Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1763
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 7747
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 234
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 756
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1994 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
MEHMET EMİN YURDAKUL`U RAHMETLE ANIYORUZ

                                           Ölümünün 65. Yıldönümünde

Millî Şairlerimizden

MEHMET EMİN YURDAKUL,

14 Ocak 1944 tarihinde 75 yaşında  İstanbul`da  vefat etti. Doğumu: İstanbul, 13 Mayıs 1869.

 

 

Beşiktaş Sıbyan Mektebi`nde  ve Beşiktaş Askerî Rüştiyesi`nde okudu. İdâdi`yi bitirdikten sonra Mülkiye Mektebi`ne girdi ise de bitiremeden ayrıldı.1890 yılında yazdığı Fazilet ve Asâlet isimli eserinin beğenilmesi üzerine devlet memurluğuna tâyin edildi. 1910`da Sivas valiliği görevine getirildi. Sonra İstanbul`a gelerek Türk Yurdu Mecmuası`nı çıkardı. 1914 yılı başında Musul Mebusu olarak Osmanlı Mebuslar Meclisi`ne katıldı. Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu`ya geçti. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde de milletvekili seçildi. Edebiyatçı olarak "Ben bir Türküm, dînim, cinsim uludur"  mısraı ile başlayan şiiri ile tanınmıştı.  Millî edebiyat ve Türkçülük akımının önde gelen isimlerindendi. Şiirlerini: Türkçe Şiirler (1898), Türk Sazı  (1914), Ey Türk Uyan  (1914),  Tan Sesleri  (1915), Ordunun Destanı  (1915),  Tuna`ya Doğru  (1918) isimli kitaplarda topladı. Diğer eserleri: Fazilet ve Asâlet (1890),  Dicle Önünde  (1916), Zafer Yolunda  (1918), İsyan ve Dua  (1918), Türk`ün Hukuku (1919), Aydın Kızları  (1919), Mustafa Kemal  (1928)  ve Ankara (1939).

 

Mehmed Emin Yurdakul`un şiirlerinden iki örnek:

 

V   U   R   !

Ey Türk vur, vatanın bakirlerine

Günahkâr gömleği biçenleri vur;

Kemikten taşlarla şarap yerine

Şehitler kanını içenleri vur.

 

Vur, güzel âşıklar cenazesinden

Kırmızı meşaleler yakanları vur;

Vur, zulmün o kanlı urganlarıyla

 Bir kavmi iplere çekenleri vur.

 

Vur, etten kemikten saraylar kuran

O vahşi ruhları ezmek için vur;

Dört büyük rüzgâra küller savuran

 O mücrim elleri kesmek için vur.

 

Vur, sen de mukaddes hürriyet için

 Dünya`nın diktiği bayrak için vur;

Her dinin sevdiği adalet için

Her yerde haykıran bir hak için vur.

 

Vur, aşkın ve hakkın zaferi için;

Vur, senden bak dünya bunu istiyor

Vur, yerde bak tarih senin seyircin;

Vur, gökten bak Allah sana: "Vur" diyor.

 

Vur, çelik kolların kopana kadar

Olanca aşkınla, kuvvetinle vur;

Son düşman, son gölge kalana kadar

Olanca kininle, şiddetinle vur.

Vur, senin darbenden çıkacak ateş

İntikam isteyen bir milletindir;

Alnında doğacak kırmızı güneş

Bu senin ilâhi hürriyetindir.

 

CENGE GİDERKEN

Ben bir Türk`üm; dinim, cinsim uludur;

Sinem, özüm ateş ile doludur.

İnsan olan vatanının kuludur.

Türk evladı evde durmaz giderim.

 

Muhammed`in kitabını kaldırtmam;

Osmancık`ın bayrağını aldırtmam;

Düşmanımı vatanıma saldırtmam.

Tanrı evi viran olmaz, giderim.

 

Bu topraklar ecdadımın ocağı;

Evim, köyüm hep bu yerin bucağı;

İşte vatan, işte Tanrı kucağı.

Ata yurdun, evlat bozmaz, giderim.

Tanrım şahit, duracağım sözümde;

Milletimin sevgileri özümde;

Vatanımdan başka şey yok gözümde.

Yâr yatağın düşman almaz, giderim.

 

Ak gömlekle gözyaşımı silerim;

Kara taşla bıçağımı bilerim;

Vatanımçin yücelikler dilerim.

Bu dünyada kimse kalmaz, giderim.



 





Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.