Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8390
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
MİLLETVEKİLLERİ VE YEMİNLERİ

MİLLETVEKİLLERİ
VE YEMİNLERİ

Ahmet ÖZDEMİR
Maliyeci-İktisatçı
aozdemir2007@hotmail.com
Bazı görevler ve meslek icraları bakımından yemin gerekli olmaktadır. Bu manada yemin yapılmadan değinilen meslekler icra edilemez. Bunlardan bazılarını: noterlik, yeminli mali müşavirlik, doktorluk&8230; şeklinde sıralamak mümkündür.
24. Dönem Milletvekilleri seçimi yapıldı ve Yüksek Seçim Kurulu`nun kesin seçim neticelerini açıklamasını (Resmi Gazete: 23.06.2011/27973) müteakip beşinci günün tesadüf ettiği 28.06.2011 tarihinin tesadüf ettiği Salı günü saat 15,00`de TBMM kendiliğinden toplanmış oldu.
Partilerden: Tutuklu iki milletvekili seçilmişi bulunan CHP oturuma katıldıkları halde, Anayasa ve Kanunların icabı gerekli yemini yapmadılar ve hatta kendilerini yok muamelesine tabi tutturdular.
Bu Parti, kendi partilerine dahil olup en yaşlı üye olarak seçilen milletvekilinin gerekli yemini yaparak Geçici Meclis Başkanı olarak görev yapmasına herhangi bir engellemede veya sonrasında disiplin işlemine müracaat etmedi.
Şimdi, burada sormak gerekmez mi; Geçici Meclis Başkanı yemin ederek görevini ifa etmekle grup arkadaşlarını ve Genel Başkanını satmış mı oldu?
Diğer bir husus, belirtilen Parti`nin, Meclis çalışmalarına iştirak için Milletvekili Yemini şart değil tez`ine karşılık, adı geçen şahsa neden yemin yaptırılmadan geçici başkanlık görevinin yapılmasına ısrarda bulunulmadı. Böyle bir inatla Geçici Meclis Başkanlığı yeminsiz yaptırılabilseydi, CHP`nin aksine olan bu yöndeki tutumu tutarlılık kazanır ve Meclis çalışmalarına yemin şartı olmadan katılmanın mümkün olabileceğine hukuki kapı açılabilirdi. Halbuki, böyle yapılmadı. Öyle olunca, Meclis görevleri için; Milletvekili Mazbatası`ndan öteye, tamamlayıcı unsur olarak yeminin de yapılması gerektiği-zorunluluğu kendiliğinden ortaya çıkmış olmaktadır.
Şu hususa da değinmekte isabet olsa gerektir. Şöyle ki: Yeminle, Vatanın bölünmez bütünlüğüne ve Milletin birliğine Yüce Türk Milleti huzurunda&8230; namus ve şeref sözü verildiğine nazaran, yeminsiz olarak Meclis çalışmalarına iştirak edenlerden, değinilen ulvi değerlere sahip çıkılıp-çıkılmayacağına şeklen ve görüntü olarak emin olunmakta tereddütler olmayacaktır, denilebilir mi? dersiniz.
07.11.1982 kabul tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası`nın Andiçme başlığını taşıyan 81. maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler:
``Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim.´´ denilmektedir.
Hukuka rağmen ve adeta hile-i şeri`ye yoluna müracaatla uzun süreli tutuklu olup hakkında, Hükümeti illegal yollarla düşürme iddiaları bulunan kimselerin milletvekili seçtirilmesinin ne manası vardı ki? Binlerce kişi, aday adayı olarak müracaat etmiş iken, onlardan birisi listeye alınırdı, herhalde.
Halbuki, böyle yapılmamakla; işin önceden plânlanmış tarafları olabilir mi? şüphesi akla gelir olabilmektedir.
Şimdiki, CHP`den beklenen şunlardır:
-Yemin yapıncaya kadar; Yüce Türk Milleti adına TBMM`nin sağladığı mali ve sosyal hakları kabul etmeyiniz-almayınız.
- Meclis içi siyasi yelpazeyi kabul etmiyor veya hazmedemiyorsanız, derhal yeni bir genel seçim talep ediniz ve derhal meydanlara çıkarak seçim sathı mahallini bayram-seyran havasına büründürünüz.
Yine, SHP-CHP anlayışındaki siyasilere sormak gerekir. 1980 darbesinden sonra TBMM`ne girdiniz. O sıralarda, tutuksuz yargılanan, 4-5 sene tutuklu bulunan merhum Alparslan TÜRKEŞ için demokrasi uğruna ve şimdikine benzer bir faaliyet neden gösterilmedi veya göstermediniz, demezler mi? adama. Derler de, duyan olur mu? bilemeyiz.
