Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1815
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8464
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 754
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
Prof. Dr. Osman Turan

 

                  “TÜRK CİHAN HAKİMİYETİ MEFKURESİNİN SESİ”

 

 

    “Osman Turan Türk geleneğinde kadının yerinin çok üstün olduğunu, Orkun Bengütaşları’nda Bilge Kağan’dan, Selçukludaki Terken Hatun, Altuncan Hatun ve Gevher Hatun olaylarından örnekler sergileyerek, günümüzdeki bazı anlayışlara adeta ders verir…”

 

 

 

    Osman Turan’ı 17 Ocak 1978’de sonsuzluğa uğurladık…

    O, binlerce yıllık Türk tarihinin özünü anlatan ender bilginlerimizden birisiydi.

    Türk uygarlığının ve geniş dünya coğrafyasındaki Türk egemenliğinin temellerini şuurumuza yerleştiren bir ülkü öğretmeni idi o…

    Bilge Kağan’ın sözlerini günümüz olayları ile buluşturan, Selçuklu azametini derinlemesine tanıtan, Osmanlı’nın insana bakışının fikri dayanaklarını anlatan; kısacası, Türk’ün dünya egemenliğinin kaynaklarını öğreten seçkin bir bilim adamı, gerçek bir bilgin ve örnek bir politikacıydı o…

    Süryani Mihael’in kitabını, Urfa’lı Mateos’un eserini biz nereden bulup da okuyacak ve Türk’ün “yabancıya” bakış açısını öğrenecektik? Ama, Osman Turan, Selçuklu uzmanı olarak, bir ömür tükettiği konusundan öyle öz bilgiler çıkartıp, Türk topluna sundu ki; yüzyıllar sonra bile onun adı rahmetle ve minnetle anılacaktır.

    Anadolu Selçuklu Sultanlarından I. Kılıçaslan, Haçlarla karşı zafer kazandığında, Malatya’daki Süryani papazı Mihael’e gidip “Bu zaferi sizin de dualarınızla kazandım” diyebilme yüceliğini, biz, Osman Turan’dan öğrendik.

    Büyük Selçuklu Sultanlarından Melikşah,Urfa’ya girdiğinde, yöre Hıristiyanlarının Selçuklu Sultanı’nı törenlerle, alkışlarla karşıladığını, Urfalı Mareos kaynaklı olarak, Osan Turan’dan öğrendik…

    Günümüzde, Tanrı’nın birliğine, onun son elçisine inananların yaşadığı Türkiye’yi, bu güzelim İslam ülkesini, bir “dar’ül harp” gibi görüp, kendi anladığı din adına silaha sarılı, terör estirmek isteyenlere; ders olsun ibret olsun diye; Selçuklular zamanında Rey, İsfahan, Ürgenç gibi büyük kentlerinin sokaklarında, açıkça dini tartışmaların yapıldığını ve kimsenin  de birbirini “dinden çıkmayla” suçlamadığını yazıyordu eserlerinde Osman Turan…

 

    Kim bu Osman Turan ?

 

    Osman Turan, Çaykara’nın Soğanlı köyü’ünde 1914 yılında doğdu. Babası, yörede “Kuranoğulları” diye bilinen aileden gelen ve I. Dünya savaşı’nda Kafkas Cephesi’nde şehit düşen Hasan Ağa’dır. İlkokulu Çaykara’da, ortaokulu Bayburt’da okudu. Liseye Trabzon’da başlayıp, Ankara’da bitirdi.1940 yılında D.T.C.F.’sine girdi. Bu fakültede M. Fuat Köprülü’nün en gözde öğrencileri arasında yer aldı.1944’de doçent,1951 yılında profesör oldu. Osmanlı hanedanından Satıa Haınefendi ile evlendi. Çocukları olmadı.

    Bilimsel çalışmalarını Selçuklular üzerine yoğunlaştırdı ve şekçin bir Selçuklular Tarihi uzmanı oldu. 1948’den başlamak üzere yurt dışında pek çok bilimsel kongreye ilginç bildirileri ile katıldı. Özellikle 1948 yılında Paris’te toplanan milletlerarası “Şarkiyatçılar” kongresine sunduğu “Selçuklu Türkiye’sinde Toprak Hukuku” adlı bildirisi ilgi topladı. Osman Turan bu bildirisinde, Osmanlı’ların uyguladığı “miri” beylik toprak düzeninin Selçulular’dan geldiğini, Selçuklular’ın da bu sistemi Türklerin göçebelik devrindeki uygulamadan geliştirdiklerini anlattı. Bir başka deyişle, Selçuklu, Osmanlı toprak ve askeri kurumlarının temelde milli olduğunu ispat etti.

 

    Osman Turan ve Siyaset

 

