Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8390
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
ASTANA TÜRK AKADEMİSİ (ATA) KURULUŞ TOPLANTISI

ASTANA TURK AKADEMISI (ATA)

 

Bilindigi gibi 3 Ekim 2009 gunu Nahcivan’da gerceklesen Turk Cumhuriyetleri Devlet Baskanlari Zirvesi’nde alinan onemli kararlardan dolayi, Avrasya Yazarlar Birligi bu gunun Turk Dunyasi Gunu olarak kutlanmasini teklif etmisti.

 

 

 

Bu toplantida Kazakistan Cumhurbaskani Nursultan Nazarbayev’in teklifiyle kabul edilen kararlardan birisi Turk Akademisinin kurulmasiydi.

 

 

 

Iste bu karar 25 Mayis 2010 gunu Astana sehrinde hayata gecirildi ve Turkiye Cumhurbaskani Abdullah Gul ve Kazakistan Cumhurbaskani Nursultan Nazarbayev’in de katildigi ve bilim adamlarinin cogunlugu teskil ettigi toplantida acilisi yapildi.

 

 

 

Turk Akademisine buyuk onem veren Nazarbayev bunun icin Astana’da buyuk bir arazi tahsis ediyor ve burada akademiye uygun devasa bir bina insa edilmesi planlaniyor. Yonetim ve arastirma merkezleri, enstitulerin yani sira binada bir Turk Dunyasi Muzesi ve Turk Dunyasi Kutuphanesi de yer alacaktir.

 

Aslinda bu projenin Ataturk’un de hayallerinden biri oldugunu ifade edersek, hata yapmis olmayiz. Cunku, Ataturk Turkiye Cumhuriyeti’ni bir ulus devlet olarak kurarak yeni bir tarih anlayisinin da ortaya cikarilmasina caba sarf etti. Osmanli donemindeki ummetci tarih anlayisindan milli tarih anlayisina gecmek o donemde kolay degildi. Cunku, Islam tarih arastirmalari belli bir seviyede olmasina ragmen, Islam Oncesi Turk tarihinin arastirilmasi ve ogretilmesi Osmanli’da hemen hemen yok gibiydi.

 

 

 

Bunda 1923’te Cumhuriyet’in ilanina kadar olan donemde Islam Oncesi Turk tarih arastirmalarinin da henuz pek gelismemis olmasinin da payi da buyuktu. Cin Kaynaklarindaki Hunlar ve Gokturkler ile ilgili metinler batili arastirmacilar tarafindan ilim alemine sunulmasi henuz yeniydi, Divanu Lugati’t-Turk henuz yeni bulunmus, Orhun Kitabelerinin Turklere ait oldugu yeni kesfedilmis ve metninin cozulmesinin uzerinden pek fazla zaman gecmemisti.

 

 

 

Iste boyle bir donemde Ataturk bilim adamlarini Turk Tarihini arastirmakla gorevlendirdi, 1932’de Turk Tarih Kurumunu kurdu. Nihayet Turk tarihi alanindaki calismalarin akademik duzeyde arastirilmasi icin 1935’te Ankara Dil, Tarih ve Cografya Fakultesini kurdurdu.

 

Kazakistan’da da benzer surec yasandi. Sovyet tarih anlayisindan milli tarih anlayisina gecisin elbette bir gunde gerceklesmesi imkânsizdir. Bunun icin belli bir zaman gecmesi ve yeni tarih anlayisiyla yeni akademisyenlerin yetismesi gerekir. 19 yilda Kazakistan bu alanda epey bir mesafe katetti. Nazarbayev`in talimatiyla 2008’de Astana’da Kazakistan’in bagimsizlik tarihinin arastirilmasi ve yazilmasiyla ilgili olarak Devlet Tarih Enstitusu kuruldu.

 

Hosted by FreeImageHosting.net Free Image Hosting Service

 

Ve 2010 Astana’da Turk Akademisi kuruldu. Eger 1935’te bugunku Turk Cumhuriyetleri bagimsiz olmus olsalardi Ataturk’un Ankara Dil, Tarih, Cografya Fakultesini bu cumhuriyetleri de kapsayacak bir sekilde Turk Dunyasi Dil, Tarih, Cografya Fakultesi olarak kuracagina hic suphe yoktur.

 

Dolayisiyla Nazarbayev’in Turk Akademisi teklifi ile Ataturk’un Ankara Dil, Tarih, Cografya Fakultesi kurulmasi talimati arasinda buyuk bir benzerlik vardir. Buradan yola cikarak akademiye Astana Turk Akademisine, kisaca ATA demenin uygun oldugu acizane bizim tarafimizdan Kazakistan’da gazetecilere verdigimiz roportajlarda dile getirilmistir. Boylece bununla hem Ataturk’e atif ve hem de akademinin Turklerin ata koklerini, tarihini ve kulturunu arastiracak olmasina vurgu yapmis olduk.

 

Adi o veya bu, ne olursa olsun Turk tarih ve kulturunun arastirilip dunyaya tanitilmasina bu kurumun buyuk gorevler ustelenecegine hic suphe yoktur.

