Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8403
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
HARŞIT ÇAYI SAVUNMASI
Mustafa KÖSE
  Tarih Bilinci
 
           

HARŞIT ÇAY`I SAVUNMASI ..

                                              VE

                                        37. TÜMEN 

 

 

 

___________________________________________________________________________

Ulusların Tarihinde önem taşıyan, dönüm noktası olan yerler vardır. Bu yerler ve yaşananların Tarihi gerçeklerini açıkça ve doğru olarak ortaya koymak, zaman tünelinde Ülke ve Ulus üzerinde tekrarlanan benzer senaryolarla sahnelenen oyun sahnelerinin ve malum tertipçilerinin hayal ettikleri planını boşa ve terse çıkarmada gereklidir. Osmanlı Devletinin çok uluslu ve dinli yapısından dolayı beklenen sonu (yoğun dış ve iç saldırı ayaklanmalar sonucu), Ulusumuzun Kuvayi Milliyeye direnişi ve Kurtuluş Savaşıyla, Türkiye Cumhuriyeti kurularak bertaraf edilmiştir. Bugünde imkanları sınırsız malum dış ve iç güçlerin Şehit kanlarıyla çöpe attırdığımız, Sevr’i hortlatma gayretleri, bana yükselen ve lider Ülke olan, Egemen ve tam bağımsız Türkiye’nin engellenemeyecek yükselişini Umutlandırıyor.

___________________________________________________________________________

            Sahilde ilerleyen Rus Ordusu, sayıca ve silahça misli güçleriyle ilerliyordu. Çavuşlu ve Görele’de önemli direnişlerle karşılaştı. Ruslar, kıyıdan Rus donanmasının destek ve koruması altındaydı.Rus gemileri o yıllarda kullanılmaya başlanan savaş uçakları birliklerimizi ve yerleşim yerlerimizi bombalıyordu. Doğal bir engel oluşturan Harşıt (ya da Harşit)Çayı Tirebolu ilçesi kıyısı ve yukarılara doğru Ordumuz savunma hattı oluşturdu. Amaç Rusları daha fazla ilerletmemek, Harşıt’ı geçirmemekti. Kıyı şeridinde görevli olan Askeri gücümüz, sonradan 37 Tümen adını alan Sahil Müfrezesi (Grubu)’ dir. Sahil grubu Karadeniz kıyısı boyunca görev yaparken, Harşıt cephesinde yoğunlaşarak, cephe tutunmuştur. Yapısı itibariyle de önem taşıyan bir güçtür. Bilhassa Rus gemilerinin kıyıdan çıkarma yapması beklendiğinden, sayıca çok olmayan, ancak vurucu, tecrübeli bir Alay tercih edilmişti ki oda Kafkas Cephesi Teşkilat-ı Mahsusa alaylarından kalan Teşkilat-ı Mahsusa Alayıdır. Diğer birlikleri ise, Müstakil Ziya Bey Taburu ve Samsun Jandarma Taburudur.

           

         Daha sonra Rus ilerlemesi karşısında yeniden düzenlenen 3. Ordu 7. kısma ayrılmıştır. 7. Kısım Yarbay Hacı Hamdi kamutasında, karargahı Tirebolu’da  olan birlikler haline geldi mevcut ve taburları arttılar. Harşıt çayı savunmasında görev alan Sahil Grubu, 37. Tümen adını aldı. Birlikler: Teşkilat-ı Mahsusa Alayı, Müstekil Ziya Bey Taburu, Trabzon Depo (tecrübeli askerlerden oluşan) Taburu, Giresun ve Tirebolu Müstehfaz Taburları (kırk yaşını aşkın yedeklerde gönüllü olarak bu taburlarda bulunuyordu) (9 Piyade Taburu, 8 Makineli tüfek, 3 dağ topu) Birlikler Harşıt çayı batısında, İğmür köyü – İnköyü hattında koşullanmış bulunuyordu.

           

           1. Dünya Savaşı ile aniden patlak veren Türk- Rus harbinde, Rus asker sayısı, Tümen Alay mevcutları bizim birliklerimizden sayıca 3-10 kat fazlaydı. Ordumuz asker ve silah eksiğine rağmen, Karedeniz’ in doğal dağlık yapısından faydalanarak, düşmana dağlarda, geçitlerde pusu kurarak, gerilla savaşı ile direniyor, büyük kayıplar verdiriyordu. Rusların ilerlemesinin yavaş ve aylar almasının asıl nedeni buydu.

