Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8391
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
ATATÜRK`ÜN ASKERİ;ELÇİBEY

Azerbaycan eski Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey, 25 Haziran 1938 yılında Nahçıvan`ın Keleki kasabasında doğdu. Asıl adı, Ebulfez Güloğlu Aliyev olan Elçibey, 1962 yılında Bakü Devlet Üniversitesi, Doğu dilleri Enstitüsü, Arap Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu.

1963-1964 yılları arasında Mısır’da tercüman olarak çalışarak, Arapçasını geliştirdi. Ülkesine döndükten sonra ülkesinin bağımsızlığa kavuşması için verilen mücadeleye katıldı. Özellikle 1970 yılından itibaren bu ideale dört elle sarıldı.1975 yılında devrin hükümeti tarafından milliyetçilik yapıyor şuçlaması ile yargılandı. Bu yargılama sonucu 1.5 yıl ceza aldı.

1976 yılında, Selman Mümtaz El Yazmaları Enstitüsünde Türk ve İslam tarihinin ilk yazılı kaynaklarını incelerken, diğer taraftan da Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesi için çalışmalarına devam etti.  1976 yılında SSCB’ye karşı propaganda yaptığı gerekçesiyle tutuklandı ve 1978 yılında şartlı olarak serbest bırakıldı.

1980’li yıllarda SSCB baş gösteren karışıklık içerisinde çalkalanırken,  Elçibey sonun başlangıcını gören bir lider olarak Azerbaycan’da bağımsızlık mücadelesinin yeni lideri olarak tarihdeki yerini alıyordu.

Ebulfez Elçibey, 1988-1989 yıllarında Azerbaycan halkına bağımsızlık mücadelesi yolunda öncülük ederek, halkından büyük destek gördü. Üç Baltık ülkesi olan Letonya, Litvanya ve Estonya’da kurulan Halk Cepheleri, Elçibey’e örnek oldu. Azerbaycan’da da AHC (Azerbaycan Halk Cephesi) nin kurulmasına önderlik etti. 1989 yılında AHC’nin yaptığı ilk konferansta Azat Azerbaycan Mücadelesinin lideri seçildi. Bu olay Elçibey’in aktif siyasi hayatının başlangıcı oldu. Aynı yıl Azerbaycan Halk Cephesi Partisi`nin (AHCP) başına geçerek mücadelesine hız verdi.

Elçibey’in bu mücadelede üç strateji belirlemişti. Birincisi, Bağımsız Azerbaycan, ikincisi Karabağ’ın Ermenilerden temizlenmesi, sonuncusu ise İran vahşeti altında inleyen Güney Azerbaycan’la birleşerek “Büyük Azerbaycan”ın gerçekleşmesi idi.

Bu amaçları gerçekleştirmek için büyük bir çalışma içine giren Elçibey ve AHC’nin bu gayretleri neticesinde zamanın Azerbaycan hükümeti AHC’ni tanımak zorunda kalmıştır. AHC ilk aktif eylemini Elçibey liderliğinde 30 Aralık 1989 tarihinde yapmış, onbinlerce Azerbaycanlı “Yaşasın Tebriz-Bakü” sloganları ile İran sınırına yürüyerek Güney Azerbaycan’ın Kuzey Azerbaycan’la birleşmesini haykırmıştır.

Azerbaycan’daki milliyetçi ve bağımsızlık hareketlerini yakından izleyen SSCB, aynen 22 Nisan 1920 yılında yaptığı gibi Bakü’ye tanklarla girmiştir. Ancak bu defa kızılordu’yu Bakü’nün azaldık meydanını dolduran binlerce Azerbaycanlı karşılamış,kendilerini Rus tanklarının önüne atarak büyük bir mücadelenin ateşini yakmışlardır.Bu olaylarda 130 kişi şehit olmuş,800 kadar Azerbaycanlı Türk ise yaralanmıştır.

