Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1789
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8083
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 233
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 752
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1999 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Tartışma Konusu
GERİLİM VE KAMPLAŞMALARI NASIL ÖNLERİZ? Hüsnü Boğa, 24.3.2008 13:29:00
Biz millet olarak kamplaşmalara yatkın bir milletiz galiba. 1950 de Demokrat Parti iktidar oldu.Bir müddet sonra milletimiz cepheler bölündü.Camiler, kahvehaneler ayrıldı.
1968 lerde Sağ-Sol çıktı. kavgalar ettik.İnsanlar öldü.İlk öğrenci hareketleri Fransa`da başlamıştı.Onlar 3-4 seneye kavgalarını bitirdi. Bizde on-onbeş sene sürdü.
Sünni-Alevi diye ayrıma tabi olduk. Türk, kürt ayırımı hala devcam ediyor.
Sonra Türbanla ilgili Anayasa değişikliği bizi kamplaşmaya doğru itmeye başladı.
Şimdi AKP`nin kapatılma davası ile diğer davalar ve soruşturmalar insanlarımızı ikiye bölmeye çalışıyor.
Biz bu çatışmadan ve kamplaşmadan ne zaman kurtulacağız?
Bu kamplaşmaları nasıl önleyeceğiz?
Ne yapmamız lazım?
Hüsnü Boğa
Tartışmaya ilişkin Cevaplar
Senem Simsek - (Ziyaretci) 26.3.2008 17:32:27

Atilla Simsek beye katiliyorum.Zaten ilk yorumumda da belirtmistim.Bu ulkede Kurt Sorunu yok.Sorun zaten Kurtler.Dogu Anadolu`da hayvancilik oldu.Neden? Devlet baba hazir elini versin biz uretmeyelim,ama o hep versin.Biz kahvelerde pinekleyelim,ama Turk devleti bize baksin.Beyler devlet kurmak guc ister.Emek ister,caba ister.Irak`ta ABD desteklesin,Turkiye`de Turkiye Cumhuriyeti el versin.Siz de Kurdistan devleti kurun.Benim kedim de bu sekilde kendi bagimsizligini saglar,ulke degil ulkeler kurar.Bu ulkede bir magdur araniyorsa biz Turklerdir.Turk Sorunu var benim vatanimda.Arabam yaniyor el veren yok,askerim oluyor yatma yeri mi kisla diye bagiriliyor,bomba patlatiliyor maytap kadar onemseniyor.Bu ulkenin asil sahipleri sorun ve sinir icinde ugrasiyor.Varmi daha si? ben vergimi bana TC diye kufreden,icin icin dusman olmus,askerime namlu uzatanlar icin vermem.Veremem.Isimi onlarla,asimi onlarla asla paylasmam. Begenmiyorlarsa kapi gercekten bir kol mesafesi uzakliginda.Sabir bitti biz de.
Sabit AĞAOĞLU - (Ziyaretci) 25.3.2008 12:31:50

Gerilim ve kamplaşmalardan kurtulmanın tek yolu, doğruya doğru deyip onun mücadelesini sonuna kadar vermektir.Aksi takdirde biz çatışmadan kurtulamayız.Ön yargı olmadan neyi doğru ve güzel buluyorsak onun amansız bir mücadelesini verirsek belki bir kısa dönem sıkıntı çekeriz ama ondan sonra taşlar yerine oturur ve bir daha bir şey olmaz.
Sabit Ağaoğlu
Mustafa GÖK - (Ziyaretci) 25.3.2008 12:14:21

