde kız yakalama) oyunlarında ise hem kızın
hem erkeğin elinde kamçının bulunması her iki tarafın da güç, hız ve hırs
duygularını anlatmakta ve oyunda sadece kızın kamçıyı ata hafif
dokundurmasına izin verilmektedir. Bu örnek Türk boylarında kadına verilen
ayrıca önemi de sergilemektedir.



Kamçı ayrıca göçebe halkların hayvanlarını yayarken havaya boş sallayarak
yönlendirmelerine, avcılık sırasında ise yırtıcı hayvanları ürkütmek ve
kovmak, savaş durumlarında ise de bir silah olarak kullanmalarına yol
açmıştır. Göçebe halkların erkekleri bellerine kalın deri kemer takmışlar
ve kemerlerine diğer aletlerin yanı sıra kamçılarını da sıkıştırmışlar.



Kırgız ve Kazaklar çadıra girerken kamçılarını kapının dışında
bırakmışlardır. Bu ise evin içine şiddet, saldırganlık ve tehdit gibi
olumsuz düşüncelerin girmemesi ve hane içinde barış, huzur sağlanması
anlamında algılanmıştır. ``Kamçı Kaldıruu´´ (kamcı kaldırma) geleneğinde
dünür olma isteği ile kız evine gelen oğlan tarafı eğer kızı beğenirlerse
çadırın bir köşesine kamçılarını asılı bırakmışlar. Kız tarafı da bu duruma
olumlu bakıyorlarsa kamçıya dokunmamışlar ve geri vermemişler. Böylece
evlilik yolundaki ilk adım atılmış olup, kızın başı bağlanmış sayılmış.
``Kamçı Kaytaruu´´ (kamcıyı geri verme) geleneği ise olayın olumsuz
sonuçlandığını belirtmiştir.



``Kamçı Taştoo´´ (kamcı bırakma) geleneği genelde boylar arasında yaşanan
anlaşmazlık durumlarında halkı toplayıp, kamçıyı ortaya bırakmalarıyla
gerçekleştirilmiştir. Bu ise sorunların ortaya yatırılıp çözümlenmesi
gerektiğini belirtmiş. Böylece halk o an yaşanan tüm sorunları sonlandırmış
ve barış sağlanmıştır.



Altay Türklerinde ise kamçı seyislerin, çobanların ve kamların olmazsa
olmaz önemli aletlerinden olmuştur. Altaylılar kamçı yaparken dana ya da
buzağı derisini kullanmışlar. Kamçının sapı boynuz veya sedir ağacından
yapılmış. Sapının baş kısmı çoğu zaman kurt ya da pars başı şeklinde
olmuştur. İsteğe göre değerli taşlar ve demir parçaları ile de
süslenmiştir. Kamçının sapı elde en iyi biçimde tutulabilecek şekilde
tasarlanır. Altaylılar için de kamçı güç ve ihtişamın simgesidir. Ayrıca
Altaylılarda; ``kurt başı,´´ ``pars başı,´´ ``savaşçı´´ adını verdikleri kamçı
türleri vardır. Böylece Türk dünyasının ortak kültürü olan kamçının hemen
hemen tüm Türk boylarında aynı anlam; güç, hız, ve ihtişamı temsil ettiğini
ve asırlardır yaşam biçimlerinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu
görmekteyiz.
KAYNAK : Dr. Shurubu Kayhan http://turksam.org/author/shurubu-kayhan


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.