Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8391
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Haberler ve Yorumlar
TÜRKİYE KKTC`YE KARŞILIK ABHAZYA`YI TANIR MI?-SİNAN OĞAN-TÜRKSAM BAŞKANI
Sinan OĞAN
TÜRKSAM Başkanı


The Moscow Times analizcilerinden Paul Goble 16 Eylül 2009 tarihinde “Could Turkey be the Next Country to Recognize Abkhazia?” başlıklı bir makale yazdı.[1] Ardından Milliyet Gazetesi Moskova muhabiri Cenk Başlamış Paul Goble’da atıfta bulunarak bir yazı hazırladı. Konu çeşitli alıntılarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve Rusya basınında da geniş şekilde yer aldı. Türkiye’de de bu konu ana haber bültenlerine kadar girdi. Goble’in makalesinden her alıntı yapan konuyu farklı şekilde ele aldı. Bazı yazarlar konu hakkındaki iddiaları fazla ciddiye alarak bu konuda ümitli yazılar yazdı. Peki bu analiz ve alıntılarda bahsi geçen konulardaki gerçeklik payı nedir? Türkiye ile Rusya karşılıklı olarak Abhazya ve KKTC’yi tanır mı?
 
Yukarıdaki paragrafta sorulan sorunun cevabı peşinen hayırdır. Ne Türkiye Abhazya’yı tanır, ne de Rusya KKTC’yi. Nedeni gayet basittir. Türkiye’nin KKTC’yi tanıtmayacağı ve karşılığında da Abhazya’yı tanımayacağının sebepleri şu başlıklar altında sıralanabilir:
 
1.       Türkiye’nin KKTC’yi tanıtma gibi bir politikasın olmaması: Türkiye KKTC’yi tanıtarak AB ve ABD ile sorunlar yaşamak istememekte ve sorunları müzakere masasında çözmek istemektedir. Bugün herhangi bir ülke kalksa ve dese ki, ben KKTC’yi tanımak istiyorum, Türkiye tabiri caiz ise “aman sakın tanıma” diyecektir. Daha önce Pakistan ve Bangladeş ile benzer bir diyalog yaşandı ve Türkiye KKTC’nin tanınmasını istemedi.
 
2.      KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın tanınma talebinin olmaması: Cumhurbaşkanı Talat’ın tanınma talebi olmadığı gibi zihninde canlandırdığı Kıbrıs, “temel hedeflerini çözüme ulaştırmış, AB üyesi birleşik Kıbrıs’tır.” Dolayısıyla KKTC Cumhurbaşkanı başta olmak üzere KKTC’nin önemli bir kısmının bağımsızlık talebi bulunmamaktadır.
 
3.      Türkiye’nin toprak bütünlüğü prensibine sadık kalması: Türkiye bölgesinde ülkelerin toprak bütünlüğü prensibini istisnasız kabul etmekte ve uygulamaktadır. Türkiye’nin en önemli dış politika prensiplerinden birisi olan toprak bütünlüğü prensibinin hiçbir şartta ve durumda bozulacağı düşünülmemektedir.
 
4.      Azerbaycan ve Dağlık Karabağ Konusu: Türkiye’nin Gürcistan’a ait bir toprak parçası iken bağımsızlığı ilan eden Abhazya’yı tanıması stratejik müttefiki benzer statüdeki Azerbaycan’a ait olan ve/fakat Ermenistan tarafından işgal edilen Dağlık Karabağ bölgesinin bağımsızlık taleplerini güçlendirir ve Ermenilerin eline koz verilmiş olur. Ayrıca Dağlık Karabağ’ın bağımsızlık isteklerini kuvvetlendirir.
 
5.      Gürcistan ile stratejik müttefiklik: Gürcistan Türkiye’nin bölgedeki en önemli stratejik müttefiklerindedir. Türkiye defalarca çeşitli seviyelerde yaptığı açıklamalarda Gürcistan’ın toprak bütünlüğüne vurgu yapmıştır. Gürcistan son zamanlarda Türkiye ile ilişkilerinde ciddi ilerlemeler sağlamıştır. Böylesi bir tanınma kararı Gürcistan’ın Türkiye ile ilişkilerini gözden geçirmeye itebilir. Başta Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi (BTC) olmak üzere, Şahdeniz Doğalgaz Boru Hattı Projesi, Kars-Tiflis Demiryolu Projesi gibi önemli iletişim ve ulaştırma dehlizleri Gürcistan’dan geçmektedir. Gürcistan ile vizeler kaldırılmıştır. Çok yakında pasaportların da kaldırılacağı ve nüfus cüzdanı ile geçişlerin yapılacağı konusunda çalışmalar yapıldığını geçtiğimiz hafta görüştüğüm Sayın Başkan Mihail Saakaşvili bizzat bu makalenin yazarına ifade etmiştir.
 
