Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtlı toplam kullanıcı: 1812
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayısı: 8404
Açılan toplam Tartışma konusu sayısı: 235
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayısı: 753
Toplam 797 Bilgi Makalesi ve toplam 2008 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Okuyucularımıza Sunduğumuz Temel Bilgiler
TAYYARECİ MİTHAT BEY

Tayyareci Mithat Bey

Tayyareci Mithat Bey, Türk Havacılık Teşkilatı’nın ilk pilotları arasında yer almış, dönemin ahşap tayyarelerinde cepheden cepheye uçarak savaşmış eski bir ‘şahin`.

Tayyareci Mithat Bey

Tayyareci Mithat Bey

Tayyareci Mithat Bey

Tayyareci Mithat Bey

Tayyareci Mithat Bey

Tayyareci Mithat Bey

Tayyareci Mithat Bey

Tayyareci Mithat Bey

Tayyareci Mithat Bey

Tayyareci Mithat Bey

Makineli tüfek ateşiyle delik deşik olmuş camlardan içeriye sulu sepken bir kar dolarken, fosfor kırmızısı ve bor yeşili mermiler simsiyah gökte ışıldamaya başladılar. İniş için levyeyi biraz öne itti ama aslında ne kadar yükseklikte uçtuğunu, alçalmanın mı yoksa yükselmenin mi daha iyi olacağını kestiremiyordu. Bütün bildiği, karanlık bir ova üzerinde körlemesine bir gece uçuşu yaptığıydı. Uçaksavar taretlerinin ateşi, karanlık gökyüzünü bıçak gibi kesmeye başladı. Birkaç bombayı atmış ve o günkü görevini tamamlamıştı. Yakıtı bitmeye başlayan motorun boğuk hırıltıları artarken, sol kanadın üstüne yüklendi ve iyice yıpranmış flapları zorlayıp inişe geçti. Gaz lambalarının ölgün ışıklarıyla sözüm ona aydınlatılmış iniş alanına doğru süzülürken, aklı hâlâ biraz önce bıraktığı gökyüzündeki çatışmadaydı…

Tayyareci Mithat Bey, ilk havacılarımız arasında yer alan ama artık adı unutulmuş kahramanlardan birisi. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde yapılanmaya başlayan Türk Havacılık Teşkilatı’nın ilk pilotları arasında yer almış, dönemin bez kaplı ahşap tayyarelerinde cepheden cepheye uçarak büyük yararlılıklar göstermiş, Almanya’da havacılık tarihinin efsanevi isimlerinden ‘Kızıl Baron’ lâkaplı pilot Freiherr Mansfred Von Richthofen’in eskadronunda uçmuş bir havacı. Kıbrıs semaları üzerinde uçan ilk Türk pilotu, Milli Mücadele yıllarında genç pilotlar yetiştiren bir eğitimci ve Türkçe olarak yayımlanan ilk uçuş kitabının yazarı.

TOPÇULUKTAN HAVACILIĞA
1889 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Mithat Nuri Bey, 1911 yılında Mühendishane-i Berri Hûmayun Mektebi’nden teğmen olarak mezun oldu. Sultan Mehmet Reşat tarafından ‘Liyakat Madalyası’yla ödüllendirildikten sonra da Paris’e Topçu Okulu’na gönderildi. Ancak, 1911 yılında Osmanlı Hava Kuvvetleri’nin kuruluş çalışmaları sırasında Paris’e gelen Havacılık Teşkilatı Komisyon Başkanı Süreyya Bey tarafından sınıfı değiştirildi ve Paris’teki ‘École Aéronautique’ Havacılık Okulu’na gönderildi. 1912’de bu okulu bitirdi. Birinci Dünya Savaşı başlayınca, Osmanlı Devleti’nin müttefiki Almanya’ya geçerek, Prusya Kraliyet Hava Kuvvetleri’nde görev aldı.

