Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1831
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 10233
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 755
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2042 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
ERDOĞAN`IN GİZLİ BOR PAZARLIĞI
Erdoğan`ın gizli (BOR) pazarlığı...
 
Türkiye-Avustralya Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması Taslağı`nın 10`uncu maddesi Başbakan Tayyip Erdoğan  dünyanın bir ucu Avusturalya`da, Türkiye`nin bor madenlerini ABD sermayeli Rio Tinto`nun kontrolündeki madencilik tekeli BHP-Billiton`a pazarladığı ileri sürüldü. MMO tarafından yayınlanan www.maden.org.tr sitesinde yeralan bir habere göre Avusturalyalı madencilik tekeli BHP-Billiton Türkiye`nin bor madenlerine sahip olacak.


Rio Tinto /US Borax`ın uzun süredir Türkiye`deki bor madenlerinin peşinde olduğu iddia ediliyor ve hem hükümete hemde kamu kuruluşu olan Eti Maden Şirketi`ne baskı yaptığı söylentileri dolaşıyordu. Ancak Eti Maden Şirketinin Genel Müdürü Orhan Yılmaz Kütahya Emet gezisi sırasında Ulusal basına verdiği beyanatlarda "Ben hiçbir ülke yada kişiden baskı görmedim" demişti.

Eğer iddialar doğruysa (Rio Tinto/Us Borax Avusturalyalı uzantısı sayesinde bu amacına ulaşmış olacak.)

Başbakan Erdoğan da Avusturalya`da "Etibank`ın özelleştirileceğine" ilişkin açıklamalar yapmıştı. Avustralyalı maden şirketi BHP-Billiton`un, halen İzmir ili çevresinde çeşitli yatırımları bulunuyor. BHP-Billiton`un adı ilk olarak Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen tarafından 2005 yılının Haziran ayında yapılan Avustralya gezisinde geçmişti. Tüzmen, 16 Haziran 2005`te, BHP-Billiton Grubu yöneticileriyle görüşmüştü. Tüzmen, BHP-Billiton`un "Türkiye`nin borunun zenginleştirilmesine talip olduğunu, Türkiye`de yatırım yapmak istediğini" söylemişti. Billiton`un bu ilgisinin karşılıksız kalmayacağının sinyalleri de o dönemde verildi. Tüzmen, açıkça bu firmalara destek vereceklerini belirtmiş, madencilik sektörüne yabancı sermayeyi çekmek istediklerini söylemişti. Tüzmen, Dış Ticaret Müsteşarlığı`nın da bu işin takipçisi olacağını açıklamıştı. Tüzmen`in, BHP-Billiton`u, "dünyadaki operasyonlarıyla" Avustralya`nın GSMH`sine katkıda bulunan bir firma olarak tanıtması ise dikkat çekmişti.

15 YIL BAĞLAYICI

Türkiye-Avustralya Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması`nın 10`uncu maddesi de, Tüzmen`in açıklamalarını doğrular nitelikte. Bu anlaşma taslağı Başbakan Erdoğan Avusturalya`da iken gündeme geldi. Ayrıca Erdoğan`ın bu şirket ile görüştüğü de ileri sürülüyor. Anlaşmanın 10. maddesi şirketin dünya bor rezervlerinin yüzde 70`ine sahip Türkiye`nin borlarını işletmek istediğini içeriyor. Madde "Avusturalya`nın anlaşmayı imzalamasının nedenleri" arasında yer alıyor. 15 yıllık süreci kapsayan anlaşmada, Avustralyalı şirketlere çeşitli imtiyazlar sağlanacağı belirtiliyor.

GECE YARISI OPERASYONU MU?

Maden Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Torun, BHP-Billiton`un isteklerini yerine getirilmesi için 2840 sayılı Bor Tuzları, Trona ve Asfaltit Madenleri ile Nükleer Enerji Hammaddelerinin İşletilmesini, Linyit ve Demir Sahalarının Bazılarının İadesini düzenleyen Kanun`un ve 3213 sayılı Maden Kanunu`nunda değişiklik gerektirdiğini ifade etti. Torun, hükümetin böyle bir çalışmaya başlamasını da olası gördüklerini dile getirdi. Torun, "Böyle bir girişime şiddetle karşı çıkacağımızı ve mücadele edeceğimizi şimdiden duyuruyoruz" diye konuştu. Tüm madenler önemli iken, bor madeninin gelecek açısından daha önemli olduğuna belirten Torun, ABD`de bordan enerji üretilmesine yönelik çalışmalar yapıldığına dikkat çekti. "Etibank`ın özerkleştirileceği" yönündeki söylemlerin de ucunun açık olduğunu, tam tanımı yapılmadan nasıl işleyeceğinin belirtilmemesinin, tehlikeye işaret ettiğini söyleyen Torun, "Her an bir gece yarısı operasyonuyla böyle bir tasarı gerçekleşebilir" dedi.

