Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1832
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 10787
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 756
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2053 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Tartışma Konusu
türkiyenin ekonomik olarak gelecekteki seyri ne olacaktır? mehmet çelebi, 19.10.2008 20:43:42
slm sevgili türk meclisi okuyucuları...geriye dönüp türkiyenin son 1 yıl içindeki yaşanan olaylara baktığımızda çeşitli olaylar yaşadık.en öemlisi terör ve ergenekon olaylarıdır.ekonomik olarak buhranlar yaşadık.halkımız ekonomik olarak benliğini kaybetmiştir.para piyasaları,imkb,döviz,vs.....derken cebimizdeki paranın kıymeti sıfırlar seviyesine indi.kısaca anlattıklarım yaşanan olayların öncesinde yaşadıklarımızdır.madalyonun birde öteki yüzüne baktığımızda bu olayların bundan sonra seyrinin ne olacağı ve haılkımızın nasıl etkileneceğidir.kıt olan iktisadi bilgilerime başvurduğumda itiraf edeyimki ben bu aşamadan sonrasını çözemiyorum.ya sizce ne olur???
Tartışmaya ilişkin Cevaplar
ÜLKESİNİ SEVEN BİRİ - (Ziyaretci) 5.11.2008 15:03:21

ARABA ZATEN DUVARA TOSLAYACAKTI.

ekonomi zaten çok kötüydü.2002 yılında toplam iç-dış borç 210 milyar dolarken 2008 yılı ocak ayında toplam borç miktarı 470 milyar dolar olmuş.6 yılda borçlar 2 mislinden fazla artmış.vatandaşın kredi kartı borçları,kredi borçları artmış,vatandaş adeta borç içinde yüzmeye başlamış (hakikaten bu kadar borcu olan vatandaş hergün ekonomik durum gitgide kötüleşi,rken bu borçlarını nasıl ödeyecek.lütfen biri bir yol göstersin).hiç yeni fabrika açılmamış,çalışan fabrikalar ya kapanmış yada satılmış.özel sektörde hergün işyerleri kapanmış,hergün işçi çıkarılmış.bumuydu düzgün iyi işleyen ekonomi.dünyada en yüksek faiz veren ülke durumuna gelmişiz.Vatandaş kredi alıpta bir işyeri kuramaz,açamaz duruma gelmiş.
2008 yılının ocak ayında ülkemiz ekonomisinin böyle devamlı cari açık vererek,ülkmizin ve vatandaşların sürekli borçlanarak devam edemeyeceği ve en geç 1 yıl içinde 2001 yılındaki ekonomik krizden çok daha büyük bir kriz yaşanabileceği apaçık belliydi.Dünyadaki ekonomik durum bırak iyi yi çok mükemmel dahi olsa ülkemizin ekonomisi kötü yönetilgiği için ülkemizin bir ekonomik sıkıntı yaşayacağı neredeyse 1 yıldır açıkça görülüyordu.DÜNYANIN yavaş yavaş girmeye başladığı tarihin belkide en büyük ekonomik krizide ülkemizin sıkıntıda olan ekonomik durumuna tuz-biber ekti.
Kim ne derse desin ve hayal görmesin dünya bu krizden 4-5 yılda zor kurtulur.ülkemiz ise daha krizin ayak seslerini duymaya başladığı andan itibaran büyük bir daralma yaşamaya başladı.yaşadığımız günler,yaşayacağımız günlerin yanında en güzel,mükemmel günler.ekonomide esas zor günler birkaç ay sonra başlarsa hiç şaşırmamak gerekir.gidişat öyle.kimse hayal kurmasın kandini avutmasın durum açıkça bu.
Ekonomideki bu gidişat,ekonominin bu duruma gelmesinde sorumlu olan siyasi iktidar kimse onu tamamiyle tasviye eder,siyaset sahnesinden siler.94 ve 2001 krizlerinden sonra siyasette gelişen durumları bir inceleyin.anap ve dsp siyaset sahnesinden silindi,dyp ve dp adı var kendi yok, mhp 2007 seçimlerinde dyp-anap anlaşmazlığından dolaYI kendini şimdilik kurtardı.Hiç merak etmeyin akp ninde durumu aynen dsp ve anap ın 2002 seçimlerindeki durumuna benzeyecek.En fazla 3 yada 4 ay sonra ekonomik krizin vatandaşa yansıması nedeniyle akp oldukça ama oldukça zor günler yaşayacak.bu partide siyaset dahnesinden belkide tamamen silinecek bilemediniz en fazla 1 yıl sonra.
EKONOMİYİ İYİ BİLEN,UYGULAYABİLECEK YETENEKTE OLAN,TOPLUMU İYİ TANIYAN,İÇ VE DIŞ SİYASETİ BİLEN VE İYİ BİR TAKIM ÇALIŞMASI OLUŞTURAN BUGÜNE KADAR DENENMEMİŞ SİYASETÇİLER YAPILACAK İLK SEÇİMLERDE BÜYÜK BAŞARI ELDE EDERLER.gEÇMİŞTE İKTİDARLARI DÖNEMİNDE DENENEN SİYASİLERİN SİYASİ PARTİLERİN TÜRKİYE NİN YENİ SİYASİ MERKEZİNDE AZ SAYIDAKİ FANATİKLERİ HARİCİNDE PEK BİR ŞANSLARI OLMAYACAK.
NOT:1983 VE 1991 SEÇİMLERİNİ,94 VE 2001 EKONOMİK KRİZLERİ SONRASI YAPILAN SEÇİMLERİ İYİCE BİR İNCELEYİN.YAZDIKLARIMA HAK VERECEKSİNİZ.
VATANDAŞ ÇETİN - (Ziyaretci) 1.11.2008 11:18:41

