Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8391
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
GELECEĞİMİZ IŞILDIYOR
GELECEĞİMİZ IŞILDIYOR.
İlköğretim öğrencilerine yönelik “BU BENİM ESERİM”  matematik ve fen bilimleri proje çalışması Türkiye finali 10 – 13 Mayıs 2010 tarihinde eğitimin ve Türkiye’nin başkenti Ankara’da gerçekleştirilmiştir. Finale, 12 bölge merkezinden ( Ankara, İstanbul Asya, İstanbul Avrupa, İzmir, Adana, Antalya, Kayseri, Malatya, Erzurum, Van, Samsun ve Bursa) 1004 proje içinden Bölge Bilim Kurulları tarafından titizlikle seçilen 68 Fen Bilimleri ve 32 Matematik projesi olmak üzere toplam 100 proje Türkiye final sergisine davet edilmiştir. “BU BENİM ESERİM” Türkiye finalistleri 10 Mayıs 2010 tarihinde ülkemizin dört bir yanından Başkent Öğretmenevi’ne projelerini sergilemek için Ankara’ya gelmiştir. Ankara Bölge sergisi 12–15 Nisan 2010’da Başkent Öğretmenevi’nde yapıldığından dolayı Ankara Bölgesinden Türkiye finaline seçilen 7 Fen Bilimleri ve 3 Matematik projesi finalistleri hiç yabancılık çekmiyordu, onlar artık alışmıştı. Herkes gelir gelmez stant yerlerini tespit ederek yerleşmeye başlamıştı. Çocuklar kendilerinden emin tavırlarla ev sahibi gibi davranıyor, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen arkadaşlarına yardımcı olmaya çalışıyorlardı. Stantların hazırlandığı sırada çocuklar, öğretmenler, gelen veliler birbirleri ile tanışma fırsatı bulmuştu. Ankara Bölge finalistleri ise uzun yıllar görüşmeyen eski dostlar gibi saygı ve sevgiyle kucaklaşıyorlardı. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra stantlar sergi açılışı için hazırdı.

11 Mayıs 2010 günü saat 10.00’da sergi açılışı için herkes hazır bekliyordu. Ankara Bölge Finali’nde olduğu gibi bu sefer de sergi açılışını Bölge Proje Koordinatörü, uzman öğretmen Emine Azdiken sunuyordu. Aynı zamanda diksiyon öğretmeni de olan Emine Azdiken Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen tüm törenlerde sunuculuk görevini üstlenmektedir. Etkili, güzel ve akıcı konuşması ile töreni açan Emine Azdiken katılımcıları önce saygı duruşu, ardından da İstiklal Marşı söylemeye davet etti. Mamak Abidinpaşa Lise’si Trabzon Yöresi Halk Oyunları Ekibi hazırladıkları gösteriyi sunduktan sonra açılış konuşmalarına geçildi. İlk olarak kürsüye Milli Eğitim Bakanlığı’nın Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi (EARGED) Başkanlığı Başkan vekili Süleyman Aslan, sonra Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yaşar Özgül çıktı. Konuşmacılar, TÜBİTAK ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı tarafından ortaklaşa bu yıl beşincisi düzenlenen “BU BENİM ESERİM” Matematik ve Fen Bilimleri Proje Çalışmasına başvuru sayısının her geçen yıl daha da arttığını, bunun da geleceğin bilim insanı olma potansiyeline sahip çocuklarımızı erken yaşlarda keşfedilmesinde önemli bir basamak olduğunu vurgulamışlardır. 2004-2005 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul’da pilot bölge çalışması olarak başlatılan “BU BENİM ESERİM” proje çalışmalarının 2005-2006 Eğitim-Öğretim yılında resmi olarak başladığını ve bu yıl beşincisi düzenlenen “BU BENİM ESERİM” proje çalışmasının İzmir’den Van’a, Samsun’dan Gaziantep’e kadar ülke genelinde artarak yaygınlaştığını, bu vesile ile yetenekli çocuklara gerekli desteği vererek onları üretken kılmak amacıyla, ilköğretim düzeyinde Matematik ve Fen Bilimleri alanında gerçekleştirildiğini söylediler. Konuşmalardan sonra serginin açılışı yapıldı ve katılımcılar sergiyi gezerek öğrencilerin sunumlarını dinlediler, onlara sorular yönettiler. Çocuklar da katılımcılar da gayet memnun gözüküyordu.

