Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8400
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
DOLMABAHÇE SARAYI 153 YAŞINDA

YAZI: ÖMER FARUK ŞERİFOĞLU

Dolmabahçe Sarayı 150 yaşında

Boğaziçi’nin en güzel koylarından birinde yer alan Dolmabahçe Sarayı, yeni yaşını hem yurtiçinde hem yurtdışında bir dizi etkinlikle kutluyor.

Dolmabahçe Sarayı 150 yaşında

Dolmabahçe Sarayı 150 yaşında

Dolmabahçe Sarayı 150 yaşında

Dolmabahçe Sarayı 150 yaşında

Dolmabahçe Sarayı 150 yaşında

Dolmabahçe Sarayı 150 yaşında

Dolmabahçe Sarayı 150 yaşında

Dolmabahçe Sarayı 150 yaşında

Dolmabahçe Sarayı 150 yaşında

Dolmabahçe Sarayı 150 yaşında

Dolmabahçe Sarayı 150 yaşında

Osmanlı İmparatorluğu’nun yaklaşık altı yüzyıllık tarihi içinde, hem devletin yönetildiği merkez, hem de padişahın ikametgâhı olan ‘saray’, ilk başkent Bursa’dan sonra, ikinci başkent Edirne’ye, 1453’te ise İstanbul’a taşınmıştı. İstanbul başkent olduktan sonra bu kentte kurulan ilk saray, Saray-ı Atîk-i Âmire’ydi (Eski Saray). Bu ilk yönetim merkezini Saray-ı Cedîd-i Âmire (Topkapı Sarayı) izlemişti. Daha sonraki yıllarda, Topkapı, Eski Çırağan, Beşiktaş Sahil Sarayı ve Eski Beylerbeyi Sarayı değişik aralıklarla kullanılmış ve Dolmabahçe Sarayı’nın tamamlanmasıyla da buraya taşınılmıştı. 1877 yılında yönetim merkezi, bir kez daha yer değiştirmiş, Sultan II. Abdülhamid’in Yıldız Sarayı’na taşınmış ve saltanatı süresince burada kalmıştı. 1909’dan 1922’de saltanatın kaldırılışına kadar Dolmabahçe Sarayı, yine yönetim merkezi olarak kullanılmıştı. İstanbul’da geçirdiği günlerde sarayı ikametgâhı olarak kullanan Atatürk ise, 10 Kasım 1938’de 71 no’lu odada hayata gözlerini yummuştu. Halkın ziyaretine açık tutulan naaşı buradan Ankara’ya gönderilmişti.

İSTANBUL’UN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK SARAYI
1856 yılında tamamlanan ve Osmanlı sultanlarının İstanbul’daki üçüncü büyük sarayı olan Dolmabahçe Sarayı, dönemin kültürel yapısını, sosyal ve sanatsal etkilenmeleri, eğilimleri, saray örgütündeki değişimleri önemli ölçüde yansıtan mimarî bir bütünlük gösterir.
Batı ile ilişkilerin yoğunlaştığı 19. yüzyılda, Boğaz girişinde bir prestij yapısı olarak, Sultan Abdülmecid tarafından mimar Garabet Balyan ve oğlu Nikoğos Balyan’a inşa ettirilen Dolmabahçe Sarayı, hızla büyümekte olan kentin siluetini de değiştirmiştir. Burada, Topkapı Sarayı’nda olduğu gibi zaman ve gereksinimlere bağlı olarak gelişen bir yapılar topluluğu yerine, yeni bir anlayışla, önceden saptanan bir tasarım programı gerçekleştirilmiştir.
Yüksek duvarlarla çevrili ana yapı ile sarayın tüm yönetim ve yaşam gereksinimlerini karşılayan ek yapılardan oluşan, kendi kendine yeterli bu yapılar topluluğunda ağırlık, denize paralel olarak gelişen ana saray yapısındadır. Ana yapıda, yeni bir anlayışla, Mabeyn-i Hümâyûn ile Harem-i Hümâyûn, bağlantılı tek çatı altında birleştirilmiş ve bu mekânlar grubunu ortada Muayede Salonu birbirine bağlamıştır. Bu yapıları, deniz yönünde aynı kütlenin uzantısı görünümünü veren Veliaht Dairesi izler.
Planda, Osmanlı mimarî geleneği ve yaşam özelliklerine bağlı düzenlemeler terk edilmeden Batılı öğelerden de yararlanılmış, dış ve iç süslemelerde ise alışılmışın dışında, Batı ağırlıklı ve oldukça yoğun bezemeli, görkemli bir üslup tercih edilmiştir.

