Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8394
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANINDAN HÜKÜMETE UYARI
Haşim Kılıç`tan hükümete uyarı
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç Anayasa Mahkemesinin yeni binasının açılışında yaptığı konuşma ile önemli davalarda medya ve siyaset dünyasının verdikleri demeçlerle hakimleri etki altına aldıklarını dile getirdi. Haşim Kılıç "Yargı kararı olmadan suçlu ilan edilen kişilere karşı işlenen suç insanlık suçudur." dedi.

Anayasa Mahkemesi`nin 47. kuruluş yıldönümünde konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Hükümete "sınırsız güç tehlikesi" uyarısında bulunarak, "Elbette egemenlik halka aittir, fakat siyasi çoğunluğun otoritesi de sınırsız
değildir" ifadelerini kullandı. İşte Kılıç`ın açıklamaları:

EGEMENLİK HALKA AİTTİR ANCAK...

Bireysel özgürlükler ancak otoritenin kullanım alanının hukuk kurallarıyla belirlendiği durumlarda olur.
Bu durum çoğunluk ilkesinin hakim olduğu çağdaş demokratik rejimler için de geçerlidir. Demokrasilerde elbette egemenlik halka aittir, fakat siyasi çoğunluğun otoritesi de sınırsız değildir. Ancak bu hak ve özgürlüklerin belirlenmesi sürecinde ciddi sorunların ortaya çıktığı bir gerçektir.



Bu yüzyıl anayasalarında ve uluslararası belgelerde yer alan insan onuru kavramı, bu yüzyılda yaşanan felaketlere karşı bir tepki oldu. Bir toplumun, hukukun üstünlüğüne dayalı varlığını sürdürebilmesi, herkesçe kabul edilen evrensel verilere sahip çıkmasıyla olur.

İNSAN ODAKLI OLMALI

Kant’ın ifadesiyle, insan amacın bizzat kendisidir ve hiçbir koşulda bir amaç için araç edilemez. Hak ve özgürlüklere ilişkin temel değerler, siyasal işleyişin yönünü de belirlerler.
Bu açıdan bakıldığında insan onuruna saygı gösterilmesi ve korunması, sosyal eşitliğin sağlanması, insanın kendi öz tercihlerine göre kimliğinin belirlenmesi gibi unsurları gibi somutlaştırabileceğimizi söyleyebiliriz. Aslında bu süreç, özerklik amacıyla kendini gerçekleştirme ve kendi kaderine hakim olma sürecidir. Demokrasi gerginlikleri ve çatışmaları yok etmekte aslında bulunmayan, ama tarafları barıştıran bir tekniktir.

DEVLETİN BİR KISMI DOST BİR KISMI DÜŞMAN OLMAZ

Devletin organları toplumun bir bölümünü dost, bir bölümünü düşman ilan ederek ayrımcılığa neden olamaz.
Demokratik anlayışın zorunluluğu kıldığı karşı görüşler, sorunların çözümünü de kolaylaştıracaktır.
Üzeri örtülerek yer altına itilen inanç ve düşünceler hak etmedikleri bir çekiciliği yaşamaktadırlar. Bireyleri sahte kimliklerle kendini tanıtmaya zorlayan ifade özgürlüğündeki engeller kaldırılmalıdır.

YARGI KARARI OLMADAN İNSANLAR MAHKUM EDİLİYOR!


Hukuk devleti hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, kişilerin her türlü korku ve endişeden arındırılarak sağlandığı devlettir. Devlet güç ve kuvvet demektir. Güçlü bir yargı, laikliğin güvencesidir. Yargıç vicdan mahkemesinde, tarafsızlığına ve öfkesine yenilmemelidir. Hakimin verdiği ya da vereceği hoşa gitmeyen kararlar nedeniyle, sosyal çevreden dışlanma korkusu yaşamaktadır.

SAVCILARIN HAREKETSİZLİĞİ DÜŞÜNDÜRÜCÜ

Anayasa’nın 138. maddesinde açıkça, `hiçbir kişi yargı yetkisinin kullanılmasında, mahkemelere ve hakimlere emir gönderemez` denilmesine rağmen yargıyı etkileme çabaları devam etmektedir. Her siyasi davada, medyanın yargıçları mahkemeden önce davayı sonuçlandırmaktadır.
Savcılarımızın işlenen bu suçlara karşı hareketsizliği düşündürücüdür. Yargı kararı olmadan suçlu ilan edilen insanların onurları yok edilmektedir. Bu bir insanlık suçudur


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.