           

          Doğu cephesinde, Teşkilat-ı Mahsusacı Subay ve askerler, yöre halkını da örgütleyerek, silahlandırarak önemli başarılar kazandılar. Hüseyin Avni ALPASLAN’ da Bahattin ŞAKİR’ in Teşkilat-ı Mahsusasına girerek, Tavasker Tabur Kumandani oldu. Oltu, Çatak taraflarında savaştı. Pancırot köyünde bir taburluk Rus kuvvetini imha etti. Milo Müfrezesine bağlı, Ergenis Müfreze Kumandana oldu. Ergenis, Yusufeli, Tortum, Koçınboğazı, Başkurt Deresi, Kop, Masat, Maden Hanları, Ahsunk Hanlarında Rus birlikleriyle amansız ve kahramanlıklarla dolu muharebeler yaptı.

           

           Çekildiğimiz her yerde şiddetli çarpışmalar olmadan ve Ruslara ağır kayıplar verdirilmeden terk edilmiyordu, sağ kalan askerlerimiz elden geldiğince düzenli, dağlarda pusu kurarak çatışarak çekiliyordu. Buna rağmen açlık ve hastalık etkisiyle de sıcak çatışmalar akabinde Kelkit, Erzincan, Bayburt düştü. Tortul dağlarında uzun çatışmalar oldu. Sonunda ordumuz sahilde Harşıt çayı boyunca uzanan cephe oluşturdu. Siperler hazırlandı. Özellikle Çanakçı civarında Ruslarla kanlı çatışmalar oldu

 

Savaşı İzleyelim:

Rusların Sahilden Taarruzları (Ekim 1916) :

           

          Bir düşman alayı Çanakçı deresini geçerek güneyde, diğer bir alay Karadağ ve Çıtaka taarruz ederken, 3 muhripde denizden bombalıyordu. Ertesi gün düşman ilerlediyse de Çıtak’ da yapılan karşı taarruzla düşman geri püskürtüldü. Ruslardan esirler alındı. Kozköyde düşman ağır kayıplar verdi. Sahil bölgesinde muharebe 3 gün devam etti. Düşman Tirebolu’yu bombaladı. Ancak sahil müfrezesini (37. Tümen) Harşıt’ın batısına atamadı. Çarpışmalar bir hafta daha taarruzlarla devam etti. Ekim sonuna doğru bütün cephede düşmana baskınlar yapıldı. Savaş zaman zaman ara veriyordu. Askerlerimiz bu zamanlarda Harşıt’ı gece geçip Rus birliklerine ani ve kanlı baskınlar yapmaktaydı. Kasım ayında, Kürtün’ün kuzeyinde Uluköy’ de Rus 505. Alayına baskın yapıldı, birçok kayıp verdirildi. Harşıt üzerinde Kaley-i Bedirma’ ya yapılan baskında 490. Rus alayından esirler alındı.

           

           Sahilden Harşıt gerisine Rusların çıkarma yapma tehlikesinin beklenmesi, sayıca az ancak vurucu güç olan Teşkilat-ı Mahsus Alayının Karadeniz kıyısında ve Harşıt cephesinde olmasının bir nedeni olduğu açıktır. Yedek olarak askere alınmayan 40 yaş üzeri erkeklerinde toplanıp, Tirebolu ve Giresun Taburlarının oluşturulup şavaşa katıldığı görülmektedir.

           

          Rusya’da Ekim 1917 İhtilalinin olması, zaten iç huzursuzluk yaşayan Rus ordusu da disiplini iyice bozdu. Karışıklığında etkisiyle Nisan 1917’de savaş eski şiddetini kaybetmiştir. Rus askerleri cephede yer yer beyaz bayrak açarak yakında barış olacak diye askerlerimize bağırışıyorlardı. Ancak Rus donanması 21 Nisanda Giresun ve Ordu’yu bombarduman etti. Rus muhrip ve gemileri, geceleri ışıldaklarla işaret vererek, daha evvel getirdikleri ve diğer Rum ve Ermeni çetelerini alıp kaçırıyorlardı. Buna engel olmaya çalışan sahil gözetleme kuvvetlerimizi de bombalıyorlardı.

           

           Harşıt çayı aynı zamanda Rus işgali karşısında evini barkını her şeyini bırakıp Rize’den  Erzincan’dan berisi göç eden (Muhacirlik) kadın, çocuk ve halkımızın da geçtiği ve Tirebolu gerisinde sığındığı yerlerdi. Açlık ve salgın hastalıklar baş göstermiştir, ilaç yoktu. Çok sık ölümler oluyor, ekseriya çocuklar hemen oracıkda gömülüyordu. Bugün dahi bölge sahipsiz mezarlarla doludur. Halk o yıllarda savaşın etkisiyle tarım ekimi yapamamıştı. Bölgeye yardıma gelen Kızılhaç ekipleri öncelikle hırıstiyanlara yardım ediyor, gelen yiyecekler ve ilaçlar onlara ulaştırılıyordu. Giresun’da açlık, tifo almış başını yürümüştü. Cesetler sokaklardan toplanıyordu. Günde 100-150 kişi ölmekteydi. Ruslar geçmesin diye bir kadın milisimiz Harşıt nehri üzerindeki asma köprüyü uçurdu. Ancak daha sonra gelen muhacirlerimiz sular yükselince asma köprüye ihtiyaç duydular. Bazı yerel tarihçilerce abartı denilse de, Harşıt çayını geçemeyen kadınlarımızın açlıkdan ve düşman süngüsünden ölmesin diye, cinnet halinde küçük çocuklarını, nehir belki karşıya atar diye Harşıt’a attıkları söylenir.