Kamplara ayrılmada ya da başka yanlış işlerde elbetteki en büyük sorumluluk iktidar olanlarda ve devleti idare edenlerdedir. Onlar ülkeyi ve milleti iyi idare etselerdi yanlışlıklar va hatalar, gafletler olmazdı. Ama bizim de millet olarak buna biraz meylimiz var.Çünkü bir direnç gösteremiyoruz, hemen oyuna geliyoruz. Demokrasiyi ve beraber yaşama şuurunu yeterince geliştirememişiz. Yanlışlıklar yapan hatalar yapan iktidarları oylarımızla deviremiyoruz, hatta bazen bu iktidarlara olağanca destek veriyoruz. Önce kendi krallarımızı yaratıyor sonra da onun peşine alabildiğince gidiyoruz. Şimdi mesela mahalli seçimlerde oy artırma hesabı yapanların neden bu oyunlarına gelinip daha çok oy verebiliniyor?
Özetle iki önemli sıkıntımız var. İktidarlar ve devlet iyi yönetemiyor ve biz de iyi yöneticiler seçemiyoruz.
Mustafa GÖK
Atila Şimşek - (Ziyaretci) 24.3.2008 18:00:26

Eleştirilerinizi biraz haksız buluyorum.Türk tarihini incelerseniz sıkınılar hiçbir zaman halktan çıkmamıştır.Yönetenlerin beceriksizliği veya şahsi menfaatleri doğrultusunda hareket etmeleri halkın birlik ve beraberliğini bozmuştur.
Günümüzdeki kamplaşmayı da halk çıkartmamıştır.Bu konu malum zevatça gündeme getirilmeden önce de türban vardı.Kimse kimseye karışmıyor,olay hukuk çerçevesinde yürütülüyordu.Ne varki yaklaşan yerel seçimlerde bütün belediyeleri almak uğruna malum siyasi parti başkanı ve yandaşları konuyu `Türban simge olsa ne olur`mantığı ile oy kaynağına çevirdiler,kutuplaşmanın temelini attılar.
Güneydoğu Anadolu`da yaşananları da siyasetçiler ve bürokratların basiretsizlikleri nedeniyle bu noktalara ulaştığını söylemek isterim.
Bidayette üç-beş çapulcu diyerek olayı hafife alanların sorumluğu yok mudur.Bilgisizce olaya Kürt Sorunu diye isim koyanlar çark mı ettiler?
Siz Türkiye`yi idare eden eski ve yeni siyasiler ve bürokratlar hakikaten vicdanınız rahat mı?
Senem Simsek - (Ziyaretci) 24.3.2008 16:48:05

TUSIAD bugun bir bildirge yayinlamis.Turkiye`de olusmus bir gruplasmanin lutfen durdurulmasi icin.Mimarlarindan bunu duymak gunun esprisi oldu.Basta ekonomik istikrar kisvesi altinda AKP gibi milli goruscu bir partinin basa getirilmesi,Cumhurbaskani adayinin dahi desteklenmesi icin rol oynayanlar bugun agliyorlar.Turk Milletinin en buyuk temeli Turk dilini yan tarafa birakip,Kurtceye evet diyenler bugun yalvariyor kutuplasmayi birakin diye.Neden? Ekonomi bitti de ondan.Bana dokunmayan yilan artik onlara dokunur olmustur da ondan.Bugun elinde tef Kurtceyi dil belleyenlere tek cumlem var.Turkiye Cumhuriyeti Turklerindir.Turkum demekte zorlananlar,Turkluklerinden utananlar Orhan Pamuk gibi gitmek de serbesttirler.Kurtlere ise tek cumlem var. Insan gibi yasiyormusunuz Almanya`da,Belcika`da? Hayir.Ulkelerine girisiniz,cikisiniz kontrol altinda.Onlarin dilini kullaniyorsunuz.Gerisi yasak cunki.Berlin`de nufusunuz cok.Toprak verecekler mi size? Bekleyin. Bu ulkede kutuplasmayi durdurmanin tek yolu herkese bu ulkenin asil sahiplerinin Turkler oldugunun hicbir azinligin kaos yaratamayacaginin,ulke gelecegini belirleyemeyeceginin bildirilmesi gerekir.Din konusuna gelince.Pur,saf bir laiklik beraberinde artik milli kimligin din ile degil,irk ve dil ile belirlenecegi bir yasa kaosu durdurur ve sonsuz bir istikrar saglar.Temel bilimlerin yayilmasi ise zaten mantik disi tum dusunceleri,hurafeleri durduracagindan,bu alanlarin en kisa surede saglamlastirilmasi gelistirilmesi sarttir.Iste kaos boyle ortamlarda baslamaz bile.Turk Sevgi ve Saygilarimla
Dr. Senem Simsek
Berk ÖZ - (Ziyaretci) 24.3.2008 14:19:26