CHP`nin bugünkü stratejik uygulamaları, hile-i şeri`ye ile seçilmiş BDP` ye de direkt veya endirekt olarak açık bir destek sağlamış oluyor.
Seçim meydanlarında, AKP Genel Başkanı; belirtilen partilerin seçim işbirliği-ortaklığı yaptığını ileri sürmüştü. Şimdiki görüntüler, değinilen iddiaları kısmen dahi olsa doğruluyor gibi gözüküyor, diyebiliriz, herhalde.
BDP`nin, sözüm ona desteklediği ve bağımsız olarak seçilen milletvekillerinden birisinin tutukluluktan öteye kesinleşmiş hükmü olduğu anlaşılmakla vekilliği YSK`ca iptal edilmiş ve düşürülmüştür. Diğer seçilenler, KCK davasından tutukludur. İlgili mahkemeler, bunların tahliye taleplerini henüz reddetmişlerdir.
Bunlara karşılık, seçilen ve yemin etmesi gerekenler; arkadaşlarımızı almadan TBMM`ne gitmeyiz-girmeyiz ve yemin etmeyiz demektedirler.
Vatandaş olarak, bizlerde; gitmeseniz gitmeyiniz, yemin etmeseniz etmeyiniz, diyoruz.
TBMM`ce sağlanan mali ve sosyal hakların, belirtilen kişilere de ödenmemesi gerekeceği, kişisel görüşümüzdür.
Şimdi de, BDP`ne girmek ve grup kurmak yönündeki isteklerinin TBMM Başkanlığına intikal ettirdikleri, çeşitli haber bültenlerine konudur.
Sizler, TBMM`ne gelmeyeceğinize ve yemin etmeyeceğinize göre; bu ne lahana, bu ne turşu, demezler mi? adama. Derler, derler de; adama derler, şüphesiz.
Demek ki, gelecekteki hukuki düzenlemeler meyanında; herhangi bir partiye girmek veya grup kurmak için yemin etmek şartının da hükmen vaz edilmesi kaçınılmaz olacaktır, mutlaka.
Bu defa da, tutuklu ve hükümlü olup seçildiği iddia edilen kişinin serbest kalmaları için Anayasa Mahkemesine dava açıldığı haber bültenlerinden anlaşılmıştır. Halbuki, bağımsız adayların çoğunun da Mecliste bulunduğu sırada çıkarılan 30.03.2011/6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun`un yürürlüğüne ilişkin 81. maddesine nazaran bireysel başvurulara ilişkin 45-51 maddeleri 23.09.2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu duruma göre, boşuna göle maya atılmış olmuyor mu? Demek ki, mezkûr Kanun görüşülür iken ve TBMM`den çıkar iken kendileri Kandile-İmralı`ya doğru name çekiyorlardı. Bundan ötesi söylenebilir mi?
MHP`nin de, tutuklu olan emekli bir generali milletvekili seçtirdiği, tutukluluk halinin devamına ilgili mahkemece karar verilen adı geçenin tahliyesi hususunda hukuki yollara müracaat edileceğini belirterek yemin oturumuna katılması ve yemin etmeleri, Yüce Türk Milleti`nin kendilerine verdiği milli-manevi bir görevin icabı olup öylece de tezahür etmiştir.
Bu yöndeki dik duruşları ve davranışları, kendilerine; Millet nezdinde itibar kazandırmıştır, şüphesiz.
Yukarıdaki değerlendirmeler göstermektedir ki:
- Genel veya kısmi milletvekilliği seçimlerinde seçilen milletvekillerinden; TBMM`nin açılışından veya ilk oturumundan itibaren muayyen zamanda-oturumunda gerekli yemini yapmayanların (Belirtilen yeminin; mazbata alınmadan önce Anayasa Mahkemesi veya YSK`da veya her iki heyetten karma bir kurul huzurunda yapılıp yapılamayacağı da irdelenmelidir.), mali ve sosyal haklarının ödenmeyeceğine,
- Belirtilen şekilde yemin etmeyenlerin; TBMM içindeki herhangi bir partiye giremeyeceklerine veya grup kuramayacaklarına, dolayısıyla Meclis çalışmalarına (Genel Kurula giremeyecekleri, Başkanlık Divanında, alt-üst komisyonlarda görev alamayacakları&8230;) iştirak edemeyeceklerine,
ilişkin açık hükümler serdine ihtiyaç ve zorunluluk görülmekte, önümüzdeki hukuki çalışmalarda; belirtilen hususların da hayata geçirileceği, ümit edilmektedir


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.