           

            Bilhassa geceleri ve sisli zamanlarda, küçük gruplar, mangalar halinde Harşıt’ı geçen askerlerimiz Rus birliklerinin karargah ve siperlerine baskınlar yapıyorlardı. Bu baskınlarda bir amaçta Ruslardan ekmek, iaşe, silah ve cephane ele geçirmekti. Yokluk şartlarında süren savaşta bunlara ihtiyaç zorunlu haldeydi ve başarıyorlardı. Rus askerleri dediğimiz zaman, Rus birliklerinde önemli sayıda Ermeni asıllı asker mevcuttu. Ayrıca Ermeni çete ve gönüllüler de Ruslarla birlikte savaşıyordu. Ruslar kıyıdan ve karadan top atışları ve tabur düzeyinde mevzilerimize saldırılar düzenliyor, fakat her defasında ağır kayıplar verilerek püskürtülüyorlardı. Ruslar savaşın başından beri bizden 2-3 kat fazla kayıp vermekteydi.

           

          Sahil grubunda savaşan asker ve günüllü taburlar içinde Osman Ağa’nın bilahire örgütlediği Kara zıpkalılar vardı. Hüseyin Avni’ de 110. Alay Komutan vekili olarak bölgedeydi ve düşmanla savaşmaktaydı. Görele, Çavuşlu, Çanakçı, Eynesil’ de milis güçleri, Sis Dağı ve çevrelerinde düşmanla savaşmaktaydı. Bu kahraman insanlar Kurtuluş Savaşında oluşan Kuvay-i Milliye güçlerinin ve bilahire 42. ve 47. Alayların askerlerinin ekserisinden başkası değildi. Teşkilat-ı Mahsusanın uzman ve özel eğitimli subaylarının Harşıt çephesin de olması bu çephedeki asker ve gönüllü milislere ayrı bir güç, tecrübe ve eğitim kattığı açıktır.  

           

          1917’ de ihtilalciler Moskova’yı ele geçirip Çarlık yıkılınca, Erzincan antlaşması imzalandı. Rusyadan gelen gemiler bölgemizde Görele’ye geliyor ve askerlerini Rusya’ya götürüyordu. Sahile biriken binlerce Rus askeri bağırışıyor, yüksek ve garip bir ses uğultusu  ta  uzaklardan duyuluyordu. Bolşevik yanlısı askerler gemilerle gidiyordu. Gemilere binmek için izdiham oluyor askerler birbirlerini eziyordu. Ancak Rus Ordusunun Çalık yanlısı subayları, erleri ve Ermeniler kaldılar. Onlarda bunun bedelini Ordumuzun karşı saldırsıyla ödediler. Rus ve Ermenileri kovalayan öncü kuvvetler arasında, yaralı bacağı ile Topal Osman Ağa ve adamları en önlerde Batum’a ulaştı. Erzincan, Bayburt, Tortum, Erzurum, Batum, Kars kurtarıldı. Karşımızda savaşan Ermeni kuvvetleriydi. Ruslar olmayınca tutunamadılar. Bilahire Kafkas ordumuz ileri bir harekatla hemen tüm Azerbaycan’ı ele gecirdi. Hüseyin Avni (ALPASLAN) bu savaşlarda önemli görevler gerçekleştirdi.

           

          Rus, Ermeni ve Pontuscuların hesabı Harşıt Çayı kenarlarından dönmüştür. Harşıt’ın sarp ve sisli dağlardan hırçın akan suyu, akan kanlarla bulanmıştır. Kahramanlarımız Harşıt boylarında destanlar yazmıştır.

           

    Yakın tarihimizi, bu vatanın nasıl kurtarıldığını ve kurtaranları;

 

                        SAKIN UNUTMAYIN!

 

 

 M.KÖSE - 2006 -TİREBOLU-GİRESUN -SAMSUN ..

 

--------------------------------------------------------------------------------------

 

Kaynakça :1- 1. Dünya Harbinde Türk Harbi

                   Kafkas Cephesi 3. Ordu Harekatı

                   T.C. Genelkurmay Bşk. Ankara

                   2- 1. Dünya Savaşında Doğu Cephesi

       Mareşal Fevzi ÇAKMAK

       T.C. Genelkurmay Bşk.. Ankara

--------------------------------------------------------------------------------------------------------

7

harşıt çay`ı köprüsü ..

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------




Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.