Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1780
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 7976
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 233
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 752
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 1998 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
GÖNÜL DOSTU-HACI BEKTAŞ VELİ

GÖNÜL DOSTU :

Hacı Bektaş Veli

                                                               “Gönüller ummanı, yollar kavşağı

                                                                 Bir menzile yetsem, öpsem elini

                                                                 Kırk verenli Hünkar Bektaş başağı

                                                                 Saltuk Ağam desem,öpsem elini”

 

    Bulgaristan,Romanya,Üsküp,Bosna ve Türk’ün Avrupa’da ayak bastığı her yerde;’Saru Saltuk’ öykülerini dinlersiniz……

    Efsanelerle örülü hayatıyla Saru Saltuk, Avrupa Türk’ünün ‘Küffar’ önündeki İslam kılıcıdır…Saru Saltuk,Hacı Bektaş Ocağının,gönül sacında çifte kavrulan canlarındandır!

    Ve Hacı Bektaş Veli…

    Günümüzde, değil Asya’da; Balkanlar’da, Adriyatik kıyılarında solunan hava Hacı Bektaş nefesidir; yükselen ses, onun sesidir!

    Sadece Saru Saltuk mudur Rumeli’de İslam odunu yakan? Hacı Bektaş başağı için şair, söz gelişi “Kırk verenli” demiş… Hacı Bektaş Ocağından fermanlı, daha nice ağzı dualı, erlerle “Gönülden” fethedildi o koca Rumeli!

    Ne güzel der Süleyman Çelebi: ya”  Rumeli’nin  kasın dest-i takva ile almışız.” Doğrudur. O “Takva”  üstünlüğüdür; Türk’ün günümüzde de yaşayan üstünlüğü…

    O Hacı Bektaş Veli ki, Orhan Gazi’den beri şevk verdi Yeniçeri’ye…

    Şimdi… Bu satırları okurken, bir an,1444 yılında Varna’da, sayın kendinizi…Bir tepenin üzerinden Murat Han huzurunda saf tutmuş Yeniçeri Bölüğü’nü seyretmektesiniz…Tüm ordu,Varna zaferinin gönül hoşluğunu yaşamaktadır…Murat Han buyruk verir;Yeniçeri’nin harçlığı (ulufesi) dağıtılmaya başlar…İşte o anda,Yeniçeri Bölüğünden,tüm ovayı dolduran şu ses yükselir:

                                                    “Allah…Allah !

                                                         Eyvallah !

                                    Baş üryan,sine püryan,kılıç al kan…

                                 Bu meydanda nice başlar kesilir; olmaz

                                                          Ki soran !

                                                 Eyvallah…Eyvallah !

                                    Kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan !

                                        Kulluğumuz padişaha ayan !

                                              Üçler, yediler,kırklar

                                     Gülbank-ı Muhammed-i,Nur-u Nebi,

                                                       Kerem-i Ali,

                                              Pirimiz Hacı Bektaş Veli !

                                         Gerçek erenler demine devranına

                                                      Hu diyelim huu !

                                                           Eyvallah !...”

    Ve şimdiki zamana bir bakalım… Görürüz ki; 21.yüzyıl eşiğinde, Anadolu üstünde ve tüm Türkeli’nde Hac Bektaş’ın aydınlık sözleri dolaşır; yolunun erdemi dile getirilir.

    “Bir olalım, diri olalım, iri olalım. Nefsine, hiddetine,eline,beline,diline sahip ol.Doğruluk dost kapısıdır.Doğruluk yüz aklığıdır.Göze nur,gönülden gelir.Asıl kör nankördür.Okunacak en büyük kitap,insandır.En büyük keramet çalışmaktır.Alem,adem; adem de alem içindir.En

                                                                                          Yüce servet ilimdir. Mürşitlik, alıcılık

  “Onun ufkunda;Yesevi otağında olduğu                    değil vericiliktir.Bizim semahımız

gibi;kadın yücedir ve hayatın içindedir.                       İlahi bir aşktır. Bilim, gerçeğe giden

  Ve Hacı Bektaş Veli,bir iman,itikat,                           yolları aydınlatan bir ışıktır.Çalış-

   İbadet,ahlak,irfan,erdem,şeriat,                                madan geçinenler bizden değildir.

        Tarikat ve hikmet eridir !”                                  Düşmanınızın bile insan olduğunu

 

unutmayın.”

    Pekiyi… Kim bu Hacı Bektaş dedikleri  ?

    Verdiği ruh ve şuurla ordu kuran; yolu, öğüdü hala gönüllerde duran; Hacı Bektaş Veli kim?