    Osman Turan, açık sözlü, mert, dürüst, anında tepki veren, çalışkan bir insandı. Toplumumuza yerleşen “siyaset” algılamasına yabancı bir kişiliği vardı. Ama yine de ülke hizmetidir diye siyasetle uğraştı. 1954 yılında Demokrat Partiden Trabzon Milletvekili olarak meclise girdi. Milletvekilliği 27 Mayıs 1960 tarihine kadar sürdü. Bu arada, bilimsel ve kültürel çalışmalarına hiç ara vermedi. Türk Ocakları Genel Merkezi’nin 1958 yılında Ankara’ya taşınması üzerine, Türk Ocakları Genel Başkanlığı’nı yaptı. Tarihi “Türk Yurdu” dergisi’ni zamanın seçkin bilim ve fikir adamlarının katkısıyla, seviyeli olarak yeniden çıkarttı… Siyasetçi Osman Turan, 27 Mayıs müdahalesinde tüm D.P. milletvekilleri gibi tutuklandı. Yassıada’da 16 ay 15 gün tutuklu kaldı. D.P. önderleriyle anlaşamadığı halde, tutukluluk süresince, bu konuları hiç gündeme getirmeden, arkadaşlarıyla beraber oldu. Tutukluluk döneminde, o zor şartlarda bile inandıklarını korkusuzca savundu. O günlerde, yaptıkları dillerde dolaşır oldu. Yassıada’dan beraat edince tekrar fakültesine dönmek istedi. Kıskançlıklar, fikri ve siyasi düşmanlıklar yüzünden,  öğrencisi olduğu, öğretim üyeliği yaptığı fakültesine dönüşü engellendi. Danıştay kararı ile “müktesep hak” olarak maaşı ödendiği halde, üniversiteye dönmesine izin verilmedi!

    Siyasetçi Osman Turan,1964 yılında Adalet Partisi’ne Genel Başkan Yardımcısı oldu. 1965 yılında yine Trabzon’dan milletvekili seçildi. Kişiliği ile bağdaşmayan siyasetten 1969 yılında çekildi.

 

    Bilgin Osman Turan…

 

    “Selçuklular Tarihi ve Türk İslam Medeniyeti” adlı eserlerini 1965 yılında yayımlayınca, tü dikkatleri yine üzerine topladı. 1971 yılında “Selçuklular Zamanında Türkiye” eseri ise, adını gündemden, sohbetlerden düşürmez oldu. Bu eseri için konunun uzmanları;”Anadolu Selçukluları dönemine ait bu zamana kadar yazılmış en mükemmel eser” diye söz ettiler.

    1969 yılında yayımladığı “Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi” Türk fikir hayatını öylesine etkiledi ki, uzun yıllar iki ciltlik bu eser, Türklük sevdalılarının en önemli başvur kaynağı oldu. İnsanlar, bu kitaba sahip olmak için adeta yarış ettiler. Çünkü Osman Turan, Bu eserinde, binlerce yıllık Türk tarihinin imbikten süzülmüş öz fikirlerini yansıttı topluma. Çok ilginç belgelere dayalı fikirler öne sürdü. Şu sözler onundur.

    “Türk Cihan Hakimiyet ve nizamının milletlerarası bir mahiyet alması, islami ve insani esaslar dahilinde tekamülü bu sayede mümkün olmuştur. Orta-Asya’da kurulmuş Şamani Türk devletleri yalnız yabancı din mensuplarına sığınak ve himaye bahşetmemiş; bizzat Türkler de bu dinlere girerek, türlü cemaatler halinde ve ahenk içerisinde bir arada yaşamışlar ve bu suretle tarihte din hürriyetine aid ilk ve en güzel örnekleri vermişlerdir.” (Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi, C.1, Başlangıç bölümü)

    Osman Turan, kadını Türk kültüründeki yerini yine belgelere dayalı olarak anlaşılabilir biçimde anlatan ilk fikir adamlarımızdan birisidir. Şöyle diyor;

    “Türkler Müslüman olduktan sonra, kadın, Karahanlı, Selçuklu, Harzemşahlı ve diğer devletler zamanında da mevkiini muhafaza ediyordu. İslam ve Hıristiyan dünyasında rastlanmayan bu durum münasebetiyle Nizam ül-Mülk’e göre Acem hükümdarları devrinde kadınların devlet işlerinde te’siri olmazdı. Vezir bu mevzuda Sasani devrine ve İslam görüşüne dair bir takım hikayeler anlatır; nihayet, Türkistan hakanları devlet işlerinde hatunlarla müşavere eder ve onların fikirlerini üstün tutarlardı. Türkmen padişahları (yani Selçuklular) da onlar gibi hatunlara büyük bir mevki verirler.” (Türk Cihan Hakimiyeti Tarihi, C.1,S.127)

    Osman Turan Türk geleneğinde kadının yerinin çok üstün olduğunu, Orkun Bengütaşları’ndaki Bilge Kağan’dan, Selçukludaki Terken Hatun, Altuncan Hatun ve gevher Hatun olaylarından örnekler sergileyerek, günümüzdeki bazı anlayışlara adeta ders verir…

 

    Gazeteci Osman Turan…

 

    Osman Turan,1968 yılına kadar bir süre, Yeni İstanbul gazetesinde “başyazarlık” yaptı. Günün olaylarını kendisin özgü üslubuyla, fikri derinlikte dile getirdi. O yılların Yeni İstanbul’u, Türk milliyetçilerinim elinden düşmezdi. Yeni İstanbul, Osman Turan ve Osman Yüksel Serdengeçti ile Türkiye’nin gündemini tayin eden yayınlar yapardı. Bu gazetenin etkisi, el değiştirdiği 1968 yılına kadar sürdü.

    Osman Turan bu gazete ve bazı dergilerde yayınladığı makalelerini daha sonra kitap halinde yayınladı.”Türkiye’de Siyasi Buhran Kaynakları” adlı kitap böyle oluştu.

    Türk Milletinin yetiştirdiği büyük ülkü adamını, rahmetle, minnetle, şükranla anıyoruz.

    Durağı uçmak olsun !

 

                                                     Yeni Düşünce Dergisi,21-27 Ocak 2000

                                                                    Sayı 667,S.58-59

 

   

 (www.turkmeclisi.org sitemiz kaynak gösterilmeden kullanılamaz)

   



Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.