Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8394
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
ATATÜRK DİYOR Kİ!...
ATATÜRK DİYOR Kİ !....

 

 

 

    Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümid etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahna oldu. Bu sahna 7 bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir.

 Beşik tabiatın rüzgarları ile sallandı; Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı, onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu.

 Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır , dünyayı aydınlatan güneştir.

                                        X                  X                    X

 

 

            Ben her şeyden evvel bir TÜRK milliyetçisiyim.

            Böyle doğdum. Böyle öleceğim.

            TÜRK BİRLİĞİNİN

            Bir gün hakikat olacağına inancım vardır.

            Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya

            Onun rüyalar içinde kapayacağım.

            TÜRK BİRLİĞİNE inanıyorum, onu görüyorum.

            Yarının tarihi, yeni fasılların

            TÜRK BİRLİĞİYLE açacaktır.

            Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır.

            TÜRK’ün varlığı bu köhne aleme

            Yeni ufuklar açacak,

            Güneş ne demek, ufuk ne demek,

            O zaman görülecek.

 

                              X                  X                  X         

 

 

    Ey Türk Gençliği !

    Birinci vazifen, Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli  hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkan ve şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş , bütün tersanelerine girilmiş,bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal ediliş olabilir.Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.Millet fakrü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

    Ey Türk istikbalinin evladı ! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

 

                               X                  X                  X

 

    Büyüklük odur ki; hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın; memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin.

    Herkes senin aleyhinde bulunacaktır. Herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen, bunda dayanaksız olacaksın. Önüne sonsuz engeller yığacaklardır. Kendini büyük değil; küçük, zayıf, vasıtasız, hiç telakki ederek, kimseden yardım gelmeyeceğine kani olarak, engelleri aşacaksın.

    Ondan sonra sana “büyüksün” derlerse, bunu diyenlere de güleceksin.

 

                              X                  X                  X

 

 

    “Türk Milleti, kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen bozguncu alçak, vatansız, milliyetsiz beyinsizlerin  saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara müsamaha edecek bir heyet değildir. Türk Milletinin sosyal düzenini bozmaya yönelen didinmeler boğulmaya mahkumdur.”

                          X                X               X

 

   “ Biz öyle milletperveriz ki, bizimle teşriki mesai eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz.Onların bütün milliyetlerinin icabatını tanırız. Bizim milliyetperverliğimiz her halde hodbinane ve mağrurane bir milliyetperverlik değildir.”

 

                            X                 X                  X

 

 

    Efendiler !

    Avrupa’nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık Türkiye tam ters gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur.

    Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takın zihniyetler belirdi.

    Halbuki,hangi istiklal vardır ki; ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin ?..

 Tarih, böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir.

 

                                         X                  X                X

 

 

 

    “Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir. Ben milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirasından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevi, hususi ve resmi hayatımın her safhasına yakından vakıf olanlarca bu aşkım ma’lumdur.

    Bence bir millete şerefin, hasiyetin, namusun ve insanlığın vücud ve beka bulabilmesi mutlak o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım niteliklere çok önem veririm ve bu niteliklerin kendimde varlığını iddia edebilmek için milletinde aynı nitelikte olmasını şart ve esas bilirim. Ben yaşayabilmek için mutlak bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir yaşam meselesidir. Millet ve memleketin çıkarları gerektiğinde insanlığı teşkil eden milletlerden her biri ile uygarlık gereğinden olan dostluk ve siyaset ilişkilerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim.

    Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansız düşmanıyım.”,

 

                      X                   X                  X

 

 

    “Biz doğrudan milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz; Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur. Bu topluluğun fertleri ne kadar TÜRK KÜLTÜRÜ ile dolu olursa, o topluluğa dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur.”

 

                       X                  X                  X

 

    “Türk esaret kabul etmeyen bir millettir. Türk milleti esir olmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti ve onun bugünkü sahipleri olan Türkler, bütün dünya medeniyet ve insanlığı için, benzemeye çalışılacak bir örnektir. Yalnız bu kadar değil, Türkler tarihin çok eski devirlerinde beşeriyete karşı yaptıkları kültürel vazifeleri yeniden ve fakat bu sefer daha üstün şekilde yapmaya hazırlanan yüksek bir varlıktır.”

 

                      X                 X                  X

 

    “Biz milliyet fikirlerini tatbike çok gecikmiş ve ilgisizlik göstermiş bir milletiz. Bunu zararlarını fazla faaliyetle telafiye etmeye çalışmalıyız. Bilirsiniz ki; Milliyet nazariyesini, milliyet ülküsünü çözüp dağıtmaya çalışan nazariyelerin dünya üzerinde tatbik kabiliyeti bulunmamıştır. Çünkü tarih hadiseler, müşahadeler ve insanlar ve milletler arasında hep milliyetin hakim olduğunu göstermiştir ve milliyet prensibi aleyhindeki büyük ölçüdeki fiili tecrübelere rağmen milliyet hissinin öldürülemediği görülmektedir.”

