Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8403
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
MOĞOLİSTAN`DAKİ TÜRK ANITLARI
Türkler Avrasya coğrafyasında tarih boyunca çok geniş sahalara, uçsuz bucaksız topraklara özgürce yayıldılar. Arkeolojik, filolojik ve antropolojik açıdan son derece kıymetli eserleri barındıran Moğolistan ise bu geniş coğrafyada ayrı bir öneme sahip. Türk dili, tarihi ve kültürünün en önemli kaynağı ve eski belgeleri sayılan Türk anıtları Moğolistan`da en çok Orhun, Tola, Ongin ve Selenge ırmakları havzasında bulunuyor. Bu anıtlar grubu içinde en önemlileri ise hiç şüphesiz Kül Tegin, Bilge Kağan ve Tonyukuk anıtları.

Türk dilinin bilinen en eski yazılı belgeleri olan Bilge Kağan ve Kül Tegin yazıtları genellikle Orhun Yazıtları adı ile anılıyor. Bunun nedeni yazıtların Orta Moğolistan`da, Orhun Irmağı`nın eski yatağı yakınına dikilmiş olmaları. Tonyukuk Yazıtı ise Orhun Yazıtları`ndan çok daha doğuda, Moğolistan`ın başkenti Ulan Bator`un (Ulaanbaatar) 50 kilometre kadar güney-batısında, Nalayh kenti ile Tola Irmağı`nın sağ kıyısı arasında, B

İsveçli Philipp Johann Von Strahlenberg bu Türk yazıtlarını ilk defa Batı`da tanıtan biliminsanı olarak tanınıyor. Strahlenberg`in eserinde verdiği bilgiler çok sayıda araştırmacının dikkatinin Asya bozkırlarına çekilmesinde etkili olur.

Nikolay Mihayloviç Yadrintsev 1889 yılında, Kuzey Moğolistan`da Orhun Nehri civarında, Khoso Tsaydam mahalli yakınlarında çok gösterişli ve yüzleri yazılı iki yeni anıtı keşfeder. Bunlar, sonradan anlaşıldığı üzere, Kül Tegin ve Bilge Kağan`a ait olanlardır. Ancak, yazıları çözme şerefi Kopenhag Üniversitesi Karşılaştırmalı Filoloji Profesörü Wilhelm Thomsen`e nasip olur. Thomsen yazıtları çözmekle uğraşırken, Rus biliminsanı Radloff da Kül Tegin ve Bilge Kağan yazıtlarıyla ilgili çalışmalar yapar. Bilge Kağan`ın küçük oğlu Tengri Kağan tarafından 735 yılında diktirilen Bilge Kağan Yazıtı, bugün dört kırık parça halinde bulunuyor. Bu yazıtta konuşan ve olayları anlatan Bilge Kağan`dır.

ayn Tsokto denilen yerde bulunuyor.
Bilge Kağan Yazıtı`na nispeten daha sağlam kalmış olan Kül Tegin Yazıtı, Bilge Kağan`ın küçük kardeşi Kül Tegin adına 732 yılında diktirilmiştir. Bugün hâlâ ayakta duran yazıt, korunmaya alınmış halde açık arazide bulunuyor. Bilge Kağan ve Kül Tegin anıtları arasındaki mesafe ise 1 kilometre. Dört cepheli iki ayrı yazıttan oluşan Tonyukuk Yazıtı`nın büyük ihtimalle 720-725 yılları arasında yazılıp dikildiği sanılıyor. Yazıtta olaylar Bilge Tonyukuk`un ağzından anlatıldığına göre metnin yazarı da kendisidir.

Kül Tegin ve Bilge Kağan yazıtlarında ise konuşan ve olayları anlatan kişi Bilge Kağan olduğuna göre bunların yazarı da o olmalı.
Orhun Yazıtları, Türklerin dillerini yazmak için kullandıkları en eski alfabe ile yazılı. Türkoloji literatüründe genellikle eski Türk runik yazısı olarak anılan bu alfabe daha çok taş, mermer vb. gibi sert cisimler üzerine yazmaya elverişli harflerden oluşuyor.
Bu yazıya "runik" sıfatının verilmesinin nedeni harflerinin eski İskandinav yazıtlarında kullanılmış olan ve genellikle "runik alfabe" diye adlandırılan yazının harflerine çok benzer olması.

Eski Türk runik yazısı, Sami kökenli bütün yazılar gibi sağdan sola yazılıyor.
Göktürk Yazıtları, Göktürk Kağanlığı`nın birinci elden, yani Bilge Kağan ile devlet adamı Tonyukuk tarafından yazılmış askeri tarihi gibidir. Kül Tegin ve Bilge Kağan yazıtlarında dünyanın ve insanoğlunun yaratılışına bir cümle ile değinildikten ve Birinci Kağanlık`ın tarihi genel çizgileri ile kısaca özetlendikten sonra İkinci Kağanlık`ın kuruluştan Kül Tegin`in 731`de ölümüne kadarki siyasi ve askeri tarihi ayrıntıları ile anlatılır. Tonyukuk`un yazıtında ise daha çok İlteriş Kağan ile Bilge Kağan`ın amcası Kapgan Kağan`ın başarıları ve Tonyukuk`un hizmetleri anlatılır.
 
 
 
Sayfa 3/6
 
1995 yılında temeli atılan "Moğolistan`daki Türk Anıtları Projesi" kapsamında, Türk-Moğol Bilim heyeti tarafından bugüne değin gerçekleştirilen yüzey araştırmaları ile epigrafik, topografik, fotogrametrik tespitler ve arkeolojik kazılar sonucunda ulaşılan bilgiler, Türk kültür ve medeniyetine ışık tutacak bir niteliğe sahip. Bu yılki proje faaliyetlerinin ağırlıklı olarak gerçekleştirildiği yer ise Bilge Kağan ve Kül Tegin yazıtlarının bulunduğu Orhun Vadisi.

Zira bölge araştırması daha uzun yıllar sürecek zengin arkeolojik buluntular barındırıyor. Projenin daha sonraki aşamalarında, başta Tonyukuk Yazıtı olmak üzere diğer Türk eserlerinin de ele alınması, abidelerin içinde bulunduğu külliyelerin aslına uygun şekilde restore edilmesi planlanıyor.

Restorasyon işlemlerinin tamamlanması sonucunda, bölgenin bir turizm merkezi haline getirilmesi öngörülüyor.

Ülkemizin tarihi açısından olduğu kadar prestiji açısından da büyük önem taşıyan Moğolistan`daki Türk Anıtları Projesi, Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA) Başkanlığı tarafından yürütülüyor. Bilim çevreleri tarafından bugüne kadar Göktürk Anıtları hakkında yapılan çalışmalar, yalnızca dil ve yazı incelenmesinden ibaretti. Kültürel alanda, ülkemizden 10 bin kilometre uzakta gerçekleştirilen en kapsamlı proje olma özelliğini taşıyan Moğolistan`daki Türk Anıtları Projesi sayesinde ise anıt ve mezar külliyelerinin sanat yönünü ve arkeolojisini değerlendirme imkânı da bulundu. Aşamaları UNESCO ve pek çok ülkeden biliminsanı tarafından da takip edilen projenin, gelecekte de bu konuda bilimsel araştırmalar yapacak olan nesillere yeni ufuklar açacağı kuşku götürmez.

* Dr. Öner Kabasakal, Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı Başkanı.

 
 
 
 


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.