Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1780
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 7976
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 233
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 752
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1998 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
BATI TRAKYA GEÇİCİ HÜKÜMETİ NASIL KURULDU?

        

         BATI TRAKYA GEÇİCİ HÜKÜMETİ NASIL KURULDU?

 

         ...ORDUNUN Edirne üstüne harekatı sırasında hükümetçe neşrolunan beyannamede, ordumuzun Meriç nehrini katiyen geçemeyeceği açıkça taahhüt  edilmişse de, o zaman ordu zihniyetinin ruhu olan bazı kimseler bu taahhüdün isabetsizliğini dikkat nazarına alarak hükümete bağlı olmayan yarı resmi bir “Teşkilatı Mahsusa (Hususi Teşkilatın)”nın Meriç nehrinin öte tarafında kendi istediği gibi hareket etmesine göz yummak esasını Başkumandanlığa ve hükümete kabul ettirdiler ve bu Teşkilatı Mahsusa akıllı ve süratlı bir hareketle Mesta Kara Suyu vadisine kadar bütün Batı Trakya’yı işgale muvaffak oldu. Garbi Trakya kıtası Edirne vilayetinin Ortaköy ve Karacaali kazalarıyle bütün Dedeağaç ve Gümülcine sancaklarını ihtiva eden ve nüfusunun  yüzde doksanbeşi İslamlardan terekküp eden mühim bir bölgesidir. Bu kıtayı işgal eden Teşkilatı Mahsusa’nın başında şehit Süleyman Askeri Bey bulunuyor ve Çerkez Yüzbaşı Reşit ve İzmirli Eşref ve kardeşi Sami ve yine Yüzbaşı Fehmi Beylerle daha bazı zevat asli erkanını teşkil ediyorlardı.

         Süleyman Askeri Bey İslam halkının ileri gelenlerini umumi bir kongreye davet ederek merkezi Gümülcine olmak üzere “BATI TRAKYA MUVAFFAK İSLAM HÜKÜMETİ” ismi altında bir hükümetin kurulduğunu ilan ettirdi. Bu hükümetin geçici başkanlığına Gümülcine belediye reisi intihap ve icra kuvvetleri başkanlığına da Süleyman Askeri Bey tayin olundu. Osmanlı hükümeti zamanındaki kaza teşkilatı aynen bırakıldı ve her birine birer hükümet başkanı seçilerek yine her birine birer icra kuvveti kumandanı tayin olundu. Hükümet reisleri Gümülcine’deki Muvaffak Hükümet Reisine tabi olacaklar, İcra Kuvvetleri Kumandanları da Süleyman Askeri Bey’in emri altında bulunacaklardı.

         Süleyman Askeri Bey biraz aceleci ve biraz da nikbin olmasına rağmen pek mükemmel ve müteşebbis bir idare adamı sayılabilirdi. Yüksek zekası, son derece cesaret ve fedakarlığıyle muhitine itimat ve emniyet veren bu mümtaz şahsiyetin Batı Trakya teşebbüslerinden sonradan İstanbul Konferansı ve müteakiben Türk-Bulgar ittifakı esaslarının tesbiti sırasında pek çok siyasi ifadeler temin edilmiştir.

         1913 senesi temmuzu ortasından eylül ortasına kadar yaşayan bu hükümetin İstanbul Muahedesi hükümleri mucibince mevcudiyetine nihayet verildi. Fakat muamele pek kolay olmadı. Süleyman Askeri Bey’in mesai arkadaşlarından birçokları, hükümetin taahhütlerine rağmen Batı Trakya Geçici Hükümetinin devamını arzu ediyor ve Bulgar işgaline karşı biraz mukavemet emelinde bulunuyordu. Halbuki Osmanlı hükümeti Batı Trakya bölgesinin hiçbir mukavemete duçar olmaksızın Bulgar kıtaları tarafından işgal edilmesine fiilen yardım edeceğini taahhüt etmişti. Ona mukabil Bulgar Batı Trakya müslümanları için istifadeyi mucip pek çok şeyler taahhüt etmiş ve haklarında hiçbir zulüm ve takibatta bulunmayacağını ve derhal umumi af ilan edeceğini vaat eylemişti. Müslüman halkın şimdi Bulgar işgaline karşı silahlı mukavemet göstermesi hiçbir fayda temin etmemekle beraber, bilakis Bulgarlardan kendileri için elde etmeye muvaffak olduğumuz pek çok siyasi ve idari menfaatleri kaybetmelerine sebep olurdu.

         Arkadaşları arasında hasıl olan mukavemet arzusunu  değiştirmeye muvaffak olamayan Süleyman Askeri Bey bir mektupla İstanbul’a müracaat etti. Mektupta diyordu ki: “Arkadaşlarım üzerinde pek büyük bir itimadı ve şiddetli bir manevi tesiri haiz olan İstanbul muhafızı Cemal Bey hemen buraya gönderilerek hükümetin görüşü ve taahhütlerinin sebep ve derecesi hakkında bir açıklama yaptırılmayacak olursa, Bulgar kıtalarının huduttan Batı Trakya’ya hareketi esnasında mukavemet görmesi ve binaenaleyh kan dökülmesi muhakkaktır.”

         Mektubun gelmesinden henüz dört, beş saat geçmeden Süleyman Askeri Bey de İstanbul’a geldi. Hariciye, Harbiye ve Dahiliye Nazırlarının müzakereleri neticesinde benim (Cemal Paşa’nın) Gümülcine ve İskeçe’ye kadar giderek oradaki zevatı iknaa çalışmaklığım karar altına alındı. Bir taraftan da o sırada İstanbul Bulgar sefaretine tayin edilmiş olan Mösyö Tuşef vasıtasıyle keyfiyet Bulgar hükümetine bildirilerek, tarafımdan her türlü yatıştırma tedbirleri alınarak Batı Trakya hükümetini  mukavemetten vazgeçirtmedikçe ve hususta tarafımdan kendisine herhangi bir işarda bulunmadıkça işgal hareketlerine başlanmaması Batı Trakya’yı işgale memur Bulgar fırkası kumandanına ihtar ettirilmişti.

         İstanbul’dan Edirne, Dimetoka, Dedeağaç yoluyla Gümülcine’ye ve oradan İskeç’e gittim. Bir gün sonra bana  iltihak eden Süleyman Askeri Bay’le beraber Trakya İcra Kuvvetleri kumandanlarıle görüştüm. Bulgarların Batı Trakya’yı işgalleri hakkında bir çok şartlar kararlaştırdık. Bunları doğruca Bulgar generaline yazdım. Mezkür şartlar tamamen kabul olunarak işgal hareketi başladı. Ben de bir hafta sonra İstanbul’a döndüm.

         Edirne^nin tarafımızdan işgalinden sonra hiçbir taraftan ümit ve yardım görmeyen Bulgarlar bizim kabul edebileceğimiz sulh esaslarını yarı resmi bir mahiyette araştırmak üzere Mösyö Naçeviç’i İstanbul’a göndermişlerdi....

 

(Cemal Paşa Bahriye Nazırı ve 4. Ordu Kumandanı, HATIRLAR.Tamamlayan ve düzenleyen:Behçet Cemal. Çağdaş Yayınları Nisan 1977. Sayfa: 63-67)

 

*Kaynak gösterilmeden kullanılamaz


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.