“BU BENİM ESERİM” Türkiye final sergisinde engelli bireylere yönelik projelerin çok olması dikkat çekiyordu. Projelerin nerdeyse %10’u engelli bireylerin gündelik hayatta ve eğitimde karşılaştıkları zorlukları kolaylaştırmak için hazırlanmıştı. Belki de engelli vatandaşlarımızın yaşadıkları zorlukları anlayamamamızın, duyarsızlığımızın getirdiği sonuçlardı bunlar. Projelerin çoğunun engelli öğrenciler tarafından yapılması “Ateş düştüğü yeri yakar” atasözünün bir kanıtıydı. Öğrenciler, yaşadıkları zorluklar karşısında hayata küsmeden, engellere çözüm üreterek kendileri için hayat kapısını aralamışlardır. Biz engelli değiliz istediğimizde her şeyi yapabiliriz diye haykırıyorlardı sanki. Konuyla ilgili yapılan bazı projeler:

* Adana Birinci İnönü İ.Ö.O. öğrencisi Hatice Kübra Durmaz’ın öğretmeni Gülhan Özadam danışmanlığında hazırladığı “AMA ÂMÂLAR” projesi görme engellilerin alışveriş yaparken karşılaştığı sorunları azaltmak için barkot okuyucu oluşturulmuştur.
* Denizli Yeşilköy İşitme Engelliler İ.Ö.O.öğrencileri Nilgün Ger ve Hüseyin Dündar’ın öğretmenleri Esma Özkan danışmanlığında hazırladıkları “ELEMENTLERİ DUYAMIYORUM AMA NERELERDE KULLANILIR BİLİYORUM” adlı proje işitme engelliler için Fen Bilgisi dersini kolaylaştırmak amacıyla yapılmıştır. Final sergisine Hüseyin Dündar gelememiş, sadece arkadaşı Nilgün Ger gelmişti. Hüseyin’in ise spor yarışması için Konya’ya gittiğini öğretmeni aracılığıyla anlatıyordu Nilgün.
* Gaziantep Yavuzeli Yavuz Sultan Selim İ.Ö.O. öğrencileri Deniz Kazak ve Mehmet Fatih Kazak tarafından hazırlanan “KENDİ PROTEZİMİ KENDİM YAPTIM” projesi boru kesilerek yapılan protez ayak yapımını amaçlamıştır. Projeyi sunan Deniz Kazak kendisi de yaptığı protezi kullanıyordu.
* İstanbul Prof. Dr. Erol Güngör İ.Ö.O. öğrencileri Ayşenur Tutal ve Kübranur Çolak öğretmenleri Cihat Yalçın danışmanlığında “AYAĞINI ÇALIŞTIR ENGELLERİ KALDIR” adlı projesi elleri olmayan engelli vatandaşlar için ayakla kontrol edilen mouse yapmışlardır.
* Elazığ Genç Osman İşitme Engelliler İ.Ö.O. öğrencisi Yusuf Bayrak, danışman öğretmen Cumaali Şimşek eşliğinde “ İŞİTME ENGELLİLER İÇİN TİTREŞİMLİ VE IŞIKLI ZİL-UYARI SİSTEMİ” adlı proje işitme engelli öğrencilerin okul zilini, evde ise kapı zilini duyamadığı için titreşimli bir alet yapmıştır, artık işitme engelli öğrenciler zili duymasalar bile zilin çaldığını biliyorlar.

