Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1794
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8171
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 233
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 752
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2000 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
İRAN`DAKİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI-ARİF KESKİN-
Arif KESKİN
Bölge Uzmanı
Ortadoğu ve Afrika

İran’daki güvenlik ve dış politika konularında karar vericilerin kimler olduğu ve kararların nasıl alındığı merak konusudur. Bu ilgi yoğunluğunun, İran’da şeffaf bir yönetim biçiminin bulunmamasından ve karmaşık bir dış politika ve güvenlik ortamı ile karşı karşıya kalınmasından kaynaklandığını söylemek mümkündür. Özellikle de karar mekanizmasında düşünce kuruluşlarının ve alan uzmanlarının etkisi ciddi şekilde merak edilmektedir. 
 
Bir Kriz Yönetimi Olarak İran Dış Politikası
    
İran’ın düşünce üretimine ve alternatif politika önerilerine çok ihtiyacının olduğu kesindir. Bu ihtiyaç, İran’ın rejim kimliği arayışları, olanakları (tarihi birikimi, genç nüfusu, zengin yeraltı kaynakları), bölgesel ve küresel konumu ve hegemonya karşıtı duruşundan kaynaklanmaktadır. Söz konusu durum, İran’ın güvenlik ve dış politikasını çok boyutlu bir krize sürüklemektedir. İran önünü göremeyecek, dost ve düşmanı kolayca ayıramayacak bir yolda yürümektedir.
 
İran sistem karşıtı, revizyonist ve değişim isteyen bir ülkedir. İran, devletler tarafından genellikle sevilmediğinin, istenilmediğinin ve güvenilmediğinin farkındadır. İran’a, başta ABD olmak üzere, Batılılar derin kuşkuyla bakmaktadırlar. Bu kuşku sadece Batılılara özgü de değildir. Dolayısıyla İran’a sadece ABD ve İsrail’in sorunu gibi bakmak hatalı olabilir. İran’ın komşuları da aynı kuşkuyu farklı oranlarda paylaşmaktadırlar. Şii Hilali, Fars Şii İmparatorluğu gibi tartışmalar ve Sünni Arap devletleri arasında İran’a karşı korunma arayışı bu kuşkunun ne denli derin olduğunun göstergesidir.
 
Bu durum İran’ı yalıtılmışlık ve dışlanmışlık duygusuna itmektedir. Özellikle ABD ve İsrail ile yaşadığı açık çatışma ve gerginlik, İran’ı planlı, sistematik ve çok boyutlu bir yalnızlaştırma çabası ile karşı karşıya bırakmaktadır. Bu durum İran dış politikasını bir “kriz yönetimi” hâline getirmektedir. Ayrıca İran çevresindeki değişimlerin ABD merkezli değişimler olması ve söz konusu gelişmelerde ABD’nin başat unsur olması, temel amacının bu gelişmelerden İran’ı dışlamak veya İran etkisini en aza indirmek olduğunu gösterir. İran’ın fiili olarak ABD ve NATO askerleri tarafından kuşatılması, NATO’nun genişlemesi ve Füze Savunma Kalkanı gibi tartışmaların merkezinde olması da bu duyguyu daha fazla körüklemektedir. Ayrıca ABD’nin askeri hedef olma ihtimalinin varlığı bu kuşatılmışlık duygusunu karmaşıklaştırmaktadır. 
 
İran’ın dış dünyada yarattığı çok boyutlu kuşku nedeniyle kazandıkları kendi aleyhine dönmektedir. Bu, özellikle ABD ve İran arasında yeni çatışma ve gerginlik konularına neden olmaktadır. Nitekim İran-ABD arasındaki terörizm, İsrail’in güvenliği, kitle imha silahları gibi sorunlara Irak ve Afganistan’ın da eklenmesi bu olgunun göstergeleridir.
 
İran, kendi dış politikasını çıkmaza sokmaktadır ve uluslararası platformda sürekli buhranlarla karşı karşıya gelmektedir. İran’ın dış politikasına yön veren temel eğilim, fırsat arama ve bu fırsatları değerlendirme yerine tehdit faktörlerini en aza indirme çabasıdır. İran güvenlik konsepti, kendisini saran çok boyutlu kuşkuyu aşma ve kuşatılmışlıktan çıkma arayışı esasında şekillenmiştir. 
 
 
Devletin Kurumları
 
İran’ın devlet kurumları içinde de önemli araştırma merkezleri bulunmaktadır. Bu merkezler, bazı dönemlerde İran’ın iç ve dış siyasi hayatında önemli rol oynamıştır. Bu konuda en fazla çalışanlardan biri olan Devrim Muhafızları’ndan bahsetmek gereklidir.
 