İŞTE 10`CU MADDE!

Anlaşmanın, "Avustralya Hükümeti`nin anlaşmayı imzalamasının nedenleri" başlıklı bölümünde yer alan 10`uncu maddede şöyle deniliyor:

"BHP-Billiton`un, Türkiye`de potansiyel bir yatırımcı olup, dünya rezervlerinin yüzde 70`ini elinde bulunduran Türkiye`nin bor madenlerinin işletilmesi ve pazarlanması konusunda uzun dönemli planları bulunmaktadır. White Mining Şirketi de Türkiye`deki kömür madenciliği projeleri ile ilgilenmektedir. Türkiye`deki yeni maden kanunu ve yabancı yatırım kanunu Türkiye`yi Avustralyalı yatırımcılar için daha çekici bir hale getirmiştir".

BHP-BİLLİTON VE RİO TİNTO İLİŞKİSİ

Tüzmen`in "dünyadaki operasyonları"na dikkat çektiği BHP-Billiton, 90 milyar dolarlık mal varlığına sahip. İnşaat ve petrol gibi enerji alanlarında da dünya devlerinden olan firmanın, yıllık 25 milyar dolar cirosu ve 5 milyar dolar kârı var. Billiton`un Türkiye`nin çeşitli yerlerinde madencilik yapmak isteyen Rio Tinto isimli firma ile ilişkili olduğuna dair iddialar var.

ABD sermayeli Rothschild Ailesi`nin Rio Tinto isimli firması tek başına dünya maden üretiminde yüzde 12.5`lik (27 milyar dolarlık) pay ile birinci sırada yer alıyor. İkinci sırada yüzde 11`lik pay ile yine İngiltere merkezli Anglo American Corp. (AAC), üçüncü sırada yüzde 8`lik pay ile BHP Billiton geliyor. Bu rakamlar, Türkiye`nin maden üretiminin payının 10 katı civarında seyrediyor. BHP Billiton firmasının, çeşitli alım-satım anlaşmaları yaptığı, kanıtlanmış petrol ve doğalgaz skandalları nedeniyle ödediği tazminatlarla da tanınan dünyanın üçüncü büyük petrol şirketi Royal Deutch Shell`e ait olduğu iddia ediliyor. Bunu takip eden bir başka iddia ise Shell`in Rothschild Ailesi`nin kontrolünde olduğu. Ayrıca, Rothschild Ailesi`nin, Oppenheimer Ailesi`ne ait AAC`de de, yüzde 34`ü AAC`ye ait olan De Beers aracılığıyla ortaklığı bulunduğu belirtiliyor.

RİO TİNTO`NUN BOR İLGİSİ

1865 yılında bir Fransız firmasına devredildikten sonra yabancı sermaye arasında el değiştiren bor madenleri, 1968 yılında Etibank`a devredildiğinden beri devletin tekelinde. Rio Tinto`nun Türkiye rezervleriyle bağlantısı ise 1889 yılına dayanıyor. Her türlü imtiyazdan yararlanarak Etibank`a devre kadar bor madenlerini elinde tutan, o zamanki adı ile Borax Consolidated LTD ile bugünkü Rio Tinto gruba dahil olan US Borax aynı şirket. Son yıllarda bora ilişkin tüm yasal düzenlemelerin ve tartışmaların içinde de Rio Tinto`nun adının geçtiği biliniyor. Türkiye bor madenleri açısından en büyük tehlikenin ise Eti Bor AŞ`nin halka açılması olacağı belirtiliyor. ABD`deki ana bor yatağında 130 yıldır işletilen rezervler tükenmek üzere olan Rio Tinto`nun, böyle bir düzenleme ile bor madenlerini kolayca yönetebileceği ifade ediliyor.

PETROL YERİNE GEÇEBİLİR

Bilim adamları tarafından "21. yüzyılın petrolü" olarak tanımladığı, uzay teknolojisinden, bilişim sektörüne, nükleer teknolojiden savaş sanayiine kadar pek çok alanın
vazgeçilmez hammaddesi olan borun işlenmesi ile ortalama olarak bugün elde edilenin 150 katı gelir kazanılabilecek. Borun otomotiv sektöründe petrol yerine enerji olarak kullanılması halinde Antalya-Ankara arasında bir otomobilin yaklaşık 2 kg bor ile (tahmini 2 YTL) gidiş dönüş yapabileceği söyleniyor.
              sektormaden.com.   3 Aralık 2008


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.