Türk Meclisi

Anasayfa Görüşler Tartışmalar Haber & Yorum Temel Bilgiler Anketler Arama İletişim
Türk Meclisinde kayıtl?toplam kullanıc? 1836
Görüşlerde Yer alan toplam Makale sayıs? 11493
Açılan toplam Tartışma konusu sayıs? 236
Tartışma Panelindendeki toplam Mesaj Sayıs? 757
Toplam 798 Bilgi Makalesi ve toplam 2062 Haber bulunmaktadır.
Üye olmak istiyorum
Şifremi unuttum
Kullanıcı Sözleşmesi
Kullanıcı:
Şifre:
Görüş bildirebileceğiniz Ana Kategoriler
Anayasal Düzen (191) | Dış Politika (2543) | Ekonomi (255) | Eğitim (98) | Devlet Kurumlarımız ve Memurlar (73) | Adalet (86) | Milli Kültür (652) | Gençlik (28) | Siyasi Partiler ve Siyasetciler (916) | Tarım (160) | Sanayi (13) | Serbest Meslek Mensupları (7) | Meslek Kuruluşları (19) | Basın ve Televizyon (29) | Din (707) | Yurt Dışındaki Vatandaşlarımız (54) | Bilim ve Teknoloji (15) | Milli Güvenlik (681) | Türk Dünyası (951) | Şiir (131) | Sağlık (211) | Diğer (3673) |

Görüş bildirebileceğiniz Diğer konuları
Görüş bildirmek istediğiniz diğer konular (3673)


Diğer - Görüş bildirmek istediğiniz diğer konular konusu hakkında görüşler
Yaşar DURMAZ - (Ziyaretci) 6.02.2026 15:13:45

BÜYÜKLER DAHA İYİ BİLİR!

BÜYÜKLER DAHA İYİ BİLİR!
Yasar Durmaz

06 Şubat 2026


“Sorma.”
“Devlet’in bir bildiği vardır.”
“Din adamları yalan söylemez.”
“Koskoca profesör bilmeyecek de sen mi bileceksin?”
“Fazla düşünme, kafayı yersin.”
“Derine dalma, çıkamazsın.”
“Aman boş ver, kurcalama.”
“Bizim bilmediğimiz şeyler var.”

Hayatın içinde sıkça duyduğumuz bu cümleler, masum öğütler gibi görünür.
Oysa hepsi aynı yere çıkar: Aklını devre dışı bırak. Sen düşünme, senin yerine başkaları düşünsün.



Toplumlar çoğu zaman düşünmeyi yasaklayarak değil, gereksizleştirerek yönetilir.

“Sus” demek kabadır; onun yerine “boş ver” denir.
“Düşünme” demek serttir; “fazla düşünme” denir.

Böylece insan fark etmeden zihnini geri çeker.
Soru sormayı bırakır, itiraz etmeyi ayıp sayar, merakı huzursuzluk zanneder.

“Büyükler daha iyi bilir” denir; büyüklük bilgelikle eşitlenir.
“Devletin bir bildiği vardır” denir; devlet yanılmaz ilan edilir.
“Din adamı yalan söylemez” denir; hurafeler kutsallaştırılır.
“Profesör bilmeyecek de sen mi bileceksin?” denir; unvan hakikatin yerine geçirilir.


Oysa hakikat ne yaşa bakar, ne makama, ne unvana.
Hakikat; soruya, araştırmaya ve cesarete bakar.

Soru sormak düşmanlık değildir.

Sorgulamak saygısızlık değildir.

Şüphe etmek inançsızlık değildir.

Tam tersine, bunlar düşünmenin ve insan olmanın temelidir.

Çünkü soru sormayan toplumlar kandırılmaya mahkûmdur.
Sorgulamayan insanlar başkalarının aklıyla yaşamaya başlar. Bir süre sonra doğruyu yanlış, yanlışı doğru zanneder.

Alkışlaması gereken yerde susar, itiraz etmesi gereken yerde razı olur.

Bugün yaşadığımız birçok toplumsal çürümenin temelinde de bu zihinsel teslimiyet vardır.

Konuşmaktan çok fısıldayan, düşünmekten çok tekrar eden, sorgulamaktan çok itaat eden bir düzen…

Ve o düzen kendini hep aynı cümleyle korur:
“Büyükler daha iyi bilir.”

Oysa değişim; susarak değil, sorarak ve sorgulayarak mümkün olur.


Son söz: Akıllarını başkalarına emanet edenler, kaderlerini de başkalarına emanet ederler.


Paylaş

Proje Yerlinet tarafından çözümlenmiştir.

© 2008 TurkMeclisi.org Her hakkı saklıdır. İçerik izin alınmadan kullanılamaz. Siteyi kullanan herkes "Kullanıcı Sözleşmesini" kabul etmiş sayılır. Kullanıcı Sözleşmesi.