Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8392
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
BASINA KAPALI YAPILAN CHP GRUP TOPLANTISI:TAM METİN
Baykal`sız ve basına kapalı yapılan CHP grup toplantısı: Tam Metin

Bugün basına kapalı gerçekleştirilen ve CHP Genel Başkanlığı`ndan istifa eden Deniz Baykal`ın katılmadığı Meclis Grup toplantısında, CHP Genel Sekreteri Önder Sav konuştu. İşte Sav`ın konuşmasının tam metni, Kurultay.net aracılığıyla...



 
İşte CHP Genel Sekreteri Önder Sav`ın grup toplantısında yaptığı konuşmanın tam metni:

Sayın Başkan, Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubunun çok değerli üyeleri, sevgili arkadaşlarım; Grup Başkan Vekillerimizin önemli bir olayın hemen sıcağında bizleri bir araya getirdikleri, uygun bir zamanlama yaptıkları için kutluyorum.

Dün, bütün dünya, bütün Türkiye onurlu bir devlet adamının, bir siyaset adamının belki kendisinin tanınmayan yönlerini tanıtan bir davranışına tanık olduk. Deniz Baykal, pek çok siyasetçinin, Türkiye`de çok kişinin ezberini bozdu, tarihte unutulmazlar safındaki yerini aldı. Basit, iğrenç bir kaset olayıdır diye geçiştirilemeyecek bir olayın üzerine cesaretle giderek, amacı vahim bir komploya teslim olmayacağını, alçakça, hayasızca, namussuzca komplo yapanlara okkalı bir şamar vurulabileceğini kanıtladı ve onlara unutamayacakları bir ders verdi. Benim için bu sözleri söylemek onur verici ancak bir o kadar da hüzün verici, içimi acıtan sözler. 53 yıllık bir dostluk, birbirine sevgi, saygı, arkadaşlık ve bu ölçüyü sürekli koruyan bir beraberliği yaşadık. Hepinizin genel başkanı, hepinizin bir kısmınızın diğerine göre daha yakından tanıdığı bir insan Sayın Baykal ama benim için bir sırdaş, uzun süren bir dostluk, bir arkadaş ve baş başa kaldığımızda şakalaşılacak bir dosttur.  

Keşke bugün bu kürsüde mutat, muhteşem Salı günü konuşmasını sevgili Baykal yapsa idi. Büyük bir hüzün ve ıstırap içinde bu konuşmayı yaptığımı bilmenizi isterim. Sayın Deniz Baykal, Sevgili Genel Başkanımız, bizi Türkiye`nin bu karmakarışık ortamında kendi göbeğimizi kesmekle baş başa bıraktı. Ülkemiz çok uluslu şirketlerin, içimizden ve dışımızdan tezgâhlanan bütünlüğümüze kasteden yapılanmaların bir burgacı içine çekilmek isteniyor. Toplumun gündemine devletin küçültülmesi, globalleşme, küreselleşme, ılımlı İslam, ikinci cumhuriyetçilik, yeni Osmanlılık, yeni mandacılık gibi birtakım kurumlaşmaların egemen olmaya başladığı ve pek çoğunda başarıya ulaştığı bir dönemi yaşıyoruz. Mustafa Kemal ve mücadele arkadaşları,  kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesi verdiği günlerde benzer atmosfer içindeydiler. Her zaman olduğu gibi bu kuşatmayı da genlerimizdeki devrimcilik ve direnç ruhuyla aşacağımıza inanıyorum.  
 

Sayın Baykal`ın çok yerinde vurguladığı gibi, komplonun hedefinde Cumhuriyet Halk Partisi vardır. Bu komployla, alçakça, şerefsizce komplocularla bu komployu düzenleyenlerle hesaplaşmak kaçınılmaz bir sorumluluk ve ödevimizdir. Yalansız, dürüst ve cesur duruş sergileyen sadece Deniz Baykal`ın omuzlarına yüklemek, bu mücadeleyi yüklemek büyük bir haksızlık olur. Sayın Genel Başkanımızın komploya teslim olmayan, kaçmayan, gerçeklerle yüzleşen anlayışının sonuna kadar arkasında duracağız. Tarihe, geleceğe, ulusumuza, vatandaşlarımıza bugün gözleri ve kulakları burada olan örgütümüze karşı sorumluluğumuzun bilinci içinde davranmak zorundayız.  

Sayın Deniz Baykal istifa etti. Cumhuriyet Halk Partisinin çalkantılara, sıkıntılara soktuk diye ellerini ovuşturmaya kalkanlara hiçbir zaman bu fırsatı vermeyeceğiz. Birlik ve beraberliğimizi, dayanışmamızı her zamankinden daha güçlü kuracağız, koruyacağız. Geride bıraktığımız Anayasa değişikliği tartışmalarında, biraz önce Sayın Grup Başkan Vekilimizin çok yerinde değindiği gibi, o sergilediğimiz anlamlı birliktelik içinde olacağız. Demokratik, laik cumhuriyete, Atatürk ilke ve devrimlerine sonuna kadar sahip çıktığımızı herkese bir kez daha göstereceğiz.  