Devrim Muhafızları İran iç ve dış politikasında çok etkin konuma sahiptir. Bu merkez bünyesinde çok çeşitli araştırma merkezleri bulunmaktadır. İstihbarat bölümü aynı zamanda bir düşünce kuruluşu gibi de çalışmaktadır. Bunun yanı sıra Defter-e Siyasi-e Sehpa (Devrim Muhafızlarının Siyasi Bürosu) bu açıdan önemli bir yere sahiptir. Bu merkez, propaganda eserlerinin yanı sıra devletin iç ve dış güvenliğiyle ilgili raporlar da hazırlamaktadır. Merkez-e Tehgigati Defai ve Merkez Tehgigat-e Stratejik Sepah bunların en önemlileri sayılabilir. Bugün burada İran dış politikasının temelinin devrim muhafızları tarafından atıldığı, Afganistan ve Irak gibi konuların yürütüldüğü söylenmektedir.
 
İran’da en önemli araştırma merkezlerinden biri de Maslahat Konseyi’ne (Mecme-e Teşhis-e Meslehet-e Nezam) bağlı Stratejik Araştırma Merkezi’dir (Merkez-e Tehgigat-e Strateji). Bu merkez 1997’de kurulmuştur. Bu merkezin önemi, bağlı olduğu kurumun İran siyasi sistemi içindeki öneminden kaynaklanmaktadır. Maslahat Konseyi, 1988’de İran dini lideri Ruhullah Musevi Humeyni’nin talimatı ile kurulmuştur. Bu merkez, meclis ve Anayasa Koruyucular Konseyi arasındaki anlaşmazlıklar konusunda karar verme yetkisine sahiptir. Kurum ayrıca dini lidere danışmanlık misyonu ile görevlendirilmiştir. Amacı, devlet mekanizması içindeki siyasal kurumlar arasında ortaya çıkan anlaşmazlıkları ortadan kaldırarak uyum ve eşgüdümü sağlamaktır. Bu nedenle sistemin uzlaştırıcısı rolünü üstlenmiştir. Maslahat Konseyi, İran siyasal sistemindeki önemli karar verici mekanizmalardan sayılmaktadır. Uzlaştırıcı işlevinin ötesinde rejimin karşı karşıya olduğu ideoloji ve gerçeklik çelişkisini çözme amacını da taşır. Kuruma ayrıca devletin bütün erklerini denetleme ve dini lidere rapor halinde sunma yetkisi verilmiştir. Maslahat Konseyi’nin kararları kendisine bağlı strateji merkezinin araştırmalarını etkilemektedir. Söz konusu durum merkezin konumunu hassaslaştırmaktadır. Bu merkez Mahmut Ahmedinejad cumhurbaşkanı olduktan sonra daha aktif olmaya başladı. Merkezin başkanlığını Hasam Ruhani yapmaktadır ve Muhammed Hatemi de bu araştırma merkezinin üyesidir. Strateji merkezi, Ahmedinejad karşıtı diplomat ve politikacıların toplandığı bir yer haline gelmiştir. Reformcular da Maslahat Konseyi’nin bünyesindeki araştırma merkezine taşınmış bulunmaktadırlar.
 
Cumhurbaşkanlığı Stratejik Çalışmalar Merkezi (Merkez-e Berresihay-e Stratejik Reyaset-e Cumhuri) İran’ın en önemli araştırma merkezlerinden sayılmaktadır. Bu merkez dönemin Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani tarafından kurulmuştur. Merkezin ilk başkanı Muhammed Musevi Hueyniha olmuştur. Bu merkezin, 1997’de Muhammed Hatemi’nin iktidara gelmesinde ve onun siyasi söyleminin şekillenmesinde önemli rolü olduğunu bilinmektedir. Rafsancani döneminde bu merkezde çalışan insanların reform hareketinin en önemli isimleri olması da bu meseleyi ispat etmektedir. Cumhurbaşkanlığı Stratejik Çalışmalar Merkezi üstlendiği rol sebebi ile muhafazakârların hışmına uğramıştır. Ahmedinejad’ın cumhurbaşkanı olmasının ardından bu merkezin önemi ciddi şekilde azalmıştır. Bu merkezin kadrosu değiştirilmiş ve reformcuların yerini muhafazakârlar almıştır. Merkezin başkanlığını Ahmenijad’a yakınlığı ile bilinen Alireza Zaker İsfahani yapmaktadır. İşin ilginç tarafı Zaker İsfahani bir ilahiyatçıdır.
 