EKONOMİK KRİZİN OLASI SİYASİ ETKİLERİ

Herkes,her kesim gerçekleri ve önünü görerek yoluna devam etmelidir.En iyimser tahminle dünyanın en az 4 yada 5 yıl büyük boyutlu bir ekonomik daralma yaşayacağı uluslararası stratejistlerin ortak görüşü.Bu ekonomik daralmadan en çok zarar görecek ülkelerinde Güney Afrika,Macaristan,Türkiye ve polonya gibi cari açıkları,dış borçları yüksek ,ekonomileri de buna bağlı olarak oldukça kırılgan olan ülkeler olacağı bu staretejistler tarafından özellikle vurgulanıyor.
Ekonomik kriz ekonomide olduğu kadar, globaz bazda gerek iç gerekse dış siyasal dinamiklerde de büyük değişimlere yol açacak.Küresel boyutta siyasi bloklar arasında değişimler olacak,yeni güç merkezleri ve bloklar oluşacak.Krizi yaşayan ülkelerin iç siyasi dinamiklerinde çok büyük dalgalanmalar başgösterecek.
Ekonomik verileri kötü, kırılgan olan ve bu nedenle krizden büyük sıkıntı çekecek ülkelerin iç siyasi dinamiklerinde de büyük kırılmalar yaşanacağı kaçınılmaz bir gerçek.Biz ülke olarak, bu anlatılanların bir benzerini 94,98,2001 ekonomik krizleri sonrası siyasi alanda aynen yaşadık.Bu krizler sonrası anlı-şanlı nice siyasiler,nice büyük siyasi partiler bir anda siyasi hayattan silindi adeta yokoldu.Onların yerine siyasi hayatta denenmemiş yeni siyasi şahsiyetler,partiler,kimlikler krizler sonrası yapılan ilk seçimde çok büyük başarılar kazandılar.
Yaşadığımız 94,98,2001 ekonomik krizleri neredeyse lokal bir krizdi yani yaşanma ihtimali çok fazla olan krizin yanında bunlar çok düşük ölçekli olabilir.Karşılaşabileceğimiz ekonomik krizin yanında bu yaşanan krizlerin adı bile olmaz.Dolayısıyla siyasi kişilikler ve partiler bazında da aynı kriterde değişimler olabileceği kaçınılmaz bir gerçek olacak.
Ekonomiyi çok iyi bilen,toplumu,dış ve ülke siyasetini iyi analiz edip tanımlayabilen kararlı ve bir o kadarda tutarlı olabilen siyasiler yapılacak ilk seçimlerde oldukça büyük,belkide tek başına iktidar olacak oy potansiyelini elde edebilirler.
Olabilecek siyasi değişimlere ve yeni siyasi yapılanmalara ülkemiz açısından bakıldığında geçmişte denenmemiş(özellikle ekonomik kriz dönemlerinde)siyasi kişi ve yapıların yukarıdaki vasıfları barındırdığı ölçüde siyasi alanda başarılı ve etkili olacağı aşikar.
Ülke olarak yaşadığımız ekonomik krizlerde iktidarlarda olan siyasi kişilerin,partilerin oluşabilecek yeni siyasi yapılanmalarda,oy kazanımlarında ve tabiki iktidar olmada hiçbir şansları olmayacak.
Bu değerlendirmeleri özellikle yaptık,çünkü ekonomik kriz adım adım yaklaşıyor.Bu krizi hem ekonomik hemde sosyo-siyasi anlamda değerlendirip,analiz edersek az sıkıntılı atlatır,gelecek içinde ülkemize,devletimize hayırlı ve yararlı olacak etkili bir yol haritası çizebiliriz.




