AŞAĞILAMAK ve HAKARET ETMEK İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR!
AŞAĞILAMAK ve HAKARET ETMEK İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR!
Son zamanlarda sosyal medyada garip bir dil türedi. Birileri, bu ülkenin kurucu değerlerine saldırmayı “cesaret”, hakareti ise “özgürlük” zannetmeye başladı.
Yasar Durmaz
Son zamanlarda sosyal medyada garip bir dil türedi.
Birileri, bu ülkenin kurucu değerlerine saldırmayı “cesaret”, hakareti ise “özgürlük” zannetmeye başladı.
Bu dilin hedefinde ise doğrudan Türkiye Cumhuriyetinin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk var.
Sövmek kolaydır.
Zor olan düşünmektir.
Zor olan üretmektir.
Zor olan, eleştiriyi seviyeli bir zeminde yapabilmektir.
Sövgü üzerinden prim devşirmek düşünce üretmek değildir; sadece dikkat çekmek çabasıdır.
Bugün sosyal medya, bazıları için bir fikir meydanı değil; adeta bir boks ringi gibi...
Ne kadar uç, ne kadar sert, ne kadar provokatif olursan o kadar görünür olacağını sanan bir zihniyet var.
Oysa ifade özgürlüğü; hakaret etme özgürlüğü değildir.
Eleştiri başka şeydir, aşağılamak başka bir şeydir.
Bir fikre karşı çıkabilirsiniz.
Bir şahsiyeti eleştirebilirsiniz.
Ama bunu hakaretle yapmak, ifade özgürlüğü değildir.
Daha vahimi ise şudur: Bu dili kullananlardan bazılarının bunu bilinçli bir provokasyon amacıyla yapmasıdır.
Amaçları toplumu ayrıştırmak, kutuplaşmayı beslemek, gerilimi tırmandırmak, halkı kin ve düşmanlığa sevketmektir.
İşte bu yüzden özgürlüğün sınırları vardır.
Bu sınırları korumakta hukukun görevidir.
Zira; hukuk ifade özgürlüğü ile nefret ve hakaret arasındaki ince çizgiyi korumak için vardır.
Milletin ortak sembolleri, sosyal medya linç kültürüne kurban edilemeyecek kadar kıymetlidir.
Bu değerler bir kişinin değil, bir millete mal olmuş ortak değerlerdir.
Atatürk`e hakaret etmekle kahraman olunmaz, bir yerlere varılmaz.
Unutmayalım: Bir insanın özgürlüğü, bir başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter.
Özgürlük; aşağılamak ve hakaret etme hakkı değildir.
Ve bu sorumluluğu taşımayan özgürlük, eninde sonunda herkes için tehdit hâline gelir ve hesabını yargı önünde elbet bir gün öder.
|