Yukarıdaki projeler ve bu konuda yapılan diğer projeler sayesinde engelli vatandaşların hayatı bir nebze olsa daha kolaylaştırılmıştır.

Bu 100 proje, ilk 50 ve son 50 proje olarak değerlendirilecekti. Bunun için ilk günden itibaren Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi’nin matematik, fizik, kimya, biyoloji anabilim dalı öğretim üyelerinden oluşan jüri stantları gezip çocukların sunumlarını dinlemeye başlamıştı. Kendi dalında uzman olan jüri üyeleri çok sıkı soruları ile çocukları epey terlettiler. Çocuklardan aldıkları cevaplar karşısında bazen hocalar bile şaşırıp kalıyordu.

Program sırasında sosyal etkinliklere de yer verilmişti. 11 Mayıs 2010 günü ANITKABİR ziyareti vardı. Tüm katılımcılar Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna çıkarak Türkiye Cumhuriyeti’nin şanlı tarihi ile bir kez daha yüz yüze gelip gururlandılar ve ATA’yı saygı ile selamladılar.

12 Mayıs 2010 günü “BU BENİM ESERİM” projeleri sergilenmeye devam etti. Kalabalık öğrenci grupları dikkatle projelerin sunumunu dinliyor, sorular soruyorlardı. Bazı grupların öğretmenleri ise: “Bakın onlar da sizinle yaşıt, siz sadece seyretmeye geliyorsunuz, onlar sunum yapıyor” diye çocukları proje yarışmasına katılmaya teşvik ediyordu.

12 Mayıs 2010’da Feza Gürsey Bilim Merkezi Gezisi vardı. Çocuklar otobüslerle Altınpark’ta bulunan Bilim Merkezi’nin yolunu tuttular. Ankara dışından gelen öğrenciler için bu bir yenilikti. Kim bilir belki bazı öğrenciler Ankara’ya ilk kez geliyordu. Feza Gürsey Bilim Merkezi’ndeki gezi süresi 1 saatti. Bilim Merkezi’ndeki bir görevli “durgun elektrik” ile ilgili bir sunum yaptı, çocuklara da sorular sorarak “durgun elektriğin” tanımını anlattı. Sunumdan sonra sıra deneylere gelmişti, çocukları yanına davet ederek deneyleri gerçekleştirdi. Daha sonra çocuklar kendileri farklı deneyler yaparak konuları anlamaya çalıştılar. Özellikle “kara delik” ile ilgili bölüm çocukların dikkatini çekmişti. Daha deneyecek çok şey vardı, fakat “süreniz doldu” diye anons yapıldı ve çocuklar istemeye istemeye de olsa salonu terk etmek zorunda kaldılar. Başkent Öğretmenevi’ne döndükten sonra akşam yemeği yendi. Yemekten sonra ise “Ödül Töreni Provası” ve konser vardı. Provada yarın yapılacak ödül töreninin nasıl gerçekleşeceği hakkında bilgi verildi. Kılık kıyafet konusunda uyarı yapıldı. Daha sonra mikrofonu EARGED Başkan Vekili Süleyman Aslan aldı ve “Ben duygusal bir insanım. Protokol konuşmaları sırasında duygusal konuşma yapmak mümkün değildir, onun için duygularımı şimdi ifade etmek istiyorum” diye söze başladı. Süleyman Aslan çocuklardan “gülen gözler” diye bahsederken, “gülen gözlerden korkmayın, onlardan kimseye bir kötülük gelmez, çocuklarımızın gözleri ışıldıyor” dedi. Aslan, velilere hitaben “ Bu çocukları yetiştiren velilere teşekkür ediyor, yürekten tebrik ediyorum. Bu çocuklar sizin eseriniz” diyerek velilerin gururunu okşadı. Süleyman Aslan sözlerine şöyle devam etti, “ Eğer çocuğunuz sizi geçmişse, onu iyi yetiştirmişsiniz demektir, eğer geçmediyse bir problem, bir sıkıntı var demektir.”dedi. Konuşmalardan sonra konser vardı, çocuklar sanatçılara tempo tutarak, şarkılara danslarıyla eşlik ediyorlardı.