 

                        X                 X                    X

 

    “Türkçülük bir bayrak gibidir. Tıpkı TÜRK BAYRAĞI gibi… Bu bayrağı vatanın her köşesinde durmadan dalgalandırmak her TÜRKÜN MİLLİ VAZİFESİDİR.”

                        X                  X                   X

    “ EFENDİLER  !

    Bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da milli egemenliğe dayanan, kayıtsız şartsız, bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak !

    Bu kararın dayandığı en kuvvetli muhakeme ve mantık şuydu; Amaç, Türk milletinin hasiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu amaç, ancak tam istiklale sahip olmakla gerçekleştirilebilir. Ne kadar zengin ve refah içinde olursa olsun, istiklalden yoksun bir millet, medeni insanlık karşısında uşaklıktan yüksek bir muameleye değer görülemez.

    Oysa ki ; Türkün hasiyet ve onur ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa, yok olsun daha iyidir!...

   ÖYLEYSE, YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM !...

    İşte gerçek kurtuluş isteyenlerin parolası bu olacaktır.

 

                            X                   X                 X

 

 

     MİLLİ BENLİĞİNİ BULAMAYAN MİLLETLER,

 BAŞKA MİLLETLERİN ŞİKARIDIR.

     Milli varlığımıza düşman olanlarla Dost olmayalım.

     Böylelerine karşı, bir Türk şairinin Dediği gibi:

     “TÜRK’ÜM VE DÜŞMANIM SANA KALSAM DA BİR KİŞİ ” diyelim.

     Düşmanlarımıza bu hakikatı İfade ettiğimiz gün, Kanaatimize, mefkuremize, İstikbalimize yan bakan her ferdi düşman ilan ettiğimiz gün, milli benliğe uzanacak her eli şiddetle kırdığımız, milletin önüne dikilecek her haili derhal devirdiğimiz gün, hakiki kurtuluşa vasıl olacağız.

     Münevver, azimli, imanlı gençler sayesinde bu kurtuluşa vasıl olacağımıza emin olabiliriz.

 

                           X                  X                 X

 

 

    VATAN TOPRAĞI SANA HERŞEY FEDA OLSUN. KUTLU DA SENSİN.HEPİMİZ SENİN İÇİN FEDAİYİZ. FAKAT SEN TÜRK MİLLETİNİ EBEDİ HAYATTA YAŞATMAK İÇİN FEYİZLİ KALACAKSIN.

    TÜRK TOPRAĞI SEN, SENİ SEVEN TÜRK MİLLETİNİN MEZARI DEĞİLSİN.

 TÜRK MİLLETİ İÇİN YARATICILIĞINI GÖSTER.

 

                            X                 X                  X

    BU DÜNYADAN GÖÇEREK TÜRK MİLLETİNE VEDA EDECEKLERİN ÇOCUKLARINA, KENDİNDEN SONRA YAŞAYACAKLARA SON SÖZÜ BU OLMALIDIR.

    Benim Türk milletine, Türk Cumhuriyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir. Siz onları tamamlayacaksınız. Siz de; sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz. Bu sözler, bir ferdin değil, bir Türk ulusunun duygusunun ifadesidir. Bunu her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere mütemadiyen tekrar etmekle son nefesini verecektir. Her Türk ferdinin son nefesi, TÜRK MİLLETİ’NİN NEFESİNİN SÖNMEYECEĞİ; ONUN EBEDİ OLDUĞUNU GÖSTERMELİDİR.

 

    YÜKSEL TÜRK; SENİN İÇİN YÜKSEKLİĞİN HUDUDU YOKTUR: İŞTE PAROLAN BUDUR:

 

                              X               X               X

 

    “ Efendiler, muhterem milletime tavsiye ederim ki, sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların,kanlarında ve vicdanlarındaki asil cevheri tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin.”

 

                             X                 X                 X

 

    “ Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve medeni kabiliyeti, atinin yüksek medeniyet ufkunda bir güneş gibi doğacaktır.”

 

                             X                 X                  X

 

    “ BİR MİLLET, UNSUR-U ASLİNİN İÇİNDEN ÇIKAN ŞAHISLAR TARAFINDAN İDARE EDİLMİYORSA İZMİHLAL MUTLAK VE MUKADDERDİR.”

 

                             X                   X                X

 

    “ Bir gün ressamlar Türk’ün simasını kaybederlerse yıldırımı alsınlar, yapıversinler.”

    



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.