VATANDAŞ ÇETİN - (Ziyaretci) 29.10.2008 12:03:16

TEDBİRLER NE KADAR ERKEN ALINIRSA HASAR O DENLİ AZ OLUR.


Anlatmak istediğim konuyu kısaca özetleyen bir başlıkla başladım.Bir meselenin çözümü için doğru teşhis ne kadar önemliyse erken alınacak önlemlerde o kadar önemlidir.Karşıkaştığımız meselelelerle ilgili reel tespitleri,değerlendirmeleri görmeden bazı kişi ve grupların Çevremize sanal cennetler kurarak, kurdurarak bizi olabilecek gelişmelerden,neticeden kendimizi sıyırıyor göstermelerine izin vermemeliyiz.
Konunun tanımına ve sonra olabilecek gelişme değerlendirmelerine basit bir anlatımla girmek istiyorum.ESNAF,MEMUR,İŞÇİ,KÖYLÜ,EMEKLİ,SANAYİCİ,TÜCCAR,EMEKLİ,İŞSİZ,GENÇ,YAŞLI,KADIN,ERKEK burada aklıma gelen gelmeyen bu ülkede yaşayan tüm BİREYLER,KİTLELER lütfen önce kendinizden,ailenizden ,yakın çevrenizden başlayarak ve adım adım ileri götürerek kendinizin,ailenizin ve diğer insanların durumunu bir inceleyin.Gelirinizde gerçek bir artış varmı?Çocuğunuza harçlık verebiliyormusunuz?
Kredi kartı borcunuz azalıyormu,artıyormu?Evinizin gerçek ihtiyaçlarını karşılayabiliyormusunuz.Doğalgaz,elektrik,telefon ve diğer temel faturaları ödemekte durumunuz nasıl?
Bulunduğunuz yerde yakın zamanda(4-5 yıi içinde dahi)bir fabrika açıldımı?Yada açık olan kaç fabrika kapandı(çok yakın zamanda-1 yada 2 yıl içinde)?
Mahallenizde,yakın çevrenizde her ay kaç esnaf kepenk kapatıyor bir inceledinizmi?Bu esnaf kesiminden her ay kaç kişinin işini kaybettiğini biliyormusunuz?
Bırakın lise,üniversite mezununu
yüksek lisans mezunlarının dahi iş bulamadığını bilmiyormusunuz.?Bırakın yeni iş bulunmayı çalışanların büyük çoğunluğunun hergün işlerini kaybettiklerini görnüyormusunuz.?
Yoksulluk yüüznden hergün yuvaların yıkıldığını,işsizlik yüzünden evlenme yaşına gelmiş gençlerimizin evlenemediğini sanırım görüyorsunuz
İşten çıkarmaların,iş bulmanın özellikle son 5-6 aydır olağanüstü bir boyut kazandığını çevrenizden olsa dahi görmüyormusunuz?
Bunlar henüz başlamamış olan global ekonomik krizin bize az da olsa yansımaya başlayan ayak sesleri.
Gerçekleri görelim,pembe hayaller kurup kendimizi ve geleceğimizi karartmayalım.Gelişmekte olan global krizle ilgili olarak uluslararası ekonomistlerin aşağıdaki değerlendirmeleri çok çok önemli.
Krizin rakamsal olarak ne denli büyük boyutlara ulaştığı henüz daha anlaşılamadı ,açıkçası krizin dibi henüz görünmedi.Çünkü bu kriz o denli karmaşık,derin ve büyükki hangi sektörlerin ve şirketlerin elinde yapay finans kağıtları olduğu ve miktarı bilinmiyor.
Krizin ne kadar sürebileceği de net olarak tahmin edileniyor.En iyi önlemler,çareler bulunup bunlar en iyi şekilde işleme konsa ve uygulansa dahi bu krizin en az 4 yada 5 yıl sürebileceği yada krizin en az 10 yıl devam edebileceği öngörülüyor.
