Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1821
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 8848
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 754
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2010 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
ATEŞLE OYNUYORLAR

Ateşle oynuyorlar-Taha Akyol-(www.milliyet.com.tr)

24 Ekim Cumartesi 2009

DAĞDAN inenler, ellerinde silahla, sırtlarında üniformayla geldiler! Örgüt tarafından “elçi” olarak gönderildiklerini söylediler.
Ve yargı onları serbest bıraktı.
Baykal “Artık
PKK’lı olmak suç değil” diye tepki gösterirken haklı değil mi?
Öbür tarafta, eline silah almamış 7 genç “dağa çıkmaya hazırlanan örgüt üyeleri” olarak
İstanbul’da tutuklandı.
Bu nasıl adalet?! Silahlıyı bırak, silahsızı tutukla!
İstanbul Barosu da diyor ki:
“Salt duvara yazı yazdığı için yıllarca yargılanıp cezaevlerinde tutulan çocuklar gerçeği karşımızda duruyorken, pişman olduklarını beyan etmedikleri halde bu kişilerin
TCK’nın 221. maddesinden yararlandırılıp serbest bırakılmaları hukuk devleti ve adil yargılanma ilkeleriyle bağdaştırılamaz”
Haklı değil mi?
Hüküm vermeden önce hukuka bir bakalım.

‘Etkin pişmanlık’
Evvela şunu belirteyim. 2004 yılında TCK Meclis’te görüşülürken “etkin pişmanlık” konusunu düzenleyen 221. maddeye hiç kimse, hiçbir hukuk kuruluşu itiraz etmemişti.
Bütün ceza kanunlarında böyle maddeler vardır.
Bu maddeye göre, başka suç işlememiş bir örgüt üyesi, “gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirirse hakkında ceza hükmolunmaz.”
Hukuken ‘pişmanım’ demesi bile gerekmez!
Duvara yazı yazan bir militan veya üniversitede PKK’yı örgütlemeye çalışan bir kimse polis tarafından yakalanmış ise, bu maddeden istifade edemez, çünkü “gönüllü olarak” teslim olmamıştır, “yakalanmış”tır!
İstanbul Barosu’nun yaptığı mukayese ve Baykal’ın sözleri hukuki değil, siyasidir.
“Yakalanan” bir örgüt üyesi, ancak “örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını” sağlayacak bilgiler verirse cezadan kurtulur.
Habur’da dağdan inenler hakkındaki yargı dosyasında gözüken, bunların “yakalanmış” olmayıp “gönüllü” olarak geldikleridir. Hâkimin bakacağı husus budur ve serbest bırakılmaları 221. maddeye uygundur.
Ancak bunların kendilerini “örgütün barış elçisi” diye göstermeleri, hukuken “örgüt üyesi” sayılmalarını gerektirecek eylemler yapmaları, yeniden tutuklanmalarına yol açabilir; bu ayrı bir konudur.
Hukuk üzerinde laf ederken hukuk diliyle konuşmak gerekir.

‘Sil baştan’
Öte yandan, Habur’da teslim olanları sorgulayıp hukuki işlemi yapmak üzere
Silopi’de “çadır mahkemesi” kurulması yanlış olmuştur. Elbette güvenlik endişesini anlıyorum; teslim olan teröristleri tutukevi arabalarına bindirip, kalabalıkların içinden şehirdeki adliye binasına götürmek tam da PKK’nın istediği bir kışkırtma olurdu!
Bundan böyle gelecek olan PKK’lılar, gerektiğinde helikopterle alınıp, güvenli olduğu önceden belirlenen sakin bir ilçedeki adliye binasında sorgulanabilir.
PKK ve partisi
DTP’nin “açılım” konusunda iyi niyetli olmadığı açıktır. Her “geliş”i “siyasi ajitasyon”a dönüştürüyorlar.
Avrupa’dan gelecek olanlar için aynı “ajitasyon”u İstanbul’da da yapacaklarını açıkladılar!
İçişleri Bakanı ve İstanbul Valiliği buna izin verilmeyeceğini açıkladı. Evet, izin verilmemelidir!
PKK ve DTP kitleler arasındaki duygusal ayrışmayı büsbütün tahrik ederek çatışmayı körüklüyor. Uyguladıkları strateji barışın değil, kitleleri tahrik etmenin stratejisidir.
Ateşle oynuyorlar!
Evet, böyle giderse, hiçbir demokratik hükümet bunu taşıyamaz, “sil baştan olur” ve geçen çeyrek asrı bir daha yaşarız, yazık olur! Herkes aklını başına almalıdır.



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.