     Bu zamana kadarki sorumluluklarımızdan çok daha sorumlu davranmamız gereken günlere doğru gittiğimizin sanırım hepimiz farkındayız. Hiçbir arkadaşımızın bireysel kaygılarla gelecek endişesiyle hareket etme hakkı yoktur. Hiçbir arkadaşımı hedef almadan şunu söylemek istiyorum: Bizleri olur olmaz, yerli yersiz konuşmaya çekmek isteyen medyaya lütfen meze ve malzeme olmayınız. Hiç kimse de Sayın Genel Başkanımızın hamiliğine soyunmaya kalkışmasın. Hiç kimse kuşkulanmasın ki Cumhuriyet Halk Partisinde dürüst, namuslu, erdemli siyasetçileri kimse incitemez, kimse yok sayamaz, kimse de yok edemez.

Sayın Deniz Baykal`ın onurlu duruşunu zedelemeye hiçbirimizin hakkı  yoktur. Artık, Deniz Baykal`ı vatandaşlarımız, Cumhuriyet Halk Partisi ailesi, kararlı ve vakur Cumhuriyet Halk Partisi sahiplenmiştir, örgüt sahiplenmiştir. Cılız ve bencil çıkışlarla bu hedeflerden Cumhuriyet Halk Partisini lütfen saptırmaya kimse kalkışmasın.

Pek çok şey bugünkü gazetelerde yazılıyor, çiziliyor. Belki, bir kısım arkadaşlarımızın gözünden kaçmıştır. Benim çok beğendiğim bir köşe yazısından o yazının son bölümünü sizlerle bölüşmek istiyorum. Milliyet Gazetesinde Eyüp Can arkadaşımızın bir köşe yazısı. Şöyle bitiriyor yazıyı: “ 

“Sevgili Deniz Bey, bu yaşananları ve bu şekilde istifa etmeyi hiç mi hiç hak etmediniz ama buna rağmen Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığından özel hayatınıza laf ettirmeden başı dik, alnı açık, onurlu bir biçimde istifa ederek sadece özel hayatta değil, siyasette de integrity sahibi olmanın ne demek olduğunu yerli yabancı, dost düşman herkese gösterdiniz. Keşke demek için çok geç. Siz size yakışanı yaptınız. O kara tuzağı kuranlar (her kimse) kendine yakışanı yaptılar.” Evet, Sayın Deniz Baykal kendisine yakışanı yaptı, kara tuzağı kuranlar da kendine yakışanı yaptılar ama şimdi bizler, Cumhuriyet Halk Partisi ailesi de kendimize yakışanı yapmaya mecburuz.  

Sayın Deniz Baykal`a sonuna kadar sahip çıkacağız, mücadelesini destekleyeceğiz, yalnız bırakmayacağız. Hepimizin üzerinde tarif edilmeyecek kadar emeği ve hakkı vardır. Bizler de O`na, bu emeğinin hakkının karşılığını ödünsüz desteklerimizle ödemek durumundayız diye düşünüyorum. Namussuzlara karşı namusluların cesareti içinde mücadelemizi vereceğiz. Yüce Atatürk`ün sürekli devrim tarifindeki gibi davranacağız. Ne diyordu Yüce Atatürk sürekli devrimi tarif ederken: “Devrim, güneş kadar parlak, güneş kadar sıcak, güneş kadar bize uzaktır. Ben, yönümü hep o güneşe bakarak tayin ederim. Sıcaklığı ve parlaklığı beni yakıncaya dek yürürüm. Sonra dururum, sonra tekrar ilerlemek üzere yola koyulurum.” Tarihin ender tanıdığı devrimcilerden, gemileri kolayca yakıp arkasına bakmayanların da devrimciliği bu sözleri önümüzdeki mücadelemizde bize rehber olmalıdır.  O, devrimci yolda yürürken yine Atatürk`ün sözlerine kulağımızı açmalıyız. Yeni Türkiye`nin genç evlatları, yorulsanız da beni izleyecekseniz. Dinlenmemek üzere yola koyulanlar asla yorulmazlar” diyordu. Evet, Mustafa Kemal gibi, İsmet İnönü gibi, Bülent Ecevit gibi, Deniz Baykal gibi yola koyulacağız, dinlenmemek üzere yürüyeceğiz, Türkiye`yi karanlıktan kurtarıncaya kadar yürüyeceğiz, alçak komploculardan hesap soruncaya kadar yürüyeceğiz.  

Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum, hoşça kalınız, yolunuz açık, gazanız mübarek olsun. 

Kaynak:Cengiz Aldemir
Kurultay.net Meclis Muhabir-Kameramanı




Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.