Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8392
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
NORŞİN`İN SÖZLÜK ANLAMI...

NORŞİN` İN SÖZLÜK ANLAMI ve TÜRKİYE` DE PROTO-TÜRK TARİHİ ARAŞTIRMALARININ YETERSİZLİĞİ



Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL, Bitlis` in Güroymak İlçe` sini "Norşin" ismiyle selamladı.

Ve tartışma başladı.

Şimdi konu ilgimizi çekince biz de sağa sola bakınıp biraz kitap kurcaladık.

Ve ne görelim!

Meğer bizim Norşin; Ermeniceymiş.

Antalya` da çok değer verdiğim Proto-Türk Tarihinde uzman, dilbilimci bir abim var. (S.Kunar)

Avrasya dillerinin tamamına hâkim önemli bir bilim adamı.

Telefon açıp konuyu ona danıştım. Söylediklerini aynen aktarıyorum.

"Nor: Yeni, Şen ve Şin: Köy anlamında.

Bu iki hece birleşince karşınıza `Norşin` (Yeniköy) çıkıyor.

% 100Ermenice. Sonradan Kürtçe gibi algılanması, tehcir sonrası bölgede ağırlıklı olarak Kürtlerin kalmış olmasından kaynaklanıyor." Diyor.

Değerli okurlar sizde görüyorsunuz ki burada bir tuzak var.

Kürtler hiçbir zaman kendi bağımsız yerleşim birimlerini kurmuş değiller aslında.

Tarih boyunca Türklerle birlikte hareket ettikleri gözleniyor.

Bu durumda kendilerine has idari yetki ve yapılanmaları olmadığı için yerleşim birimi ismi de koyamazlar zaten.

Dahası daha önceki bir yazımızda; Zazaki, Kırmanci, Sorani gibi değişik ve birbiriyle asla anlaşamayan lehçelere sahip Kürtçe` nin; Eski Türkmence, Arapça, Farsça ve sair yerel dillerin hâkimiyetinde karma (Yığma) bir yapısı olduğunu da söylemiştik.

Şimdi bu şartlarda ortada kendi devletini veya idari yerleşkesini hiç kurmamış, bağımsız bir kültür hayatı yaratmamış göçebe Kürtlerin oturduğu yerlerin isimlerinin eski isimlerini anarak, aslında bizi yanılttıkları gerçeği çıkıyor karşımıza.

Anadolu` da bulunan hiçbir yerleşim yeri köken olarak Türkçe değil zaten diyenlere ve bize `buraya sonradan gelmiş` muamelesi çekenlere şu karşılığı veriyoruz bu noktada.

"O halde hiçbiri Kürtçe` de değil."

Ve zaten Dünyada ilk kurulduğundan beri aynı ismi taşıyan bir coğrafya da yok.

Tabi işin sonunda New Orleans` a; `Oturan Boğa` falan demeyeceksek elbette."

Ancak tüm bu yazdıklarımızdan sakın ola ki Anadolu`daki yerleşke isimlerinin hepten `Ermenice` olduğu savı çıkarılmasın.

Zira değerli abimiz bu konuda da beni derhal aydınlattı. Aynen aktarıyorum.

" Anadolu`daki isimlerin büyük bir kısmı Prototürkçe (İlk Türkçe) olmakla birlikte az bir kısmı da Süryanice, Ermenice, Keldanice, Aramice ve benzeri köklerden geliyor.

Bu bilgiler ışığında konu; Proto-Türk Tarihçilerin alanına girecek kadar derinleşiyor. Ve o `ilk isimleri` sorgulamaya geliyor sıra. "

Evet değerli okurlar. O ilk isimler ...

Ama o da ne. İşte karşımıza bir gerçek daha çıkıyor.

Türkiye` de doğru dürüst `Proto-Türk Tarihçi` sayısı bir elin parmağı kadar yok.

Alın size bu derece tartışmalı bir coğrafyada rastgele yaşadığımıza bir kanıt daha.

Zira biz Türklerin, Anadolu` da binlerce yıldır yaşadığına ve atalarımızın koyduğu o ilk isimlere değinecek bilim adamlarını yetiştirecek bir tek okulumuz bile yok.

Hâlbuki her daim tartışmaya açılan `Anadolu Türklüğü` için bu, en büyük ihtiyaç.

Ve durum onu gösteriyor ki bu gidişle biz, Norşinlerle, Sigert`(Siirt) lerle, Sirunag`(Şırnak) larla ve daha niceleriyle daha çok uğraşacağa benziyoruz.

Ve `Kürtlük ve Kürtçe` paravanına saklanmış Ermeni toprak talepleriyle de elbette.

Hele ki ülkemiz böyle bir cehalet tarafından yönetildiği müddetçe.

(Ayça Sezer-Ortadoğu Gazetesi.17.Ağustos.2009)



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.