Defter-e Muteleat-e Siyasi ve Beynelmoleli (Uluslararası ve Siyasi Araştırmalar Bürosu) (İPİS) 1983’de kurulmuştur. Büro kendi içinde uzmanlar barındırmakta, diplomatlar ile çalışmakta ve öğrenciler ve öğretim üyeleri ile araştırma işbirliği yapmaktadır. Kurum kendi çalışmalarını; İran dış politika ihtiyaçlarına dönük çalışma, bölgesel ve küresel gelişmeyi anlama, üniversite ve araştırmacıların çalışmalarını devlete yansıtabilme olarak tanımlanmaktadır. Ortadoğu ve Basra Körfezi, Kafkas ve Orta Asya, Avrupa ve ABD, Asya ve Okyanusya, Afrika, Temel Araştırmalar, Ekonomi ve Enerji, İletişim ve Enformasyon Araştırma Birimleri’nden oluşmaktadır
 
Meclis Araştırma Merkezi 1993’te kurulmuş ve 1995’te meclis kararı ile resmiyet kazanmıştır. Meclis Araştırma Merkezi, meclisin kararlarını etkilemektedir. Bu araştırma merkezi yoğun olarak ülke içindeki konular ile uğraşsa da dış politika, güvenlik, enerji ve nükleer gibi konularda da araştırmalar yapmaktadır. Bu açıdan bakıldığında meclis, dış politika ve güvenlik komisyonun çalışılmalarına yardımcı olmaktadır.
 
Dış İlişkiler Stratejik Konseyi (Şuray-e Rahbordi-e Ravabet-e Harici) İran dini lideri Hamaney’in isteği üzerine 2006’da kurulmuştur. Ahmedinejad’ın cumhurbaşkanı olmasının ardından kurulması, onu sınırlandırmak şeklinde yorumlanmıştır. Bu konseyin kurulmasının amacı ülkenin dış politika ve makro güvenlik konularında çalışmalar yapmak ve bunu devlete sunmak olmuştur. Bu konsey Hatemi döneminde, Dış İşleri Bakanı Kemal Harrazi başkanlığında oluşmuştur. Dışişleri eski Bakanı Ali Ekber Velayeti, savunma eski Bakanı Ali Şamhani ve Ticaret eski Bakanı Muhammed Şeriat Medari birlikte çalışma yapmaktadır.
 
Sivil Toplum Kuruluşları
 
İran’daki devlet dışı düşünce kuruluşlarının sayıları Muhammed Hatemi’nin cumhurbaşkanlığı döneminde (1997–2005) artmıştır. Bu kuruluşların çoğu iç ve dış politikada güvenlik konularına odaklandı. Bazı araştırmalar sadece dış politikaya yoğunlaşırken bazı araştırma merkezleri ülkenin güvenlik sorunlarına yoğunlaştı. Bunlara örnek olarak Ulusal Araştırmalar Merkezi (defter-e Muteleat-e Melli) ve Stratejik Araştırma Merkezi’nin (Muteleat-e rahbordi) isimleri verilebilir.
 
Ulusal Araştırma Merkezi sadece etnik milliyetçilik üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu konuda dünyadaki literatürü Farsça’ya tercüme etmekle birlikte diğer ülkelerin etnik sorunları ile nasıl karşılaştıkları çerçevesinde incelemeler ve araştırmalar yapmaktadırlar. Bu merkez ayrıca İran içindeki etnik milliyetçililik ile çok yakından ilgilenmekte ve bu konuda yayınlar yapmaktadır.
 
Pejuheşkedeye Muteleat-e Rahbordi 1997’de kurulmuştur ve dış politika konusunda çalışmaktadır. Ayrıca isteyenlere bu konuda eğitim imkânı sunmaktadır. Stratejik Araştırma Merkezi (Mutaleat-e Rahbordi) etnik milliyetçilik ile birlikte, güvenlik, uyuşturucu, göç, kitle imha silahları ve nükleerleşme gibi çok geniş bir yelpaze üzerine çalışmaktadır. Bu konuda literatür oluşturmak için tercüme eserler hazırlamaktadır.
 
2007’de kurulan İran Diplomasi, bir Internet sitesi olmasına bakılmayarak sanal bir Tink Tank sayılabilir. Bu sitenin kurucusu İran Dışişleri Bakanı Muhammed Sadık Harrazi’dir. Bu site özelikle Ahmedinejad ile mesafeli olan İranlı diplomatların düşüncelerini yansıttığı bir web sitesidir. Ünlü diplomatların yazı ve düşüncelerinin yayınlanması bu sitenin önemini artırmaktadır.
 
