Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1780
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 7976
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 233
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 752
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1998 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
ORGAN NAKLİ VE ORGAN BAĞIŞINA GEREKEN ÖNEM VERİLMELİDİR.

ÜLKEMİZDE ORGAN NAKLİ VE ORGAN BAĞIŞINA GEREKEN ÖNEM VERİLMELİDİR

 

Milliyetçi Hareket Partisi Tokat Milletvekili Dr. Reşat DOĞRU, Ülkemizde Organ nakli ve bağışı konusuna gereken önem verilmediği, insanlarımızın organ bağışı konusunda bilgilendirilmediğini belirtti. DOĞRU, TBMM’ne vermiş olduğu Araştırma Önergesinin gerekçesinde şunları belirtti.

 

 “Organ nakli; Vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı bir vericiden veya ölüden alınan sağlam ve aynı görevi üslenecek bir organın nakledilmesi işlemidir.

 

 Organ bağışı ise, bir kişinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesidir.

 

         Tıp 20. yüzyıla gelene kadar pek çok değişim ve gelişme göstermiştir. Uygulamalar sırasında pek çok da olağanüstü hallere tanık olundu. Ama artık bir konu çok iyi bilinmektedir. O da yaşam ve ölümün ne olduğu. Ölüm konusunda artık bir tereddüt taşımıyoruz. Hele de bazı testler yapıldıktan sonra ölümün kesinliği kuşku götürmez bir gerçektir. Defnettiğimiz bir insan ne kadar ölüyse beyin ölümü gelişmiş bir insan da o kadar ölüdür. Bu güne dek ölmüş, defnettiğimiz bir insanın yaşama geri dönmesi gibi bir mucize nasıl gerçekleşmediyse,  bundan sonra da böyle bir mucize gerçekleşemez. Tıp da mucizelerin gerçekleştiği pek çok alan olmasına rağmen ne yazık ki ölüm bunlardan birisi değildir. Bu güne kadar basında bazı spekülasyonlara zaman zaman rastlanmasına rağmen hiçbir beyin ölümü ve ölüm vakasının yaşama dönmesi söz konusu olmamıştır.

 

         İyilik yapmanın belki de en açık karşılığıdır organ bağışı yapmak. Yaşamımızda davranışlarımızı yönlendiren itkelerin içinde en önemlilerinden birisi belli bir yarar ummaktır. İyilik yaparken bile bir yanımızla bu iyiliğin bize bir şekilde dönmesini umarız. Yaptığımız iyilikten karşımızdakinin ve diğer insanların bir şekilde haberdar olması ve bize borçlu hissetmesi karşı konulamaz bir istektir. Oysa ki bir davranışın tam anlamıyla iyilik sayılabilmesi için hiçbir şekilde karşılığının olmaması ve habersiz olması gerekir.

 

         Ülkemizde yakınını kaybedip organ bağışı ile ilgili soruyla karşılaşan insanlardan neredeyse yarısı yakınlarının organlarını bağışlama cesaretini ve olgunluğunu göstermişlerdir. Bu durum her konuda başta giden ABD nin  bile organ bağış oranının üzerindedir.

         Bu bizim insanımızın sağduyusunu ve yüreğini en açıklıkla ortaya koyan bir değerdir. Ülkemizde asıl yetersizliğin beyin ölümlerinin tespiti konusunda olduğunu artık anlamış bulunmaktayız.

         Organ bağışı konusunun bir diğer  yönü ise sosyoekonomik düzeyi düşük kesimde bağış oranlarının çok daha yüksek oranda gerçekleşmiş olması. Hiçbir maddi çıkar olmamasına karşın böyle bir sonucun ortaya çıkması da hayli ilginçtir. “Acaba ekonomik yönden iyi durumda olup, daha yüksek eğitim imkânları buldukça, insanlıktan uzaklaşılıyor mu?” sorusu ister istemez insanların aklına geliyor.

         İnanıyoruz ki; güven ve bilgilenme sorunu halledilebilirse, ülkemiz dünyada organ bağışı konusunda en gelişmiş ülke olacaktır.

          Diğer bir gerçek de ülkemiz sağlık çalışanlarının bu konuda tam bilgi sahibi olmamalarıdır. Ülkemizin kadavradan organ bağışı ve nakli konusunda en zayıf noktası ne yazık ki bu Bu güne kadar tıp ve sağlık personeli eğitiminde teknik unsurları ön plana çıkarıp sosyal yönden yeterli bilgilenmenin sağlanamamış olması bunun en önemli nedeni. Bir şekilde organ nakli merkezlerinde çalışmış olanlar dışında, beyin ölümü tespitlerinin önemini kavramış ve bu konuda hassasiyet gösteren hekim sayısı ne yazık ki çok az. Doktorlar karşılarında görmedikleri ve kendi takipleri altında olmayan bir hastanın yaşamı konusunda henüz yeterli duyarlılığı göstermekten uzaklar. Bu nedenle çalışmaların ve eğitim programlarının ilk basamağında halktan önce sağlık çalışanları yer almalıdır.

         Konunun TBMM tarafından da araştırılması organ nakli ve organ bağışı konusunda ülkemizi ve halkımızı çok daha iyi yerlere getirecektir”.

 

        



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.