Bu hareketten sonra Azerbaycan’da bütün siyasi dengeler alt üst olmuş, dengeler değişmiştir. Devlet başkanı Vezirov SSCB baskısı ile görevden alınmış,yerine SSCB’ye tam bağımlı Ayaz Muttalibov getirilmiştir.Bunun üzerine birçok AHC idarecileri ve üyeleri tutuklanmış, AHC ve Elçibey yeraltına çekilmek mecburiyetinde kalmıştır.Bu çekilme çok kısa sürmüş,Mayıs 1990 yılında Elçibey yine Azerbaycan siyasetinde ön planda rol almaya başlamıştır. El Yazmaları Merkezi önünde halka “Azerbaycan bayrağındaki orak ve çekici kullanmayın” çağrısı yaparak,1918 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ilk devlet başkanı M.Emim Resulzade’nin “Yükselen Bayrak bir daha inmez” sloganını tekrarlayarak, Azerbaycan’ın bağımsızlığı yolunda ilk ışıkları vermeye ve halkı mücadeleye devam etmeye çağırmıştır.

1990 yılında SSCB’nin dağılmasından sonra, yapılan ilk seçimlerde AHC, bütün önlem ve baskılara rağmen 30 milletvekili ile parlamentoya girmeye muvaffak olmuştur. 1991yılı geldiğinde KGB’nin faaliyetleri neticesinde AHC ilk çatlak meydana gelmiştir. Moskova’da hapis yattığı söylenen İtibar Memmedov ve Rahim Gaziev adlı iki kişi Rusların telkinleriyle “Milli İstiklal Partisi” adı altında bir siyasi parti kurarak AHC’ni parçalamak suretiyle Rus karşıtı ve bağımsızlık yanlısı hareketleri önlemek istemişlerdir.

Bu sıralarda, Rus askerinden ülkeyi temizlemek, Karbağ’daki Ermeni işgaline son vermek için çırpınan AHC ve onun lideri Elçibey, 23 Ağustos’da Bakü’de yapılan bir mitingde yaptığı konuşmada “Komünist Partisinin” kapatılmasını isteyerek dikkatleri bir defa daha üzerine çekmiştir.Bu konuşması sonunda sivil giyimli KGB ajanlarınca dövülmesi Elçibey’in ne kadar önemli bir lider olduğunun göstergesidir.

Elçibey’in bu konuşması ile dönülmez bir noktaya gelen Azerbaycan’da siyaset Elçibey’in çevresinde dönmeye başlamış, Azerbaycan Komünist partisi 14 Eylül’de yaptığı kongresinde partinin lagv edilmesini tartışmak zorunda kalmıştır.

 Bu sıralarda Elçibey’in çağrısına uyan 100 binden fazla insan Azerbaycan Meclisini kuşatarak, Bağımsızlık ilan edilmesini istemiş ve meclis 18 Ekim 1991 yılında Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan etmiştir. 29 Aralıkta yapılan referandumla halkın % 98’i bağımsızlığa evet demiştir.      

    Ermeni ve Rus ordularının birlikte yaptıkları Hocalı Katliamı, Ruslar tarafından desteklenen Devlet Başkanı Ayaz Muttalibov`un, baskılar sonucu istifa etmesine neden olmuş,ancak 14 Mayıs’ta Meclisten bir heyetin Hocalı katliamında Muttalibov’un sorumlu olmadığına dair aldıkları karar sonucu Muttalibov tekrar görevine dönmüştür.Bunun üzerine karışan Azerbaycan’da Elçibey meydanlara çıkarak 200 bin Azerbaycanlıyı meclise yürütmeye Muaffak olmuş, Muttalibov bir Rus uçağı ile kaçmak zorunda kalmıştır.

    Bu kaçışın ardından 7 Haziran1992 yılında yapılan Devlet Başkanlığı seçimlerini kazanan Elçibey, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ikinci Devlet Başkanı olmuştur. Devlet Başkanı olur olmaz ilk iş olarak Milli bir ordu kurmak için faaliyete geçen Elçibey’i yine içerideki hainler arkasından vurulmuştur. Ermenilerin Kelceber ve Ağdam’a girmeleri bu hainler tarafından kolaylaştırılmış, aynı yıl cepheye giden Elçibey’e aynı hainler suikast düzenlemiş, ancak Elçibey bu suikatden kurtulmuştur..