Tahran Uluslararası Araştırma Kurumu (Moesese-e Tehgigat ve Motaleate Beynelmoleli-e Tehran) 2000’de kurulmuştur. Çok kısa sürede kendini tanıtmayı başarmış olan bu kurum, Devlet için özel raporlar hazırlamakta ve uluslararası konular ile ilgili yayınlar yapmaktadırlar. [1]
 
Rusya, Orta Asya ve Kafkasya Araştırma Merkezi (Mueseseye Muteleatı İRAS ) 2004’te kurulmuştur ve sadece Rusya, Orta Asya ve Kafkasya üzerine incelemeler yapmaktadır. Devlet bünyesinde kurulmamış ilk ve tek kurum olarak bilinmektedir. Bu kurum Rusya, Orta Asya ve Kafkasya alanında çalışan en iyi araştırmacıları barındırdığı iddia edilmektedir. Bu alanlar ile ilgi çeşitli raporlar hazırlamaktadırlar.[2]
 
Uluslararası İlişkiler Düşünce Kuruluşu (Endişekedeh-e Revabe-e Beynelmümleli) 2006’da, uluslararası ilişkiler öğrencileri ve öğretim görevlileri tarafından kurulmuştur.
 
İranlı araştırmacılar ABD ve İsrail’e çok önem vermişlerdir. İlgi alanı İsrail, Siyonizm, Yahudi ve ABD olan birçok çalışma grubu vardır. Bu grupların büyük bölümü propagandaya dönük yapılanmışlardır. Merkez-e Pejoheşhay-e Elmi ve Mutaleat-e Stratejik Havermiyane (Ortadoğu Bilimsel ve Stratejik Araştırma Merkezi) bu çalışma gruplarının en önemlisidir. 1990’dan beri faaliyet gösteren bu merkez sadece ABD ve İsrail üzerine yoğunlaşmış ve 1998’den sonra Bölgesel Araştırma (mutaleat-e Mentegeyi) ismi ile bir dergi çıkarmıştır.[3]
 
Sonuç ve Genel Değerlendirme
 
İran’ın küresel ve bölgesel durumu nedeni ile düşünme zorunluluğu doğsa da dış politika sorunlarının rejimin varlığı ile iç içe girmesi düşünme zorluğu doğurmaktadır. Söz konusu durum İran’daki düşünce kuruluşlarının kaderini çok derinden etkilemektedir. Düşünce kuruluşlarının gelişimi ve etkisi ile rejimlerin demokratik olup olamaması arasında doğrudan ilişki mevcuttur. İran gibi demokratik olmayan ülkelerde böyle kuruluşlar hem yenidir hem de tam anlamı ile devletin gölgesinde çalışmaktadırlar. Ayrıca bu kuruluşların yapısı, işlevi ve etkisi de siyasi rejimlerin yapısından bağımsız analiz edilmez.
 
İran’da makro dış politika ve güvenlik konularındaki karar alma mekanizmasının karmaşıklığı veya bazılarına göre belirsizliği bu kuruluşların etkisini azaltmaktadır. Bu kuruluşlar, alınan kararları eleştirme hakkına pek fazla sahip değilken genellikle alınan kararlar çerçevesinde strateji üretme ile meşguldürler. Özellikle sivil toplum kuruluşlarını etkileme şansları çok düşüktür. Bu kurumların etkileme gücü, bağlı oldukları devlet kurumunun gücü ve etkililiği ile orantılıdır. Bu devlet kurumlarının etkiliğinin zaman içinde değişkenliği bu kurumların etkisindeki değişkenliğe de yansımaktadır.
 
İran’da devlet dışında bir düşünce kuruluşunun devam etmesi mümkün değildir. Bu nedenle İran’daki düşünce kuruluşları devletin finansal desteği ile kurulmakta ve devletin güvenlik ve istihbarat güçleri ile organik olarak çalışmaktadırlar. Devletin çok dar ilkelerine “uyumlu” olmayanların böyle yerlerde çalışmaları mümkün gözükmemektedir. Nitekim makro dış politika konularını eleştirme hakkı pek fazla verilmemektedir. Düşünce kuruluşlarının çalışmalarının büyük bölümünde yayın ışığı görülmemektedir.
 
Bu düşünce kuruluşlarının, uyarıcı ve yol gösterici işlevi de görülmektedir. Çünkü ne kadar baskı olsa da İran’da birçok farklı görüş mevcuttur. Bunların düşünce kuruluşlarında varlığını sürdürmesi İran devletinin duyarlılığını arttırmaktadır.


http://www.turksam.org/tr/a1768.html


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.