6.      Rusya da KKTC’yi tanımaz: Rusya’ya en çok yabancı yatırımın geldiği ülke Güney Kıbrıs Rum Kesimi’dir (GKRK). Her ne kadar bu sermayenin çoğu Rus sermayesidir ve aklanmak için GKRK’ne giderek yeniden Rusya’ya geri dönmektedir. Ancak yine de dış yatırım alanında Rusya’nın bir numaralı ortağıdır. Bu sebeple Rusya GKRK’ni gözardı ederek KKTC’yi tanımaz. Ayrıca GKRK ile Rusya arasında tarihsel ve mezhebi yakınlığı ve Yunanistan faktörünü de unutmamak gerekir.
 
 
Gürcistan ile ilişkilerimizin en üst noktalara çıktığı ve hatta uzun bir süreden beri Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Ünal Çeviköz’ün Abhazya’yı ziyaret ettiği bir dönemde Türkiye’nin Abhazya’yı tanıması beklenmemektedir. KKTC ve Abhazya’nın karşılıklı olarak tanınması hem Türkiye’nin ve hem de Rusya’nın dış politika çizgisine ve konjonktüre aykırıdır. 2004 yılında Annan Planı olarak bilinen referandumda Türklerin evet oyuna karşın Rumların hayır demesi ve Rusya’nın da BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyesi olarak kararı veto etmesi hala hatırlanmaktadır.
 
Rusya ile Türkiye arasında 2004 yılından sonra ilişkiler gelişmiştir. Hatta birçok olmaz dediğimiz hadiseler görüşülmekte ve karara bağlanmaktadır. Ancak Kıbrıs bu kararlar içerisinde değildir. Rusya Kıbrıs politikasında sadece nispeten daha dengeli bir politika çizgisine gelmiştir. Ancak büyük ölçekli bir değişikliğe gitmemiştir. Rus dışişleri Bakanlığı adına yapılan resmi açıklamalarda da bunu görmek mümkündür. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Andrey Nesterenko 17 Eylül 2009 tarihinde bakanlık birifinginde yaptığı açıklamada Rusya’nın Kıbrıs konusundaki düşüncelerinin değişmediğini, Moskova’nın Kıbrıs’ta çözümü ancak BM prensipleri çerçevesinde gördüğünü, KKTC’nin Rusya tarafından tanınmasının söz konusu olmadığını bildirmiştir.[2]
 
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat 3 Ekim 2008 tarihinde Komersant Gazetesi özel muhabiri Mihail Zıgır’a verdiği mülakatta KKTC’nin Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımayı düşünmediğini bildirmiştir.[3]
 
Görüldüğü gibi ne Rusya’nın Kıbrıs politikası değişmiştir, ne Türkiye’nin toprak bütünlüğü prensibinden taviz vermesi söz konusudur ve ne de KKTC’yi bağımsız bir devlet olarak tanıtma kararı çıkmıştır. Üstüne üstlük Cumhurbaşkanı Talat’ın birleşme yönündeki net tavırları da ortadadır. Rusya’nın Son günlerde Karadeniz’de artan gemi trafiği ve Abhazya’ya giden gemilere Gürcistan tarafından el konma girişimlerine karşı Rus savaş gemileri Abhaz deniz sınırını koruyacağını dahi açıklamıştır. Rusya’nın bunun dışında Gürcistan’a karşı Abhazya’yı tanıtma politikaları bilinmektedir. Bunun için hatta bazı Güney Amerika ülkelerine düşük faizli krediler ve ucuz silah satışları da yapmaktadır. Ancak Rusya Abhazya için GKRK ve Yunanistan’ı karşısına alacak bir dış politik eğilim içerisinde olmaz. Türkiye’deki Kafkas diasporasının Abhazya’nın Türkiye tarafından tanınması yönündeki çabaları da ortadadır.
 
“KKTC’ye karşılık Abhazya” bu tema başlangıçta birçokları için çekici ve hatta mantıklı dahi gelebilir. Ancak hem Türkiye’nin ve hem de Rusya’nın dış politika tercihlerine ve gerçeklerine yakından baktığınızda bunun pek olamayacağını da aslında görebilirsiniz. AB ve ABD’nin bağımsız bir Abhazya ve KKTC istemedikleri de bilinen bir gerçekliktir. Son günlerde önce Kürt açılımı ve ardından da Ermeni açılımını görenler bu açılımların Abhazya’ya kadar uzanabileceği yönünde naif bir düşünceye kapılabilirler. Ancak bölge gerçekliği buna müsaade etmemektedir. Ankara’nın KKTC’yi tanıtamayacağı ve Abhazya’yı da tanıyamayacağı bir “Küresel Zorunluluktur”. Açılım üzerine açılım yapan bir ülke olan Türkiye maalesef küresel zorunluluğa karşı gelebilecek bir pozisyonda değildir.


[2] “MID RF: Rossiya Ne Sobirayet Priznat Sevirnıy Kipr”, http://www.regnum.ru/news/fd-abroad/abxazia/1206510.html, Erişim Tarihi 22 Eylül 2009.
[3] Почему Северный Кипр не признает независимость Абхазии и Южной Осетии, http://lovecyprus.ucoz.ru/news/2008-10-03-55, Erişim Tarihi 22 Eylül 2009.


http://www.turksam.org/tr/a1796.html


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.