    1993 yılına gelindiğinde petrol anlaşmaları lehine gelişmekte bir ülke konumuna giren Azerbaycan, yavaş yavaş ekonomik bağımsızlığına kavuşuyor, bunun yanında Ermeniler ile masaya oturma gücüne ulaşıyordu. Ancak ülkedeki kaynar kazan bir türlü ateşten indirilmiyor,KGB’nin oyunları bir türlü bitmiyordu.Bu defa Suret Hüseyinov ,Gaziev ve arkalarında Haydar Aliev üçlüsü,Suret Hüseyinov’a darbe yaptırıyordu.  

Elçibey, daha önce "Milli Kahramanlık Ödülü"nü verdiği Suret Hüseyinov`un Haziran 1993`de ayaklanmasında kardeş kanı dökülmesin diye karşı koymuyor, Haydar Aliev’i Bakü’ye çağırarak ülkesine bir kez daha sahip çıkıyordu.Elçibey bir kez daha Moskova’nın milleti birbirine kırdırma politikasını iflas ettiriyordu.

 Devlet başkanlığı görevini terk ederek doğum yeri olan Keleki`ye 17 Haziran’da dönen Elçibey,Hüseyinov’un Moskova destekli arbesinde kan dökülmesini de böylece önlüyordu. 24 haziran’da yapılan seçimlerde Haydar Aliev Devlet Başkanı seçiliyordu.

Azerbaycan`ın eski Cumhurbaşkanı, 31 Ekim 1997`de Keleki`den Bakü`ye döndü ve AHCP`nin başında aktif siyasi hayatına devam etti. Elçibey, 1998 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine, "demokratik ve adil olmadığı" gerekçesiyle boykot ederek katılmadı.

Elçibey, zaman zaman Haydar Aliyev iktidarına karşı verdiği sert demeçlerle kamuoyunun dikkatlerini üzerine çekti.

Azerbaycan`da 5 Kasım`da yapılacak 2. dönem parlamento seçimlerine katılma kararı alan Elçibey, bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti`nin parlamentosuna girebilmek için ilk defa milletvekilliğine adaylığını koydu.

Hayatı boyunca, Türk dünyasının birleşmesi ve kardeşliği için mücadele eden Elçibey, bu yönde "Bütün Azerbaycan Yolunda" isimli bir kitap çıkardı. 62 yaşında ölen Ebulfez Elçibey, iki çocuk babasıydı.

GATA`da bir süredir tedavi gören Azerbaycan`ın eski Devlet Başkanı Ebulfez Elçibey 22 Ağustos 2000 yılında vefat etti.

Elçibey, yaklaşık 2 aydır sağlık nedenleriyle Türkiye`de tedavi altında tutuluyordu. Prostat tümörü nedeniyle önce Ankara Hastanesi`nde tedavi altına alınan Elçibey, hastalığının belirli bir evreye ulaşması ve kemik tutulumu nedeniyle radyoterapi gerektiği için 9 Ağustos Çarşamba günü GATA`ya radyoterapi görmek üzere kaldırılmıştı. Elçibey`in Türkiye`ye "metabolik durumunun çok bozuk ve septik komada, şuuru kapalı olarak" geldiği, Türkiye`de kaldığı sürece durumunun iyiye gittiği, ancak nefes darlığı, akciğer enfeksiyonu, prostat kanseri hastalıklarını bir arada taşıdığı belirtilmişti.

Türk Dünyasının lideri,;

70 sene önce bu gün doğdun, seni tanımakla çok mutluyum. Seni 22 Ağustos günü kaybettiğimizi sananlar yanılıyorlar. Hep Atatürk’ün askeriyim derdin.Ulu önder Atatürk ve senin açtığın yolda yürüyeceğimizden emin ol.Kalbimizin en müstesna yerindesin.Ruhun şad olsun.



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.