Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8390
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
DİYANETE SİYASET KARIŞMAMALIDIR

DİYANETE SİYASET KARIŞMAMALIDIR

 

 Tokat Milletvekili Dr. Reşat DOĞRU, Diyanet İşleri Başkanlığının her türlü baskıdan uzak görev yapmasını; din görevlilerinin ise gerekli özlük haklarının düzenlenerek, daha rahat ve kimseye bağlı kalmadan, görevlerini yerine getirmelerinin sağlanması gerektiğini bildirdi.

 

2011 yılı Bütçe Kanunu Tasarısı üzerinde, TBMM Genel Kurulunda Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz alan DOĞRU, konuşmasında şunları söyledi.

 

“Atatürk tarafından 1924 yılında, din konusunda, toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere kurulan Diyanet İşleri Başkanlığımız, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğünü sağlamada görevli önemli bir kurumumuzdur.

 

80.000 cami, 10.000 Kur’an Kursu, 100.000’i aşkın personeli ile devasa kuruluş olan Diyanet, siyasilerin baskısı ve etkisi ile maalesef iyi yönetilememektedir. Bu güzide kurum, siyasetin arka bahçesi olmamalıdır.

 

Yıllardır beklenen Teşkilat Kanunu, ortak mutabakat zemini varken, muhalefetin verdiği önergelerin hiçbirisi kabul edilmeyerek, eksiklikleri ile kanunlaşmıştır. Yani önemli bir fırsat kaçırılmıştır. Örneğin Din Hizmetleri sınıfında çalışan 4 yıllık, dini yüksek okul mezunları 3000 ek gösterge alırken, aynı işi yapan diğer 4 yıllık okul mezunları 2200 ek gösterge almaktadır.  Ayrıca 4/B li personelin ek ödeme ve ek ders ücreti almamaları da adaletsiz bir durumu ortaya koymaktadır.

 

Diyanet neredeyse iktidarın yandaş sendikaları tarafından yönetilmektedir. Siyasi telefonla, idareciler eliyle, bizzat başka sendika mensuplarına baskı yapılmakta, sendika değiştirmeleri için zorlanmaktadırlar. Bunların bir örneği Niğde ilinde yaşanmıştır. Niğde İl Müftülüğünde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni sınavını kazanan bir memurun ataması, AKP ve yandaş sendika tarafından engelleniyor. Memura baskı yapılıyor. Daha sonra memur sendikasını değiştirince ataması yapılıyor. Sizce bu tavır doğru mudur, adaletli midir?

 

Diğer bir örnek, Nevşehir Türk Diyanet-Sen il temsilcisi Ahmet Doğan ve şube yönetim kurulu üyesi Osman Berkbilek’in başına gelenlerdir. Sendikal faaliyetleri sonucu, hakarete uğruyorlar, daha sonra sicilleri bozuluyor ve tayinleri çıkarılıyor. Hatta cemaati ile vedalaşmadan başka yere gönderiliyor.

 

Son dönemlerde okul müdürleri ve imamlar, kömür dağıtma komisyonlarında görevlendiriliyorlar. Bu, siyasi rant elde etme değil midir? Bırakın muhtarlar bu işi yapsın.

 

10 yılını dolduran müftüler yer değiştirirken, şimdi de cemaatle işi olmayan müdür ve memurlar yer değiştiriyor. Bunu da anlamıyoruz.

 

Camiye, din adamlarımıza siyaset bulaşmamalıdır. Adil, eşit, tarafsız şekilde hizmet yapılmalıdır.

 

Diyanetin hac hizmetlerine de düzenleme gelmelidir. İnsanlarımız hac’da perişan oluyorlar. Görevi iyi yapan Diyanet memurları oraya gönderilmelidir. Bu sene hac kafile dönüşünde ortalama 10-15 saati bulan rötarlar olmuştur.

 

Tamiratı yapılan vakıf eserleri camiler, eskisinden daha kötü hale getiriliyor. Yapılan işler iki gün sonra dökülmeye başlıyor. Milletin parası heba edilmektedir. Ayrıca bazı cami tamiratlarında yolsuzluk iddiaları vardır. Bunlar araştırılmalı, kamuoyu aydınlatılmalıdır.

 

İmamlar camiden dışarı çıkmalı, halkın içine girmeli, onlara öncülük yapmalıdır. Ancak siyaset yapmamalıdır.

 

AKP iktidarında Belediye İmar Kanununda yapılan değişiklikle, “Gereken yerlere Cami yapılır”, ibaresi kaldırılıp, “İbadethaneler yapılır” cümlesi konulmuştur. Bu değişiklik sonrasında ülkemizde başta Büyükşehirler olmak üzere, yüzlerce ev kilisesi açılmıştır. Böylece misyonerler ülkemizde cirit atmaya devam etmekte ve köylere kadar uzanan faaliyetlere girmektedir. Bu konuda halkımız ve özellikle Diyanet İşleri Başkanlığımız çok duyarlı olmalıdır. Halkımız Trabzon Sümela Manastırı ve Van Akdamar kilisesinin açılmasını ve ayin izni verilmesini kabul etmemektedir.”

 



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.