Krizin global boyutu şimdilik bu iken bizdeki yansıması ülkemizin reel ekonomik verilerine göre biraz daha sıkıntılı olabilecek.Çünkü rakamlar öylre gösteriyor.(bu sitenin görüşler kısmında ekonomi ile ilgili veriler nar.oradan bakabilirsiniz).Ülkemizde 94 VE 2001 yıllarında yaşadığımız ekonomik krizden çok farklı gelişecek.
94 ve 2001 yıllarında yaşadığımız kriz finans sektöründen kaynaklanan bir krizdi.O krizde ülke olarak,toplum olarak zarar gördük ama etkisini kolay atlatabildik.Çünkü o krizlerin ağırlıklı olumsuz etkisi borsa da yada faizde parası olanlara idi.reel kesime etkisi oldu ama bugünlerde karşılaşma durumunda kalabileceğimiz etkinin yanında o etkinin neredeyse lafı bile olmaz.ÇÜNKÜ;
Cari açık 2001 krizinde yaklaşık 10 milyar dolar iken,2008 yılındaki cari açığımız yaKlaşı 45-50 milyar dolar
2001 yılında piyasalardaki sıcak para yine 10 milyar civasrındaydı,şimdi ise neredeyse 80 milyar dolardan bahsediliyor.
2001 yılında hane halkı ve bireysel borç(kredi kartı,ev,araba,tüketici kredisi ve diğrleri)miktarı yaklaşık 8 milyar ytl iken bu rakam 2008 yılı ağustos ayı verilerine göre yaklaşık 84 milyar ytl.
Reel-özel sektör dış borçları 2001 yılında 20 milyar dolar iken bu borç 2008 yılında 175 milyar dolar.(diğer rakamları sitenin ekonomi bölümünde bulabilirsinz)
Ekonomide karşılaşacağımız,yaşayabileceğimiz olumsuzluklar,sıkıntılar önce reel sektörü etkisi altına alacak.Dünyadaki gelişmeler paralalinde üretim sektöründe ve aynı şekilde bunun doğrultusunda hizmet sektörlerinde daralmalar yaşanacak,ve doğal olarak işten çıkarmalar başgösterecek.
Daralmalar eşyanın tabiatına uygun olarak perakende ardından toptan ve diğer üretim sektörlerini etkileyecek.
Yurt dışında krizin ayak seslerini duymaya başlıyan ülkeler önlem için şimdiden kolları sıvadı.
Biz sorunu gerçekçi bir şekilde teşhis edemez ve gerekli önlemleri şimdiden,bugünden almazsak ekonomide büyük sıkıntılar yaşayacağimız bir gerçek.Umarım yetkililerimiz bu çağrıya kulak verip gerekli çalışmaları başlatırlar.ALLAH yardımcıları olsun.
GÖKTÜRK GAGAVUZ - (Kayıtlı Kullanıcı) 28.10.2008 19:35:54

esirgeyen ve bağışlayanın adıyla herkese merhabalar:
arkadaşlar türk ekonomisi kendi yolunu kendi çizmelidir.artık IMF AB ABD ÇİN RUSYA bunlar hakim olmasınlar üzerimizde.bir an önce milli ekonomi yaratılmalı.yerel kaynaklar sonuna kadar değerlendirilmeli..bize nasıl kota konuyorsa bizde onlara gerektiğinde kota koyabilmeliyiz..pembe tablolar çizerek,dışardan gelen sıcak paralarla ekonomi iyi dendi ama görüyoruz ki hiç de iyi değil.halk kredi kartı ve banka kredileri ile mezara bile borçlu gider hale geldi..bir an önce uyanmalıyız.HAREKETE geçmeliyiz..ama NAYLON FATURACl bir maliyeciyle değil.
Demir Bey - (Kayıtlı Kullanıcı) 28.10.2008 02:26:41