    İz sürersek; öz kaynağa gideriz… Ulu Türkeli (Türkistan)’de buluruz ayak izlerini… Bir ak sakallı kocaya varıp sorduğumuzda; şöyle der.”Hacı Bektaş’ı mı sorarsınız? Özü Buhara, Nişabur’ludur… Kardeşlerimizden bir bölüğü Rum diyarını İslam güzelliğiyle tanıştırmaya gittiğinde ;o da gönül fethine çıktı onlarla…”

    Ve sırrı çözülür Türk birliğinin…

    Demek ki;Batı Türkeli’nin içinde dolaşan;kimi zaman Yeniçeri palasında parlayan,kimi zaman kıraç ruhlara İslam ırmağı olarak çağlayan Hacı Bektaş Veli,Türklüğün birlik nişanıdır.!

    Demek ki; Buhara’lı Hacı Bektaş, bir sayar canları…

    Demek ki; Yesevi’den beratlı Hacı Bektaş, kardeş sayar tüm Türk Budunlarını !

    İşte bu yüzden hala çınlar Türk’ün atmosferinde sözleri:”Bir olalım, iri olalım, diri olalım

    Heey Hacı Bektaş Veli  !

    Heey Yesevi çereği; Horasan eri  !

    Muştular olsun sana ; bir, iri ve diri; tüm Türkeli !

    11. Yüzyıl… Oğuz’un Anadolu macerasının başladığı yüzyıldır… Orta Asya’dan Türk’ün bir bölüğü kopup Diyar-ı Rum’a yönelir…Onlar,korkusuz savaşçılardır…Anadolu denilen bu toprağa,Türk mührünü vururlar hiç çıkmamacasına…Türk’ün çerisi yalnız değildir;yanlarında,önlerinde ağzı dualı,Horasan erleri vardır.Ve bu kutlu topraklar,gönül ile beraber fethedilir.

    Ahmet Yesevi’nin manevi buyruğu ile yola çıkan Emir-i Çin Osman gelir; Bozok yaylasını mekan tutar… Mevlana gelir; Konya’da,gönül telini titretir kentlinin.Pekiyi…Bozkır boş mu kalacak?İşte,Horasan’ın Nişabur kentinde doğan Hacı Bektaş da bozkıra seslenir !

    Ve böylece Türk, sadece kılıcıyla değil; İslam’ı her tür gönül’e anlatmasını bilen “gönül erleriyle” de fetheder; vatan eder Anadolu’yu…

    Orta Asya’daki Türk budunlarından bir bölüğü olan Anadolu’daki bu Türkler; yeni yurtlarında karşılaştıkları herkesi, yüce Tanrı’nın yarattığı kutlu bir varlık olarak görürler… İşte, Türk’ü böyle düşündürenlerden birisi de,Hacı Bektaş Velidir.

    Ahmet Yesevi’nin öğrencilerinden olan Lokman Parende’nin elinde yetişip, pişen Bektaş; koşar Anadolu’ya… Amasya, Kayseri ve Sivas’a uğrar.Sonra,şimdi Hacı Bektaş diye bilinen,o zaman Suluca Karahöyük diye anılan yerde karar kılar.Serer postunu;aydınlatmaya başlar Anadolu’yu !Ve çok geçmez;bozkırdaki Türk gönüllere sultan olur.

    13. Yüzyıl Suluca Karahöyük bozkırlarından sevgi, kardeşlik, birlik sesleri yükselir ve hiç dinmeden gelir günümüze.

    Kargaşa içindeki 13. yüzyıl Anadolu’su, Hacı Bektaş soluğuyla sakinleşir.14.yüzyıl başında “Osmanlı” yüceliği başlayınca, onun dinmeyen sesi, kutlu nefesi; girer devlet kapısından içeri… Girer de, Osmanoğlu’na, yol gösterir…

    Onun ocağının şavkı, Yeniçeri’nin gönlünü aydınlatır. Bu aşk ve şevk ile Yeniçeri;”Kızılelma” nerede ise, yorulmadan gider.

    Hacı Bektaş Veli; Malakat, Fatiha Tefsiri gibi pek çok eserlerle de, seslenir okumuşlara.

    Onun sesinde; iyilik, bilgi, hoşgörü, birlik yankılanır…

    Onun yolunda; el’e, bel’e, dil’e ihanet olmaz   !

    Onun ufkunda; Yesevi otağında olduğu gibi; kadın yücedir ve hayatın içindedir.

    Ve Hacı Bektaş Veli, bir iman, itikat, ibadet,ahlak,irfan,erdem,şeriat,tarikat ve hikmet eridir!

    O,İslam’ı anlatan bir Türk sesidir ve o,Türk gönüllerinin nefesidir!

    O,bir Buhara fidesidir;Anadolu’da yeşeren!

    O,Ahmet Yesevi atamızın Anadolu’ya manevi armağanıdır.

 

                  Yeni Düşünce Dergisi,Emir Artukoğlu

                   26 Kasım-2 Aralık.1999,Sayı:659,S.62-63

  

 

 

   (www.turkmeclisi.org sitemiz kaynak gösterilmeden kullanılamaz)                                                                      


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.