GÖRKEMLİ BİR DEKORASYON
Kaynaklar, sarayın süslenmesinde ve döşenmesinde Paris Operası dekoratörü Séchan’ın çalıştığını gösterir. Ayrıca, Théophile Gautier de, Séchan’ın Paris’te hazırladığı 14. Louis stilindeki mobilyanın bu sarayın salonlarından birine yerleştirileceğini ve sanatçının Turgot’daki atölyesinde bu çalışmaları gördüğünü belirtir. Sarayın mobilyaları genellikle Avrupa kökenlidir ve farklı üslup özellikleri gösterirler.
Mobilyaların bir bölümü saray için yapım sırasında hazırlanmış, eşyanın bir bölümü de hediye olarak Avrupa’dan, Çin, Hindistan, Mısır gibi ülkelerden gelmiştir.
Döşemelik ve perdelik kumaşların tümü Türk kökenlidir ve sarayın Hereke Fabrikası’nda üretilmiş çoğunlukla saf ipekli kumaşlardır.
Sarayın dekoratif parkelerinin üzerini, toplam 4500 metrekarelik 142 halı ve 115 seccade süsler. Bunların büyük çoğunluğu Hereke fabrikalarının ürünüdür. Arada, Feshane, Kayseri, Uşak, İran yapımı değerli örnekler de vardır.

KRİSTALLER, SAATLER, TABLOLAR
Sarayın önemli özelliklerinden biri de kristal malzemenin yaygın kullanımıdır. Bunların başında Bohemia ve Baccarat avizeleri gelir. Nadiren Beykoz yapımı avize de kullanılmıştır. Toplam 36 kristal avizenin bulunduğu sarayda ayaklı şamdanlar ile bazı şömineler, merdivenin korkulukları ve tüm aynalar kristalden yapılmıştır. Bütün bunların dışında, dekorasyonu tamamlayan ve çok değerli bir koleksiyon meydana getiren Türk ve Avrupa yapımı saatlerin her birinin ayrı bir özelliği vardır.
Sarayın salon ve oda duvarlarını da Türk ve yabancı ressamların çeşitli üslup ve konulardaki tabloları süsler. Koleksiyonun büyük bir bölümü Sultan Abdülaziz zamanında oluşturulmuştur. Bu dönemde tablo alımı sultanın sanat danışmanı ressam Şeker Ahmet Paşa kanalıyla sağlanmıştır. Bunların içinde Daubigny, Schreyer, Fromentin, Gérome gibi sanatçıların yapıtları bulunmaktadır.
Ayrıca, Sultan Abdülaziz’den önce ve onun döneminde İstanbul’a gelen Ayvazovski’nin 30 yağlıboya tablosu ile Sultan II. Abdülhamid’in Saray Başressamı Zonaro’nun da çeşitli tekniklerde oluşturduğu 20 yapıtı da sarayda yerini alır. Türk resminde öncü olarak bilinen pek çok sanatçının, Yüzbaşı Ali Rıza, Kolağası Hasan Behçet, Şeker Ahmet Paşa gibi asker kökenli ressamların yanı sıra, Halife Abdülmecid, Osman Hamdi Bey, Hikmet Onat gibi sanatçıların yapıtları da bu koleksiyona katılmıştır.
Günümüzde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği Milli Saraylar Daire Başkanlığı’na bağlı müze-saray olarak, içinde barındırdığı tüm değerleriyle, gelecek kuşaklara aktarılmak bilinciyle korunan Dolmabahçe Sarayı, 150. yılını çeşitli etkinliklerle kutluyor. 150. yıl kutlama etkinlikleri çerçevesinde, Dolmabahçe Sarayı koleksiyonlarından derlenen ‘Osmanlı Saray Koleksiyonundan’ sergisi, TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı ve Abu Dabi Kültür Mirası Vakfı (ADACH) işbirliğiyle, 1-24 Kasım tarihlerinde Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de görülebilecek.

Konuda kullanılan görseller için TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı’na teşekkür ederiz.(Skylife Dergisi.Kasım.2006)



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.