Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1821
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 8848
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 754
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2010 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
FEVZİYE BAYRAMOVA`NIN AKİBETİNDEN ENDİŞE EDİLİYOR

TATAR MİLLİ MECLİSİ REİSİ FEVZİYE BAYRAMOVA’NIN

AKIBETİNDEN ENDİŞELİYİZ.

 

         Tatar Milli Meclisi reisi Fevziye Bayramova’ya yapılan FSB saldırıları dur durak bilmiyor. Fevziye Bayramova, 5 aydır hasta, son günlerde durumu ciddi olunca hastaneye yatma kararı almıştı. Bir taraftan hastaneye yatıp yatmama konusunda endişeleri vardı. Son olaylar Fevziye Hanım’ın endişelerinde ne kadar haklı olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. 20 yıldır Tatar Milli bağımsızlık mücadelesi veren Fevziye Bayramova’nın kalbi daha fazla dayanamamış, yorgun düşmüştür ve Bayramova halk dilinde “kalp yorgunluğu” olarak adlandırılan hastalığa yakalanmıştır. Her zaman halkın derdine derman olmaya çalışan, halkının mutluluğu ve istikbali uğruna kendini adayan bu kahraman kadın, çizdiği yoldan bir an olsun caymamış, gözünü daldan budaktan esirgemeden halkının haklarını savunmuştur. Bayramova hakkında onlarca cinaî dava açılmış, evi ve arabası patlatılmış, fakat o halkının haklarını savunmaktan vazgeçmemiştir. 1991 yılının 14 Mayıs tarihinde Fevziye Bayramova, Tataristan’da Rusya başkanının seçimine karşı siyasî açlık ilan etmiştir. Bayramova ilan eden 14 günlük siyasî açlıktan sonra, Tataristan Parlamentosu Rusya başkanı seçimine katılmama kararı almıştır. 1990 yılında Tataristan Parlamentosuna milletvekili olarak seçilen Fevziye Bayramova, Tataristan Bağımsızlık Beyanatını hazırlayan siyasetçilerdendir. Bayramova, 1991 yılında kurulan Tataristan Milli Bağımsızlık Partisi olan “İttifak” partisinin kurucusu ve genel başkanıdır. 1917-1918 yıllarında kurulan, daha sonra Sovyetler tarafından dağıtılan Tatar Milli Meclisi, 1992 yılında tekrar kurulduğu sırada Bayramova kurucular arasında yer almıştır. 1994-1997 yılları arasında Tatar Milli Meclisi reisi görevini yürüten Fevziye Bayramova, 20 Aralık 2008’de yapılan Tatar Milli Meclisi toplantısında tekrar Tatar Milli Meclisi reisi olarak seçilmiştir. Bu toplantıda, 30 Ağustos 1990’da ilan edilen Tataristan Bağımsızlığı ve 1992 yılının 21 Mart tarihinde yapılan Referandum sonuçlarına dayanarak kabul edilen Bağımsızlık Beyanatı ve Tataristan’ın devlet bağımsızlığını tanınması isteğiyle dünya ülkelerine ve BM’ye yazılan Müracaatı bahane ederek FSB hiç zaman kaybetmeden 24 Aralık 2008’de Tatar Milli Meclisi reisi Fevziye Bayramova’nın evini aramış, bilgisayar ve belgelerine el koymuştur. Aradan 1 yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen bilgisayar ve belgeler geri verilmemiştir. 26.12.2008’de Rusya Federasyonu Anayasasının 282.maddesinin 2.fıkrası olan “MİLLETLER ARASI KİN VE DÜŞMANLIĞI KÖRÜKLEME” suçundan hakkında cinaî dava açılmıştır. Bayramova, bu davada önce tanık, sonra sanık, şimdi ise suçlu olarak gözükmektedir. Dava açıldığı günden itibaren Bayramova defalarca FSB tarafından sorguya çekilmiştir.

         Fevziye Bayramova 7 Mayıs 2009’da “GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE İDİL-URAL’DA İNSAN HAKLARI ve DEMOKRASİ” konulu panel için Türkiye’ye gelmiştir. 20.05.2009’da Türkiye dönüşüne Bayramova havaalanında göz altına alınmış, eşyaları tüm yolcuların gözü önünde didik didik aranmış, daha sonra ailesi ile görüşmesine bile fırsat vermeden FSB aracıyla sorguya götürülmüştür. Sabah saat 6:00 sularında yola çıkmış olan Bayramova’yı aç-susuz halde 4 saat sorgulamışlardır, sonra şehirden çıkma yasağı imzalatılmıştır.