               13.05.2010 günü sabah saat 9.30–10.00 arası protokolün sergiyi gezmesi vardı. İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Şube Müdürleri ve üst düzey yöneticiler sergiyi geziyor, çocuklara sunumları, yaptıkları eserler için teşekkür ediyordu. Çocuklarımıza destek için okulumuzun müdürü Atahan Yiğit de gelmişti. Saat 10.00’da ÖDÜL TÖRENİ’NE geçildi. Başkent Öğretmenevi’nin Konferans salonu ağzına kadar doluydu. Daha önce uyarıldığı üzere öğrenciler merdivenlerde ayakta bekliyorlardı. Proje Koordinatörü Emine Azdiken güzel ve etkili sesiyle Ödül Töreni açılışını yaptı. Saygı duruşu, İstiklal Marşı’ndan sonra öğrenciler adına Samsun Alpaslan İ.Ö.O. öğrencisi Ata Sami Öztürk teşekkür konuşması yaptı. İkinci konuşmacı EARGED Başkan Vekili Süleyman Aslan’dı. Konuşmasına “Geleceğimiz ışıldıyor” diye başlayan Aslan, “Amacımız geleceğimizin bilim insanlarını yetiştirmek. Her yıl yeni bilim yıldızları ekleniyor.”dedi. Daha sonra Süleyman Aslan hediyeleri açıkladı: ilk 50’ye dizüstü bilgisayar, son 50’ye netbook, öğretmenlere ise kamera verilecek dediğinde salonda alkış tufanı koptu. Sonra kürsüye MEB Müsteşar Yardımcısı Cumali Demirtaş çıktı. Çocuklara, “Geleceğimiz sizsiniz” diyen Demirtaş: “Geleceğini düşünmeyen milletler tarihte yok olmaya mahkûmdur. Yarını planlamamız lazım. “BU BENİM ESERİM” Türkiye’nin yüz akı bir faaliyettir” dedi. Cumali Demirtaş’ın konuşmasından sonra jüri üyesi hocalara plaket verildi. Ve beklenen an gelmişti, ilk 50 açıklanacaktı. Öğrenciler alfabetik sıraya göre sahneye davet edilecekti. Adana, Afyonkarahisar, Amasya’dan seçilen projeler sahneye davet edildikten sonra, sıra Ankara’ya gelmişti. Ankara Eryaman ( Şehit Abdülkadir Yüzbaşıoğlu İ.Ö.O) dediklerinde yerimizden fırlamıştık adeta, çocuklar Erk Kurban ve Denizhan Eroğlu zaten sahnenin yakınında bekliyordu, hemen sahneye koştular. Bu sefer Ankara Bölge Finali’ndeki gibi gözyaşları yoktu. Buraya kadar gelen projeler zaten kazanılmış bir başarıydı. İlk 50 birinci, son 50 ise ikinci olarak kabul ediliyordu, bunu yöneticiler defalarca söylemişlerdi. Ama yine de ilk 50 içinde yer almak güzeldi. Öğrencilerimiz Erk Kurban ve Denizhan Eroğlu, öğretmenleri Gülbanu Ağbaba ile sahnedeyken gururları gözlerinden okunuyordu. Bu alın teri ile yazılmış bir gururdu. Danışman öğretmen Gülbanu Ağbaba eşliğinde Erk Kurban ve Denizhan Eroğlu’nun hazırladığı “Akvaryumlar Güllensin” projesinin“BU BENİM ESERİM” Türkiye finaline kalması Etimesgut İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü için de, Eryaman Şehit Abdülkadir Yüzbaşıoğlu İ.Ö.O. için de bir ilkti. Yani öğrencilerimiz ve öğretmenimiz bir başarı öyküsü yazarak, ilk olmayı başarmışlardır. İlkler özeldir, unutulmaz!
Roza KURBAN



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.