2001-01 krizi belki Türkiye adına önemli kayıplara sebep oldu fakat acı bir tecrübeyi de bu krizle beraber kazandık.Şu an itibariyle baktığımızda,krizin tüm dünyada başgösterdiğini rahatlıkla görebiliriz.Fakat ne hikmettir ki,en az etkilenen ülkeler arasında Türkiye var.57. Hükümet`in tüm icraatleri topa tutulur fakat gelin görün ki ektiklerini biçenler yine bu taşları atanlardır.Nasıl ki yaşadığımız acı `99 Depremi` bizleri afetle mücadele konusunda harekete geçirmiş,önlemler almaya yöneltmişse, 2000-01 krizi de bizlere gerçekleri göstermiş ve acı bir tecrübe yaşatmıştır.

İktdar partisi;Ekonomi ve borsanın olağan dışı gelişmelerden uzak durması için,piyasaları yatıştırıcı ve umut vaad edici cümleler kurmak zorundadırlar.Buradan yola çıkıp,çiçekli bir ekonomi yolu hayal etmek beyhude olur.

Gerçekçi olmak gerekirse, gözlemlerim ekonominin diğer ülkelere göre daha az etkileneceğini,işten çıkarmaların 2000-01 krizine göre daha az olacağı yönündedir.Fakat bu kadar dışa dayalı politika ve ekonomiye sahip olmak,gözlemleri ve uzmanları da `öngörü` konusunda yanıltabilir.En ufak başka bir hareketlenmede tepeteklak da olabiliriz.Ümidimiz,tez zamanda bu krizi en ufak derecede atlatmaktır.Allah milletimizin yardımcısı olsun.
Bilgehan Göktuğ - (Ziyaretci) 26.10.2008 15:29:56

Ülkemiz 1-sermaye birikimi, 2-yatırım,3-üretim4-dış satım dörtgenini yeterli seviyeye çıkaramadıktan sonra ekonomik sorunlarını çözemez. Şu andaki kriz yansımaları sadece düzelemeyen ekonomimizi biraz daha sarsacaktır.Çünkü zaten ekonomimiz iyi değil. Ekonominiz güçlü olacak, refah dağılımı adil olacak,bunu temin için gelir dağılımı adaletli olacak.Şu anda biz bütün bunlardan çok uzak gözüküyoruz.
Bilgehan Göktuğ
hidayet kocak - (Ziyaretci) 23.10.2008 23:09:21

avrupa birligine girecegiz ümidiyle her seyimizi satiyoruz teslim ediyoruz
birazcik bir kaymagimiz vardi onuda avrupaliya veriyoruz üreten türk tüketen türk ama parayi kazanan avrupali bu ne bicim zihniyet ne bicim teslimiyetcilik dometesi ben üretyorsam benim halkimda tüketiyorsa neden ben satici olmayimki ülkemizin ekonomik durumu aynen sisirilmis bir balon gibi her an patlayabilir catlayabilir cünki göstermelik hepsi üretmeden tüketmenin cesazi cok agirdir cari acik nedir neyin varki halka dagitiyorsun nereden geliyor ve ne zamana kadar elim adami sana borc para verecekki plansiz projesiz yasanmaz her aksam basini yastiga koydugun zaman bu gün ben ne yaptim yari ne yapacam diye plan yapmak zorundasin yoksa el alem uykusunu bile bos gecirmiyor degerlendiriyor saygilar
Yusuf Aktepe - (Ziyaretci) 20.10.2008 00:18:20

Ben ekonomiden çok anlamam ama görüşler bölümünde ekonomi kısmında ve diger kısmında ve haberlerve yorumlar kısmında ekonomi ile ilgili cok ciddi yazılar var.Bu arada hepsinin tekrar okunmasında yarar var diye düşünüyorum.saygılarımla.
Yusuf Aktepe
Cevap yazmak istiyorum.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.