 

Cumhurbaskani Nazarbayev’in bu kurumun hayata gecirilmesiyle ilgili olarak Kazakistan Bilim ve Egitim Bakani ve ayni zamanda turkoloji profesoru olan Janseyit Tuymebayev’i gorevlendirmis bulunmaktadir.

 

Akademinin baskani o gunlerde henuz belirlenmemisti. Astana’da Kazak bilim adamlari arasinda akademi baskanini Cumhurbaskani Nazarbayev’in onayiyla Bakan Tuymebayev’in atayacagi konusuluyordu.

 

Kazakistan Devlet Tarih Enstitusu Akademinin acilisi vesilesiyle duzenledigi iki gunluk Turk Uygarligi Asirlar Baglantisi konulu Uluslar arasi Avrasya Kongresine katildik. Kongreye bircok ulkeden dilci ve tarihci akademisyenler katildi. Kongre Piramida adi verilen Baris ve Uzlasma Sarayinda gerceklesti. Bu toplantiya biz Ataturk’un Tarih Reformlari ve Astana Turk Akademisi konulu bildirimiz ile katildik.

 

 

 

Dilci ve tarihcilerin ayri ayri oturumlarda bildirilerini sundugu toplantinin ilk gunu ogleden sonra iki ulke cumhurbaskanlarinin katilimiyla Turk Akademisinin acilis merasim yapildi. Bu toplantiya kalabalikta gorebildigim kadariyla Turkiye’den Prof. Dr. Mustafa Isen, Namik Kemal Zeybek, Prof. Dr. Nevzat Yalcintas, Prof. Dr. Nadir Devlet ve Prof. Dr. Mustafa Aydin ve daha baska ismen bilemedigim bilim adamlari katildi.

 

 

 

Turkiye’den gelen bilim adamlari cumhurbaskani Abdullah Gul ile birlikte Astana Turk Buyukelciligi’nin acilisina katilmak uzere ayrilirlarken, biz Turk Uygarligi Kongresine iki gun boyunca devam ettirdik.

 

Turk Akademisinin uye ulkelerin temsilcilerinden olusan bir mutevelli heyet ile yonetilecegi anlasiliyor. Mutevelli heyet bagli olarak Akademi Baskani ve Bilim Koordinasyon Surasi vazife gorecektir. Toplantida dagitilan taslak projeye gore, akademi baskanina bagli olarak bir genel sekreter ve iki yardimcisi gorev yapacaktir.

 

Bu uc gorevliye bagli olarak da Tarih ve Kultur Enstitusu, Turk Dilleri ve Yazili Kitabeler Enstitusu, Turk Halklari Edebiyat ve Sanat Enstitusu olacaktir. Bunlarin disinda Turk Dunyasi Kutuphanesi, Turk Dunyasi Muzesi, Arsiv, Ulusalararasi Iliskiler Bolumu ve Enformasyon ve Yayin Bolumu de bulunacaktir.

 

Turk Dunyasi Akademisi Astana’da bulunmakla birlikte uye ulkeler Azerbaycan, Kazakistan, Kirgizistan, Ozbekistan, Turkiye ve Turkmenistan’daki universite ve enstitulerle iliski icinde olacaktir.

 

Taslak metinde Turkiye’den Ataturk Dil, Tarih ve Kultur Yuksek Kurumu, Ankara Universitesi, Gazi Universitesi, Kocatepe Universitesi, Istanbul Universitesi, Marmara Universitesi, Ege Universitesi ve Mugla Universitesi’nin isimleri goze carpiyor. Tabii ki, bunlar taslak halindedir. Zaman icinde bunlara yeni kurumlar da eklenebilir.

 

 

 

Turk Akademisi, ayrica Turk Dunyasinin disindaki bilim merkezleriyle de calisacaktir. Mesela, yine taslakta Moskova, St. Petersburg, Kazan, Ufa, Kizil, Dagli Altay, Poznan (Polonya), Budasepte, Pekin, Oxford ve Paris gibi sehirlerdeki bir cok bilim merkezlerinin ismi yer almaktadir.

 

Iste bunlar, bizim 25-26 Mayis 2010 tarihinde Astana’da Turk Dunyasi Akademisinin kurulusu ile ilgili olarak sahit oldugumuz gelismelerdir. Bu Turk Tarih ve Kulturunun dunya capinda arastirilip ortaya konulmasi icin buyuk bir firsattir. Sahayla ilgili tum bilim adamlarinin bu calismaya destek vermesi milli bir vazifedir.

 

 

 

Temennimiz bu buyuk calismanin istenildigi hedef dogrultusunda verimli calismasidir. Kazakistan Cumhurbaskani Nazarbayev’in akademinin kurulus calismalariyla gorevlendirdigi Bilim ve Egitim Bakani Prof. Dr. Janseyit Tuymebayev’in sahanin insani olmasi projenin basariyla yurutulmesinde buyuk bir sans oldugunu dusunuyoruz.

 

Saygilarimizla,

Istanbul-Astana- Istanbul

Doc. Dr. Abdulvahap Kara



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.