         Son günlerde Fevziye Bayramov’nın durumu ciddileştiği için doktoru hastaneye yatmasını söylemiş ve 12 Ekim 2009’da hastaneye kaldırılacağı kararlaştırılmıştır. 12.10.2009 tarihinde randevu saatinde eşi ile beraber hastaneye gitmiştir. Hastanede kayıt işlemlerini yaptırdıktan sonra 3.katta bulunan kardiyoloji bölümüne çıkmışlardır. Daha sonra olanları Fevziye Bayramova’nın kendi söylediklerinden aktarıyorum: “Biz kardiyoloji bölümüne çıkıncaya kadar FSB’den hastanenin başhekimini aramışlar, Bayramova’yı hastaneye kabul etmeyin diye. Kardiyoloji bölümü başkanı bizi geri çevirmeye çalıştı, kah yer yok, kah sizin hastalığınız artık kronik, onunla yaşayama alışmalısınız diyor. Şaşırdık kaldık. Benim tansiyonum yüksek, nabzım dakikada 95…Bölüm başkanının odasından çıktıktan sonra eşime zorla güzellik olmaz, bunlar şimdi bu şekilde davranıyorsa, burada kalmanın bir anlamı yoktur, ben eve gidiyorum, dedim. Eşim, yer olmadığına dair yazılı belge vermelerini talep etti. Ben orada daha fazla kalamadım evimin yolunu tuttum. Evin yanına yaklaştığımızda evin girişinde FSB arabasını gördüm ve gitmelerini beklemeye başladım. O sırada telefonum çaldı, arayan eşimdi, eşim hastaneye gel yer buldular, dedi. Eve de giremiyorum, istemeye istemeye de olsa tekrar gittim hastaneye. Bana erkekler odasının yanındaki bir odayı verdiler, banyo ve tuvaleti erkeklerle umumî, odanın kilidi de yoktu. Tamam diye razı oldum, yapılabilecek bir şey yoktu. Yemek de vermediler, bir doktor dışında herkes kaba davranıyordu. Kıvrılıp yattım. Saat 16:00 civarında eşim aradı, şimdi FSB’den seni sorgulamaya gelecekler, diye. Eşime ben burada kalmayacağım, kendimi rezil ettirmek istemiyorum dedim ve çantamı toparlayıp hastane kıyafetleri ile dışarı çıktım. Hava soğuk, rüzgar…Bir araba bulup evin yolunu tuttum. FSB ekibi hastaneye gelmiş, beni bulamadıkları için eşimin üzerine çullanmışlar, nereye kaçırdın diye. Eve geldiğimde telefon çalıyor, FSB’den arıyorlar, o sırada eşim ve avukatım da eve geldiler. İfade vermeye gelsin, yoksa gece kapınızı zorlayarak girer ifadesini alırız, demişler. Eşim de Fevziye Hanım hasta yatıyor, siz ne yapmaya çalışıyorsunuz dedi. Sonra eşim ve avukatım savcılığa gittiler. Bu gece sakindi. Şimdi evde tedavi görüyorum. Yarın ne olacağını Allah bilir…”dedi.

         Yukarıda konuşmayı detaylı olarak yazmamın sebebi olayları daha da iyi anlayın diye. Moskova hükümeti Fevziye Bayramova’yı yok etmeyi amaç edinmiştir ve bunu gerçekleştirmek için hiçbir şeyden çekinmemektedir. Rus Emperyalizmi için Fevziye Bayramova ismi “BAĞIMSIZLIK” kelimesine eşdeğerdir. Bayramova, Putin’in korkulu rüyasıdır. Onun içindir ki Bayramova’yı ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Ama Bayramova’yı yok etmek o kadar kolay değildir, Fevziye Hanım gerçek bir halk kahramanıdır ve aynı zamanda “Tatar Tarihidir”. Tatar halkının problemlerini kaleme alan makaleleri ve romanları ile Fevziye Bayramova çoktan halkının kalbinin derinliklerinde yerini almıştır. Her şey yok olsa bile bu Tatar Milli Bağımsızlık Mücadelesi halkın zihninden kolay kolay silinmeyecektir. Daha nice Bayramovalar ortaya çıkacak ve bu bağımsızlık mücadelesi son Tatar ölene dek devam edecektir. Bayramova’yı hasta halinde bile rahat bırakmayan FSB, onu susturmaya sindirmeye çalışmaktadır. Ne aceleleri var ki? Fevziye Hanım’ın bir yere kaçtığı yok. Hapishanede yatan mahkumların bile tedavi olmaya hakkı vardır. Oysa Bayramova’nın hiçbir suçu olmadığı halde böyle baskı ve zulme maruz kalması acı olduğu kadar düşündürücüdür. Bu daha buz dağının bize görünen tarafı, eminim bundan fazlası da yapılıyordur. Ne yazık ki, Rus yalakası olan Tataristan Hükümeti bu olaylara seyirci kalmakla yetinmeyip, FSB’ye destek olmaktadır. Kazan Hanlığı’nın son döneminde, 1551 yılında Tatar bağımsızlık simgesi olan Söyembike’yi Tatar hainleri kendi elleriyle Ruslara teslim etmişlerdir. Şimdi tarih tekrarlanıyor. Gelen gideni aratmıyor, bugünkü Tatar hainleri Tatar bağımsızlık fikrini yok etmek için elinden geleni ardına bırakmamaktadır. 

         Tatar Milli Meclisi reisi Fevziye Bayramova’ya yapılan bu cinaî işler karşısında seyirci kalmayalım. Canında milli ruhu olan herkesi, tüm dünyayı göreve davet ediyorum. İsmail Gaspıralı’nın dediği gibi: “MİLLETİNE HİZMET ETMEK İSTİYORSAN ELİNDEN GELEN İŞLE BAŞLA”. Tatar milli bağımsızlık savaşçısı Fevziye Bayramova’ya yapılan haksızlıklara karşı herkes elinden geleni yapacak ve yapmalıdır. İnsan haklarının hiçe sayıldığı Rusya’da, Tatarlar başta olmak üzere Rus olamayan tüm milletlere aynı baskı ve zulüm uygulanmaktadır. Eğer bu olayların önünde seyirci kalırsak tarih bizi affetmeyecektir!        

                      

15.10.2009

Sürgündeki Tatar Milli Hükümeti üyesi

Roza Kurban



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.