`Ben` olunca hukuk yanlış, `o` olunca hukuk doğru anlayışı gerçekten toplumumuzda hakim. Bu anlayış ortadan kalkmadıkça işimiz zor. Bakın Kültür Bakanına. AKP hakkında dava açılıoyor, Yargıtay Başsavcısını suçluyor.İlhan Selçuk, Doğu Perinçek yakalanıyor, huku bilir diyor. Öte yanda bir kısım çevreler de AKP`nin kapatılmasına ilişkin dava açılınca Yargıtay Başsavcısı görevini yaptı diyor, İlhan Selçuk ve Perinçek yakalanınca da bu nasıl hukuk diyor.Ee böyle olunca da kamplaşma kaçınılmaz oluyor.
Berk Öz



Mert Okan - (Ziyaretci) 24.3.2008 14:11:50

Birlikte yaşama şuurunun gelişmesi şarttır.
Çok önemli bir konu daha vardır.Dışarının oyunlarına gelmemek.Bunun için yapılacak ilk iş dış merkezlerle işbirliği içinde olanların süretle belirlenmesi ve bunların toplumdan tecrit edilmesidir. Burada görev devlete düşmektedir. Mesela bölücülük meselesini ele alalım. Kürtçe konuşan vatandaşların büyük bir bölümü teröre karşı. Teröristlerin arkasında Ermeniler var. Komşu ülkeler var, Avrupa var, Amerika İsrail var. Her biri kendi menfaatine göre bu terör örgütünü kullanıyor.
Bu durumu devlet ortadan kaldırmalı.Bütün gerçekleri diplomasi falan demeden halkına anlatmalı.
Devleti yönetenler kararlı, höşgörülü, soğukkanlı ve hukuku esas alan bir anlayışı sergilemelidirler. Vatandaşlarda kanunlara saygılı olmalı ve devletine sahip çıkmalıdır. Devlet olmazsa millet de olmaz, demokrasi de olmaz,hiç bir şey olmaz.
Mert Okan
Suna GÖKSU - (Ziyaretci) 24.3.2008 13:41:25

Herkes benim doğrum derse ve karşısındakini dinlemezse anlaşmak ve bir noktada buluşmak mümkün olmaz. Önce toplumda beraber yaşama şuuru geliştirilmelidir. Bu şuur gelişmeden kaplaşmaları önlemek mümkün olmaz.
Birliklte yaşama şuuru gelişmeli, hukuk devleti sağlam olmalı ve herkes bu hukuk devletine bağlı olmalı.
`Ben` olunca hukuk yanlış, `o` olunca hukuk doğru, bu olmaz.
Bir vatanda yaşadığımız başka bir vatanımızın olmadığı bilinmeli.Hak hukuk gözetilmeli.Herkes kanunların önünde eşit olmalı.
Bir de bilmeliyiz ki herkesin aynı düşünmesi mümkün değil.Aynı olması mümkün değil. Bu yaradılış düzenine ters. Bir evde bile Anne, baba, çocuklar her konuda aynı düşünmüyor. Bir millet nasıl olur da aynı şeyi kabul eder?
Burada ilk sorumluluk iktidar olanlarda, devleti temsil edenlerdedir, ondan sonra da her vatandaşın ferdi sorumluluğu söz konusu olur. Bu da bilinmeli.Önce yönetilenler sonra yönetenlker değil, önce yönetenler, sonra yönetilenler sorumlu olmalıdırlar.
Yönetenler daha çok höşgörülü olmalıdırlar. Bu höşgörü kademe kademe altlara doğru inmelidir.
Ve en önemlisi kamplaşmaların, gerginliklerin kimseye fayda getirmeyeceğini herkes bilmelidir.
Suna Göksu
Cevap yazmak istiyorum.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.