BAŞARILI PİLOTLAR YETİŞTİRDİ
Tayyareci Mithat Bey, Birinci Dünya Savaşı sonrası İstanbul’a döndüğünde, Ayastefanos (Yeşilköy) Tayyare Mektebi’nde eğitmen olarak görev aldı. Burada, sonradan Kurtuluş Savaşı sırasında büyük yararlılıklar gösterecek gözü pek, başarılı genç pilotlar yetiştirdi. Uçuş öğretmenliği yaptığı dönemlerde Mithat Bey, Türk havacılık tarihindeki ilk Türkçe teknik uçuculuk kitabı olan ‘Vasıta-i Tayyare’yi yazıp yayımladı. Havacılık yaşamı boyunca iki üç önemli kaza geçirdi ve bunlardan biri bu yıllarda meydana geldi. Başından geçenleri kendisi notlarında şöyle anlattı: “…Yeşilköy Uçuş Okulu’nda öğretmenim… Onarımdan çıkmış bir talim uçağının deneme uçuşunu yapıyorum. Bu uçaklar az yükseliyor ve denge itibarı ile çok hassaslar. Ancak bir saat kadar havada kalınabiliyor. Meydan üzerinde uçuş yaparken, nasıl olduysa vidaları iyi takılmamış olan sandalyenin arka kısmı fırladı gitti. Aman Tanrım! Birden arka üstü düştüm. Bu durumda istikamet dümenlerini kullanmaya imkân yoktu. Uçak dengesini kaybederek bir ağaç yaprağının düşmesi gibi, sallana sallana kaydı ve yere adeta oturdu. İniş takımları kırılmıştı. Yere çarptığı anda fırladım. Havada taklalar atarak on metre kadar ileriye düştüm. Oysa tayyarecilikte kaza geçirmemek asıldır. Bu böyle olmakla beraber zaman zaman kazalar olur. Benim de defalarca başımdan geçmiştir…”

BİR SAVAŞ PİLOTU
Tayyareci Mithat Bey’in pilot yetiştirme dönemi pek uzun sürmedi. Osmanlı Devleti’nin savaşlarından biri daha başlamıştı. Arabistan topraklarındaki savaş iyice kızışınca, Mithat Bey Tayyare Mektebi’ndeki görevinden alınarak apar topar güney cephesine gönderildi. Kendi anlatımıyla: “Tanrıya emanet, defalarca kalbura dönüp, birçok yerinden tamir görmüş dört adet Foker’le, İngilizler’in her biri dörder uçaktan oluşan filolarına karşı savaştık”. Bir keresinde Suriye cephesinde savaşırken uçağı düşürüldü ve kısa bir dönem için Araplara sığındı. Bir başka defasında da, Mersin semalarında uçarken, İngiliz uçağı zannedilip Türk bataryaları tarafından ateş açılarak alaşağı edildi, yaralı olarak kurtuldu. Bir süre Adana Pozantı’da görev yaptı, ardından da tekrar İstanbul’a dönerek Yeşilköy Tayyare Mektebi’ndeki eski işine başladı.

İKİ KİTAP YAYIMLADI
Sonra karanlık günler geldi.

16 Mart 1920’de İstanbul işgal edildi. Fransız komutan Franchet d’Esperey kısa bir süre için İstanbul’a geldiğinde, genç Osmanlı üsteğmeni Mithat Bey generalin yaverliğine getirildi. Ardından da bir zamanlar Osmanlı ordusunda fahri binbaşı olarak görev yapmış, ancak işgal döneminde kendi ülkesinin ordusuna geçen De Goys de Mezeyrac’ın İrtibat Subaylığı’na atandı.

Mithat Bey birkaç arkadaşıyla beraber İstanbul’dan kaçıp, milli kuvvetlere katıldı. Ankara’ya ulaştı. Mühendis olduğu için önce Ankara Silah Atölyesi’nde, sonra Eskişehir Demiryolları Fabrikası bünyesinde kurulmuş olan Hafif Silah Tamirhanesi’nde daha sonra da Kayseri Hava Ulaştırma Birliği’nde görev aldı. Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği yararlılıklar nedeniyle İstiklâl Madalyası ile onurlandırıldı. 1926 yılında kendi isteği ile hava kuvvetlerinden ayrılıp Yeşilköy’de, bir Alman havayolunun Türkiye şubesini kurdu. Yeşilköy’de İstanbul Caddesi üzerindeki 71 kapı numaralı yazlık evinin giriş katını, İstanbul İrtibat Bürosu haline dönüştürdü. Oğlu Şevket Tuncel o yılları kitabında; “Yaz ayları Yeşilköy’deki evimizde geçerdi. Zaman zaman deniz uçakları bize yakın olan limana gelir dururdu. Babam bir gün annemden gizli beni alıp uçağa bindirmişti. Heybeli’ye kadar uçarak orada Çam Limanı’na inip tekrar geri dönmüştük” diye yazdı.

1940’larda ‘Uçmak İstersen’ adlı ikinci kitabını yayımlayan Tayyareci Mithat Bey, 1971 yılının Haziran ayında 82 yaşında vefat etti. Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi. Bugün Yeşilköy’de Havacılık Müzesi’nin salonlarından birinde ona ayrılmış bir vitrinde, bu kahramanla ilgili belge, fotoğraflar ile onun yayımlamış olduğu kitaplar sergileniyor. Ziyaretçiler de Türk havacılık tarihinin bu en eski ‘şahini’ni tanımaktan gurur duyuyorlar.(Skylife Dergisi, Ekim.2007)


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.