Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8395
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
İSTANBUL`UN ASAYİŞ TARİHİ

İSTANBUL’UN ASAYİŞ TARİHİ

 

“Garp Menba’larına Göre Eski Türk Seciye ve Ahlakı” ismindeki eserimizde, muhtelif yüzyıllara ait vesikalarıyla tespit ettiğimiz gibi, eski Türkler, yeryüzünün en yüce ahlaklı insanlarıdır ve bu yücelik asırlarca Avrupa’yı hayran etmiştir. Ancak, bu meselede dikkat edilecek mühim bir nokta vardır.

Eskiden “Memalik-i Osmaniyye” denilen ve dünyanın üç kıtasıyle adalarına yayılan muazzam imparatorlukta, Türklerden başka bir çok Avrupa, Asya ve Afrika milletleri vardır ve onların ahlak bilimi Türk ahlakı seviyesinde değildir. Bilhassa Balkan milletleri o bakımdan çok aşağı bir seviye ile şöhret bulmuşlardır. O zamanki İstanbul, işte bütün bu unsurların müşterek devlet merkezi olmak itibariyle Osmanlı payidahtı mütemadiyen her taraftan gelen nüfus akınlarına maruz olmuş ve asayiş meselesi bu vaziyetten doğmuştur.

Fatih’in fethinden itibaren asayiş meselesi yüzyıllarca İstanbul hükümeti için mühim bir dert halini almıştır. Bu tarihi baş derdinin en mühim sebepleri taşra işsizlerinin iş bulmak için İstanbul payitahtına hücumu; fazla kazanç hülyasına kapılan veyahut çökme devirlerindeki “Avarız” Vergisinden kurtulmak isteyen köylünün, çiftini-çubuğunu bırakıp İstanbul’a can atması ve imparatorluğun her tarafındaki yetmiş iki buçuk millet serserilerinin de en kalabalık ve en zengin şehri, sanatlarının icrasına en elverişli saha saymaları gibi şeylerdir. Bu değişik zümrelerin en kalabalığı “Çift bozan” denilen köylü bozuntusu ve sabık çiftçi takımıdır.

Bütün bunların İstanbul’a akın etmeleri Osmanlı idaresi için birkaç türlü derdin bir araya gelmesi demektir. En başta payitaht düzenliliğinin bozulması gelir. İstanbul nüfusunun kabarıp durması çok defa yiyecek içecek sıkıntılarına da sebep olmuştur;bilhassa “Çift bozan”lığın artması, taşra vergisine de tesir ettiği için Hazine’nin zarara girmesi demektir.

Tarihe Çift Bozan’larla asayiş bozan serserilere karşı Osmanlı İdaresinin yüzyıllarca devam eden mücadele esasları şöyle sıralanabilir:

1)Çift Bozanlar mütemadiyen köylerine iade edilir;

2)Köyüne dönmemiş Çift Bozanların mükellef olduğu vergiyi bütün köylüler müştereken ödemek mecburiyetindedir;

3)Taşralarda valiler göç akımlarını önlemekle mükelleftir. Taşralı, payitahta ancak muayyen bir iş için geçici olarak gelebilir;

4)İstanbul’da beş yıldan fazla kalıp yerleşmiş işsizlerle taşralılar birer kefil göstermek mecburiyetindedir.Kefilin cezası kürektir.

5)Meyhane ve Bozahane gibi eğlence yerlerinde kıyafeti ve hali şüpheli kimselerin kabul edilmesi yasaktır;

6/Hanlarda bekar odaları sık sık teftiş edilir;

7)Şehrin her tarafında mütemadiyen gece devriyeleri gezdirilir;

8)Üçüncü Murat devrinden itibaren sokak ve mahalle kapıları yapılmış ve bu kapılar kapattırılmıştır.

Hicri 987, Miladi 1578 tarihli bir fermanda İstanbul Kadısına şehrin “ Her mahallesinde ve sokaklar başlarında mahalle kapuları bina olunup köşebent olmak mehammdan olmağın” derhal inşaata başlanması emredilmiştir.

Bir çok Avrupa seyyahlarının imrendikleri eski İstanbul asayişi işte böyle temin edilmiştir.

(Tarihi Hakikatler-2. CİLT-Sayfa:23-24-İsmail Hami Danışmend)

-Türkmeclisinin notu:Son yıllarda İstanbul’a girişler kontrol edilmeli, ikamet sınırlandırılmalıdır şeklindeki görüşlerin bu tarihi olaydan esinlendiğini söyleyebiliriz.-


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.